kultur serisi kapitalizm

Teknoloji Devlerinin Iain M. Banks Sevdası

Broligarkların favorisi bir yazar var, ama muhtemelen ne demek istediğini hiç anlamamışlar.

Yeni Trump döneminin en dikkat çekici gelişmelerinden biri, teknoloji sektöründeki önde gelen milyarderlerin (sıkça “broligarklar” olarak anılıyorlar) Başkan’a açıkça destek vermeye başlamaları oldu. 2024 seçimlerinde yüksek profilli destek açıklamaları yaptılar, büyük bağışlarda bulundular; yemin töreninin ardından ise şirket politikalarını Donald Trump’ın çağ dışı kültürel ideolojisiyle uyumlu hâle getirdiklerini duyurdular.

Elon Musk, 2022’de satın aldığı Twitter’ı sağcı bir yankı odasına dönüştürmüştü bile; bu yılın başlarında ise birkaç kaotik ay boyunca Trump yönetiminin “verimlilik danışmanı” gibi çalıştı. Jeff Bezos, Washington Post’un editoryal çizgisini yeniden düzenleyerek “kişisel özgürlükler ve serbest piyasa” lehine bir çizgiye oturttu. Mark Zuckerberg ise Meta’daki bilgi doğrulama ekibini kaldırma kararı aldı. Bu, zenginlerin toplumsal kültürü kendi anlayışları doğrultusunda yeniden şekillendirme gücüne sahip olduklarını açıkça gösteren devasa bir güç gösterisiydi. Hem nasıl iletişim kurduğumuzu hem de “gerçek” olarak neyi kabul ettiğimizi dönüştürebiliyorlar. Bu gücü Trump lehine kullanmaları, Silikon Vadisi için karmaşık sonuçlar doğurmuş olabilir; ama yine de onların dünya görüşünü ve geleceğe dair vizyonlarını anlamanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Musk, Bezos ve Zuckerberg’in favori yazarlarının aynı kişi olması oldukça dikkat çekici: Kültür serisiyle tanınan İskoç bilimkurgu yazarı Iain M. Banks. Ancak Banks, bir grup teknoloji milyarderi için oldukça tuhaf bir tercih. 2013’te hayatını kaybeden yazar, kendini sosyalist olarak tanımlayan ve açıkça zenginlerden nefret ettiğini söyleyen biriydi. Bezos, 2018’de GeekWire’a verdiği röportajda, “Modern bilimkurgu açısından bakarsak, Kültür serisi kesinlikle favorilerimden biri,” demişti. Ve şöyle eklemişti: “İçindeki ütopya ögesini çok çekici buluyorum.” Bezos, seriyi televizyona uyarlamak için Amazon’da iki kez girişimde bulundu — biri 2018’de, diğeri ise bu yıl Şubat ayında. Öte yandan Zuckerberg, 2015’teki kitap kulübünde Kültür serisinden Player of Games adlı romanı seçmişti.

Ancak broligarklar arasında Kültür evrenine en çok bağlanan isim ise Elon Musk. SpaceX’in insansız roket iniş platformlarına Kültür kitaplarındaki yıldız gemilerinin isimlerini verdi. İmplant edilebilir beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren Neuralink için ilk düşündüğü isim ise yine Kültür serisinde geçen ve telepatik iletişim sağlayan kurgusal “neural lace” teknolojisiydi. Musk, 2018’de kendini şöyle tanımlamıştı: “Iain Banks’in en iyi şekilde tarif ettiği türden bir ütopyacı anarşistim.” Not etmek gerekir ki, Musk bu sözleri söylediğinde sendika karşıtı uygulamaları nedeniyle eleştirilmekteydi, ancak henüz ulusal siyasete bu kadar karışmamış ya da “woke zihin virüsü” gibi sözleri dillendirmeye başlamamıştı.

