bilimkurgu kulubu

Dizi Doctor Who Kapak

Tarih: 11 Haziran 2016 | Yazar: Konuk Yazar

0

Doctor Who’nun Yarım Asırlık Tarihi

Doctor Who‘nun İngiliz televizyonlarında yayına girdiği tarih olan 22 Kasım 1963, aynı zamanda John F. Kennedy’nin suiskaste uğradığı tarihtir, bilgi canavarları için kısa tarih bilgilerini de iliştirelim. Pembe dizileri saymazsak, televizyon tarihinde en uzun süre yayında kalan dizidir. Peki başka dünyalardan kopmuş eksantrik bir kişinin İngiliz telefon kulübelerini andıran aracındaki maceraları neden bu kadar popüler ve uzun soluklu hale geldi?

Uzun süre yayında kalmış herhangi bir popüler kurguya bakarken, onun bizim tabirimizle ve dış tarihini incelememiz gerekmektedir. Doctor Who’nun iç tarihiyle kastedilen şey, Doktor’un, onun arkadaşlarının, dostlarının ve düşmanlarının kurgusal evreninin sürekli evrimleşen mitolojileridir. Doctor Who’nun bilimkurgu ve fantezi türündeki Star Trek, Star Wars, Yüzüklerin Efendisi gibi yapıtlar kadar zengin bir mitoloji örneği sunduğu aşikar. Dalekler, kuşkusuz bilimkurgu kategorisi tarihinde ikonik hale gelmiş canavarlardan biridir. Yoldaş fakat aynı zamanda dönek bir Zaman Lordu olan The Master karakteri ise, Doctor Who’nun azılı düşmanlarından bir tanesi. Tıpkı Sherlock Holmes’un Profesör Moriarty’si gibi.

Doctor Who 2

İlk Doctor William Hartnell

Doctor Who’nun kültürel tarihteki önemini tam anlamıyla ortaya koyan şey dizinin dış tarihidir. Dış tarih ile kastedilen ise, Doctor Who’daki bağlam ve etkilerdir. Yarım asırlık yayın hayatı boyunca geleneksel kar amacı gütmeyen yapım, eğitim, eğlence ve öğretim ürünü olmasının yanı sıra, yayınlandığı televizyon kanalının en önemli küresel markası haline de geldi. Doctor Who’nun William Hartnell‘in başrolünü üstlendiği önceki bölümlerini izlediğimizde, dizinin ne kadar öğretici olduğunu fark ediyoruz. Doktorun ilk dostları olan Ian ve Susan öğretmendi. Rolleri de, çağ ötesi olan maceraların bilimini ve dönem hikayelerinin tarihi bağlamını açıklamaktı.

Dizinin ilk üç senesinde, hikayelerin neredeyse yarısı Dünya tarihinin farklı zamanlarında geçmişti. Antik dünyalara (Romalıların ve MythMaker’ların dünyası), Orta Çağa (Marco Polo ve The Crusade) ve Yaşlı Batı’ya yolculuk bu zaman periyotlarının içinde yer almaktaydı. Tarihsel hikayelerin, bilimkurgu hikayeleri kadar popüler olmadığı düşünülse de, reytingler ya da BBC’nin seyirci anketleri bu fikri doğrulamamıştır.

Doctor Who 3

Doctor Who’nun uzun soluklu olmasındaki anahtar noktalardan biri de, sürekli yenilenen karakterlerle periodik olarak kendini tazelemesi ve hatta dizinin yıldızını bir başkasıyla değiştirebilmesidir. Şu anda TARDIS‘in (Doktor’un zaman makinesi, Time and Relative Dimensions in Space, yani Uzaydaki Zaman ve İzafi Boyut) anahtarını elinde bulunduran Peter Capaldi, John Hurt’ün rol aldığı özel bölümü saymazsak dizinin 12. doktorudur. Doktor Who’nun bir diğer güzel özelliği ise dizinin kendi mitolojisini sürekli yeniden yazabiliyor olması. Steven Moffat‘ın da belirttiği gibi: “Zamanda yolculuk ve paralel evrenleri içeren bir dizide mantıksal bağ hataları yapmak bir seçenek değildir”.

Aslında rejenerasyon, yani Doctor’un vücudunu ve görünümünü fiziksel olarak yenilemesi dizi dışı gelişen faktörlerle şekil bulmuş bir fikirdi. 1966 yılında William Hartnell, çekim takvimine sağlık sorunları nedeniyle ayak uyduramayınca, yapım ekibi pratik bir çözümle çıkageldi. William Hartnell’in boşluğu Patrick Troughton ile dolduruldu. Rejenerasyon fikri hayata geçirildikten sonra, artık dizinin yıldızı yorulduğunda hemen yeni bir aktör yerini alabiliyordu. Bilindiği üzere 6. doktor Colin Baker‘ın BBC yapımcıları tarafından rolden uzaklaştırılması da bu rejenerasyon fikriyle kolay bir hal almıştı.

