Etiket Arşivleri: Tamer Ertangil

The Matrix

Sömürü Düzenine Bir İsyan: The Matrix

“Şu ana dek izlediğin en iyi film hangisi?” diye sorsalar, tereddütsüz “The Matrix” diye yanıtlardım. Bu filmi hayatımın filmi olarak nitelememin temelinde zamansal koşulların etkisi olduğunu düşündüğüm olmuştur. On yedi yaşında, yazılım geliştirmeye meraklı bir gencin bu filmden etkilenmemesi imkansızdı. Yıllar sonra yeniden izlediğimde gördüm ki filmin bilimsel, felsefi ve dini göndermeleri ve özgürlüğü yüceltmesinin yanı sıra dozunda kullanılmış aksiyon, …

Devamını gör »

Pi Filmi Üzerine Bütünsel Bir Bakış

Pi (1998), dünyayı anlamak için biçim kadar içeriğin, matematik kadar şiirin ne denli gerekli olduğunu oldukça gerilimli bir tarzda göstermiş, enteresan bir film. Evrendeki biçimsel örüntüleri idrak edebilmek için, zihnimizde hali hazırda var olan uzay/zaman formunun bilimi olan geometri ve matematiğe başvurmak gerekir. Bu sayede Einstein, deney ve gözlem yapmaksızın genel görelilik kuramını geliştirmiş ve 1919’da bu kuram başkaları tarafından …

Devamını gör »
The Man From Earth

İnsana ve Tarihe Dair: The Man From Earth

İnsanlığın öyküsünü on dört bin yaşında birinden dinlemek… İşte The Man From Earth (2007) filminde tanık olduğumuz şey tam da bu. Binlerce yıldır ölmediğini iddia eden, otuz beş yaşında hayat kaydını dondurmuş tek bir adamın temsil ettiği tümellik, esasen tüm insanlık tarihi, yani geçmişimiz ve biz. Türümüzün tek bir bedende somutlaştığı, hepimizi temsil eden bu tekillik, evrenselin ve tarihin izlerini …

Devamını gör »

Dünyada Kalan Son İnsan Olmak: Sessiz Dünya

İnsan elinden çıkma bir felaketin ardından yeryüzünde insan ırkından geriye kalan tek kişi olsaydınız ne yapardınız? Düşünsenize, var olan her şey sizin! İlk anda kulağa hoş gelse de, başkalarının olmadığı bir dünya, gerçekten yaşamaya değer miydi? Başkalarının olmadığı bir dünyada her şey sizin olsaydı dahi, bunun bir değeri olur muydu? Kimse yok. Hiç kimse. Tek başınasınız. İstediğiniz villaya ve hatta …

Devamını gör »
Ölümsüz Olmak Mümkün

Ölümsüz Olmak Mümkün

Ölümsüz olmak mümkün. İnsanoğlunun en büyük ikinci arzusu hayvanların konuşmasıysa (masallarda bunun yansımalarını görürüz), birinci arzusu ölümsüzlük olmuştur hep. The Matrix‘i esinlemiş olan Ghost in The Shell (1995) adlı yapım bana bu konuları hatırlattı yine. Tüm ontolojik ve metafizik sorular bir kenara bırakıldığında, varoluş gizemli bir olgu olarak ortada duruyor. Gerçekliğin ne olduğu, derinlemesine irdelendiğinde, kesin yanıtı olmayan bir konu. …

Devamını gör »
interstellar

Interstellar: İnsanlığı İnsanlık Kurtarabilir

Interstellar‘ı izlemek, insanı fizik kuramlarına tekrar göz atmak için heveslendiriyor. Heisenberg’in belirsizlik ilkesinden solucan deliklerine, Schrödinger’in düşünsel kedi deneyinden genel görelilik kuramına savrulurken, hafızamızı da tazelemiş oluyoruz. Eğer izlemediyseniz ve henüz filme dair bir şey duymak istemiyorsanız, aşağıda yazılanları okumayın. Filmin en dikkat çekici yanı, bilimsel kuramlarla olan tutarlılığı. Aslında, filmi her bakımdan sevmek mümkün. Belki son yarım saatlik kısmı …

Devamını gör »

William Gibson’ın Neuromancer’ı ve Siberuzay

Neuromancer, William Gibson tarafından 1983 yılında yazılmış bir bilimkurgu klasiği. Bu kitabın Dark City ve The Matrix gibi siberuzay kavramını irdeleyen filmleri esinlediği biliniyor. Hatta esinlemekten öte bir durum olduğu bile söylenebilir. Kitaptaki yapay zeka Wintermute, tıpkı The Matrix’te olduğu gibi Case’e telefon ile ulaşıyor. Eski bir hacker ve tam anlamıyla bir kaybeden olan Case sokakta yürürken, yanından geçtiği her …

Devamını gör »

İlk Bilimkurgu Filmi: Le Voyage Dans La Luna

Le Voyage Dans La Luna, Georges Méliès tarafından 1902 yılında çekilmiş bir film. Günümüzün ölçüleriyle bakıldığında bir kısa film olarak da değerlendirilebilir. Eserin tarihteki ilk bilimkurgu filmi olduğunu belirtmekte yarar var. Jules Verne’nin Ay’a Yolculuk adlı kitabından esinlendiği biliniyor. Koca bir asrı devirmiş olan bu harika filmi izlerken büyülendiğimi söylersem abartmış sayılmam. Filmin güzelliği bir yana, 1969 yılında Apollo 11’in Ay’a …

Devamını gör »

Bir Roman, Bir Uyarlama: Soylent Green

Soylent Green adlı 1973 yapımı filmimiz, Harry Harrison tarafından kaleme alınmış Make Room! Make Room! (Yer Açın! Yer Açın!, Metis Yayınları) adlı Nebula ödüllü bilimkurgu romanından uyarlanmış. Film 2022 yılında geçiyor. Nüfus aşırı derece artmış. Kaynaklar kısıtlıdan da kısıtlı. İnsanlar aç, şebekelerde su yok. Duş almak nedir bilmiyorlar. Buna rağmen tel örgüler ve güvenlik görevlileri ile korunan son derece lüks …

Devamını gör »

Tommaso Campanella’nın Güneş Ülkesi

Güneş Ülkesi, yıllarını hapishanede geçirmiş ve defalarca işkenceye maruz kalmış İtalyan filozof Tommaso Campanella’nın, yaşadığı dönemin devlet yapısı ve toplum düzeninden memnuniyetsizliği üzerine kaleme aldığı bir ütopya. Kitapta, her ütopyada olduğu gibi, kendi dönemine yöneltilmiş eleştirilerin yanı sıra yeni bir devlet sistemi ve toplum düzeni için öneriler de yer alıyor. Güneş ülkesi, son derece katı bir şekilde belirlenmiş geometrik bir …

Devamını gör »