Project Hail Mary, insanlığı kurtarmak için umutsuz bir göreve atılan umulmadık bir kahramanı konu alıyor. Andy Weir‘in aynı isimli kitabından uyarlanan filmde, son yıllarda benzerlerini görmeye alışmaya başladığımız bir formül olan, gerçek bilimsel konseptlerin yıldızlararası macerada kullanımını görüyoruz. Filmde, başrol Ryan Gosling‘in canlandırdığı, geçmişte hayatın su olmadan da ortaya çıkmış olabileceği yönündeki çalışmaları nedeniyle kötü bir şöhret edinen, bilim çevrelerinden dışlanmasıyla içine kapanıp bir ortaokulda fen bilgisi öğretmenliği yapmaya başlayan Ryland Grace’i izliyoruz.
Konu biraz abartı gelse de, film anlattığı hikâyeyi astrofizikten mikrobiyolojiye uzanan geniş bir aralıktaki disiplinlere ve bu disiplinlerde kullanılan bilimsel kavramlara dayandırıyor. Yine de, şu soruyu sormak kaçınılmaz: Tamam da bunların ne kadarı gerçek, ne kadarı kurgu? Bu soruları, geçen sene Ulusal Bilim Madalyası kazanan ve Time Dergisi’nin dünyanın en etkili 100 kişisinden biri olarak gösterdiği, Chicago Üniversitesi’nden astronom Wendy Freedman cevaplıyor.

Film bilimsel açıdan ne derece tutarlı?
Filmde beni en çok etkileyen şey, bilimsel araştırma sürecinin ve bir bilim insanının sorunlara yaklaşım yöntemlerinin çok isabetli bir şekilde yansıtılması oldu. Başrolde Ryan Gosling gibi büyük bir aktör var ve beyaz laboratuvar önlüğü içinde kötü bir dâhiyi değil, gerçek bir bilim insanını canlandırıyor. Canlandırdığı kişi gayet sıradan bir insan. Düşünceli ve kısa sürede çözmesi gereken gerçek sorunlarla yüzleşmesi gerekiyor. Yeri geldiğinde başkalarıyla iş birliği yapıyor ki bilim son derece işbirliği gerektiren bir disiplindir; bu nedenle “filmin bilimini” çok beğendiğimi tekrar söylemeliyim. Filmde spekülatif konsept ve fikirler olduğu kadar gerçek bilim ve araştırma süreci de yer alıyor.
Siz Ryland Grace’in yerinde olsaydınız, sorunlara farklı bir şekilde mi yaklaşırdınız?
Grace sorunlara son derece dikkatli ve metodolojik bir şekilde yaklaşıyor. Bir fikri var, bir hipotez ortaya koyuyor, sonra da bunu test ediyor. Bir şey yanlış mı gitti? Yanlış giden nedir? Yanlış gitmemesi için ne yapılabilirdi? Bilimsel yaklaşım söz konusu olduğunda, sanırım ben de oldukça benzer bir şekilde davranırdım diyebilirim.

Filmde gördüğünüz, doğru veya yanlış bir şekilde yansıtıldığı için yerinizde duramayıp söylenmenize yol açan bilimsel bir konsept var mıydı?
Göreliliğin senaryonun merkezinde olmasına bayıldım. Ayrıca bir yaşam formunun temellerini araştırırken kullandığı ekipmanlar çok gerçekçi bir bilimsel araştırma yaklaşımıydı. Filmde kullanılan mikrobiyoloji, kimya, fizik ve astrofizik konseptleri harikaydı.
Hayatın su olmadan da ortaya çıkmış olabileceği görüşü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Evren müthiş büyüklükte bir yer. Elbette şu anda olası farklı yaşam formlarına dair hiçbir şey bilmiyoruz, ancak hiçbir fikir kesinlikle olmaz denerek kenara atılamaz diye düşünüyorum. Kendi Güneş Sistemi’miz dışındaki gezegenleri keşfederken dahi, diğer gezegen sistemlerinin bizimkine çok benzer olacağı varsayımıyla hareket ettik, ancak pek çoğu öyle değil. Evrende pek çok farklı türde gezegen var. Yaşam söz konusu olduğunda, bana kalırsa bu açık uçlu bir soru ve henüz bu alana dair bir bilim dalı yok; çünkü henüz hiç böyle bir şeyle karşılaşmadık. Belki asla karşılaşamayacağız da. Yine de ben bu fikrin aklımızın bir köşesinde durmasında yarar görüyorum.

Grace’in su bazlı olmayan hayata dair görüşleri nedeniyle bilim çevrelerinden dışlanmış olması ne kadar gerçekçi?
Bu kısmı bana biraz abartılı geldi. Bilim insanlarının görüşleri nedeniyle bu denli bir izolasyona maruz kalması çok abartılı. Elbette hayatın her alanında olduğu gibi bilim alanında da rekabetler var. Fikirlerine fazla bağlanan insanlar her zaman olagelmiştir, bilim de insanlar tarafından yapıldığından, bir bilim insanının fazla ileri gittiğini düşünenler her daim olabilecek şeyler. Bu kişiler belki bazı konferanslara davet edilmezler veya yazdıkları tezler doğrudan reddedilebilir. Yine de bu denli bir düşmanlık beslenmesi hikâyenin dram etkisini arttırmak için kullanılmış diye düşünüyorum.
Filmde Grace, insanlığın son umudu. Atıldığı macera, adı üstünde, Kurtuluş Projesi. Ancak gerçek dünyada, kozmik acil durumlar için takip edilmesi gereken acil durum protokolleri var. Hangi noktada bu protokollere riayet edilmemesini haklı bulabiliriz?
Korkarım gerçekten Dünya’daki tüm yaşamı tehdit edecek bir tehlike ortaya çıktığında kişilerin veya kurumların nasıl davranacağını asla öngöremeyeceğiz. Bana sorarsanız bu biraz da tramvay problemi gibi: Raylara bağlı bir kişiyi mi kurtarırsınız, yoksa trendeki yolcuları mı? Bu gibi etik ikilemlerle karşılaşıldığında, kimin nasıl davranacağını bilemeyiz diye düşünüyorum. İnsanlık toptan bir yok oluş tehlikesi altındaysa, bazı şeyleri alışılmadık yollarla yapmanız gerekebilir.
Kaynak:
- Perri Thaler, (2026). “How realistic is the science in Project Hail Mary?” Science
Bilimkurgu Kulübü Bu Sitede Gelecek Var!
