dune cizgi roman

Dune Filminin Resmi Çizgi Roman Uyarlaması

Frank Herbert’ın 1965’te yayımlanan ölümsüz eseri Dune, bilimkurgu edebiyatının en önemli klasiklerinden biri. Yarım yüzyıldan uzun süredir sinemacılar bu devasa eseri beyaz perdeye uyarlamanın yollarını arayıp durdu. Alejandro Jodorowsky’nin 70’lerdeki dev projesi hayata geçemedi, David Lynch’in 1984 tarihli versiyonu ise başarısız bulundu. Neyse ki sinemanın yükselen yıldızlarından Denis Villeneuve, 2021’de nihayet hakkını vererek beyaz perdeye taşımayı başardı ve görsel ihtişamı, Hans Zimmer imzalı müzikleri ve kazandığı Akademi Ödülleri ile modern bir bilimkurgu klasiği ortaya koymasını bildi. Üstelik film, sinema salonlarından taşarak farklı mecralara sıçramakta da gecikmedi.

Bir sinema filminden çizgi romana geçiş, ilk bakışta kolay bir uyarlama gibi görünebilir. Oysa üç saate sığdırılmış dev bir hikâyeyi belli sayıda panele indirgemek büyük bir meydan okuma. Elbette çizgi roman, kısıtlı alanına rağmen görsel yoğunluğu ve panel düzeni sayesinde anlatıya bambaşka bir derinlik katabiliyor. Bir bakıma filmdeki sahneler yeniden doğuyor; kareler, diyaloglar ve yüz ifadeleri aracılığıyla farklı bir yorum kazanıyor.

Legendary Comics’in hazırladığı resmi çizgi roman uyarlamasının yazar koltuğunda Lilah Sturges oturuyor. Daha önce DC Comics için yaptığı çalışmalarıyla tanıdığımız Sturges, anlatıyı sıkıştırırken hikâyenin özünü kaybetmemek için elinden geleni yapıyor. Çizer Drew Johnson ise özellikle Godzilla ve Kong projelerinden bilinen bir isim. Johnson’ın çizimleri, kasvetli ve ağırbaşlı sahneleri sakin bir atmosferle sunuyor, karakterlerin yüz ifadelerine yüklediği duygu katmanlarıyla da filmi izleyenlerin hafızasındaki dramatik anları yeniden canlandırmayı hedefliyor. Çizgilerdeki yoğunluk, âdeta Arrakis’in çöl manzaralarına ve dev kum solucanlarının ihtişamına hayat veriyor.

Uyarlamanın en önemli artılarından biri, filmin epik atmosferini kaybetmeden sayfalara taşıması. Panel tasarımlarında geniş çerçevelerle epik sahneler vurgulanırken, dar ve hızlı geçişli karelerle de aksiyonun temposu korunuyor. Renklendirmeler ise özellikle çöl tonlarını öne çıkararak okuru Arrakis’in o boğucu atmosferine çekmeyi başarıyor. Yine de çizgi roman, Herbert’ın romanındaki o felsefi derinliği tam anlamıyla yansıtamıyor. Dolayısıyla, romanı okumayan ama filmi izlemiş olan okurların daha fazla keyif alacağı söylenebilir.

Çizgi romanın en dikkat çekici yönlerinden bir diğeri ise Herbert temalarının görsel dile uyarlanma biçimi. Romanın merkezindeki güç, inanç, ekoloji ve sömürgecilik meseleleri, filmde olduğu gibi çizgi romanda da hissediliyor. Ancak panelin görsel yoğunluğu, bu temaları sözcüklerden çok görüntüler aracılığıyla ifade ediyor. Paul’ün çölle kurduğu bağ, Jessica’nın Bene Gesserit disipliniyle yüzleşmesi ya da Fremenlerin özgürlük için verdiği mücadele, görselliğin gücüyle daha simgesel bir hâle bürünüyor.

Karakterlerin görsel temsilleri de ayrı bir paragrafı hak ediyor. Filmde Timothée Chalamet’nin canlandırdığı Paul Atreides, çizgi romanda daha klasik bir kahraman formunda karşımıza çıkıyor. Johnson, karakteri gençliğini yitirmemiş ama yükümlülüklerin ağırlığı altında da ezilmeye başlamış bir lider adayı olarak resmediyor. Lady Jessica’nın yüzündeki kararlılık ve korku ya da Baron Harkonnen’in grotesk tasviri, filmi izlemiş olanların belleğinde yer eden imgeleri tamamlar nitelikte. Özellikle Baron’un çizgi roman sayfalarında aldığı form, kötücül doğasını abartılı ama etkili bir şekilde yansıtıyor.

Çizgi romanda aksiyon sahnelerinin yeniden yorumlandığı da gözlerden kaçmıyor. Filmde görsel efektlerle yaratılan dev kum solucanlarının saldırısı, burada çizimle hayat buluyor ve sayfanın tümünü kaplayan panellerle epik bir şekilde resmediliyor. Yine Paul ve Duncan Idaho’nun dövüş sahneleri ya da Sardaukar birliklerinin saldırısı, kare kare bölünerek farklı bir tempoda aktarılıyor. Sinemanın hareketli kamerası, yerini çizgi romanın donuk ama yoğun karelerine bırakıyor ve bu da sahneleri yeni bir bakışla izleme fırsatı sunuyor. Eksik Parça Yayınları etiketiyle basılan uyarlamanın çevirisi, bir dönem İthaki’nin genel yayın yönetmenliğini de yürütmüş olan Alican Saygı Ortanca‘ya ait.

Kısacası, elimizdeki çizgi roman bir uyarlamadan fazlası. Villeneuve’ün filmini sevenler için alternatif bir deneyim, Herbert’ın evrenine hayran olanlar içinse yeni bir bakış açısı…

Hamdi Güzeliş

Dağların, newage müziğin ve bilimkurgunun uzun yıllardır tutkunu. Dünya dışı sinyallerin araştırılması projelerinden eski "Türk SETI Team" üyesi. Diller konusunda meraklı. Eski otomotiv, yeni enerji ve havacılık mühendisi. Proje yönetimi, koordinasyonu uzmanı.

İlginizi Çekebilir

stranger-things

Beşinci Sezonuyla Stranger Things

2016 yılı. Aziz Yıldırım hâlâ Fenerbahçe başkanıydı. Donald Trump henüz ABD Başkanı seçilmemişti. 2016, özellikle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir