bilimkurgu kulubu

Anime Legend-of-the-Galactic-Heroes

Tarih: 8 Haziran 2016 | Yazar: Konuk Yazar

0

Animenin Gizli Başarısı: Legend of Galactic Heroes

Aslen Japon yazar Yoshiki Tanaka‘nın roman serisinden adapte edilen ve gerçek bir space opera klasiği olan Legend of Galactic Heroes (öncelikle ev sineması için yayınlanmış olan), 110 bölümü, öncesini anlatan 2 miniseri ve 3 film de göz önüne alınırsa bilimkurgu Anime’lerin en komplike örneklerinden birisi. Beehthoven’den Brahms’a, Shubert’den Wagner’e dek sayısız klasik müzik bestecisinin çalışmalarına aynen yer veren sountrack’inden, gerçek zamanlı savaş stratejileri üzerine kurulu görkemli uzay savaşı sahnelerinin yanı sıra, izleyiciyi özgürlük ve demokrasi ile güç ve barış arasındaki savaşta saf tutmak zorunda hissettiren çok katmanlı işleyişi ve en önemlisi de bunu bir imparatordan bir hizmetçiye dek varan yüzlerce karakter üzerinden yapması ile klasikler arasında anılmayı hak etmektedir.

Sade olduğu kadar riskli yayın stratejisine ve muazzam bütçesine karşın kısa bir sürede büyük ve sadık bir hayran kitlesiyle tamamlanan Legend of Galactic Heroes “animenin gizli başarısı” olarak tanımlanır. Kahramanların geçmişine dair daha çok ayrıntının öğrenilmesine imkan sağlayan iki ayrı sezonlu 52 bölümlük Gaiden (Side Story) Serisinin çekilmiş olması da bunun bir ispatı niteliğindedir. Legend of Galactic Heroes, bir bilimkurgu serisi olarak görülebilse de aslında meselesi daha çok politik ve etik çatışmalar olan, insan odaklı bir bilimkurgu şeklinde özetlenebilir. İnsan harici ırklar, dev robotlar ya da doğaüstü özel yeteneklere bu seride rastlanmaz. Öte yandan bir bilimkurgu olarak bile fazla yadırganmayacak bazı örtme, kalkan veya silah teknolojileri içermesine karşın, bunlar hiçbir zaman hikayenin odağına yerleştirilmemiştir.

Legend of the Galactic Heroes 2

Kaynakları hızla tükenen Dünya’nın artık insanoğlunun ihtiyaçlarına cevap veremeycek hale geldiği bir dönemde, insanlar yeni evler bulma arayışına girer ve nihayet uzun çalışmaların ardından 2801 de Aldabaren Yıldız Sistemindeki Theoria gezegeninde Birleşik Uzay HükümetiUnited Spece Government (USG)” adıyla ilk hükümet kurulur. Böylece insanlık keşfedilen yeni sistemlerde ve pek çok gezegende yaşamaya başlar. Takvim değiştirilir. Bununla birlikte uzay korsanlarının kolonilere ait gemileri hedef alan saldırıları ve yaşanan daha pek çok sorun altın çağın sonunu getirir. Birleşik Uzay Hükümeti, kaosla süregelen karmaşayı ancak kendi silahlı kuvvetlerinden biriyle, Rudolph Von Goldenbaum‘la sona erdirmeyi başarır. Rudolph, askeri yeteneği dolayısıyla ünlü olurken konumu onu yavaş ama emin adımlarla zirveye taşır.

Rudolph, 310 yılına gelindiğinde artık sınırsız güce erişmiş durumdadır. Yönetim sistemini değiştirerek Galaksi İmparatorluğu adını verdiği monarşik yönetimin ilk Kayzeri sıfatıyla taç giyer. Uzay takvimin yerini imparatorluk takvimi alır. Rudoph’un saltanatını izleyen yıllarda idarenin zorba ve tiranca tutumu ile isyanları bastırmada gösterdiği katı yöntemler yeni bir kahramanın doğmasına neden olur. 164 yıl sonra Ale Hainessene isyan eder ve beraberindekilerle birlikte yeni bir vatan kurmak üzere yola çıkar. İmparatorluğun el atmadığı uzak bir bölgede Rudolpg’un oluşturduğu idari sistemin tam aksi bir yönetim meydana getirmeyi hedefleyen Ale Hainessene, bu doğrultuda Özgür Gezegenler Federasyonu (Free Panet Alliance) adı ile demokratik bir hükümet kurar.

