Etiket Arşivleri: Post-Apokaliptik

Amerikan Post-Apokaliptik Bilimkurgu Sineması #3: 1970’ler

1970’lerde post-apokaliptik bilimkurgu filmlerinde kendini gösteren özgül yönlerden birisi, giderek daha büyük ve gişe başarısı sağlayan blockbuster filmlerin daha fazla çekilmeye başlanmasıdır. Dönem boyunca Planet of the Apes’in iki tanesi, Beneath of te Planet of the Apes (Ted Post, 1970) ve Battle fort he Planet of the Apes (J. Lee Thompson, 1973), post-apokaliptik dönemi ele almak üzere dört devam filmi …

Devamını gör »
istanbul post apokaliptik

Bilimkurgu Sinemasında Post-Apokaliptik Tür

Türsel terimler sıklıkla, belli bir grup metin ya da eser üretildikten sonra bu metinlere atfedilmektedir (Geraghty, 2009: 1). Bu durum bilimkurgu (science fiction) terimi için de geçerlidir. Lüksemburg kökenli Hugo Gernsback (1884-1967), 1908 yılında Modern Electirics adlı dergiden başlayarak “bilimin harikaları” ve sonrasında kurduğu dergilerde olağanüstü konuları işleyen scientific fiction (bilimsel kurgu) adını verdiği metinleri bir araya toplamıştır. 1926 yılında …

Devamını gör »

Amerikan Post-Apokaliptik Bilimkurgu Sineması #2: 1960’lar

1960’larda çekilen post-apokaliptik filmlerde, felaket nedeni halen nükleer savaş ve atomik gücün getirdiği tehlikeler baş sebep sayılsa da, gizemli, kozmik, temelde sınıfsal, ırksal çatışmaları dile getiren ya da insan-maymun savaşı gibi yeni tematik unsurlar da kendini göstermeye başlamıştır. Bu döneme hâkim olan eğilim, felaketin bir olasılık olarak gözlemlenmesine olanak tanıyan zaman yolculuğudur. Hikayede kahramanlar başka bir zamana geçiş yaparlar ve …

Devamını gör »

Amerikan Post-Apokaliptik Bilimkurgu Sineması #1: Erken Dönem

Post-Apokaliptik sinemanın ilk örneği Danimarkalı yönetmen August Blom’un yönettiği Dünyanın Sonu (Verdens Undergang, 1916) adlı eserdir. ABD’de, türe ait ilk örnekler komedi-bilimkurgu karışımıdır. Türe ait ilk örnek, John G. Blystone’un 1924 tarihli The Last Man On Earth’tür. Filmde, (filmin çekildiği tarihe göre) gelecekte, 1940’ta, bir adam âşık olduğu bir kız tarafından reddedilip aşağılanır ve adam ormanda inzivaya çekilir. 1950 yılında …

Devamını gör »

Kıyametin Ertesindeki Umut: Postacı

Kitabı çoğu kişi muhtemelen Kevin Costner’ın filminden duymuştur. Film basit ve saçma bir Mad Max versiyonuydu. Kitabın neredeyse ilk 50 sayfası üzerine kurulmuş, karakterlerin fazlaca modifiye edildiği baştan savma bir yapımdı. Eğer filmi izlemediyseniz bir şey kaybetmediniz. Kitap çok daha sofistike. Postacı, her şeyden önce post-apokaliptik bir kitap. Detayları ve tarafları anlatılmamış bir dünya savaşı sonrasında geçiyor. Savaş sonrası biyomühendislikle …

Devamını gör »

Agorafobik Kıyamet: The Last Days

David Pastor ve Àlex Pastor kardeşlerin yazıp yönettiği The Last Days, kıyamet sonrası bilimkurgu filmlerine oldukça farklı bir pencereden bakmayı başarıyor. Filmin tamamında izleyicileri kuşatan agorafobi (açık alan korkusu) ve klostrofobi (kapalı alan korkusu) tüyleri diken diken ederken, iki usta karakter olan  Quim Gutiérrez (Marc) ve Jose Coronado (Enrique) performanslarıyla hikâyeyi anlaşılır ve inandırıcı kılıyor. Özel bir şirketin güvenlik protokolünden sorumlu …

Devamını gör »

Düşük Bütçeli 10 Post-Apokaliptik Bilimkurgu Filmi

Kıyamet sonrası (post-apokaliptik) gelecek anlatımı, bilimkurgu sinemasının en gözde konuları arasında yer alır. Bütün kıtaları kasıp kavuran bir salgın, kontrolden çıkan yapay zekanın başlattığı bir savaş ya da bir nükleer felaketten sonra mavi gezegenimiz alevler içindeki cehenneme dönüverir. İşte bu tür, insanoğlunun böyle bir dünyada verdiği ilkel hayatta kalma mücadelesini konu edinir. Kıyamet Sonrası Sineması‘nın en ünlü örneği ise George …

Devamını gör »

The Silence: Keşkelerle Dolu Bir Sessizlik

The Silence, Netflix’in kıyamet sonrası filmler kervanına katılan son eseri. Tim Lebbon’un 2015 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda John R. Leonetti oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Stanley Tucci, Miranda Otto, Kiernan Shipka, Kyle Breitkopf, Kate Trotter gibi isimler bulunuyor. Netflix, post-apokaliptik türler için ayırdığı ciddi bütçesine rağmen iyi ve insanın içini ferahlatacak türden bir eser çıkartamamış. Bunun en büyük nedeni, dayatılan …

Devamını gör »

Kıyamet Kaç Çeşittir? Bostrom’un Varoluşsal Riskleri

“Girişin iki adım önüne çıktım. Sağımda yükselen gökdelenler çatılarından dev goriller ısırmış gibi eksik, göğe uzanmış bağırıyorlardı. Yaratıklar gelmeden önceki düzenin mabetleriydi bunlar, ama bir gecede sistem çöküvermişti. Buraların sahipleri benden daha çok üzülmüş olmalılardı; zira benim bir kaybım yoktu. Hatta kazancım vardı: Leyla. Deli kız… Güzel kadın… Uğruna yaşadığım şey.” –Fırıldak / Tevfik Uyar* Hollywood’da sıklıkla işlenen temalardan bir …

Devamını gör »

20. Yılında Matrix’e Bir Bakış

Bugünden bakınca tuhaf gelebilir ama The Matrix’in bir kehanet gibi görüldüğü zamanlar vardı. Arkasına şirketlerin gücünü alan teknolojinin yükselip sarsıcı bir etki yarattığı zalim bir alegori. Tıpkı öncesindeki Truman Show gibi. Wachowski Kardeşler‘in atılımı o kadar etkili oldu ki film felsefi bir konseptte ele alındı. Öyle ki simülasyon teorisine inananların sayısında artış bile yaşandı. 2000’lerin başında, hemen her camiada “Kesin Matrix’te …

Devamını gör »