bilimkurgu kulubu

Sinema Üzerine

Tarih: 24 Eylül 2019 | Yazar: Ayşegül Yalvaç

0

Yeni Nesil Darth Vader: Kylo Ren

Bir filmde yönetmenin karakteri nasıl tanıttığından yola çıkarak o karakter hakkında kısmen bilgi sahibi olmak mümkündür. Örneğin Güç Uyanıyor’da Rey karakterinin özgür, cesur ve merhametli olduğunu görmüştük. Aynı filmde karşılaştığımız Kylo Ren ise yalnızca acımasız ve vahşi görünüyordu. Filmin yapımcıları Kylo Ren karakterinin kendileri için en zorlayıcısı olduğunu söylemişti. Zira izleyicinin Kylo Ren ve Darth Vader’i kıyaslamasını engellemek mümkün değildi.

Darth Vader yalnızca Yıldız Savaşları serisi içinde değil, aynı zamanda sinema tarihinde de en akılda kalıcı ve en başarılı şekilde yazılmış bir kötü adam örneği. Bu nedenle Kylo Ren, ‘’Güç Uyanıyor’’ filmi ile izleyicinin karşısına kıyaslamalara ve eleştiriye açık bir şekilde çıkıyor. Haliyle bu durum yapımcılar için işleri de zorlaştırıyor. Ancak bunu engellemek mümkün değil. Biz de karakteri incelerken Darth Vader üzerinden gideceğiz. Neticede bu kıyaslamaların yapılmasına neden olan çağırışımlar var.

Film başlarken Lor San Tekka, Direnişçi pilotu Poe Dameron’a Jakku kasabasında gizli bir bilgi verir. Poe kaçmadan önce İlk Düzen trooperları gelir ve sağa sola dalaşmaya başlarlar. Poe ise gökyüzüne baktığında Kylo Ren’in uzay mekiğinin alçaldığını görür. Zaten her şey yeterince kötü durumdayken işlerin kasabalılar ve Poe için daha da kötüye gideceği bu sahnede belli olur. Bir süre sonra da Kylo ile karşılaşırız. Yıldız Savaşları serisinde daha önce kötü adamların gemi kapılarından yürüyerek sahneye girdiklerini görmüştük . Kylo Ren ile de ilk kez böyle karşılaştık.  Kylo Ren için de bir tema düşünmüşler, bu temanın (Kylo sahnelerinde duyduğumuz müzik) izleyicinin psikolojisini nasıl etkileyeceği de ele alınmıştır elbet. Ancak Darth Vader sahnelerinde duyulan tema ”Imperial March” gerçekten bir tehdit olduğu çağrışımını yaparken, Kylo Ren ile ilgili bu hisler hemen uyanmadı.

Kylo Ren’in gözü pek olduğu hissettirilse de gerilim yok.  Her ikisinin de maske kullanması ve bu maske nedeniyle ses tonlarını farklı duymamız diğer bir benzer nokta.  Bu noktada iki karakter için bir kıyaslama kapısı açılmış gibi görünse de, aslında bu giriş sahnesinde Kylo Ren’in izleyici tarafından hiç tanınmadığını düşünürsek yazar burada ‘’evet bu adamın Darth Vader’la bir alakası var’’ demek istemiş şeklinde düşünmek mümkün. Çünkü biz kendisinin Darth Vader’in torunu olduğunu daha sonra öğreniyoruz. Dolayısıyla bu benzerlikler aslında rahmetli Sith Lord’unu onurlandırmak için de yapılmış olabilir. Ayrıca Kylo Ren’in maske kullanması, ilk başlarda izleyiciyi karakterin kimliğini sorgulatmaya, heyecanlandırmaya ve meraklandırmaya yönelik de olabilir.

Bu sahnede hemen Kylo Ren’in kalpsizce Lor San Tekka’yı öldürdüğünü, peşine kasaba halkının katlini emrettiğini görüyor ve obsesif bir biçimde bir şey aradığını öğreniyoruz ki, bu şey Luke Skywalker’ın yerini gösteren harita. Maske nedeniyle Kylo Ren’in bu emirleri verirken kullandığı mimik ve yüz ifadelerini göremesek bile tam Lor San Tekka’yı öldürdüğü sahnede kullandığı ışın kılıcı ile Kylo Ren’in bir Güç kullanıcısı olduğunu anlıyoruz. Mesaj gayet açık: Darth Vader İsyacılar’a nasıl bir tehdit olduysa, Kylo Ren’de Direnişçiler için aynı tehdit olacaktır’’. Bundan sonra Poe’nun gemiye alınmasını emrediyor ve tüm bu sahnelerde Kylo Ren hakkında öğrendiğimiz tek şey gerçekten güçlü bir tehdit olduğu. En azından yapımcılar bunu anlamamızı istiyor gibi.

