bilimkurgu kulubu

Edebiyat Heinlein Kapak

Tarih: 9 Temmuz 2016 | Yazar: Konuk Yazar

0

Bilimkurgunun Ölümsüz Kalemi: Robert A. Heinlein

Robert A. Heinlein gibi büyük bir yazarın hayat hikayesini, onun 40 yıllık eşinden okumak ister misiniz? Aşağıda okuyacağınız biyografi, Robert A. Heinlein’ün üçüncü eşi Virginia Heinlein tarafından The Heinlein Journey’ın Temmuz 1999 sayısı için kaleme alınmıştır. 21 Ekim 1948 tarihinde evlenen çift, Robert A. Heinlein’ın 8 Mayıs 1988’deki ölümüne dek 40 yıl boyunca aynı yastığa baş koydu. Virginia Heinlein başarılı bir kimyager, biyokimyacı ve mühendis olmasının yanı sıra, 18 Mayıs 2003 tarihinde 86 yaşındayken hayata veda edene kadar yayıncılık işleriyle de ilgilendi.

Robert A. Heinlein (1907 – 1988)

Robert Anson Heinlein 7 Temmuz 1907’de, Bam Lyle Heinlein ve Rex Ivar Heinlein’ın yedi çocuğundan üçüncüsü olarak Butler, Missouri’de dünyaya geldi. Giderek genişleyen Heinlein ailesi, Robert henüz çocukken Kansas City’ye taşındı. Robert okumayı söktüğünde eline geçirdiği her şeyi okumaya başladı. Kansas City’nin merkez lisesinde ortaokula gitti ve bir sene boyunca civardaki bir yüksek okula devam etti. Kardeşlerinin ikinci en büyüğü olan ağabeyi Deniz Kuvvetleri Akademisi’nde eğitim almıştı ve Robert da orada okumak istiyordu. Birçok kişiden tavsiye mektupları aldı ve 1925’te Senatör James Reed’den akademiye girebilmek için randevu almayı başardı.

1929’da mezuniyetinin ve atanmasının ardından Lexington adlı gemide II. Dünya Savaşı’nda ABD donanmasının başkomutanlığını yapacak olan Yüzbaşı E. J. King’in hizmetine girdi. Lexington‘daki görev süresi bitmek üzereyken Yüzbaşı King, uzman topçu olarak görevine devam etmesini rica etti. Fakat Robert’a bir destroyer olan Roper‘da topçu subayı olarak görev verildi. Geminin dönüşleri yüzünden destroyerda görev yapmak zordu ve deniz tutması hayatının bir parçası haline geldi. Çok kilo kaybetti ve tüberküloz oldu. Tedavi olduktan sonra deniz kuvvetlerinde faal hizmetten emekliye ayrıldı.

robert-a-heinlein

27 yaşında karada mahsur kalmış bir deniz subayıydı, küçük bir emekli maaşı vardı. Bir şekilde o maaşın yanına bir şeyler katması gerekiyordu. Gümüş madenciliğini, siyasete atılmayı, emlakçılığı ve mühendislik okumayı denedi. Bir gün bir bilimkurgu dergisinde yarışma ilanına denk geldi. Oturup bir hikaye yazdı (“Life-Line”). Life-Line‘ın o dergi için fazla iyi olduğu düşüncesindeydi, bu nedenle hikayeyi en başarılı bilimkurgu dergisi olan Astounding Science Fiction‘a gönderdi. John W. Campbell, Jr. hikayeyi satın aldı. İlk hikayesinden sonraki birkaç hikaye satılmadı, Campbell ancak beşinci ya da altıncı denemesini satın almayı kabul etti. Önceleri yazmaktaki amacı birkaç yıldır evli olduğu karısıyla aldıkları evin mortgage’ını ödeyebilmekti. Mortgage ödendikten sonra, yazmayı bıraktığında içini belli belirsiz bir huzursuzluk kapladığını fark etti, ancak daktilosunun başına döndüğünde kendini tatmin olmuş hissediyordu.