Çoğumuz, siyasi görüşlerine bütünüyle katılmasak da bazı popüler kültür eserlerini severiz, hatta kendimizi onlarla özdeşleştiririz — örneğin liberteryen çizgideki Little House on the Prairie kitapları ya da Hristiyan temelli Narnia Günlükleri gibi. Ancak Iain M. Banks’in 1987 ile 2012 arasında yayımlanan ve on kitaptan oluşan Kültür Serisi, politik göndermelerden ibaret bir alt metin sunmakla kalmıyor, doğrudan didaktik bir nitelik de taşıyor. Banks, 2010’da Strange Horizons ile yaptığı bir röportajda durumu açıkça şöyle özetliyordu: “Kültür; hem Piyasa Tapıcılığına (Marketolatry) hem Açgözlülüğe (Greedism) derin bir güvensizlik duyan hiper silahlarla donatılmış hippi komünistlerden oluşur .” Bu ifade, kitapların kendisinden sadece bir tık daha açık.

Kültür Serisi, evrende yalnızca “Kültür” olarak bilinen kıtlık-sonrası bir galaktik toplumda geçiyor. Bu toplum empatiye, çoğulculuğa ve toplumsal işbirliğine sıkı sıkıya bağlı. Serinin çoğu kitabı, Kültür’ün daha az ilerici değerlere sahip başka bir uygarlıkla karşı karşıya kalmasını ve bu çatışmayı nasıl yönettiğini konu alıyor. Örneğin Kültür, bir teokratik imparatorluğun yayılmasını durdurmak için başka bir gezegenin işlerine müdahale etmeli mi? Peki ya köleliğin yasal olduğu bir medeniyete karşı ne yapmalı? Kitapların politik mesajı oldukça açık ve milyarderlerin varlığıyla hiçbir şekilde uyuşmuyor. Dolayısıyla şu soru anlam kazanıyor: Broligarklar, neden bu kadar tutarlı biçimde sosyalist bir yazarı ilham kaynağı olarak gösteriyor? Banks’in eserlerinde onları cezbeden şey ne? Yoksa tüm anlamı tamamen ıskalıyorlar mı?

Kültür Serisi, Silikon Vadisi’nin Dünya Görüşüne Taban Tabana Zıt

Teknoloji dünyasındaki sağcı bakış açısıyla karşılaştırıldığında, Kültür’ün neredeyse tüm unsurları tam anlamıyla karşıt bir evren sunuyor. Banks, Kültür’ü tasarlarken temel çıkış noktası olarak şunu kabul ediyor: Uzaya açılmış bir uygarlık, işlevsel olabilmek için sosyalist olmak zorunda. Uzayın vakum ortamındaki düşmanca koşullarda, kolektife güvenmenin zorunlu olduğunu savunuyor. Ayrıca her bir uzay gemisinin ya da gezegenin kendi kendine yetebilmesi gerektiğini söylüyor; aksi takdirde hayatta kalamazlar. Aynı zamanda Kültür toplumu katı biçimde hiyerarşisiz ve bireycilikten uzak bir yapıya sahip. Para yok, ihtiyaç kavramı yok. Dolayısıyla milyarder de yok, ekonomik eşitsizlik de. Yasa yok, neredeyse suç bile işlenmiyor. Bu, aşırı zengin bireylerin güçlerini kullanarak toplumsal düzeni etkileyebildiği bir dünya değil.

Banks, 1994’te bir Usenet gönderisinde, Kültür’e dair kapsamlı teorisini ortaya koyarken, “Özetle: İçeride sosyalizm, dışarıda anarşi,” diye yazmıştı. Kültür’de biri toplumca kabul edilemez görülen bir davranışta bulunursa, bu kişiye yasa yoluyla değil, toplumsal baskı ile karşılık veriliyor: Artık kimse bahsi gecen kişiyi partilere çağırmıyor. Yani gerçek bir solcu topluluk gibi, yasal cezalardan ziyade sosyal dışlamayla sorun çözülüyor — ki bu, broligarkların savaş ilan ettiği “iptal kültürü”nün galaktik versiyonu. Kültür’deki çalışma-yaşam dengesi bile, Silikon Vadisi’nin etik anlayışına taban tabana zıt. Kültür halkı, tüm yönetişim işlerini üstlenen son derece gelişmiş yapay zekâlara sahip. Bu sayede vatandaşlar, Banks’in deyimiyle “hayattaki gerçekten önemli şeylere” vakit ayırabiliyor: Spor etkinlikleri, oyunlar, romantizm, ölü diller üzerine çalışmalar, barbar toplumlar ve çözülemez problemlerle uğraşmak ya da güvenlik halatı kullanmadan dağlara tırmanmak gibi… Bu yumuşak yaşam tarzıyla yetinmeyecek kadar hırslı olanlar ise (ücret almadan) Kültür’ün diğer medeniyetlerle ilişkilerini yönetmeyi üstleniyor — çoğunlukla prestij ve adrenalin uğruna.

