Etiket Arşivleri: Yaşam

dunya kita hareket

Gelecekte Dünya Nasıl Görünecek?

Dünya’nın dış katmanı (üzerinde yürüdüğümüz katı kabuk), tıpkı kırılmış bir yumurta kabuğu gibi parçalardan oluşur. Bu parçalar, yani tektonik levhalar, yılda birkaç santimetre hızla gezegenin etrafında hareket eder. Bazen bu levhalar bir araya gelerek bir süperkıta oluşturur ve bu süperkıta parçalanmadan birkaç yüz milyon yıl boyunca varlığını sürdürür. Ardından levhalar tekrar dağılır ve birbirlerinden uzaklaşır. Ta ki 400–600 milyon yıl …

Devamını gör »
uzayli yasam yonlendirilmis panspermia

Yaşamın Kökenine Dair Bir Düşünce Egzersizi: Yönlendirilmiş Panspermia

İnsanlığın evrendeki yerini ve yaşamın kökenini anlama çabası, tarih boyunca hem felsefenin hem de bilimin temel meselelerinden biri olageldi. Bugün ulaşmayı başardığımız bilimsel veriler, Dünya üzerindeki yaşamın abiyogenez ve evrimsel süreçler aracılığıyla geliştiğini gösteriyor. Ancak bazı bilim insanları ve düşünürler, söz konusu sürecin yalnızca Dünya’ya özgü olmayabileceğini, yaşamın kozmik bir kökene dayandırılabileceğini ileri sürüyor. Bu fikirlerden biri de yönlendirilmiş panspermia. …

Devamını gör »
iceberg-antarctica-shutterstock-secret-atlas

Buzun Ötesinde: Antarktika’nın Saklı Ekosistemleri

Antarktika, dondurucu soğukları, eşsiz manzaraları, penguenleri ve onları avlayan yırtıcılarıyla ünlü. Yüzeyden bakıldığında yalnızca buzla kaplı, donmuş bir kıta gibi görünüyor; oysa buzun altında gizemli organizmalar ve sıra dışı ortamlar saklı. Kıta, kayalık bir zemin üzerinde yer alıyor ve bu zemin, ortalama kalınlığı 2 kilometreyi bulan dev bir buz tabakasıyla kaplı. Söz konusu tabaka bazı bölgelerde çok daha kalın. Antarktika’nın …

Devamını gör »
ahtapot

Ahtapot Dünyaları: Octopolis ve Octlantis

“Ahtapota inanmak için onu görmek gerekirdi. Eski su ejderhaları ahtapotun yanında gülünç kalır. (…) Bu hayvanlar canavar oldukları kadar hayalettirler de. Onlar hem kanıtlanmıştır hem de olasılık dışıdırlar. Var olmak onların gerçeğidir, olmamak onların hakkıdır. Ölümün iki canlılarıdır. Onların mantıksızlıkları varlıklarını zorlaştırır. Akıl sınırının yakınındadırlar, hayal sınırını doldururlar. (…)  Onlar kara dairelerin görülen uçlarıdır. Bizim gerçeğimizden bir başkasına olan geçici …

Devamını gör »

Okyanus Dünyaları Hipotezi: Ya Yaşam Kalın Buz Tabakalarının Altına Hapsolmuşsa?

İtalyan asıllı Amerikalı fizikçi Enrico Fermi, Manhattan Projesi kapsamında çalıştığı Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’ndaki meslektaşlarıyla uzaylılar hakkında sohbet ederken tarihe geçecek bir soru sordu: “Herkes Nerede?” Aslında oldukça basit bir soru olan bu cümle, Fermi Paradoksu’nun da temelini oluşturacaktı. Öyle ya, devasa bir evrende yaşamamıza rağmen ortalıkta kimseler yoktu. O günden beri bu paradoksa çok sayıda çözüm önerisi getirildi. Bunlardan …

Devamını gör »
col ve yagmur

Su Her Zaman Hayat Vermez, Bazen Ölüm de Getirir!

Su… Her zaman yaşam ile suyu iç içe düşünürüz. “Yaşamın koşulu” diye tanımladığımız kriterleri belirlerken en başta suyu sayarız. Halbuki “yaşamı” tam olarak tanımlayamadığımız için, su koşulunu şart koşmanın da anlamı yoktur. Bu durum, yaşam için oksijen kriterini şart koymakla benzerdir. Fakat yaklaşık (2.5 milyar yıl önce) Büyük Oksitlenme Olayı‘na neden olan fotosentezin evrimini hatırlamamız lazım. Atmosferde oksijen oranının yükselmesi …

Devamını gör »

İlk Doğan Hipotezi: Ya Samanyolu’ndaki İlk Gelişmiş Uygarlık Bizimkisiyse?

1950’de İtalyan-Amerikan fizikçi Enrico Fermi, Manhattan Projesi kapsamında 5 yıldır çalıştığı Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’nda iş arkadaşlarıyla yemek yiyordu. Bazı kaynaklara göre konuşmanın konusu uzaylılara ve o dönem oldukça revaçta olan UFO söylentilerine geldi. Bunun üzerine Fermi, tarihe geçecek olan şu sözleri söyledi: “Herkes nerede?” Aslında oldukça basit bir soru olan bu cümle, Fermi Paradoksu’nun da temelini oluşturacaktı. Öyle ya, …

Devamını gör »
tiyatro uzay

Bir Düşün Peşinde

Neden Oyun Oynarız? Dünyaya dair algılarımız bizi merkezinde bulunduğumuz bir oyuna sürükler. Oyun, bilincimizin perdeleri aralandığında başlar. Lacan’ın aynası (1) bir semboldür. Alice’in ya da Neo’nun geçişini düşünün; değişkenlerle dolu geçişken bir âlemin işaretidir.  Kendimizi inşa etmeye başlar, yatırım yaparak ortaya bir şahsiyet çıkarırız. Bu süreç daha sonra diğer şeyleri anlamlandırmaya ve tanımlamaya iter. Tanı zanları doğurur, zanlar ise yargıları. …

Devamını gör »
su alti uygarlik 1

Su Altında Gelişmiş Bir Medeniyet Ortaya Çıkabilir mi?

Yaşamın tam olarak nerede başladığı hâlâ tartışma konusu olsa da, edinilen bulgular su altındaki yanardağları işaret ediyor. Dolayısıyla Dünya’daki yaşamın kaynağı suyun altında ve bu da devam edebilmek için yaşamın suya ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor. Tabii ki insanların da suya olan ihtiyacı hayati ölçüde. Evet, şu an için gezegenin hâkimi biz olabiliriz ve başka gezegenleri fethetmeyi de düşleyebiliriz, ancak su …

Devamını gör »
gece gunduz gezegen

Gece Gündüz Döngüsü Olmayan Bir Gezegende Yaşam Oluşabilir mi?

M tipi cüce yıldızların etrafındaki, kütle çekim kilidine yakalanmış ve yıldız etrafındaki dolanım süreleri ile kendi eksenleri etraflarındaki dönüş süreleri eşitlenmiş gezegenler, uzaylı yaşam arayışında önemli hedefler arasında sayılıyor. Ancak böyle bir gezegende evrimleşen yaşamın, bizim gezegenimizdekine benzemesi olası görünmüyor. Uzaylı yaşam arayışında ilk tercihimizin Dünya benzeri gezegenler olması gerektiğini düşünebilirsiniz, ancak durum pek böyle değil. Eldeki imkânlarla Dünya’nın kardeşlerini …

Devamını gör »