2. Dünya Savaşı sırasında Robert yazmaya ara vererek Amerikan donanması için mühendislik yapmaya başladı. Üç yıl boyunca Philadelphia’da işine devam etti. Savaş bittiğinde hikayelerine geri döndü. Artık ufkunu genişletme peşindeydi. Gençlere yönelik hikayeler yazmaya ikna edildi ve Saturday Evening Post‘a hikayeler sattı. İkinci gençlik hikayesi televizyonda yayınlanarak beş yıl devam eden bir seriye dönüştürüldü. Klasikler arasında gösterilen Destination Moon‘u (Aya Seyahat) da yazdı ve yetişkin kitleyi bilimkurguya çekebilmek için ciddi romanlar yazmayı düşünmeye başladı.

10rah

Robert insanlığın uzaya çıkabilme ihtimalinin yeterince önemli ve yüksek olduğunu düşünüyordu, Philadelphia’yı terk etmeden önce Donanma’yı uzay keşfine başlaması için teşvik eden iki mektup yazdı. Mektuplardan biri gerekli kanallardan geçerek Philadelphia Donanması Deneysel Havacılık İstasyonu‘nun yönetimine kadar gitti, ama müdür öneriye kulak asmadı. İkincisi bir arkadaşı yoluyla (yine birtakım kanallardan geçerek) Denizcilik Harekatları’na kadar gitti ve bir bakanlar kurulu toplantısında okundu. Dönemin devlet başkanı Truman‘ın mektubu ciddiye alarak, böyle bir roketin bir gemi güvertesinden atılıp atılamayacağını sorduğu yazıldı. Başkanın “hayır” cevabını almasıyla proje başlamadan son buldu.

1947 yılında Robert karısından boşandı ve boşanma belgesini alınca benimle evlendi. II. Dünya Savaşı’nda WAVE (Women Accepted for Volunteer Emergency Service, acil yardım için gönüllü olan kadınlar) olarak görev yapmıştım ve ikinci görevim Robert’la tanıştığım Philadelphia’daydı: aynı bölümde çalışmıştık. Bir gün Robert saatler boyunca bir antolojiye ait numune reklam sayfasını aradı. Ona yardım ederken dosyalarının düzenlenmesi gerektiğine karar verdim. İşe koyuldum ve bugüne dek kullandığım bir sistem geliştirdim. İşte yayıncılık kariyerim böyle başladı. Robert’ın işleri yalnızca yüzeysel birkaç şeye vakit ayırabileceği kadar yoğunlaştığında (yayıncı temsilcileriyle yazışmalar, kayıt tutma, hayran mektuplarını cevaplama ve edebiyatçı olmanın getirdiği tüm diğer sorumluluklar), yayıncılıkla işini devralacak kadar aşinaydım. Uyumlu bir ekip olarak çalışıyor, ona gelen iş tekliflerini tartışıyorduk, mektuplarını onun yerine cevaplıyordum.

Heinlein ve Asimov

Gençlik serisi yayınlanmaya başladığında en çok kütüphanelere satıyordu, Robert kütüphanecilerin ilgi odağı olmuştu. Konuşma yapması için bitmek bilmeyen teklifler geliyordu ve her yıl o yılın çocuk kitabı çıktığında, kitaba özel radyoda yayınlanan bir program hazırlıyordu. Ama hala genele hitap etmeyen bilimkurgu pazarına değil, yetişkinlere yönelik kitaplar yazmak istiyordu. 1960’ta Stranger in a Strange Land‘i (Yaban Diyarlardaki Yabancı) yazmayı bitirdi, kitap en bilinen eseri oldu. Gençlik kitaplarını okuyan çocuklar büyüdüğünde Robert’ın popülerleştirdiği bilimkurguyu aradılar. O da onlar için yetişkin bilimkurgu romanları yazmaya başladı. Birkaç yıl boyunca yılda iki kitap çıkardı, bir tane yetişkinler, bir tane de gençler için. Buna ek olarak, ondan çeşitli konularda araştırma yazıları yazması istenildi. Zamanı olmadığından, bu isteklerin çoğunu geri çevirmesi gerekti.

