bilimkurgu kulubu

Edebiyat dünyalıların gelişi

Tarih: 10 Şubat 2017 | Yazar: Bahri Doğukan Şahin

0

Evrendeki Canlıların Buluşma Seramonisi: Dünyalıların Gelişi

1984 yılında yayımlanan bir derleme “Dünyalıların Gelişi” ve Cep Kitapları’ndan çıkan bilimkurgu öykü derlemelerinin ilki. Öyküleri bir araya getiren ve aynı zamanda çeviren kişi Yalçın İzbul. Derlemenin ana teması, evrenin farklı yerlerinde yaşayan uygarlıklarla dünyalıların karşılaşması/tanışması.

Akademisyen Yalçın İzbul’un bir makalesi de öykülerden önce önsöz niyetine okura sunuluyor. Oldukça yararlı bilgilerin yer aldığı bu makele, öykülere geçmeden önce bilmkurgu türü hakkında geniş bir kaynak görevi görüyor.

Toplamda 6 yazardan oluşan derlemede yer alan 7 öyküye tek tek değinelim.

1. Uzaydan Gelen Canavarlar – Robert Sheckley

Uzaydan Gelen Canavarlar

Öykü alanında oldukça üretken bir yazar olan Sheckley’nin henüz genç bir yazarken, 50’li yıllarda kaleme aldığı bir öykü. Farklı bir yaşam formunun Dünya’yı ziyaret edişi ve ardından yaşananları anlatan öyküde mizah dozu da iyi bir seviyede.

Hum ve Kordovir, metalden yapılma dev bir nesnenin köylerine yakın bir noktaya indiğini fark ederler. Köylerine dönme kararı alan ikilinin köy halkı ile yaptıkları istişareler sonucunda aracın içindeki canlıların insan olmadığı sonucuna varılır. Oldukça ilkel olan bu köyün erkekleri belirli aralıklarla eşlerini öldürmektedirler. Kadına değer verilmeyen bu toprak parçasında gelen misafirlerin de düşman olduğu konusunda fikir birliğine varılacak ve onların yok edilmesi gereken canavarlar olduğuna kanaat getireceklerdir.

2. Törenzede Tanrılar – Robert Sheckley

Törenzede Tanrılar

Robert Sheckley’nin kitapta yer alan bu 2. öyküsü de yine yazarın aynı yapıtından alınan ve bir önceki öykü ile büyük bir oranda aynı paydada seyreden temaya sahip.

Akinobob, büyük, metal bir cisim ile karşılaşır ve köye dönerek “Tanrıların Arabası”nın geldiğini müjdeler. İlkel bir düşünce sistemine sahip olan halk, bu esrarengiz nesneden çıkan ve Tanrı adını verdikleri iki canlıya hoş görünmek amacıyla çeşitli törenler düzenler. Danslar eşliğinde Tanrılar’a türlü ritüel sunmaya devam etmelerine rağmen “Tanrılar” bu durumdan hoşnut değillerdir ve onlara bir şeyler anlatmaya çalışmaktadırlar.

3. Harla – George O. Smith

Harla

Türkiye’de pek tanınmayan yazarlardan biridir George Oliver Smith. Belli bir dönem John W. Campbell ile çalışmış ve bilimkurgu alanında eserler kaleme almıştır. Birçok öyküsü Venüs gezegeni temalı olmasına rağmen, en önemli eseri şüphesiz Lost in Spece’dir.

Holly Carter bir uzay aracı ile Venüs’e gönderilir. Gezegende yaşayan canlıların bulunduğunu fark eden Holly, bir anlık düşüncesizlikle hava kapağını açar. Bu kısa süreli şokun ardından beyin hasarı geçiren Holly’i Dünya’ya getirmenin tek yolu ise Venüslü bir canlıdan yardım almaktır. Fakat bu canlı, önündeki iki düğmeden hangisine basması gerektiğini bilmemektedir.

4. Arabulucu – Murray Leinster

Arabulucu

Bugüne dek Türkçe’ye sadece birkaç öyküsü çevrilen Murray Leinster, Amerikan bilimkurgusunun önde gelen yazarlarından biridir. Leinster, bu öyküsünde de yine uzayın derinliklerinde bir yolculuğa çıkarıyor okurunu.