Bu vizyon, Musk’a çalışmanın tercihe bağlı olduğu bir gelecek hayali konusunda ilham vermiş gibi görünüyor: “Eğer çalışmak istersen — hobi gibi bir şey olarak — çalışabilirsin.” Söz konusu planın işlemesi için “evrensel temel gelir” gerektiğini de kabul ediyor, ancak böylesine iddialı bir politikanın nasıl uygulanabileceğine dair herhangi bir fikir sunmuyor. Bu arada, bizim dünyamızda Amazon, Meta ve Tesla, çalışanlarına aşırı uzun ve istismara varan çalışma saatleri dayatmalarıyla kötü bir üne sahip. Ve belki de broligarkların günümüzdeki cinsiyet politikaları göz önüne alındığında en büyük tezat şu: Kültür toplumu cinsiyet akışkan (genderfluid). İsteyen herkes, sadece düşünerek cinsiyet değiştirebiliyor ve çoğu kişi hayatında en az bir kez bu dönüşümü yaşıyor. Banks’e göre bu durum, Kültür’ün katı cinsiyet eşitliği rejiminin temeli.

Bu esnada Musk, açık şekilde trans karşıtı görüşleriyle biliniyor. Zuckerberg, Meta politikalarını değiştirerek özellikle LGBTQ+ bireylere yönelik nefret söylemini daha çok tolere eden, gerici manosphere cinsiyet ideolojilerine yönelmiş durumda. Amazon, web sitesinden LGBTQ+ haklarına verdiği desteği sessizce kaldırdı. Ama mesele sadece Kültür’ün bu kişilerin savunduğu ideolojinin tam tersini temsil etmesi değil. Banks’in serisindeki en aşağılık kötü karakter, Joiler Veppers adında, Kültür’den daha az gelişmiş bir uygarlıkta yaşayan zengin bir adam. Veppers, servetini kullanarak medya kuruluşlarını satın alıyor ve yönlendiriyor, işçi sendikalarını baltalıyor ve kölelerine tecavüz ediyor. Veppers’ın parası, ailesinin bilgisayar oyun endüstrisinde edindiği servetten geliyor. Bu serveti, talihsiz insanların sonsuza kadar korkunç işkencelere maruz kaldığı bir dizi sanal cehennem dünyasına sunucu yatırımı yaparak daha da büyütüyor.

Banks’in kapitalist teknoloji milyarderlerine nasıl baktığını öğrenmek istiyorsanız, bunu anlamak için çok derinlere inmenize gerek yok: Kültür Serisi’nde kapitalist teknoloji milyarderi, kelimenin tam anlamıyla şeytan; sadece kendi cehennemini inşa etmeye üşenmiş!

Neden Broligarklar Kültür Serisi’ne Bu Denli Hayran?

Peki ama bir kapitalist, teknoloji milyarderi olduğunda Kültür Serisi’nin kendisine bu kadar cazip gelmesinin sebebi nedir? Muhtemelen teknolojinin kendisi… Politik bakış açısı Kültür kitaplarına entelektüel çerçevesini verirken, teknoloji de cazibe ve görkem kazandırıyor. Seri boyunca Banks, uzay gemilerini ve yapay zekâları (ve aynı zamanda yapay zekâlı uzay gemilerini), yapay gezegenleri, aletleri ve teknolojik oyuncakları büyük bir tutkuyla betimliyor. Genellikle kitapların sonunda, Kültür bu araçlardan birini yaratıcı bir biçimde kullanarak heyecanlı bir uzay savaşını kazanıyor. Bu açıdan bakıldığında Kültür’ün teknolojik gücü, onun sıcak ve insancıl ideolojisinin arkasındaki sert kuvvet işlevini görüyor. Kültür, yüksek teknolojiye sahip olduğu için diğer tüm uygarlıklardan daha güçlü ve bu nedenle neredeyse her zaman kazanıyor. Bu üstünlük, Kültür’ün idealist olmasına, ahlaki sorumluluklar üzerine kafa yormasına olanak tanıyor.