legend-of-the-galactic-heroes

640 yılına gelindiğinde taraflar ilk kez savaş için karşı karşıyadır ve 120 yıl boyunca değişik aralıklarla uzay gemilerinin oluşturduğu devasa filolar karşı karşıya gelmeyi sürdürür. Bu süreçte İmparatorluk iki ülke arasına bundan sonra stratejik anlamda kendisine üstünlük sağlayacak olan İserlohn adını verdiği uzay kalesini inşa eder. Kalenin açıldığı iki uzay koridorunun birinde yine kendisine özerk olarak bağlı Phezzan Serbest Bölgesi yer almaktadır. Bundan sonra evren, tarih boyunca süre gelen üstünlük mücadelesinde monarşiyle yönetilen Galaksi İmparatorluğu, demokrasiyle idare edilen Özgür Gezegenler Federasyonu ve her ikisi arasında yer alan Phezzan Serbest Bölgesi’nin siyasi alandaki entrikalarla örülü ilişkilerine sahne olacaktır.

Konu örgüsünü oluşturan hikayenin asıl kahramanları ise, o uzun savaş serüveninin 700’lü yıllarının sonunda ortaya çıkar. (İmparatorluk yılı 486 uzay yılı 795) Galaksi İmparatorluğu’ndan Reinhard Von Lohengarmm ile Özgür Gezegenler Federasyonu’ndan Yang Wen-li, Astrate Gezegeni civarındaki savaşta karşı karşıya gelirler. Bu onların ilk mücadelesi değildir. Tiamate Savaşları’nın 4.sünde kozlarını paylaşmışlar, ancak tatmin edici bir sonuca ulaşamamışlardır. Savaş stratejileri, gözalıcı taktiksel yetenekleri, onları bulundukları konuma getiren olaylar ve sebepleri işlenir öncelikle. Reinhard, annelerinin kendilerini korurken trajik bir kazada ölmesinin ardından içkiyle teselli bulan babansın ilgisizliğine karşın, ablasının koruyucu kanatları altında büyür. Soylu ama fakir bir aile olarak sıradan insanların yaşadığı bir kente taşınıp yeni bir hayata başladıkları ilk günler, Reinhard komşu evde oturan Siegfrıed Kricheis tanışır. En iyi ve tek dostu artık Kricheis olacaktır. Ancak huzurlu günler kısa sürer. Reinhard’ın hayatı, ablası Annerose’un saraya satılması ile değişir. Bu onun var olma ve ablasını kurtarma amacıyla örülen hayat hikayesinin de başlangıcıdır.

Legend of Galactic Heroes 3

Özgür Gezegenler Federasyonu’nda ise on yıl önce El Fecil gezegeninde binlerce sivilin kurtulmasını sağlayarak ün kazanan Yang Wen-li’nin hayatından kesitler vardır. Savaş karşıtı insancıl kişiliğine ve insan hayatına verdiği değere rağmen fikirleriyle tamamen zıt olan bu mesleği nerdeyse kazara seçmiş olmasının onda yarattığı tezat dikkate değerdir. Üstün yetenklerine rağmen çevresindekilerin beceriksizliği ve bencilliği ile mücadele etmek zorunda kalır ve en yakın arkadaşını Astate savaşında yitirir. Elbette tüm bu olaylar 110 bölümlük animenin sadece giriş kısmını oluşturuyor.

Yoshiki Tanaka’nın Legend of Galactic Heroes’in başarısından yıllar sonra yazdığı bir başka roman serisinden uyarlanan bir başka space opera olan Tytania da geçtiğimiz yıllarda izleyiciye sunulmuş fakat tek cour’luk bir uyarlama olduğundan bekleneni verememişti. Öte yandan 2017 yılında senaryosunu Yoshiki Tanaka’nın yazacağı yeni ve orijinal bir Legend of Galactic Heroes serisinin daha yolduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Eh o zamana değin, orijinal seriye başlamanız hiç de fena olmayacaktır.

Eserin konusu, Fatma Davulcu‘nun AGT‘deki tanıtım metninden alınmıştır.

Hazırlayan: Hamit Gökalp

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi konukyazar@bilimkurgukulubu.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...