Buraya kadar her şey iyi de, filmin devamında kafalarda hep Kylo Ren’in neden karanlık tarafa yöneldiği sorusu dolanıyor. Güç Uyanıyor boyunca sürekli “güçlü Kylo” ,”acımasız Kylo“, “güç kullanıcısı Kylo” ve “ölümcül Kylo” şeklinde karakter anlatımı devam ediyor ve bu konuya hiç değinilmiyor. Bu konu Son Jedi filminde açıklandı, ancak bu apayrı bir tartışma konusu. Zira bu yazım biçimi Luke Skywalker’ı biraz hırpaladı gibi. Konuya hemen dönelim, Güç Uyanıyor’u izlerken çok önemli bir husus daha görüyoruz: Kylo karanlık tarafa olan yolculuğunu tamamlamamış ve hâlâ kendini birilerine kanıtlamaya çalışıyor..

Film boyunca Kylo Ren karakterinin kontrollü bir şekilde kötü olma çabaları ve kontrolünde olmadan duygusal olma eğilimleri arasında gidip geldiğine şahit oluyoruz. Zaman zaman işler istediği gibi gitmediğinde öfke kontrol sorunları olduğunu da fark ediyoruz  İşte bu noktada, Kylo Ren’de orijinal üç filmde izlediğimiz ve Darth Vader’da pek görmediğimiz bir şey yakalıyoruz: Kylo Ren’in insani yönlerini…

Bazı sahnelerde Kylo’nun maskesini çıkardığını görüyoruz ve bu sahneler yaşadığı kimlik krizlerini temsil ediyor. Burada Darth Vader’dan farklı olarak, Kylo maskesini giymeye mecbur değil. Yüzündeki maske, onu Ben Solo kimliğinden ayıran ve etrafa tehdit izlenimi yaratan bir nesneden ibaret. Anakin’in Darth Vader’a dönüşümü fiziksel olarak da kalıcıydı, biliyorsunuz. Obi-Wan’ın dediği gibi Anakin ‘’Bir insandan çok bir makine’’ olmuştu. Ancak Kylo Ren’in maske kullanımı tamamen sembolik. Karakteri canlandıran Adam Driver da bir röportajında, Kylo’nun maske giydiği zamanlarda olduğu kişiden farklı bir role büründüğünü söylemişti.

Bir sahnede Rey, Kylo Ren’e  ‘’maskeli yaratık’’ diye hitap ettiğinde, Kylo Ren hemen maskeyi çıkarıp Rey’in kendisi ile göz teması kurmasına izin vermişti. Bu sahne Kylo Ren’in bir makine ya da bir yaratıktan ziyade insan olduğunu gösterme isteğinin sonucu şeklinde de yorumlanabilir. En son filmde bununla ilgili daha fazla sahne gördük ve Kylo Ren’in giydiği maske ile rol yaptığını ima eden başka karakterler de oldu ki, bunlardan biri Yüce Lider Snoke idi.

Kısacası bir noktada karakter bir kimlik seçimi yapacak gibi görünüyor, ancak bu seçim Ben Solo olmak ile sonuçlanır mı? Bu hep birlikte bekleyip göreceğiz…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Çevre mühendisliği eğitimi aldı. Şu anda özel sektörde mesleğini kıyısından köşesinden icra ediyor, artan zamanında da suyun yeniden kullanımı üzerine ABD’de bir laboratuvara danışmanlık yapıyor. Bunlara ve berbat bir zaman yönetimi olmasına rağmen okumaya, gezmeye, yazmaya, izlemeye çalışıyor. Yazarın hayal gücüne hayran bırakan her hikâyeyi okumaktan, dinlemekten ve/veya izlemekten hoşlanıyor. Paylaşmayı seviyor. En çok da düşünceleri paylaşmayı…