sevimli ve tehlikeli

Bilimkurgu Yapımlarından Sevimli Görünüp Tehlikeli Olan 10 Tür

Bilimkurgu evrenleri her zaman devasa savaş gemileri, lazer tabancaları ya da galaktik diktatörlerle dolacak diye bir kural yok. Bazen en büyük tehlike, kucağınıza alıp sevebileceğiniz kadar küçük, sevimli ve masum görünen yaratıklardan da gelebilir. İlk görüşte “hanimiş” diye sevme isteğine karşı koyamadığınız öyle canlılar var ki, çok geçmeden olayların akışını değiştiren birer baş belasına dönüşebiliyor. Onları izlerken hem gülümsemekten hem de içten içe “bu işin sonu kötü bitecek” diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Çünkü bilimin ve kurgunun ortak derslerinden biri şu: Görünenin ardında her zaman daha fazlası vardır.

Bu yazıda, farklı dönemlerden ve yapımlardan seçilmiş on unutulmaz örneğe göz atıyoruz. Star Trek‘in tüy yumağı Tribbles’ından Disney’in sevimli ama yıkıcı Stitch’ine kadar uzanan bir liste bizi bekliyor. Hazırsanız, algılarımızla oynayan bu tatlı ama tehlikeli dostlarımızla tanışmaya başlayalım.

Tribbles (Star Trek: The Original Series)

Tribbles, Star Trek evreninin en unutulmaz türlerinden biri. Küçük, tüylü ve mırıltılı sesler çıkaran bu yaratıklar, ilk bakışta sadece birer oyuncak gibi görünüyor. Hatta mürettebatın çoğu onları kucağına alıp okşamaktan büyük keyif alıyor. İnsanda bir tür evcil hayvan sevgisi uyandırdığına şüphe yok. Ancak Star Trek bize kısa sürede bu tatlılığın altında büyük bir sorun olduğunu gösteriyor: Tribbles, inanılmaz bir hızda ürüyor. Öyle ki, birkaç saat içinde bir gemiyi ya da uzay üssünü tamamen doldurabiliyorlar! Tabii bu durum da teknik arızalara, yiyecek stoklarının tükenmesine ve kaosa yol açıyor.

Hamile olarak doğan ve yiyeceği bulundukça her on iki saatte bir on yavru doğuran bu hayvanlar, ana gezegenlerinde ancak çok büyük bir avcı popülasyonu sayesinde kontrol altında tutulabiliyor. Ayrıca, Klingon İmparatorluğu’nun ilan ettiği düşman türler listesinde yer alıyor.

Mogwai / Gremlin (Gremlins)

2023 yıilbasi gremlins

Mogwai’ler, (özellikle de Gizmo) sinema tarihinin en sevimli yaratıklarından. Kocaman kulakları, iri gözleri ve pelüş görünümleriyle âdeta bir oyuncak mağazasından çıkıp gelmiş gibiler. Bu masum hâlleriyle izleyicilerin kalbini kazanmakta pek de zorluk çekmiyorlar.

Ancak işin kural kısmı devreye girince işler değişiyor. Mogwai’lerin suya değmemesi, gün ışığına çıkmaması ve gece yarısından sonra beslenmemesi gerekiyor. Kurallardan biri bile bozulduğunda tatlı Mogwai’ler kana susamış Gremlin’lere dönüşüyor. Bu noktadan sonra masum görüntülerinin ardındaki karanlık doğaları da gün yüzüne çıkıyor. Geçmiş olsun!

Critters (Critters)

BKK Yaratıklar - critters

Critters, ilk bakışta basit, ufak ve tüylü uzaylılar gibi görünüyor. Yuvarlak yapıları ve minik boyutlarıyla son derece zararsız gibiler. Hatta ilk karşılaşmada bir tür uzay faresi izlenimi yaratıyorlar. Bu “masum yaratık” algısı, özellikle 80’ler korku-komedi atmosferinde seyirciyi kısa süreliğine de olsa rahatlatıyor. Ne var ki bu rahatlık çok da uzun sürmüyor!

Ağızlarındaki keskin dişleri ve doyumsuz iştahları, onları çok geçmeden ölümcül bir tehdide büründürüyor. Sürü hâlinde saldırdıklarında kasabaları harap edebiliyor, yollarına çıkan her şeyi yiyip bitirebiliyorlar. Critters, tatlılığın sadece dış görünüşten ibaret olduğunu, davranışların ise bambaşka bir gerçeklik sunduğunu kanıtlıyor.

Adipose (Doctor Who)

Doctor Who evreninin en akılda kalıcı yaratıklarından Adipose, âdeta minyatür bir çizgi film karakterine benziyor. Küçük, tombul, beyaz bedenleri ve gülümseyen yüzleriyle sevimliliğin vücut bulmuş hâli gibiler. İzleyici onların badi badi yürüyüşlerine ve komik hareketlerine gülmekten kendini alamıyor.

Ama bu sevimliliğin ardında karanlık bir gerçek gizli: Adipose, aslında insan vücudundaki yağlardan oluşuyor. Üstelik oluşum süreçleri insan hayatına mal oluyor. Zira vücutlardan kopan yağ dokularıyla var olan Adipose’lar, ardında cesetler bırakarak çoğalıyor. Zaten bu minik varlıklar, “kilo verme programı” görünümlü korkunç bir planın simgesi.