Eğer kendini bu teknolojileri üreten bir sanayi devi olarak görüyorsan, yani toplumu zafere götüren sert gücü sen sağlıyorsan bir noktada tarihin doğru tarafında olduğunu da düşünmeye başlarsın: En güçlü ve en gelişmiş teknolojiyi inşa eden taraf! Oysa Banks’in inşa ettiği büyük metafor içinde, güç ile siyaset arasındaki ilişki tam tersi. Kültür güçlü olduğu için iyi değil. Güç, ahlaki üstünlüğün bir metaforu olarak yer alıyor. Teknolojik üstünlükleri, onların akılcılığına, zekâyı yüceltmelerine ve yurttaşlarına mümkün olan en iyi yaşam kalitesini sunma motivasyonlarına dair bir metafor.

Banks’i okurken, bu mesajı görmezden gelebilmek için teknolojinin sunduğu haz verici görkeme ve kullanıcılarına sağladığı güce olağanüstü bir şekilde odaklanmak, sonra da geri kalan her şeyi göz ardı etmek gerek. Bu durumda, broligarkların Kültür Serisi’ne duyduğu hayranlığın ortaya koyduğu şey şu: Onlar dünyaya güç ve gösteri merceğinden bakıyorlar ve eserlerin derin anlamlarını es geçmekte hiçbir sakınca görmüyorlar. Dolayısıyla bu grup, anlamsız ama gösterişli eylemlere eğilimli: Uzay sınırına yapılan seyahatler, Twitter merkezine lavabo taşımak, birbirlerine açık şekilde yumruk atma tehditleri gibi. Sanki, en sevdikleri kitap onlara şu dersi vermiş gibi davranıyorlar: “En iyi teknolojiye sahip olan taraf her zaman kazanır ve bu teknolojiyle yapılacak en önemli şey ise etkileyici bir gösteri sunmaktır.”

Kitabın aslında ne anlatmak istediğini kavrayacak kadar derinlemesine okumuş gibi görünmüyorlar. Oysa güç sahibi insanların yapabileceği en önemli şey, bu gücü dünyayı herkes için daha özgür, daha adil ve daha yaşanabilir bir yer hâline getirmek adına kullanmaktır. Tıpkı Kültür Serisi‘nde Iain M. Banks’in yaptığı gibi…

Kaynak: Vox

Murat Yıldırım

Bilim ve Teknik dergisinde popüler bilim yazarlığı ve editörlük yapmışlığım var. Bilimkurgu Kulübü web sitesinde yazı yazmaya ve çeviri yapmaya devam ediyorum. Amatör olarak yazdığım hikâyelerim yine Bilimkurgu Kulübü web sitesinde, Yerli Bilim Kurgu Yükseliyor e-dergisinde, Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi ve Lagari Fanzin'de yayımlandı. Elime geçen, hoşuma giden herşeyi okurum ama özellikle bilimkurgu, fantazi ve korku edebiyatına bayılırım. Eğitim hayatımda yolum Istanbul Atatürk Fen Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi, University of Iowa ve University of Ottawa'dan geçti. Şu anda hayatımı ultrahızlı lazer laboratuvarlarında THz bandında foton toplayarak kazanıyorum.

İlginizi Çekebilir

Princess_of_Dune

Taht, Çöl ve Sessiz Mücadeleler: Dune Prensesi

Dune Prensesi, Brian Herbert ve Kevin J. Anderson imzalı Dune Kahramanları serisinin üçüncü romanı. Kitap …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir