Türk dizileri, Anadolu’da çekim bölgelerini turizm ve ekonomi açısından dönüştürüyor. Midyat, Kapadokya ve Sivrihisar örnekleriyle set turizminin etkilerini keşfedin.
Türkiye, bugün dünyada Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en çok dizi ihraç eden ikinci ülke konumunda. Bu başarı, yalnızca eğlence sektöründe kalmıyor; aynı zamanda çekim yapılan bölgelerin ekonomik, turistik ve kültürel gelişimine önemli katkılar sağlıyor. Son yıllarda özellikle Anadolu’nun derinliklerine uzanan yapımlar, yerel ekonomileri “dizi öncesi” ve “dizi sonrası” olarak ikiye ayıran bir milat yaratıyor.
O Hotel platformu sayesinde gezginler, dizi çekimlerinin yapıldığı bölgelerdeki yerel otelleri hızlıca bulabiliyorlar. Bu dijital köprü, yerel işletmelerin dünyaya ulaşmasını kolaylaştırıyor.
Altyapı Yatırımları ve Restorasyonun Hızlanması
Yapım şirketleri ve yerel yönetimler arasındaki iş birliği, bölgenin fiziksel çehresini iyileştiriyor.
- Restorasyon: Tarihi konaklar, dizilerde kullanılmak üzere aslına uygun restore ediliyor. Çekimler bittikten sonra bu yapılar müze, butik otel veya kültür merkezi olarak bölgeye miras kalıyor.
- Görünürlük ve Devlet Yatırımı: Bir bölgenin diziler yoluyla ulusal ve uluslararası çapta tanınması, o bölgeye yapılacak kamu yatırımlarını (yol, doğalgaz, internet altyapısı) hızlandırıyor. Çünkü bölge artık “yatırıma değer” bir vitrin haline geliyor.
Midyat’ın Mistik Güzelliği: Uzak Şehir Etkisi
Kanal D’nin reyting rekorları kıran Uzak Şehir dizisi (2024-2025 ilk sezonu ve 2025-2026 devam eden ikinci sezonu), Mardin’in Midyat ilçesinde yoğunlaştı. Çekimler özellikle Narlı (Halaxe) köyü, tarihi 19. yüzyıl taş konakları, dar sokaklar ve UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ndeki Midyat’ın 12 bin yıllık kültürel dokusunda gerçekleşti. Dizi, Müslüman, Süryani ve Ezidi toplulukların yüzyıllardır barış içinde yaşadığı bu mistik atmosferi ekrana taşıyarak izleyicileri büyüledi.
Dizinin turizm üzerindeki etkisi inanılmaz boyutlara ulaştı:
- TÜRSAB verilerine göre, Uzak Şehir sayesinde Mardin’e talep %100 arttı; her 10 kişiden 7’si doğrudan “Mardin” diyor ve televizyon izleyicilerinin %60’ı bölgeyi ziyaret etmek istiyor.
- 2025’in ilk 9 ayında Midyat ve Mardin genelinde 3 milyondan fazla turist ağırlanarak rekor kırıldı; yıl sonuna kadar 2 milyona yakın ziyaretçi bekleniyor.
Tur sayısı eskiden sınırlıyken şimdi 80’e çıktı; otel doluluk oranları zirve yaptı, fiyatlar yükseldi ve yerel ekonomi şahlandı.

Bu dar sokaklar, telkari gümüş takılar ve yöresel lezzetler artık diziyi izleyen yerli-yabancı ziyaretçilerin favori rotaları oldu. Mardin’in ikonik altın rengi taş mimarisi de diziler sayesinde daha fazla öne çıkıyor.
Turizm Patlaması ve Ekonomik Canlanma Örnekleri
Türk dizileri, izleyicileri gerçek mekânlara çekerek ekran turizmini patlattı.
Hercai (2019-2021): Midyat’ın tarihi konaklarını (özellikle Hercai Konağı) kalıcı turizm noktalarına dönüştürdü; bölgeye uzun süreli ziyaretçi akışı sağladı ve Midyat Belediye Başkanı tarafından “turizm elçisi” unvanı verildi.

Asmalı Konak (2002-2003): Kapadokya için milat oldu; hâlâ insanlar “Asmalı Konak” dediğinde bölgeyi hatırlıyor. Bugün Kapadokya, peri bacaları ve balon turlarıyla dizilerin etkisiyle yıl boyu dolu.

Bu muhteşem manzaralar, günübirlik gezilerden ziyade uzun konaklamaları teşvik ediyor ve yerel ekonomiyi güçlendiriyor.
İstanbul’un Balat semti ise Çukur dizisiyle (2017-2021) yeniden doğdu. Renkli evler ve sokaklar, eskiden ihmal edilen bir mahalleyi canlı bir turizm merkezine çevirdi.

Tarım ve Gastronomi Turizmine Katkı
Son yıllarda dizilerde “yöresel sofra” sahnelerinin artması, doğrudan ürün satışlarını etkiliyor.
- Coğrafi İşaretli Ürünler: Antep, Urfa veya Karadeniz dizilerinde görülen yöresel yemekler ve ürünler (örneğin Rize bezi, Antep fıstığı, bakır işçiliği), izleyicilerin e-ticaret kanallarıyla bu ürünlere yönelmesini sağlıyor.
- Tarım Turizmini Tetikleme: Ege’de çekilen kasaba dizileri, zeytin ve zeytinyağı üretim çiftliklerinin “deneyimsel turizm” alanlarına dönüşmesine olanak sağlıyor.
Yerel İstihdam ve Mikro-Ekonomik Canlanma
Bir dizi seti, ortalama 100-150 kişilik sabit bir ekipten oluşur. Bu ekibin bölgedeki varlığı, mikro düzeyde bir ekonomik döngü başlatır:
- Konaklama ve Lojistik: 30-40 bölüm süren bir dizi, bölgedeki otellerin en az bir yıl boyunca yüksek dolulukla çalışmasını sağlar. Ayrıca, set transferleri için yerel araç kiralama ve şoför hizmetleri kullanılır.
- Figürasyon ve Yerel Yetenekler: Gönül Dağı (Sivrihisar) gibi yapımlarda, bölge halkından binlerce kişi “yardımcı oyuncu” olarak sigortalı iş imkânına kavuşuyor. Bu durum, özellikle genç nüfusun büyük şehirlere göçünü yavaşlatan bir sosyal etki yaratıyor.
- Sektörel Çeşitlilik: Set ekiplerinin terzi, marangoz, kuaför ve çiçekçi gibi yerel esnaftan yaptığı sürekli alımlar, esnafın yıllık cirosunu bazen ikiye katlıyor.
Dizilerin sağladığı bu katkı genellikle dizi yayında olduğu sürece zirve yapıyor. Ancak Sivrihisar, Mardin ve Kapadokya örneklerinde görüldüğü üzere; eğer yerel yönetimler bu ilgiyi “kültürel rotalara” dönüştürebilirse, kalkınma kalıcı hale geliyor. Dizi bittikten sonra bile o mekânların “ziyaret edilebilir bir değer” olarak korunması, Anadolu’nun kalkınma stratejisinde artık en önemli maddelerden biri.
Bilimkurgu Kulübü Bu Sitede Gelecek Var!
