bilimkurgu kulubu

Bilim & Teknoloji

Tarih: 21 Aralık 2017 | Yazar: Konuk Yazar

0

StockFish vs AlphaZero

Günümüzde hâlâ konuşulan ve tartışmalara konu olan Deep Blue ile Garry Kasparov satranç partilerini hatırlayanlarınız olacaktır. IBM şirketi tarafından 1993 yılında geliştirilen Deep Blue, Kasparov ile ilk 6 partilik maçını 1996 yılında oynamıştı. Kasparov’un 4-2 yendiği Deep Blue; 1997 yılında tekrarlanan ikinci 6 partilik maçta, 3,5-2,5 sonuçla rövanşı almıştı.

Nitekim, bu Deep Blue’nun son maçları oldu. Çünkü Kasparov, ikinci partideki Deep Blue’nun 37. hamlesinde Ae4 oynamasına itiraz ederek, insan müdahalesinin olduğunu ileri sürmüştü. Dönemin satranç ustaları tarafından da desteklenen bu iddiayı IBM şirketi reddetmişti ve aynı zamanda Kasparov’un yeni bir maç önerisini de geri çevirerek Deep Blue projesini, gerisinde soru işaretleri bırakarak sonlandırmış ve başka konulara yoğunlaşmıştı. (Deep Blue’nun maçlarına buradan ulaşabilirsiniz.)

“Bu maça şöyle bakmalıyız; Dünya’nın en kuvvetli oyuncusu, Garry Kasparov karşısında.” – Louis Gerstner (Dönemin IBM Başkanı)

Makinelerin Yükselişi

Deep Blue vs Garry Kasparov

Peki bu, her şeyin sonu muydu? Elbette hayır. Her şeyden önce bu; satranç antrenörlerin eğitim programlarında ve sporcuların gelişimlerinde, bilgisayarların vazgeçilmez oluşunun başlangıcıydı. Deep Blue, partilerinden yaklaşık yedi yıl sonra bu sefer Deep Fritz yazılımı, dönemin en güçlü oyuncularından Vladimir Kramnik ile berabere kaldı. Günün şartlarındaki bu yazılımlar, olası 830 hamle dizilimi varsayımından saniyede bir milyar hamle çözümlemesi yaparak en iyi olanını seçerken, nasıl oluyor da bir insan ile berabere kalıyor ya da yeniliyordu?

Bunun cevabı insani duygularla ilgili olabilir. Düşüncenin yetersiz kaldığı durumlarda insanlar duygularını ön plana çıkarır ve olasılıkların insan hesaplama kapasitesini aştığı konumlarda, satranç sporcusu sezgilerine güvenir. Sezgilerin oluşması da bir süreçtir: Taktik motiflerin incelenmesi, kombinezon çalışmaları ve satranç hafızası bu gelişmenin çok önemli unsurlardır. Örneğin 1938 yılında Alekhine ve Book arasında oynanan bir partide, Alekhine 14. hamlesinde kale fedası yapıyor. Oyunu izleyenlerden biri de Najdorf’tur. Bu hamleden sonra izleyicilerden başka biri “fedayı nasıl buluyorsunuz” diye Najdorf’a sorar. Hiçbir fikri olmamasına rağmen “harika” diyen Najdorf, iki yıl sonra aynı kişiye “bana kale fedasını nasıl buldunuz diye sormuştunuz ama size dürüst bir cevap vermedim. O zaman hiçbir şey anlamamıştım ve sizin de hesaplayabileceğinizi zannetmiyorum” demiştir. O ortamda bulunan Alekhine “Ben de hiçbir şey görmedim, sadece hissettim” diyerek Najdorf’u desteklemiştir.

“Satranç zihinsel işkencedir.” – Garry Kasparov

Makinelerin Çağı

Bilgisayar Satranç Şampiyonası Sonunda Sıralama

Bilgisayar yazılımlarının gelişimi, günümüze kadar hız kesmedi. Bu yazılımlardaki gelişme, yazılımlarla beraber kullanılan açılış kitapları ve veri bankasına sahip analiz motorlarında daha çok görüldü. Bu analiz motorları; günümüz satranç antrenörlerinin öğretme ve sporcuların gelişimlerini (motif, kombinezon, hafıza ve sezgi) takip etmede kullandıkları, olmazsa olmaz araçlardan biri haline gelmiştir. StockFish de bu yazılımlardan biridir hatta en iyisidir, diyebiliriz. Magnus Carlsen, 2837 ELO (uluslararası kuvvet derecesi) ile günümüzün en güçlü (insan) satranç oyuncusu kabul edilirken, StockFish ise tüm satranç motorları dahil olmak üzere 3424 ELO ile Dünya’nın en güçlü satranç oyuncusudur (bakınız).

Zira 13-16 Kasım 2017 tarihlerinde ilk kez düzenlenen “Chess.com Bilgisayar Satranç Şampiyonası”‘nda açık kaynak kodlu satranç motoru StockFish, iki güçlü ticari satranç motorunu da mağlup ederek şampiyonanın galibi oldu (Şampiyona sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.). Belirtmek isterim ki; antrenör ve oyuncu olarak kullandığım Komodo motorunun performansını beğendim. Ne var ki, Google’ın AlphaZero‘su 100 oyunluk maçta Dünya’nın en güçlü oyuncusu StockFish’i yenene kadar, sezgilerimiz bizi makinelerden ayıran en önemli özellikti: Bunun sebebi ne bir makinenin başka bir makineye karşı oynamasıydı, ne de StockFish karşısında AlphaZero’nun 100 partilik maçı 28 galibiyet, 72 beraberlik, 0 mağlubiyetle kazanmasıydı.

“Bugün (4 Aralık 2017) itibari ile satranç sonsuza kadar değişti. Ve belki de dünyanın geri kalanı da değişmiş olabilir.” – Mike Klein (chess.com Yazarı)

Yapay Zekanın Yükselişi

Google DeepMind

Google’ın DeepMind bölümündeki yazılımcıların makine öğrenimi ile güçlendirdiği ve bir yapay zeka olan AlphaZero, satranç oynamayı dört saatte öğrendi. AlphaZero bunu öğrenirken açılış kitabı, veri bankası ve konumsal algoritmalar kullanmadığı gibi antrenör desteği de almadı. Dört saatin sonunda öğrenimini tamamlayan AlphaZero, tıpkı insanlar gibi, StockFish’e göre en iyi hamle için daha az pozisyon arıyor. Analizleri yapılan maçlarda da görüldüğü gibi en iyi hamleleri bulmuştu. Başka bir ifadeyle, AlphaZero’nun insanların aksine hamlelerinden dolayı pişmanlıkları olmadı (StockFish vs AlphaZero maçından 10 partilik PNG dosyasına buradan ulaşabilirsiniz.).

“Satranç insanlık için bir lânettir. Satrançtaki pişmanlıktan daha büyük bir pişmanlık yoktur.” – H.G. Wells

AlphaZero’nun öğrenme aşamasındaki değişen tercihleri, hevesi ve gelişimi (bu makaleyi inceleyebilirsiniz); satranç öğrenmeye çocukluk yaşlarında başlayan bir insanınkine çok benziyor. Sadece bunun için harcanan zaman çok farklıydı: Öğrenmek için AlphaZero 4 saatlik bir zaman harcamışken, bir insan yıllarını feda ediyordu. Hatta AlphaZero, StockFish ile oynadığı satranç partilerinden sonra iki saatlik antrenmanla Shogi oynayan en iyi yazılım olan Elmo’yu da yendi. Magnus Carlsen’in yardımcılığını yapan Peter Heine Nielsen, “Dünya dışı üstün canlı türlerin gelip bize satrancı nasıl oynadıklarını gösterseydi, ne olacağını hep merak etmişimdir. Oyunları gördükten sonra, sanırım, şu an biliyorum,” dediğinde AlphaZero ile StockFish arasındaki maçlara gönderme yapmıştı.

Jose Raul Capablanca’nın dediği gibi, “İyi oyuncu her zaman şanslıdır,” ama görünen o ki; bundan sonra AlphaZero -bir yapay zeka- hep şanslı olacaktır. Çünkü AlphaZero, hep atak oynayacaktır.

“Sadece, inisiyatifi olan tarafın saldırmaya hakkı vardır.” – Wilhelm Steinitz

AlphaZero, yılların bilgi birikimi olan satrancın üstesinden birkaç saatlik çalışmayla gelinebiliyorsa, öyle görünüyor ki; yapay zekaların geleceğinde bilimsel atılımlar ve teknolojik ilerlemeler an meselesi olacaktır. Düşünsenize; Nobel’in tüm dallarında, kazanan bir yapay zeka olan geleceği…

“Neredeyse kesin olarak, teorik açıdan her oyun beraberedir.” – Bobby Fischer

Konu satranç olunca, Fisher’i de anmak istedim. Makalede adı geçen tüm üstatları saygıyla anıyorum. Son olarak, Nazmi Can Doğan’ın incelediği StockFish vs AlphaZero maçından bir partiyi  aşağıda izleyebilirsiniz.

Hazırlayan: Taner Güler

Kaynaklar:

  • 1) Chess.com
  • 2) Satranç Eğitimi Ders Notları, Dr. Olgun KULAÇ
  • 3) İnsanlık 2.0, Ray Kurzweil

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi bilimkurgukulubu@gmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...