Kitaplar arasında bolca yurtdışında gezdik. Dünyayı dört kez döndük, Avrupa’da biraz zaman geçirdik. En ilginç, ama bir daha tekrarlanmayan gezilerimizden birinde Sovyetler Birliği‘ne gittik. 1960, 1 Mayıs kutlamalarını izledik, sonra Kazakistan’a yollandık. Almatı’ya vardığımızda U-2 olayını öğrendik. Geziden soğuduk, ama geri dönemezdik, biz de yolumuza devam ederek SSCB’ye geliş nedenimiz olan Semerkant’a ulaştık. Biz Vilno’dayken, Khrushchev ve Eisenhower arasında yapılacak olan bir zirve konferansından önce Sovyetler Birliği hala insansız olduğuna emin olamadığımız bir roket fırlattı. Vilno’da bir şato gezisinden dönerken bir grup oldukça heyecanlı askeri okul öğrencisi bize olup bitenleri anlattı. Gelişmeden dolayı şevkimiz kırılmış halde otelimize döndük. 1970’te ciddi bir hastalığa yakalandı ve iyileşmesi iki yıl sürdü. Sonra daktilosunun başına geçip Time Enough for Love‘ı yazdı.

robert-a-heinlein

Hep zayıf bünyeli bir adam olmuştu ve hastalıklar daha da sıklaştı, artık yazmak için daha az vakit ayırabiliyordu. İkimiz de seyahat meraklısıydık ve dünyanın büyük bir kısmını görmüştük; ulaşım olan her yere gidiyorduk. Antarktika’yı ziyaret ettik ve Kuzeybatı Yolu’yla Japonya’ya gittik. Çin gezginlere açıldığında oraya gittik, doğunun başka yerlerine de. To Sail Beyond the Sunset sonunda Robert’ın 80. doğumgününde yayınlandı. İnsanlar merak etmeye başladı; acaba bu Robert’ın daktilosundan çıkan son eser mi olacaktı? Daha fazla yazmak niyetindeydi, ama yine hastalığa yakalandı ve To Sail gerçekten de son hikayesi oldu. Robert’ın eserlerinin etkisini incelemeyi başkalarına bırakacağım, ama bana “Modern Bilimkurgunun Babası” olduğu bir çok defa söylendi. Kitapları birçok dile çevrilerek farklı topraklarda yayınlandı ve bazıları mihenk taşı niteliğini kazanmış gibi görünüyor.

Robert yaşamı boyunca pek çok ödül aldı, bunların arasında yılın romanı için dört Hugo ödülü de vardı. Ödüllendirilen kitapları Double Star (İkiz Yıldız, 1956)Starship Troopers (Yıldız Gemisi Askerleri, 1959)Stranger in a Strange Land (1962) ve The Moon Is a Harsh Mistress (1966)‘tı. Aynı zamanda Science Fiction Writers of America (Amerika’nın Bilimkugu Yazarları)‘nın ilk Grand Master Nebula ödülünün verildiği kişidir. Başka ödüller de almıştı: Oklahoma’nın Çocukları’dan yılın en iyi çocuk kitabı için Sequoyah Ödülü (Have SpaceSuit—Will Travel, Uzay Elbisemle Yolculuğa Hazırım); düzenlediğimiz kan bağışı etkinlikleri için ödüller; Delta Vee, Inc. tarafından verilen Tomorrow Starts Here; Robert Locus’un araştırmalarında popüler yazarlar arasında her yıl ilk sırada gelirdi. Ama görünüşe göre onu en çok mutlu eden şey, 1972’de mezun olduğu akademide bir Forrestal konuşmacısı olması için davet edilmesiydi.

Ekim 1988’de Washington, D.C.’ye çağrıldım ve Robert’ın adına Üstün Kamu Hizmeti Madalyası’nı kabul ettim. En büyük hüznüm bunu asla bilemeyecek olmasıydı.

Yazan: Virginia Heinlein | Çeviri: Deniz Uz

YAZARIN TÜRKÇEYE ÇEVRİLMİŞ ESERLERİ

KitapYayınevi
2100 Yılında İhtilalÖz Yayınları
Ay Zalim Bir Sevgilidirİthaki Yayınları
İkiz Yıldız (Uzayda İlk Oyun)Metis, Okat
Kaybolan MirasMetis Yayınları
Kızıl GezegenMetis Yayınları
Merihten Saldıranlar (Merihte Panik)Çağlayan, Atak
Uzay Elbisemle Yolculuğa HazırımMetis Yayınları
Uzayda KaybolanlarK Yayınları
Yaban Diyarlardaki YabancıArtemis Yayınları
Yeni Dünyalara DoğruYağmur Yayınları
Yıldız Gemisi Askerleriİthaki Yayınları

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi [email protected] adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...