bilimkurgu kulubu

Edebiyat

Tarih: 22 Ekim 2015 | Yazar: İsmail Yamanol

0

Yalnızlığın Gezegeni: Solaria

Isaac Asimov, geleceğin dünyalarını ve toplumlarını tasvir ederken bilindik kolaycılıklara kaçmak yerine; mümkün olduğunca kompleks ve girift yapılar ortaya koymayı yeğlemiştir. Bu durum, eserlerinin gerçekçiliğini arttıran önemli bir özelliktir. Söz gelimi, O’nun eserinde geçen herhangi bir gezegenin; binlerce yıllık tarihi, kendisiyle özdeşleşmiş mimarisi, doğal koşulları, ticaret trafiği gibi ayrıntılı özellikleri bulunur. Bunun yanı sıra her gezegende, mitolojileri, yaşam biçimleri, inanışları ve hatta gelenek-görenekleri bile birbirinden farklı olan halklar yaşar.

Yazarın ayrıntılara önem veren bu tarzı, karmaşıklığın içinde kendi doğallığını var etmiştir. Biz okuyucular, o gezegen ve üstündeki halk gerçekten de varmış gibi hissederiz. Dolayısıyla kendisinden aldığımız bu hisle, kitaba çok daha bağlanır ve onun bizi çepeçevre sarmalamasına boyun eğeriz. Kurgunun, karakterlerin ve anlatım biçiminin yanı sıra, her türde olduğu gibi bilimkurguda da mekan yaşamsal bir önem arz eder. Çünkü bir kurgu, aynı zamanda bir eylemler bütünlüğüdür ve her eylem bir mekanın kuşatıcılığına tutsaktır. Bugün gerek sinema ve gerekse de edebiyat dahilinde verilmiş onlarca unutulmaz eser, aynı zamanda yarattıkları mekanlarıyla da hafızalarda yer etmişlerdir.

sunset_by_xiongli

Elijah Baley ve Gladia Delmarre, Solaria’da gün batımını izlerken…

İşte Solaria gezegeni de Asimov dehasının bir başka parıltısı olarak karşımıza çıkar. Uzaycıların kurdukları son koloni gezegeni olan Solaria, önceleri Nexon’lular tarafından bir çeşit yazlık olarak kullanılmış ve daha sonraları bağımsızlığını ilan ederek elli dış dünyadan biri haline gelmiştir. Solaria’ya ilk ayak basanlar Nexon’lular olmuştur. Nexon, Solaria’ya çok yakın bir gezegendir. Aralarında sadece 2 parsek mesafe bulunmaktadır. Solaria, insanların yaşaması için çok uygun bir gezegendi ve zengin Nexon’luların ilgisini çekeceği aşikardı. Çünkü Nexon’luların kendi gezegenleri giderek kalabalıklaşıyor ve hayat standartları da düşüyordu. Nexon’un nüfusu iki milyona ulaşmak üzereydi. Nüfus fazla olduğu için de, her ailenin sahip olabileceği robot sayısı düşürülmüştü. Hal böyle olunca, zengin Nexonlular Solaria’da yazlık köşkler yaptırmaya başlamışlardı. Her şeyden önce Nexon’a ulaşım çok kolaydı. Dahası bu insanlar Solaria’dayken istedikleri gibi yaşama imkanına sahiptiler. Büyük malikanelere sahip olabiliyorlar, hizmetlerinde diledikleri sayıda robot çalıştırabiliyorlardı. Üstelik gezegen oldukça verimliydi ve iklimi de yumuşaktı.

Gel zaman git zaman sonra Solaria’da oturmak zenginler arasında bir nevi moda haline geldi. Gezegene yerleşenler burada gitgide daha fazla kalmaya başladılar ve sonunda da yaşamlarını tamamen burada geçirir oldular. Solaria’da zamanla robot fabrikaları kuruldu ve sonunda üretilen robotlar ihraç edilmeye başlandı. Bazı ileri gelenler, bu hızla devam edilirse Solaria’nın da Nexon kadar kalabalıklaşacağını öngördüler. Bunu engellemek adına da gezegende sıkı bir nüfus kontrol uygulamasına gidildi. İlerleyen süreç içerisinde Solaria bağımsızlığını ilan etmeyi de başardı. Gezegenin en öne çıkan karakteri ise hiç kuşkusuz destansı güzelliğiyle bilinen Gladia Delmarre‘dir. Isaac Asimov’un Robot Serisi kitaplarından ikincisi olan The Naked Sun (Güneşin Tanrıları) tamamen Solaria’da geçen olayları konu almaktadır. Yine Vakıf Serisi’nin Foundation and Earth (Vakıf ve Dünya) isimli kitabında da Solaria’ya ve Solarialılara değinen bir bölüm vardır. Özellikle Solarialıların sırra kadem basarcasına ortadan kayboluşunun cevabı Vakıf ve Dünya kitabında yer alır. 

lady_gladia__young__by_darthcrotalus-d7yivo5

Solarialı sıra dışı karakter: Gladia Delmarre…

Tüm bu tarihi gerçekliklerin yanı sıra, belki de Solaria’yı en ilginç kılan şey sosyal yapısı olsa gerek. Bu büyük gezegende yalnızca yirmi bin insan yaşamaktadır. Ayrıca bu gezegende, her türlü işte kullanılmak üzere yapılmış 200 milyon pozitronik robot bulunmaktadır. İnsan başına on bin robotun düştüğü Solaria, dış dünyalar içinde en yüksek robot oranına sahip gezegendir. Kalabalık ve sıkışık Arz’ın aksine, Solaria’da nüfus kontrol altında tutulmakta, insanlar kendilerine ait geniş arazilerin ortasındaki malikanelerde yalnız yaşamakta ve gelişmiş üç boyutlu görüntüleme teknolojileri ile iletişim kurmaktadırlar. Arzlılar nasıl ki açık alandan korkuyorsa, Solarialılar da bir araya gelmekten korkmaktadır. Hiç kimse (doktorlar bile) zorunlu olmadıkça eşleri dışında kimseyle görüşmemekte, eşleri ile görüşmelerini ise mümkün olduğunca kısa tutmaktadır.

Sonuç olarak Solaria, hem tarihi, hem sosyal yapısı ve hem de değişik kültürüyle Asimov zekasının güzel bir kanıtı olmayı hak ediyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Amatör bir düş gezgini ve saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor. Daha mutlu, daha yaşanası ve daha özgür bir gelecek için…