bilimkurgu kulubu

Sinema Üzerine

Tarih: 7 Kasım 2019 | Yazar: Ayşegül Yalvaç

0

2001: Bir Uzay Destanı ile Bilim Öğrenmek

Bilim ile ilk karşılaşma genellikle bilimkurgu filmleri ya da romanları aracılığı ile oluyor. Bugünlerde Yıldız Savaşları gibi yapımlar artık tartışmalar çıkaran, kafa karıştıran, çelişkilerin izleyiciler, hayran kitlesi ve eleştirmenler tarafından tespit edildiği senaryolarla gündeme geliyor olsa bile eskiden bilimsel açıdan bireylere bilgi ve katkı sağlayan, izledikçe ufku kat kat genişleten yapımlar vardı. Herkes  iyi tanır. Bu dünyadan Kubrick diye bir adam geçti. Ve bu dünyaya çok değerli şeyler bıraktı… Sinema dünyasına bıraktığı miraslarından bir tanesi de yukarıda bahsettiğimiz ufku açan, bilgi sağlayan, eğiten bir bilimkurgu klasiğiydi.

2001: Bir Uzay Destanı filmi piyasaya çıktığı zamandan beri halkın bilim konusunda eğitimi üzerinde önemli bir etkiye sahip olmuştur. Eğitimciler bile bu filmin öğretisini ve etkisini görmüş ve öğrencilerini bu ve benzeri filmleri izlemeye teşvik etmiştir. 2001 Bir Uzay Destanı filminin gösterime giriş tarihi insanlığın Ay’a ayak basmasından daha öncesi bir zamana denk gelir. Ardından geçen yıllarda gelişen bilimsel keşiflere, ilerleyen teknolojiye, kaliteli yapımlara imkan veren gelişmelere rağmen, 2001: Bir Uzay Destanı geleceği öngören, bilimsel açıdan gerçekçi ve tutarlı olarak bugün bile türünün en iyisi olma konusunda sinema dünyasındaki yerini korur.

İyi bir film gerçeği eğlence amacıyla fantazyaya çekerken bile, seyirciyi ”saçmalık” yargısına kapılmaktan uzak tutar. Ancak harika bir film, izleyicinin inanamayacağını düşünse ve hatta tamamen fantazya olarak algılayabilecek olmasına ihtimal verse dahi, gelecekteki gerçeği gözler önüne sermekten çekinmez. Aslında bilimkurgu filmlerinin bilim insanları tarafından da izleneceği bilinir ve bu nedenle bilimsel açıdan öğretici, gerçekçi ve tutarlı olması için özen gösterilir. Kubrick bunu fazlasıyla dikkate aldı. Bu nedenle bu yapımda Arthur C. Clarke ile çalıştı, ondan bu konuda yazmasını Kubrick’in istediği söylenir.

Kubrick’in Uzay Destanı filmi ilk önce Einstein’in Görelilik Kuramı’na dikkat çekti. Bu yol ile uzay araştırmalarına yapılan yatırımları ateşledi. Kubrick’in amacı, Homo sapiens’in evrendeki yerini gösterecek bir film yapmaktı. Bu yüzden filmin açılışında insanın Dünya üzerindeki ilk haline dikkat çekti. Öte yandan oldukça gelişmiş ve gerçekçi uzay araçları ile izleyici bu filmde tanıştı. Uzay yolculuğunun her bir ayağı, spesifik işlevi göz önünde bulundurularak üretilen araçlar ile gerçekleştirildi. 2001’in odağı, mevcut ve gelecekteki teknoloji açısından mümkün olan ve  kendi güneş sistemimiz dahilindeki gezegenler arası seyahati mümkün kılan araçlarla yaşanabilecek maceralardan bir hikaye anlatmaktı.

Astronatların egzersiz yapmaları gerektiğini bu film ile gördük ve öğrendik. Uzaydaki egzersizlerin bir zorunluluk olduğu anlaşıldı. NASA çalışmaları, yerçekimi eksikliğinin kas sorunlarına ve güç kaybına neden olduğunu ve bu nedenle, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda günlük egzersizin zorunlu kılındığını zaman içerisinde gösterdi. Kubrick bu filmde, uzay yolculuğunun kısıtlamalarını ve tehlikelerini de ele aldı. Einstein’ın Görelilik Teorisi, teknolojiye bakılmaksızın (o zamanki, şimdiki veya gelecekteki) ışık hızına yaklaşan hızlarda seyahat etsek bile (bu durum inanılmaz miktarda enerji  gerektireceğinden) kendi galaksimizi keşfetmenin çok uzun zaman alacağını vurguluyor. Bu nedenle Kubrick filmde, diğer birçok bilimkurgu yapımlarında olduğu gibi ışık hızına ulaşmayı kolay bir iş olarak göstermemiştir.

Filmde uzayda ses olmadığı da ele alındı.  Çünkü ses dalgaları yayılmak için havaya ihtiyaç duyar. Kubrick bunu da gösterdi. Aslında Kubrick, Bir Uzay Destanı başlangıcında Evrim Teorisi’ne de atıfta bulundu. Filmin başlangıç sahnesinde olanlar ile uzay sahnesi arasındaki hızlı geçiş özellikle anlamlıdır. Tüm bu açılardan ele alındığında, Star Trek ya da Yıldız Savaşları gibi diğer büyük bilimkurgu yapımları ile kıyaslandığı zaman, Kubrick’in 2001: Bir Uzay Destanı filmi oldukça gerçekçi, bir o kadar da öğreticidir. O nedenle salt bilimkurgu yapımı olarak anılan ve hala izlenen bir sinema klasiği olarak kalmıştır.

Etiketler: , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Çevre mühendisliği eğitimi aldı. Şu anda özel sektörde mesleğini kıyısından köşesinden icra ediyor, artan zamanında da suyun yeniden kullanımı üzerine ABD’de bir laboratuvara danışmanlık yapıyor. Bunlara ve berbat bir zaman yönetimi olmasına rağmen okumaya, gezmeye, yazmaya, izlemeye çalışıyor. Yazarın hayal gücüne hayran bırakan her hikâyeyi okumaktan, dinlemekten ve/veya izlemekten hoşlanıyor. Paylaşmayı seviyor. En çok da düşünceleri paylaşmayı…