Ayşegül Yalvaç

Çevre mühendisi, yazar. Bir İstanbul Efsanesi (2022) ekokurgu romanının yazarı. 2016-2020 yıllarında Yeşilist'te popüler bilim yazarlığı yaptı. Yazıları çeşitli internet sitelerinde ve basılı medyada yer aldı. Öyküleri Gelişim Hedefleri, Roket Bilimkurgu Öykü Dergisi ve Yörüngede Dans kadınların kaleminden bilimkurgu öykü antolojisinde yayımlandı. Bunları yaparken mesleğini asla bırakmadı.

Gerçek | Ayşegül Yalvaç (Kısa Öykü)

Sarı bir sonbahar sabahı gencecik, gizemli bakışlı, alımlı genç Manolya’nın cenaze töreni için büyük bir avluda toplandık. Bu dönemde törenler dünyaya veda edenin dilediği şekilde yapılır. Manolya bu konudaki taleplerini hiç kimseye söylememiş. Ben onun en yakınıydım, 6 senelik sevgilisi, kız arkadaşı Özge. Bu nedenle bana sordular. ‘’Sevdiği bir şarkıyı dinleyelim, güzel anılarını konuşalım,’’ dedim. Fakat sarı yaprakların esintiyle savrulduğu …

Devamını gör »

Japon İş Adamlarından Muhittin Köksal | Ayşegül Yalvaç (Kısa Öykü)

İstasyonda kıvrılıp üzerinde yattığı metal banklar soğuktu. Hafifçe titremeye başlayınca kendi bedenine sarılırmış gibi, kollarını göğsüne bastırıp, elleriyle omuzlarına dokundu. Hâlâ biraz hissediyordu. Hiç kimse kalmamıştı. Tanıdık, bildik hiç kimse… Gözleri bir çift gri gözle buluşana dek böyle yanıldı Muhittin. Onu en son gördüğünde bambaşka biriydi. Çocuksu bir yüzü vardı. Gülüyor, kahkahalar atıyor, şakalar yapıyor, neşe saçıyor ve hatta mutluluk …

Devamını gör »

2001: Bir Uzay Destanı ile Bilim Öğrenmek

Bilim ile ilk karşılaşma genellikle bilimkurgu filmleri ya da romanları aracılığı ile oluyor. Bugünlerde Yıldız Savaşları gibi yapımlar artık tartışmalar çıkaran, kafa karıştıran, çelişkilerin izleyiciler, hayran kitlesi ve eleştirmenler tarafından tespit edildiği senaryolarla gündeme geliyor olsa bile eskiden bilimsel açıdan bireylere bilgi ve katkı sağlayan, izledikçe ufku kat kat genişleten yapımlar vardı. Herkes  iyi tanır. Bu dünyadan Kubrick diye bir …

Devamını gör »

İnsan Beyni ile Evren Arasındaki ‘Benzerlik’ Üzerine

Bilinen evrenin ve insan beyninin haritası yan yana koyulduğu zaman kayda değer bir benzerliğin söz konusu olduğu görülüyor. Haliyle bu görüntüye bakıp da ‘’acaba evren devasa bir bedenin beyni olabilir mi?’’ diyenler oluyor. Ancak bu biraz düşünmekte tembellik etme sonucunda ilk akla gelen fikir. Zira bu benzerliğin sebebi açıklanabiliyor; bu sebep fizik kurallarının evrenin her yerinde aynı olmasından başka bir …

Devamını gör »

Yıllar Geçti… Wall-E’den Bugüne Ne Değişti?

Tatlı bir şarkı, fakat iç burkan bir manzara ile başlıyor Wall-E. Bizi hazin bakışlı, çipil gözlü, sevimli bir robot karşılıyor. Robotun ismi Wall-E, zaman ise gelecek. Peki, mekân neresi? Bunu anlamak çok uzun sürmüyor. Bir ses şöyle söylüyor: ‘’Aşırı çöp, dünya kaplandı, dünya çapında acil durum ilan edildi…’’  Girişte izleyici tamamen filmin atmosferi içinde olmayabilir. Böyle bir cümle, izleyici filmin …

Devamını gör »

Yeni Nesil Darth Vader: Kylo Ren

Bir filmde yönetmenin karakteri nasıl tanıttığından yola çıkarak o karakter hakkında kısmen bilgi sahibi olmak mümkündür. Örneğin Güç Uyanıyor’da Rey karakterinin özgür, cesur ve merhametli olduğunu görmüştük. Aynı filmde karşılaştığımız Kylo Ren ise yalnızca acımasız ve vahşi görünüyordu. Filmin yapımcıları Kylo Ren karakterinin kendileri için en zorlayıcısı olduğunu söylemişti. Zira izleyicinin Kylo Ren ve Darth Vader’i kıyaslamasını engellemek mümkün değildi. …

Devamını gör »

Elektrik Savaşları: The Current War

Defalarca dillendirildi bu hikaye: Elektrik savaşlarının ortasında kalan Nikola Tesla‘nın yürek dağlayan hikayesi. Ve şimdi, Eylül ayında Hollywood, tarihin Tesla’ya yaptığı haksızlığı tüm çıplaklığı ile gözler önüne sererken, adaletsiz, zalim dünyada insanın maddeden ötesine değer vermeme karanlığına kapılması neticesinde zulmetmeye meylinin kontrolsüz arttığını anlatmaya çalıştı. Alfanso Gomez Rejon‘un yönettiği, senaryosunu Michael Mitnick‘in yazdığı Elektrik Savaşları’nın son sahnesi çarpıcı. Mümkün mertebe …

Devamını gör »
bilimkurgu edebiyat

Kara Bahtlı Kem Talihli Bilimkurgu Yazarları

Yıllardan beri “Türkiye’de bilimkurgu sineması neden gelişmiyor?” sorusu üzerine tartışmalar dönüyor. Konu sinema değil ama tartışmaların ucu bir şekilde bilimkurgu edebiyatına dokunuyor. Şahsen Türk sinemasının bir bilimkurgu yapımını finanse edebilecek kapasiteye sahip olduğunu düşünüyorum. Hatta şunu da ekleyeyim: Şayet kapasite konusunda yanılıyorsam, Türk sineması bu kapasiteyi tedarik edebilecek bütçeye sahip. Genellikle bu sorunun yanıtı, ”bu türden bir yapımı hayata geçirecek …

Devamını gör »