Doctor Who 4

Başarılı olmuş diğer uzun soluklu kültürel olgular gibi, Doktor Who da geniş kapsamlı toplum ve kültür farklılıklarına değindi. 1960’ların uzaylı tehditleri, özellikle Dalek ve Cyberman, o on yılın teknokrasi ve teknolojik gelişmelere olan saplantısını yansıttı. Tartışmaya açık olmakla birlikte, Daleklere göre daha makul bir düşman olan Cybermen, insancıl olmayan tıp‘ın ürünleriydi: Robot değillerdi, ancak vücutlarını mekanik parçalarla değiştirerek tüm duygularını kaybedip insanlıktan çıkmışlardı.

1970’lerin başlarında Doktor Jon Pertwee, UNIT‘te (Birleşmiş Milletler İstihbarat Özel Görev Komitesi) bilimsel danışman olarak diziye girdi. The Green Death ve Invasion of the Dinosaurs gibi bölümlerde çevresel tehditlere de değinildi. 1980’lerin Doktor Who’sunun, Rani adlı güçlü bir kötü kadın karakter vasıtasıyla, İngiltere’de Thatcher’in hüküm sürdüğü döneme gönderme yaptığı da söylenebilir. 1970’lerin aksine, düşen seyirci kitlesi dizinin geleceğinin belirsiz hale geldiğinin işaretçisiydi.

Doctor Who 5

Doktor Who 1989’da askıya alındı. 1996’da yayınlanan, Paul Mcgann‘ın başrolünü paylaştığı Amerikan ortak yapımı The George Lazenby of Doctor Who filmini saymazsak, 2005 yılında o muhteşem dönüşünü yapana kadar televizyon ekranlarında yoktu. Yeni Doctor Who’nun, klasik bölümler olarak nitelendirilen eski Doctor Who’dan daha başarılı oluşu hakkında birkaç fikir bulunmaktadır. Öncelikle, kendi kültürel hayal dünyasını yansıtacak yapım değerlerine sahip. Özel efekt teknolojileri de Doktor Who’nun, Star Trek ve Babylon 5 gibi Amerikan yapımı bilimkurgu dizilerinin özünü oluşturan destansı görüntüleri ekranlara yansıtmasına yardımcı olmuştur. Dizi sorumluları olan Russell T. Davies ve Steven Moffat‘ın rehberliğiyle, Doktor Who içten içe kült televizyon geleneği olan olay örgüsü, spoilerlar ve fan kültürüyle aktif etkileşim içinde olma gibi özellikleri edindi.

Doctor Who’nun devam eden başarısının asıl sırrı taşıdığı İngiliz havasında yatıyor diyebiliriz. Doktor’un karakteristik özelliği eksantrik İngiliz markasını ön plana çıkartmakta. Hatta 5. doktor Peter Davison bir kriket kıyafeti giydi ve ustaca oyunu icra etti. Kahramansı bir model olarak Doktor, genç olmaktan daha çok Amerikan bilimkurgusunun öne çıkan kahraman tipi eksantrik profesör edasını taşımaktadır.

Doctor Who 6

Dahası, Doktor geleneksel olarak Britanyalılık ile ilişkilendirilmiş değerlerin arkasında durmaktadır: Azımsama, adaletsizliğe ve zulme karşı koyma. Sadece Dalek ve Cybermen değil; Sontaran, Buz Savaşçıları, Zygon, Slitheen, Adipose, Weeping Angels ve diğerleri gibi dizinin tarihi boyunca gelen uzaylı istilalarının çoğu 2. Felipe‘in İspanyası, Napolyon Fransası ve Hitler Almanyası gibi istilacı olmaya teşebbüs etmişler için adeta bir dublör mahiyetinde görülebilir. Diğer bütün yaşam formlarını yok etmeleriyle bilinen Daleklerin, Holocaust’a atıfta bulunmak için tasarlanan alegoriler olduğu uzun zamandır söylenmektedir. Örneğin 1975 hikayesi olan Genesis of the Daleks, bu durumu Daleklerin yaratıcısı Davros‘u, soykırım yapmaya kararlı Hitler yanlısı çılgın bir adama döndürmesiyle oldukça belirgin hale getirmiştir.

Doktor Who, 50 yılı aşkın bir süredir İngiliz kültürel peyzajının bir parçasıydı. İngiltere’nin (ve Dünya’nın) Zaman Lordunun daha uzun bir süre buralarda olacağını düşünmemek için hiçbir sebep yok.

Hazırlayan: Agah Tuğrulhan Polat | Kaynak: History Extra

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi bilimkurgukulubu@gmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...