bilimkurgu kulubu

Edebiyat Dune butlerian jihad

Tarih: 5 Ekim 2017 | Yazar: Hamdi Güzeliş

0

Cihad Üçlemesi #1 – Dune: Butleryan Cihadı

Frank Herbert, kaleme aldığı klasik seride acımasız “akıllı makineler”den ve insanları tekrar özgürlüğüne kavuşturan o meşhur “Butlerian Cihad”ından kısaca bahsetmişti. Kevin J. Anderson ile Brian Herbert‘in birlikte yazdığı Butleryan Cihadı‘nda ise her şeyin başlangıçta ne kadar da farklı olduğunu görüyoruz. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, özellikle “Eski İmparatorluk” döneminden itibaren anlatmak gerekiyor. Dune evreninin tarihini şu şekilde özetleyebiliriz:

Eski İmparatorluk döneminde insanlar her şeye olan ilgisini ve ihtirasını yitirmiş, gündelik işlerini bile becerikli makinelere yaptırıyorlardı. Uzak sistem Thalim‘den gelen ve kendisini Tlalok olarak adlandıran görü sahibi biriyle her şey değişmeye başladı. Bununla birlikte bir grup “uyumsuz” da onun bu mesajına karşılık verdi. Oldukça sıra dışı düşünme yeteneklerine sahip bu arkadaşlar aptal yöneticileri yıkıp, İmparatorluğu nasıl değiştireceklerini tartışıyorlardı. İçlerinden önde gelenleri kendilerine eski tanrıların isimlerini verdiler: Tlalok, Agamemnon, Juno, Barbarossa, Kserkses... Kendilerine Titanlar diyen bu kişiler üstün strateji ve programlama yetenekleri sayesinde dahice planlar yaptılar. Özellikle Barbarossa, İmparatorluğun her yerinde hazır bekleyen köle makinelerin yapay zekalarına fethetme hırsı da dahil bazı insani özellikler ekleyerek onları korkusuz saldırganlara dönüştürdü.

Ardından bazı asiler de bu gruba katılarak (yirmi akıllı önder) Eski İmparatorluğun kontrolünü ele geçiren devrimci bir hareketin çekirdeğini oluştururlar. Saldırgan makinelerin de yardımıyla, bilinen galaksinin büyük bir bölümünü fethettiler. Böylelikle Titanlar dönemi başlamış oldu. Bu savaşlar sırasında bir grup insan galaksinin dış bölgelerine çekilip kendilerini savunmayı ve Titanları geri püskürtmeyi başardılar. Muharebeler sonrasında yirmi Titandan sadece on tanesi hayatta kalabildi. Ölen Titanlardan biri de lider Tlalok’tu. Kalanların arasında en rütbelisi olan General Agamemnon, Titan yönetimini devraldı. Ancak savaş sırasında yüce Tlalok’un ölümü kendilerinin de birer ölümlü olduğunu anlamalarını sağlamıştı…

Dune butlerian jihad

Yüzyıllar boyunca galaksiye hükmetmek isteyen Titan Agamemnon ve sevgilisi Juno, riskli bir dizi ameliyata girişti ve beyinlerini gövdelerinden ayırıp, çeşitli mekanik bedenlere bağlanabilen koruyucu bir kaba yerleştirdiler. Diğer Titanlar da zaman ilerledikçe yaşlanabilir ve yaralanabilir olmanın etkisiyle birer birer kendilerini mekanik gövdeli insan beynine sahip “simek“lere dönüştürdüler. Titanlar düzeni sağlamak için, karmaşıklığı giderek artan bilgisayarlar ve robotları kullanarak ellerindeki gezegenleri yönettiler. Ama kaçınılmaz gün geldi ve zevk düşkünü Ksekses, yapay zeka ağına daha fazla erişim izni verdi. Duyu sahibi haline gelen bilgisayar ağı tüm gezegeni ele geçirdi ve bunu diğer gezegenler takip etti. Simekler birbirlerine tehlike konusunda haber verecek zamanı bile bulamadan, kendisini Omnius olarak adlandıran zeki ve uyumlu bilgisayar ağı, Titanların yönetimindeki tüm gezegenleri ele geçirdi.

Omnius, daha sonra kurduğu imparatorluğu en verimli şekilde yönetebilmek için Titanları kendisinin gönülsüz askerleri haline getirdi. Butleryan Cihadı döneminde Omnius ve onun düşünce gücünün uzantısı olan düşünen makineleri, “Senkronize Dünyalar”ın tümünü bin yıl boyunca demir yumrukları altında tuttu. Bu zor şartlarda bile özgür insanlar birbirlerine bağlı kalarak, düşünen makinelerin başına bela olmaya devam ettiler. Ancak yeni makineler de durmaksızın gelişiyordu…

butlerian_jihad

Hikayenin tam da başlangıcında bir Harkonnen‘in insanlığı kurtarma girişiminde bulunması, tüm okuyucular için oldukça şaşırtıcı bir durum olsa gerek. Üstüne üstlük bir Atreides (Vorian), ebedi zihin Omnius’un emrindeydi ve en güvendiği insanlardan da biriydi. Omnius, insanları yüz yıl boyunca rahat bırakmıştı. Ancak yaptığı hesaplamalara göre, artık asi dünyaları ele geçirmenin vakti gelmişti. Düşünen makineler ne kadar zeki olursa olsun, bir insanın nasıl düşündüğünü ancak başka bir insan bilebilirdi. Bu nedenle Omnius, ordularının başına Titanları geçirmişti. Hedef ise en büyük asi dünyası olan Selusa Secundus‘tu.

Bildiğimizin aksine, bu dönemde Arrakis bile sadece bir kum dünyasından ibaretti ve baharat henüz keşfedilmemişti. Sürgündeki Zensünni gezginlerinin Arrakis’e yerleşmesinin üzerinden sadece birkaç jenerasyon geçmişti. Tipik Fremen kültürünün ortaya çıkmasına ise daha çok uzun yıllar vardı. Zensünni inancına göre su çalmanın cezası çölde sürgüne gönderilmektir ve böyle bir sürgünden dönen olmamıştır. Fremenlerin becerilerinin tersine, Zensünniler çölde hayatta kalma becerilerini yeterince geliştirememiştir. Tek bir bireyin hayatta kalması, toplumun içinde yaşamasına bağlıdır. Böyle bir toplum için kum solucanları sadece önüne gelen her şeyi yutan birer “Şeytan”dır. Bu inancı yıkan ve ilk Fremen olarak kabul edilen kişi Selim olur.

butlerian_jihad

Bilindiği gibi Dune evreninde uzay yolculuklarının merkezinde baharat vardır. Bu dönemde baharat henüz bilinmemekte ve uzay yolculukları onlarca yıl sürmekteydi. İnsanlığın makinelere karşı direnişinde Harkonnen ve Butler ailelerinin yaşadıkları trajedilerin etkisi çok büyük oldu ve bu sayede insanlık Omnius’a karşı durdurulamaz bir manevi güç kazandı. Evrenin bu çok eski dönemlerinde, henüz Bene Gesseritler kendi gelişme ve yapılarını kurmamışlardı. Ancak Bene Gesserit’e uzanan kıvılcımın da temelleri bu dönemde atılacaktı. Romanın içindeki onlarca hikayeyi özetlemek gerekirse;

Bildiğiniz her şeyi yeniden öğreneceksiniz…

Hiç imkansıza dahildir…

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Makine Mühendisi. Dağların, newage müziğin ve bilimkurgunun uzun yıllardır tutkunu. "Turk Seti Team" üyesi.