Orkun Uçar’la Bir Sohbet: Metal Fırtına’daki Bilimkurgu

Yıllardır Türkler bilimkurgu yazamaz, yerli bilimkurgu ilgi görmez diye bir anlayış var. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Öyleyse Türk edebiyatının en çok ilgi çeken, satan serisi Metal Fırtına nedir? Biraz geriden başlayayım. 1995 yılında yazarlığı bırakmıştım. 1999 yılında rahmetli dostum Metin Demirhan, efsane dergi Nostromo için kısa bilimkurgu öykü yarışması düzenlemişti. Birçok ödül vardı ama ben H.R. Giger desenli bir saate vurulmuştum. Onu kazanmak için iki öykü yazdım ve “Depo” adlı eserle birinci oldum.

2000 yılındaki ekonomik krizle işsiz kalınca yazarlığa profesyonel geçiş yapmaya karar verdim. 2001 yılında düzenlenen bir panelde konuşmacıydım. Şimdi isimlerini vermeyeceğim iki yayınevi editörü benden önce konuştular ve “Türkler bilimkurgu, fantastik kurgu yazamaz,” dediler. Ben sert bir tepki verdim. Yıllardır bunun aksini kanıtlamakla uğraşıyorum. Yine 2006 yılında TBD Bilimkurgu yarışmasında da “Rahim” adlı öykümle birinci oldum.

Bu konudaki uğraşlarınızı biliyor ve takdir ediyoruz. Peki Metal Fırtına bu uğraşların tam olarak neresinde kalıyor? Metal Fırtına serisini gönül rahatlığıyla bilimkurgu türüne dahil edebilir miyiz?

600 bine yaklaşan satışı (resmi olmayan verilere göre de 2 milyonu aşan korsan) ile ilk Metal Fırtına ABD-Türkiye savaşını konu ediyordu. Metal Fırtına 2: Kayıp Naaş adlı eserin konusu İsraillilerin Atatürk’ü klonlama planıydı. Metal Fırtına 3: Kızıl Kurt, Rus mafyasının nükleer savaş çıkartma çabasının engellenmesiydi. Metal Fırtına 4: Turan’da ise Çin biyolojik savaş başlatıyor. Devamında kimyasal ve nükleer savaş ile Dünya yüzeyi mahvoluyordu. Gökhan Birdağ ve Kızıl Şaman Koray savaşa engel olamıyorlar ama Ergenekon adlı bir yeraltı kentinde küçük ve seçilmiş bir topluluğu yaşatıyorlardı.

Bu konular bilimkurgu değil mi yani?

Türk edebiyat tarihinin en çok satan serisinden bahsediyoruz! Evet, tekrar altını çiziyorum: Türkler bilimkurgu yazabiliyor ve Türk okuru okuyor işte! Kasım’da çıkacak Metal Fırtına 5: Tengri de üç farklı zamanda geçen konuya sahip: tarih, günümüz ve gelecek.

Hazır değinmişken serinin son kitabı hakkında da biraz konuşalım dilerseniz.  Zira Metal Fırtına, Kayıp Naaş, Kızıl Kurt ve Turan’ın ardından seri Umut Altın’la ortaklaşa yazdığınız 5. kitap “Tengri” ile sona eriyor.

Evet, seriye bu kitapla nokta koyuyoruz. Kitap 3 yıllık bir emeğin ürünü. Seriye görkemli ve epik bir finalle nokta koymayı istedik. Sevilen karakterler Gökhan ve Kızıl Şaman Koray’ı da son kez bu kitapta okumuş olacaksınız.

Peki kitabın konusu nedir?

Kısaca özetlemek gerekirse; Gizemli Ela Gözlüler, günümüz Türkiye’sinde Kutadgu Bilig ve Divanu Lûgati’t-Türk’te saklanan kadim sırrın peşindeyken, nükleer savaş sonrası dünyada Gökhan Birdağ ve Kızıl Şaman Koray ölümcül tehlikelerle dolu yeryüzünde, canavarlarla mücadele ederek hedeflerine ulaşmak zorundadır. Bu kutsal görevde Ela gözlüler, Gökhan ve Kızıl Şaman’ın tek düşmanı insanlar da değildir üstelik.

orkun uçar 5

Konunun ilgi çekici olduğu ortada. Peki sizi bu yıl da Tüyap Kitap Fuarı’nda görebilecek miyiz?

Elbette. Ben ve Umut Altın, 14-15 Kasım tarihlerinde Tüyap Kitap Fuarı’nda olacağız. Herkesi Altın Kitaplar standına bekleriz.

Zaman ayırıp sorularımıza cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Serinin son kitabı Tengri’yi sabırsızlıkla bekliyoruz.

Ben teşekkür ederim.

Tengri’den ufak bir alıntı:

Koray, “Sonsuz göğün altında dört rüzgar gibi özgür olalım,” diye mırıldanarak üzerindeki koruyucu giysiyi çıkartmaya başladı. Bu sırada ilk radyasyon ölçümünü yapmakla meşgul olan Gökhan ne yaptığını görünce şaşkınlıkla ona baktı. “Delirdin mi sen?” diye bağırdı.

Koray gülümsedi. “Buna ihtiyacımız yok. Tüm yolculuğu bunun içinde geçiremem.”

“Radyasyon…”

“Biz tek kullanımlık kahramanlarız. Başarır ya da ölürüz. Sonuç hangisi olursa olsun, radyasyon bir şeyi değiştirmeyecek.”

Yazar: İsmail Yamanol

Amatör bir düş gezgini, saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor.

İlginizi Çekebilir

outlast

Korku Bilimkurgu ile Buluşursa: Outlast

Video oyunlarının altmış yılı aşkın bir geçmişi vardır. 1958 tarihli Tennis for Two adlı tenis …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et