Uzaya açılan insanlığın sorunları da belli oranda artmıştır. Cani bir uygarlık tarafından yüz binlerce insanın katledilmesi, gelecek yolculuklar adına daha temkinli olunmasını sağlamıştır. Kennessee isimli uzay aracı, Masa Gamma sistemine girer ve orada farklı bir uygarlıkla karşılaşılır. Buck isimli bir köpeğin başrolde olduğu bu öyküde köpeğin sahibi olan Holden’ın da rolü büyüktür.

5. Robot Mantığı – Isaac Asimov

Isaac Asimov’un Ben, Robot isimi öykü derlemesinde yer alan bu öykü, Powell ve Donovan’ın başından geçen trajikomik bir olaya dayanıyor. Asimov’un yarattığı evrenlerde robotların pek yoldan çıktığı söylenemez. Onun robotları insanların emri altında olan, iyilik timsali robotlardır. Fakat bu öyküsünde görüyoruz ki kimi zaman bir Asimov robotu dahi kendi varlığını sorgulamayı akıl edebilmekte ve insanların emirlerini reddedip onları küçümseyebilmektedir.

Bir uzay istasyonunda bulunan astronotlar, QT-1 sınıfından bir robotun kendi varlığını sorgulamasına şahit olurlar. QT-1, yaratıcılarının insanlar olduğunu reddetmekte ve kendisini onlardan üstün görmektedir. İstasyondaki diğer robotları kendisinin peygamber olduğuna inandıran QT-1, Gregory ve Mike’ı hapsederek emri altına alır.

6. Milyonuncu Gün – Frederik Pohl

Milyonuncu Gün

Hiçi Destanı üçlemesi ile tanınan usta bilimkurgu yazarı Frederik Pohl‘ün birkaç kitabı da Metis Bilimkurgu Dizisi kapsamında dilimize kazandırılmıştı. Yazar bu öyküsünde çok uzak bir geleceğe götürüyor bizi.

Pohl, Milyonuncu Gün adlı bu öyküsünü okuruyla konuşur şekilde yazmış ve bence bu durum öyküye harika bir mizah katmış. Cümleleriyle zaman zaman okurunu gülümseten yazar, anlatısını da bir soruyla kapatıyor ve bizleri düşünmeye sevk ediyor. Pohl’ü haklı görmemek için hiçbir sebep bulunmamakta. Peki ne anlatıyor bu öykü? Onu da şöyle özetleyeyim:

İsa’dan sonraki milyonuncu günde, çok, çok uzak bir gelecekte Dora ve Adon’ın dünyasına misafir oluyoruz. Aşırı gelişmiş teknolojisi ve herkesin yaşam süresine kendisinin karar verebildiği bu ilginç zaman diliminde onların yaşadığı aşkın nasıl farklı bir boyutta tezahür ettiğini öğreniyoruz. Gülümseten, düşündüren, şaşırtıcı bir öykü.

7. Dünyalıların Gelişi – Ray Bradbury

Dünyalıların Gelişi

Bu öykü, Ray Bradbury‘nin en sevilen yapıtlarından Mars Yıllıkları‘nın içinde de yer alıyor. Mars üzerinde geçen Bradbury öyküleri arasında ironi anlamında ötekilere nazaran daha iyi bir seviyede olan bu öykü, aynı zamanda dramatik bir tema üzerine kurulu.

Uzay gemisiyle Dünya’dan Mars’a gelen 4 kişilik ekip, kendilerinden önce gelen ilk ekibin akıbetini öğrenmek için doğal olarak Marslılar’dan yardım talep ederler. Marslılar’ın Dünyalı astronotları kaale almamaları ve onların gelişine herhangi bir tepki vermemeleri sonucunda çok geçmeden bir şeylerin ters gittiğini anlayan ekip, olanları idrak etmeye çalışacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1995, Erzurum. Adrianist hayalperest. Kitap okur, belgesel izler, sinema ve bilimkurguyla ilgilenir, öykü yazar. Kayıp Rıhtım'da başladığı yazarlık serüvenine, Fantastik Canavarlar ve Bilimkurgu Kulübü'nde devam etmekte. bahridogukan@gmail.com