Kısa Öykü

insan oyku

Sürünün Oğlu Torak | Sadık Efe Sarıtunalı (Kısa Öykü)

Biz insandık ama onlar değildi. Kocakarımız henüz çocukken göğün yarıldığını, bu dünyanın ötesinden metal adamların geldiğini görmüş. Ağaçlarımızı kesmişler, hayvanlarımızı öldürmüşler. Öyle ki toplayacak meyve, yiyecek av bulamaz olmuşuz. Ben doğduğumda sürümüz onlarla savaş hâlindeydi. Uzakta başka sürülerin de direndiğini, kimisininse düşmana teslim olduğunu duydum. Onları gözümle görmedim. Ben yalnızca kardeşlerimin kahramanlıklarına şahit oldum. Kardeşlerimden Torak, on beş kış ve …

Devamını gör »
magara

Böcekleşmek | Hüseyin Şimşek (Kısa Öykü)

720449, seslendi: “Vidor… acele… et… tutamıyorum.” Vidor İmre, kaygısızca sarktığı yerden yanıtladı. “Geldim, bekle bir dakika patlamazsın.” “Ne… demek… patlamazsın? Bırakırım… görürsün,” dedi 720449 hızla gözlerini kaşıyarak. “Tamam tamam, mızmızlanma. Geldim bile.” Vidor reflektörü zarkanatlının elinden aldı. Tavandan aşağıya belindeki bir tırmanış kemeriyle sarkıyordu. Saatlerdir durmaksızın kazık çakıyor, belirlenen noktalara geldiğinde de belindeki matkapla kayada bir delik açıyordu. Ardından mantar …

Devamını gör »
geri ruyalama

Geri Rüyalama | Oruç Can Hasmaden (Kısa Öykü)

Uyandı. Aniden. Bu ani uyanışı Kamras’ı sersemletti. Kötü tarafı ise hiç uyumamış gibi hissediyordu. Belki de gerçekten uyumamıştı daha. Ama hiç uyumadıysa nasıl uyanmıştı, neyden uyanmıştı? Belki de hâlâ uyuyordu ve bu sadece bir rüyaydı. Uyanmasıyla ilgili. Bunu çok saçma buldu ve yatağından kalktı. Çok aç hissediyordu. Sanki daha hiç yemek yememişti. Doğal bir düşünceydi, sonuçta daha yeni sabah olmuştu. …

Devamını gör »
yuvaya donmek

Yuvaya Dönmek | Deniz K. Üstündağ (Kısa Öykü)

25. Eksen Döngüsü Eski Tarih: 2347/ Yıkımdan Sonra MAVİ “Anne, ölmeyeceksin değil mi?” İki bin iki yüz kırk ikinci kez aynı konuşmayı yapıyoruz. İki bin iki yüz kırk ikinci kez kızarmış ekmeğini hazırlıyorum. Sevdiği şekilde. Ekmeğin üstündeki tüm krater ve tümsekleri düzeltip, pürüzsüz bir çikolata yüzey olmasına özen gösteriyorum. Kahveme, doygunluk noktasını aşmayacak kadar tatlandırıcı ekliyor. Bunu yapmayı seviyor. “Anne, …

Devamını gör »
heyula

Heyula | Sinan ‘C’ Güldal (Kısa Öykü)

On bin yıllık uykusunda uyuyordu Heyula. O Heyula ki dehşetiydi her uyandığında her yerde her muktedirin. O kadar derin ve bir o kadar da hafifti uykusu. Coğrafyayla bir olmuştu. Kıvrılıp yattığı yerde tepeleşmiş, üzerinden çıkan dev ağaçların kovuklarını yaban domuzu aileleri mesken tutmuştu. Her yanını yosun bağlamıştı Heyula’nın. Üzerindeki ağaçlardan gelen kuş sesleri, neler gördüğü bilinmez rüyasında ona ilham oluyordu. …

Devamını gör »
insan evren robot uzay

Oleg | Hüseyin Şimşek (Kısa Öykü)

Oleg kahverengi toz hâlindeki kuma uzanmıştı. Isı stresi yüzünden bütün vücudu ter içindeydi, terlemenin ve her yerinden akan damlaların verdiği kaşındırıcı hissi ise koruyucu giysi içinde olduğundan gideremiyor, kendini kaşıyamıyordu. Boğucu ve yoğun atmosferli bu gezegen ona diğerleri kadar iyi gelmemişti. Yanındaki droid arkadaşına baktı, o da tıpkı onun gibi yüzüstü yere uzanmış gayzerler bölgesine bakıyordu. “Oleg,” dedi droid metal …

Devamını gör »
nebula

Spinoza’nın Hayaleti | Varlık Ergen (Kısa Öykü)

Varsayım. Bu kelimeyi herhangi bir yerde herhangi bir insandan duymuşsundur. Hatta sen de sık sık kullanıyor olabilirsin. Bense onun hakkında uzun süredir düşünüyorum. Varsayım. Aklıma ne zaman düşse bir soru cümlesi ile karşılaşmış gibi yanıtlar üretmeye çalışıyorum. Varsayım. İşte benim kâbusum böyle başladı. Aristoteles, “Sevince dönüşme eylemeni araçsal değerlerden ayırmak gereklidir,” demiş. Descartes ise “Düşünme” eylemi ile hayatı sorgulamış. Deleuze, …

Devamını gör »
gezegen astronot uzay

İmkânsıza Yakın | Sa Bahattin (Kısa Öykü)

O gün, gezegene inişimizin on dördüncü günüydü. Son birkaç gündür yaptığımız gibi örnek toplamaya çıkmıştık. Aslında geçtiğimiz otuz yılda bu gezegenden robotlar aracılığıyla birçok örnek toplanmış ve Dünya’ya getirilmişti. Bu örnekler buradaki koşullar hakkında yeterince fikir edinmemizi sağlamış ve bizi buraya taşıyan yolculuğu mümkün kılmıştı. Yine de, buraya gelirken içerisinde laboratuvarı olan özel bir gemiyle gelmek istedik. Böylece robotların gidemediği …

Devamını gör »
kadin sac

Metaidea | Emrah Bodur (Kısa Öykü)

Olmuyordu işte. Ne yapıp etse de gitmiyordu çamurlaşmış zihnine saplanan o imge! Anes, son zamanlarda neredeyse her gece göz kapaklarının yorgunluğuyla uyku evresine geçmeden önce bu imge öylesine canlı bir şekilde zihnine hücum ediyordu ki, artık delirdiğine karar vermişti. Ama yine de içinde bununla ilgili oluşan merak duygusu da onu bırakmıyordu. Neden bunu görüyorum, diye soruyordu kendine. En başta bunu …

Devamını gör »
sagir sultan oyku

Sağır Sultan | Sinan ‘C’ Güldal (Kısa Öykü)

Ben bir yazmanım. İşim yazmak. Ne mi yazarım? Hikâyeler bittiğinde onların muhasebesini tutarım. Çünkü bitmez aslında hiçbir hikâye bütünüyle. Ya da şöyle diyelim, her hikâyenin bir başa sarılma anı vardır. Başa sarılma, aynı korkunç dramı tekrar tekrar yaşatma anı. Bilmezsiniz kim takip eder bu süreci. Ben ederim. Bir hikâyenin varlığı ne ola ki? Nerede durur bütün bu anlatılanlar. Neyi etkilerler? …

Devamını gör »