Ewok (Star Wars)

Ewok‘lar, Endor’un ormanlarında yaşayan sevimli yaratıklar. Pelüş oyuncak ayıları andıran görünümleri, özellikle de büyük gözleri ve minik boyları izleyiciyi hemen etkiliyor. Onları gören herkes “ne tatlı” demekten kendini alamıyor. Bir nevi Star Wars evrenine neşe ve masumiyet katan karakterler olarak öne çıkıyorlar.

Ancak iş savaşa geldiğinde Ewok’ların başka bir yüzü beliriyor. Onlar doğayı kendi lehlerine kullanmayı bilen, zekice tuzaklar kuran ve acımasız şekilde savaşan bir topluluk. Teknolojik olarak çok daha üstün olan İmparatorluk askerlerini bile zekâları ve acımasızlıklarıyla alt ediyorlar. Sevimli hâllerinin ardına gizledikleri savaşçı ruhlarından uzak durmakta fayda var.

Mavi Şeytanlar (Galaxy Quest)

Galaxy Quest’in unutulmaz sahnelerinden birinde karşımıza çıkan Mavi Şeytanlar, başta çocuk görünümlü masum yaratıklar gibi duruyor. Dişlek gülüşleri ve ufak tefek bedenleri, kahramanların bile onları hafife almasına neden oluyor. Hâliyle biz izleyiciler de “bunlar zararsız” diye düşünmeden edemiyoruz.

Ancak kısa sürede gerçek yüzlerini gösteriyorlar: Vahşi ve acımasızlar. Birlik olup saldırdıklarında ölümcül bir tehdit hâline geliyorlar. Anlayacağınız o tatlı görünümleri, sadece kurbanlarını yanıltan bir maskeden ibaret.

ChubbChubbs! (The ChubbChubbs!)

Oscar ödüllü kısa animasyon filmi The ChubbChubbs!’ta karşımıza çıkan bu yaratıklar, minik boyutları ve iri gözleriyle tam bir şirinlik muskası. İlk bakışta “masum küçük uzaylılar” gibi görünüyorlar. Hatta filmdeki tatlış bir detay olduğunu düşünüyoruz.

Ne var ki bu tatlı görüntünün altında ölümcül bir gerçek olduğu ortaya çıkıyor. Zira ChubbChubbs, aslında diğer tüm canlılar için büyük bir tehdit. Onlar saldırıya geçtiğinde kimse güvende değil. Masum görünümlerini ölümcül güçleriyle birleştiren yaratıklarımız için kısa film tarihinin en unutulmaz “tatlı ama tehlikeli” örneği demek bile mümkün.

Nibbler (Futurama)

Futurama’nın sevimli maskotu Nibbler, küçük boyu ve iri gözleriyle izleyicinin kalbini kazanıyor. Onu gören herkes “evcil hayvan” olduğunu sanıyor. Fry’ın kucağında oturan bu minik yaratık, tam anlamıyla bir şirinlik abidesi.

Ancak Nibbler, göründüğü kadar basit bir canlı değil. O aslında galaksiler arası kadim bir uygarlığın üyesi. Olağanüstü güçlere sahip ve kara delik yoğunluğunda dışkılar üretebiliyor. Bu da onu evrendeki en tehlikeli varlıklardan biri hâline getiriyor. Kısacası, sevimliliğin ardına gizlenen kozmik dehşetin en iyi örneklerinden.

Stitch (Lilo & Stitch)

Disney’in en popüler karakterlerinden Stitch, ilk bakışta tatlı bir oyuncak gibi görünüyor. Küçük boyu, büyük kulakları ve mavi rengiyle âdeta bir pelüş ayıcık havasında. Lilo’nun yanında bir dost figürü olarak izleyicinin sempatisini kazanmakta zorlanmıyor.

Ancak Stitch, aslında genetik olarak yaratılmış bir deney ürünü. Kaos ve yıkım için tasarlanmış, olağanüstü güçlü, zeki ve tehlikeli. Şirinliği, içinde sakladığı şiddet potansiyelini gizleyen bir kılıftan ibaret. Masumiyet maskesi takan en ikonik karakterlerden biri ve bu çelişki de onu listemize sokmaya yetiyor.

Porg (Star Wars)

Porg’lar, Star Wars: The Last Jedi filminde karşımıza çıkan kuş benzeri yaratıklar. Çizgi filmden çıkmış gibi görünen büyük gözleri ve minik bedenleriyle izleyicinin gönlünü hemen kazanıyorlar. Âdeta Star Wars evrenine neşe katıyorlar.

Tüm o sevimliliklerine rağmen topluca hareket ettiklerinde işin rengi değişiyor. Gemilere musallat olup düzeni bozabiliyor, dikkat dağıtabiliyorlar. Doğrudan saldırgan olmasalar bile baş belası niteliğindeler. Kısacası Porg’lar, tatlılıklarıyla izleyiciyi kandırıp ardından da sorun çıkaran türlerin en yeni temsilcilerinden.

İsmail Yamanol

Amatör bir düş gezgini, saplantılı bir bilimkurgu ve black metal hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor.

İlginizi Çekebilir

stranger-things

Beşinci Sezonuyla Stranger Things

2016 yılı. Aziz Yıldırım hâlâ Fenerbahçe başkanıydı. Donald Trump henüz ABD Başkanı seçilmemişti. 2016, özellikle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir