bilimkurgu kulubu

Edebiyat Üzerine

Tarih: 1 Mayıs 2019 | Yazar: Kadir Tanrıverdi

0

Güncel Distopya Edebiyatının İşlevi Üzerine

Son zamanlarda epeyce ilgi çeken ve gişede büyük kazançlar sağlayan distopya akımı medyada birçok yeni fikre öncülük ediyor. Örneğin Açlık Oyunları ve Uyumsuz gibi eserler, genç kadınlara başrolleri taşıdıkları, cinsiyetlerinden çok azim ve güçleri ile dünyayı kurtardıkları bir yer veriyor. Distopya edebiyatı ayrıca birçok sosyal hastalığı da gün yüzüne çıkarıyor. Öyle ki toplum, iktidar sistemi fazla ileri gittiğinde bu eserleri ikonik olarak kullanabiliyor. Sevginin hastalık diye tanımlanıp tutkulu eylemlerin tedavi edildiği Lauren Oliver’ın Deliryum üçlemesi ya da küçük çocukların birbiriyle ölümüne savaşmaya yollandığı Açlık Oyunları, hükümetlerin sınırlarını aştığı eserler. Bu kitaplar okuyucuya ilk bakışta insan hakları ihlallerini fark ettiriyor.

Distopyada yaygın olarak işlenen konular temel insan haklarının reddedilmesinin korkularına ışık tutarken, bu medya türlerini tüketmekten kaynaklanan hayranlık ve keyif ciddi bir soruna yol açıyor. Açlık Oyunları gişede milyonlarca dolar kazanmıştır ve aynı zamanda tüketicilerin, Katniss ve Peeta gibi kahramanların bebeklerini bulabildiği ve Panem’de çocukları ilk ölüme gönderen kurumun ismi olan“Capitol Couture” etiketi ile çok sorunlu bir kültür yaratmıştır. Okurlar ve seyirciler genellikle bu tarz distopik topluluklara bakıp “bu gerçek hayatta asla olmaz” düşüncesine kapılıyorlar. Ama maalesef halihazırda oluyor bile. Daha küçük bir ölçekte azınlık grupların temel hakları her gün ihlal ediliyor.

Açlık Oyunları’nda on iki yaşındaki Rue oyunlar sırasında öldürüldüğünde, çoğunlukla Afrika kökenli Amerikan vatandaşlarından oluşan mıntıkası öfkeyle isyan etti. Sahne, filmdeki en güçlü sahnelerden biri olarak yankılandı ve izleyiciler, mıntıkınanın bu ölümden sonra neden galeyana kapıldığını gayet iyi anladı. Oysa gözaltındayken polis vahşeti sebebiyle ölen Freddie Gray‘in ölümünü protesto etmek için sokaklara döküldüklerinde protestocular için sebep oldukları maddi hasar nedeniyle çabucak “hayvanlar” veya “vahşiler” dendi.

Genç yetişkin distopya türünde isyanlara öncülük eden ve zulümle savaşan genç kadınların çoğu beyaz. Metne bakarsak birçok insan Katnis’in beyaz olduğunu düşünüyor. Lionsgate, Açlık Oyunları filminin kadrosunu oluştururken Katnis rolü için seçmelere siyah oyuncu almadı ve bu yüzden azınlık bir etnisite güçlü kadın karakteri oynama şansından mahrum kaldı. Uyumsuz’daki Tris Prior, Deliryum’daki Lena Holloway, Karanlık Zihinler’deki Ruby Daly ve sayısız diğerleri hep beyaz. Bu kadınlar kahraman çünkü kararlılık ve cesaretle savaşıyorlar ve okuyucu temel insan haklarından mahrum kaldıklarını anlıyor ve hissediyor. Bu da şu soruyu akla getiriyor: Distopya azınlık gruplarının karşılaştığı güçlüklerle herkesin; bütün cinsiyet, ırk ve etnik kimlikten insanların karşılaşması demek değil mi?

Genç- yetişkin distopya türü genç kızlar için nihayet kahraman olarak gösterildikleri, zalim hükümetleri yıktıkları ve inandıkları için savaştıkları yeni bir platform yarattı ki bu gerekli bir değişimdi. Bütün bu isyan önderi kahramanların popülerliğini düşününce, trend yakın zamanda bitecek gibi görünmüyor. Ne var ki okuyucular kitaplarda gördükleri dehşeti hissederken kendi gerçek dünyalarına da bakmalarını, azınlık grupların din, cinsel yönelim ve daha birçok ayrımdan kaynaklı gördükleri zulmü de anlamalarına sebep olacak bazı işaretler de olmalı. Okuyucunun bu kadınlar ve maceralarını okurken hissettikleri heyecan bu olayların yanı başlarında olmasından gücünü alıyor.

Bu kitaplar dünyanın gelebileceği duruma bir uyarı ve bir bakış açısı katarken, ayrıca okurların gözlerini de açmalı ve dünyada şu an neler olduğunu göstermeli. En azından umut ettiğimiz işlevi bu olmalı.

Kaynak

Etiketler: , , , , , ,


Yazar Hakkında

Hukukçu. Bilimkurgu, felsefe, tarih ve fütürizmle ilgilenir. Eski ve yeniyi sentezleyip bir yol bulmaya çalışıyor.