violet-evergarden-kapak

Violet Evergarden: Sevmek Ne Demek?

Silah olarak yetiştirilen ve gözyaşının ne anlama geldiğini bilmeyen birinin, başkalarının özlemlerini, acılarını ve umutlarını kâğıda dökmesi mümkün müdür? Daktiloya uzanan o narin ama soğuk ve mekanik parmakların cevabını aradığı tek bir soru vardır: “Sevmek ne demek?

Kyoto Animation imzalı Violet Evergarden, Kana Akatsuki’nin kaleminden çıkma güçlü bir hikâyeye dayanıyor. Akiko Takase’nin çizimleriyle hayat bulan seri, ilk olarak 2015 yılında manga formatında karşımıza çıktı. 2018’in Ocak ayında anime uyarlamasıyla ekranlara gelen yapım, üç ay süren yayın döneminin ardından on üç bölümle final yaptı. Bu kısa ama yoğun yolculuk boyunca izleyicisini steampunk dokunuşlarla bezeli melankolik bir melodramın içine çekmeyi başardı.

Hikâye, adını taşıyan ana karakter Violet Evergarden’ın etrafında şekilleniyor. Başarısızlıkla sonuçlanan bir genetik deneyin ardından ölmek üzere ıssız bir adaya bırakılan Violet, aslında sıradan bir çocuk değil. Yaşına rağmen silahların işleyişini kavrayabilecek bir zekâya ve insanüstü bir güce sahip. Henüz çocukken Leidenschaftlich Ordusu’na katılıyor; savaşın içinde büyüyor, öldürmeyi öğreniyor. Tabii bu süreç, insani duygulardan yoksun bir şekilde yetişmesine neden oluyor. Acıma, empati ya da korku gibi duygular Violet’in dünyasında karşılığı olan şeyler değil.

Telesis topraklarını kasıp kavuran Büyük Savaş, dört yıl süren yıkımın ardından nihayet sona erdiğinde Violet ağır şekilde yaralanıyor ve iki kolunu kaybediyor. Hastanede geçirdiği uzun sürecin sonunda mekanik kollarla uyanıyor. Yarbay Claudia Hodgins, artık ordudaki görevlerinin sona erdiğini söylüyor. Violet’in aklındaysa tek bir isim var: Binbaşı Gilbert. Hodgins, Gilbert’ın Violet’i kendisine emanet ettiğini belirtiyor; ancak onun akıbeti hakkında konuşmaktan da kaçınıyor. Savaşın bittiğini, barışın sağlandığını söylerken Violet’in yüzündeki boşluk dikkat çekici. Başkent Leiden’a doğru yola çıkan ikili, önce Evergarden ailesini ziyaret ediyor. Ailenin lideri Tiffany Evergarden, Violet’in duygusuzluğunu fark ettiğinde huzursuz oluyor ve evde kalmasına sıcak bakmıyor.

Bu ayrılığın ardından Hodgins, emekli olduğunu ve CH Posta Şirketi’ni kurduğunu açıklıyor. Violet, burada okuma yazma bilmeyen insanlar adına mektuplar yazan Auto Memory Doll’larla tanışıyor. Başkalarının duygularını kelimelere dökmeyi gerektiren ilginç bir iş bu. Empati kurmakta zorlanan, duyguları tanımayan Violet için ilk bakışta imkânsız bir meslek hatta. Hodgins de aynı nedenle kendisini işe uygun görmüyor zaten. Ancak Violet, bu isteğinin nedenini açıkça dile getiriyor: Binbaşı Gilbert’ın savaş sırasında söylediği “seni seviyorum” sözü. Kelimelerin anlamını bilmiyor ama bilmek istiyor. İşte Violet’in asıl yolculuğu tam da bu noktada başlıyor.

Auto Memory Doll olarak çalışmaya başlayan Violet, farklı hayatlara dokunuyor. Mektuplar aracılığıyla insanların özlemlerine, kayıplarına, sevinçlerine tanıklık ediyor. Tabii her yeni hikâye, iç dünyasında yavaş yavaş çatlaklar açmakta gecikmiyor. Bir yandan “sevmek” kavramını anlamaya çalışırken, diğer yandan çocukluğundan ve savaş yıllarından kalan fiziksel ve duygusal yaralarla da yüzleşiyor. Ancak her şeye rağmen, zamanla hem işinde hem de insan olma yolunda ilerleme kaydediyor.

