bilimkurgu kulubu

Tarih: 27 Nisan 2020 | Yazar: İnanç Kaya

“Büyük Küçüğü Yutar” Sözü Uzayda da Geçerli

İlk kez bilim insanları, çok farklı kütleli iki kara deliğin kaynaşmasını gözlemledi. Veriler ayrıca Einstein’ın genel görelilik teorisini de doğrular nitelikte. 2016’daki tespitinden bu yana, kütle çekim dalgalarının ölçümü neredeyse heyecan vermeyen bir hâle gelmişti. Bu durumu değiştiren ise iki kara deliğin birleşme anının yakalanması oldu. Bildiğiniz gibi uzaydaki titreşimleri tespit eden iki dedektör LIGO ve Virgo, kütle çekim dalgaları konusunda dalının en iyileri. İlk kez araştırmacılar, LIGO ve Virgo dedektörlerini çok farklı kütlelere sahip iki kara deliğin birleşmeye başladığı andaki sinyalleri yakalamak için kullandı.

Birleşen iki kara delikten küçüğü, Güneşimizin kütlesinin yaklaşık sekiz katıydı ve Güneş kütlesinin yaklaşık 30 katı büyük bir kara delik tarafından tamamen yutuldu. Verilerde astrofizikçiler, bilim tarihinde ilk kez birleşmeden önce en az bir kara deliğin döndüğünü görebildi, bu da onlara bu gizemli nesnelerin özellikleri hakkında değerli bilgiler verdi.

GW190412 kısaltması ile anılan iki kara deliğin birleşmesini, 11 Nisan 2019’da düzenlenen etkinlik ile ABD’de Lazer İnterferometre Yerçekimi Dalga Gözlemevi (LIGO) ve bir gün sonra da İtalya’daki VIRGO Gözlemevi doğrulamıştı. 18 Nisan 2020’de, koronavirüs pandemisi nedeniyle araştırmacılar, keşiflerini internet üzerinden yaptıkları Amerikan Fizik Derneği (APS) toplantısında paylaşıp, bilgi alışverişinde bulundu. Araştırmacılara göre böyle iki farklı kütlenin birleşme hareketlerinde, büyük kütle farkı, en büyük kara deliğin etrafındaki alanın bozulmasına ve daha küçük kara deliğin yörüngesinde de değişimlere sebep oluyor. Küçük kara deliğin yörüngesindeki değişimin sebebinin ise sarmalına doladığı nesnelerin çökmesi olduğu ifade ediliyor.

Bu sapmanın gözlemlenmesi, araştırmacıların sistemin özelliklerini daha kesin bir şekilde belirleyebilmelerini sağladı. Gözlemler bu füzyonun Dünya’dan 1,9 ila 2,9 milyar ışık yılı uzaklıkta gerçekleştiğini gösteriyor. Ayrıca artık yeni teknolojik gelişmeler ile gözlem açısı ve dönme hızı hesaplanabiliyor. Bu rotasyon önceki olaylarda ne gösterilebilmiş ne de hesaplanabilmişti.

Max Planck Kütle Çekim Fiziği Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, “GW190412’de ilk kez daha yüksek bir tonda, tıpkı müzik aletlerinin tonlarına benzer şekilde belirgin kütle çekim dalga uğultularını duyduklarını,” dile getirdi. GW190412 gibi eşit olmayan kütlelere sahip sistemlerin incelenmesi sayesinde, ilk defa kütle çekim dalgalarının normal durumlardan çok daha fazla tonlarda ve yüksek perdeden sinyal verdiğini görmüş olduk. Bu tür gözlemler -Einstein’ın genel görelilik teorisinde ifade ettiği gibi- kütle çekim dalgalarının varlığını doğrulamada en belirgin kanıtlar arasında gösteriliyor.

Kaynak

Etiketler: , , , , , ,


Yazar Hakkında

Dünyalı...