Etiket Arşivleri: Sovyetler Birliği

utopya distopya

Ütopyalar ve Özgürlük: İdeal Bir Toplumun Bedeli

Dostoyevski’ye göre insanlar, kusursuz bir dünyada özgür olmaktansa, kusurlu bir dünyada özgür olmayı tercih eder. Platon’un Devlet‘inde görüldüğü gibi, ütopyayı distopyadan ayıran çizgi her zaman belirgin değildir. Birçok ütopik düşünür, özgürlük yerine gerçeği seçmiştir. Fyodor Dostoyevski, 1864 tarihli Yeraltından Notlar adlı romanında, “Tuhaf niteliklerle donatılmış bir varlık olan insandan ne beklenebilir ki?” diye sorar. “Üzerine her türlü dünyevi nimeti yağdırın, …

Devamını gör »
for all mankind sezon 4

Dördüncü Sezonuyla For All Mankind

Üçüncü sezonun ağır finali bizi Mars’ın kızıl topraklarında bırakmıştı. Karen ölmüştü. Molly Cobb’u kaybetmiştik. Margo, Rusya’da tehlikeli bir oyunun içine sürüklenmişti. Danny, kendini kaybetmişti. İnsanlık yıldızlara ulaşmıştı ama bunun bedeli çok ağır olmuştu. Sezonlar atladıkça karakterlerin yaşlandığını gördük. Ama For All Mankind’ın dördüncü sezonu bize yalnızca yaşlanmış karakterleri değil, uzay keşfinin kendi yaşlanışını da gösteriyor. Üçüncü sezonun kısmen yarattığı hayal …

Devamını gör »
For All Mankind

Üçüncü Sezonuyla For All Mankind

Ronald D. Moore‘un alternatif tarih evreni, üçüncü sezonuyla bambaşka bir noktaya evriliyor. 1992’den 1995’e uzanan sezon, Mars yarışını merkeze alıyor. NASA ve Sovyetler yetmiyor artık. Özel sektör de oyuna dâhil oluyor. Dev Ayesa’nın Helios Aerospace‘i tam bir Elon Musk fantezisi. Dizinin ilk iki sezonunda gördüğümüz Soğuk Savaş gerginliğine bir de kapitalizm eklenince işler iyice karışıyor. Sezonun en büyük kırılma noktası …

Devamını gör »
For All Mankind ikinci sezon kapak

İkinci Sezonuyla For All Mankind

John Lennon suikast girişiminden sağ kurtulurken Papa II. John Paul hayatını kaybediyor. Ronald Reagan, 1980 yerine 1976’da başkan seçiliyor. Three Mile Island felaketi Jamestown’da geliştirilen teknoloji sayesinde önleniyor, Sovyetler Afganistan’ı istila etmek yerine uzay yarışına kaynak aktarıyor. Prens Charles, Diana yerine Camilla ile evleniyor ve 1980 Kış Olimpiyatları’ndaki “Buz Üzerinde Mucize” hiç gerçekleşmiyor. İşte, bir başka evrende, Ronald D. Moore …

Devamını gör »
For All Mankind

Birinci Sezonuyla For All Mankind

Düşünün, 1969 yılında tüm dünya televizyonlarının karşısında, Amerikalılar ekrana kilitlenmiş ama gözlerde bir kıskançlık var. Ay’a ilk ayak basan insan bir Amerikalı değil de bir Sovyet kozmonotu. “Bu adımı ülkem, halkım ve Marksist-Leninist yaşam biçimi için atıyorum,” diyor Aleksey Leonov ve tarihin akışı tamamen değişiyor. For All Mankind dizisi böyle başlıyor ve bizi bambaşka bir dünyaya götürüyor. For All Mankind, …

Devamını gör »
marksizm ve bilimkurgu

Marksizm, Bilimkurgu ve Alternatif Dünyalar

Bilimkurgu, yalnızca uzay gemileri, robotlar ve zaman yolculuğundan ibaret değildir. Derinlemesine bakıldığında, her zaman toplumsal hayal gücümüzün bir yansıması olmuş, içinde yaşadığımız sistemleri eleştiren ve geleceğe dair alternatifler sunan bir edebi tür olarak varlığını sürdürmüştür. Peki, bu noktada Marksizm nerede devreye giriyor? Istvan Csicsery-Ronay Jr.’ın Marksist Kuram ve Bilimkurgu başlıklı makalesi, tam da bu soruya yanıt arıyor. 20. yüzyılın sonlarından …

Devamını gör »

Uzayda Kaybolan Kozmonotlar Olduğu İddiası Ne Kadar Doğru?

“İvan İvanoviç var mıydı, yok muydu?” Nazım Hikmet’in 1954’te, Sovyetler henüz uzay macerasına başlamadan önce yazdığı ve Sovyet bürokrasisini eleştirdiği tiyatro oyununun adı herhâlde bu konu için uygun bir giriş olur. İvan İvanoviç, Rusya’da kimliği belirsiz kişiler için kullanılan bir takma addır (ABD’deki John Doe gibi). Bilindiği üzere Sovyetler, uzaya insanlı uçuştan önce hayvanlar ve cansız mankenlerle denemeler yapmıştı. İvan …

Devamını gör »

Epik Bir Sovyet Bilimkurgusu: Andromeda Nebulası

Andromeda Nebulası (Aynı zamanda Andromeda: Bir Uzay Çağı Masalı olarak da bilinir), Sovyet paleontolog ve bilimkurgu yazarı Ivan Yefremov tarafından yazılmış kapsamlı ve ütopik bir destan. İlk olarak 1955’te dergi formunda ve daha sonra 1957’de ciltli şekilde yayımlandı. Roman, Sovyet literatüründe ilk modern spekülatif kurgu eser olarak kabul edildi. Hikayenin merkez noktası olarak seçilen atomik buharlı trenler ve otomatik biçerdöverler …

Devamını gör »

Bilimkurguyu Değiştiren Bir Göçmen: Isaac Asimov

20. yüzyılın en büyük bilimkurgu yazarlarından Isaac Asimov, günümüzdeki adıyla “zincirleme göç” hareketinin bir parçası olarak ailesi ile birlikte Amerika’ya yerleşti. 1920’de Sovyetler Birliği’nde doğan yazar, Dolu Dolu Yaşadım (It’s Been A Good Life) adlı otobiyografisinde ailesinin nasıl Amerika’ya göç etmeye karar verdiğini şu sözlerle belirtmişti: “1922’de kız kardeşim Marcia doğduktan sonra babam Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmeye karar verdi. Annemin …

Devamını gör »

Kengir Ayaklanması ve Bir Gulag-Devlet

Gulag, tek bir kelime, büyük bir trajedi. Kulakta garip bir yankı bırakan bu kelime Çalışma Kampları Genel Müdürlüğü anlamına gelen Rusça bir cümlenin kısaltılmış halidir. Gulaglar Lenin zamanında kurulmaya başlamış, zirve noktasını Stalin döneminde bulmuştu. Şura topraklarının her yanından getirilen politik mahkumlar bu kamplarda çalıştırılırdı. Bu kamplara temel olarak iki çeşit insan getirilirdi. Ya politik mahkumlar ya da hakiki suçlular. …

Devamını gör »