Kyoto Animation, Violet Evergarden’da âdeta bir çeşit ustalık gösterisi sunuyor. Stüdyonun daha önce Koe no Katachi, Free! ve Hyouka gibi yapımlarla kanıtladığı estetik anlayış, Violet Evergarden’da zirve noktasına ulaşıyor. Nitekim her kare, yağlı boya tabloları andıran bir zarafete sahip. Su yüzeyindeki yansımalar, karakterlerin gözlerinde beliren ışık oyunları, metalik daktilo tuşlarının parlaklığı ve Violet’in robotik kollarındaki titiz detaylar takdire şayan. Üstelik bu özenli görsel dil, anlatının melankolik ruhuyla da kusursuzca bütünleşiyor.

Müzikler ise atmosferin duygusal yükünü tamamlayan en güçlü unsurlardan biri. Besteci Evan Call, Violet’in henüz tanımlayamadığı duyguları notalara dönüştürmeyi başarıyor. Yaylı çalgıların baskın olduğu bestelerde, yer yer piyano eşlikleri de kulağa çalınıyor. “The Ultimate Price” parçası Violet’in içindeki acıyı iliğimize kadar hissettirirken, “Theme of Violet Evergarden”da daktilo seslerinin orkestraya dâhil edilişi olayı bambaşka boyutlara taşıyor.

Elbette hikâyemiz yalnızca televizyon serisiyle sınırlı kalmadı; OVA bölümü ve filmlerle daha da derinleştirildi. Karakter gelişimini daha sağlıklı takip edebilmek için aşağıdaki kronolojik izleme sırası önemli:

  • Violet Evergarden (TV Serisi) — 1. 4. bölümler
  • Violet Evergarden: Kitto “Ai” wo Shiru Hi ga Kuru no Darou (OVA)
  • Violet Evergarden — 5. -13. bölümler
  • Violet Evergarden Gaiden: Eien to Jidou Shuki Ningyou
  • Violet Evergarden: The Movie

OVA’nın dördüncü ve beşinci bölümler arasında izlenmesi, Violet’in duygusal gelişimini çok daha anlamlı kılıyor. Finalden sonra izlendiğindeyse bu etki büyük ölçüde kayboluyor. Zira bölüm, Violet’in bir opera sanatçısı için yazdığı mektup üzerinden duyguların kelimelere dönüşme sürecini odağına alıyor. Violet Evergarden Gaiden, ana hikâyeden bağımsız bir yan anlatı sunsa da Violet’in olgunlaşma sürecini güçlü biçimde yansıtıyor. Serinin gerçek finali olan Violet Evergarden: The Movie ise bu uzun duygusal yolculuğu tamamlayan son durak ve mutlaka en sona bırakılmalı.

Sonuç olarak Violet Evergarden, insan ruhunun en savunmasız noktalarına dokunan sessiz ama derin bir anlatı. Savaşın ortasında silah olarak büyütülen bir kızın duygularla tanışma sürecini kayıp, pişmanlık ve umut ekseninde ilerleyen dokunaklı bir dönüşüm hikâyesine büründürüyor. “Seni seviyorum” sözlerinin ağırlığı altında yolunu bulmaya çalışan kahramanımız, izleyiciyi hüzünlü ve sıcak bir tebessümle de baş başa bırakıyor, tıpkı yazılmış ama gönderilmemiş bir mektup gibi.

Işıl Buket Özdil

Geleceğin çevirmeni. Bağımsız video oyunu ve müzik tutkunu.

İlginizi Çekebilir

Stargate-SG-1-Jack-Sam 3

Galaksinin En Büyük Yasak Aşkı: Jack O’Neill ve Samantha Carter

Hadi aşktan bahsedelim. Çünkü televizyon dünyasında kalp meseleleri söz konusu olduğunda, karşımıza çıkan ilişki biçimleri …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir