Etiket Arşivleri: Keşif

yukselis kapak

Okyanusun Dibinden Uzayın Derinliklerine: Yükseliş

İskoç yazar Martin MacInnes’e 2024’te Arthur C. Clarke ödülü kazandıran Yükseliş, okyanuslar ve uzayın derinliklerinde girişilen keşif yolculuğunu geçmişin travmaları ve aile ilişkisiyle kesiştiren bir roman. Eser yaşadığımız çağa ait bilimsel gerçekleri olası senaryolarla ilginçleştiriyor. 2030’lu yıllara sarkan öykü, insanın keşif arzusunun iki önemli gerekçisi olan uzay-okyanus ikiliğiyle kurabileceğimiz ilişkiye alternatif boyutlar kazandırıyor. Bilimsel ve teknik altyapısı, karşıt tezlerle ilerlemesi, …

Devamını gör »
the dig

Döneminin Çok Ötesinde: The Dig

Özellikle 1970’lerden itibaren bilimkurgu sinemasına en büyük katkıları George Lucas ve Steven Spielberg yaptı desek abartmış olmayız. Indiana Jones serisinde de birlikte çalışan ikili, başta Star Wars ve E.T. gibi kendi özgün yapımlarıyla tür sinemasına sayısız katkıda bulundu. İkili, 90’larda bu kez de bir bilimkurgu oyunu için bir araya geldi. Yazımızın konusu olan The Dig, LucasArts tarafından 1995 yılında piyasaya …

Devamını gör »
korku bilimkurgu muzik

Derin Uzaydan Derin Korkulara Müzikal Yankılar

Sinema salonunda gerilimli bir sahne izlerken ansızın yükselen tiz keman sesleri sizi yerinizden sıçratıyorsa bunun tesadüf olmadığını bilmelisiniz. Korku ve bilimkurgu, sinema tarihinde sık sık yan yana gelmiş, hatta iç içe geçmiş türlerdir. Mary Shelley’nin Frankenstein’ı, ilk bilimkurgu eserlerinden biri olmasının yanı sıra, gotik korkunun da mihenk taşlarından kabul edilir. Ama Frankenstein yalnız değildir. İnsanlığın bilinmeyene duyduğu korku bilimle birleştiğinde, …

Devamını gör »
colde gecen bilimkurgu filmleri 3

Çölde Geçen Bilimkurgu Filmleri 3: Anlam ve Keşif Arayışları

Sinemada çöller hem Dünya’da hem uzak gezegenlerde hem de kahramanın iç dünyasında keşfedilmemiş sınırları temsil eder. Çölün alabildiğine genişliği ve ürkütücü boşluğu, kahramanda bir tür önemsizlik ve anlamsızlık hissi uyandırarak onu varoluşsal sorgulamalarla birlikte içsel çatışmalara ya da bir tür kefaret arayışına yöneltebilir. Kahraman çölde yalnız başınadır. Dikkatini dağıtabilecek tüm unsurlardan yoksundur. Düşünmek ve içe dönmek için bolca vakte ve …

Devamını gör »
Starfield kapak

Starfield: Nasıl Tak Diye Buradayım? Saniyede!

Uzay… Nihai hedef… Dev boyutlu, uzayda geçen rol yapma oyunu olan Starfield, Bethesda’nın 30 yıldır çıkardığı ilk yeni fikri mülk. Uzun yıllardır geliştirilen ve ister istemez beklenti oluşturan oyun, nihayet oyuncularla buluştu. Bethesda, bazı temalar ve fraksiyonlar konusunda başka oyunlarından biraz kopya çekmiş olsa da Starfield epik boyutlarda ve bazen şaşırtıcı derecede güzel görünen bir uzay macerası. Hatta, sonda söyleyeceğimizi …

Devamını gör »

Yelken Çağı: Deniz Kurgu ve Uzay Operasının Kökenleri

Erken dönem Amerikan bilimkurgu yazarları, öykülerinde kahramanlarının büyük maceralara atılabilecekleri mecralar ararken (ki günümüzde “Uzay Operası” olarak adlandırılan tür tam olarak budur), ilham almak için geçmişe baktıklarında coğrafi keşiflere çıkan kâşifleri, kıtalararası ticaret yapan tüccarları ve fetheden, sömürgeleştiren, kolonileştiren savaşçıları gördüler. Tüm bunların ortak noktası ise kendilerini Dünya’nın dört bir yanına taşıyan gemilerdi. Bu nedenle de yazarlar, gelecek kurgularında uzayın …

Devamını gör »
Gunes-Sistemi

Güneş Sistemi’mizin Gezegenleri Nasıl Keşfedildi?

Antik çağlarda gök bilimciler, birbirlerine göre sabit bir konumda duruyor gibi görünen yıldızlarla diğer gezgin yıldızlar arasında ayrım yapabiliyordu. Ayrıca bu sabit gibi duran yıldızların, yani gezegenlerin diğer yıldızlar gibi yanıp sönmediği, parlaklığının yıl boyunca değiştiği ve ekliptik denilen Güneş ve Ay’ın izlediği aynı yolda ilerledikleri de tespit edilmişti. Böylelikle söz konusu gezegenlere özel bir statü atfedildi ve eski uygarlıklar, …

Devamını gör »

Uzay Keşfinin Geleceğini Değiştirebilecek Bilimkurgu Fikirleri

Geçen yıl küçük bir helikopter Mars’ın üzerinde uçtu, NASA uzay aracı bir asteroide çarptırıldı ve James Webb Uzay Teleskobu evren hakkında büyüleyici yeni bilgiler ortaya çıkardı… Uzun yıllar önce bilimkurgu fikirleri gibi görünen bu görevlerin hayata geçirilmesi yıllarca araştırma ve test gerektirdi. Teknolojik ilerlemeler ve bilimsel buluşlar, kozmosu gözlemlememizin ve araştırmamızın şeklini değiştirdi. Uzay keşfi gelecek on yıllarda nasıl değişecek …

Devamını gör »
TOI-561b

Samanyolu’nun En Yaşlı Kayalık Gezegenlerinden Biri Keşfedildi

Samanyolu Galaksisi’ndeki en eski yıldızlardan biri, alışılmadık derecede sıcak, kayalık bir “Süper Dünya“ya ev sahipliği yapıyor. Araştırmacılar, TOI-561b olarak bilinen bu dış gezegenin Dünya’dan yaklaşık %50 daha büyük ve kütlesinin de üç kat daha ağır olduğunu açıkladı. Kendi yıldızına çok yakın bir yörüngede döndüğünden bir turu da 12 saatten az sürede tamamlıyor. Bu yakınlık göz önüne alındığında, TOI-561b’nin ortalama yüzey …

Devamını gör »
bilimkurgu

Gerçeğin Eşiğinde Bilimkurgu

Bu yazının ilginç bir hikâyesi var; en azından benim için. Şiir, tiyatro oyunu, öykü, roman; ne türde yazarsanız yazın şunu iyi bilirsiniz: Edebi türler, size dilin olağan sınırları dışında sözler etmenizi sağlar. Nazım Hikmet’in[1] lügatinden kelimelerle ifade edersem, “maveradan ses duyar” ve “satırların nescine koyarsınız, o anlaşılmayan şeyi.” Benim de aklımda, ancak bir roman genişliğinde ve derinliğinde ifade edebileceğimi düşündüğüm …

Devamını gör »