Maurice Renard kapak

Çok Yönlü Bir Yazar ve Teorisyen: Maurice Renard

Fransız yazar Maurice Renard, bilimkurgu, fantastik, korku ve gizem türlerindeki eserleriyle 20. yüzyılın başlarında öne çıkan isimlerden biriydi. Jules Verne veya H. G. Wells kadar bilinmese de, bilimsel ve felsefi temalara yönelik cesur keşifleriyle Fransa’da spekülatif kurmacanın öncülerinden biri olarak kabul edildi. 28 Şubat 1875’te Châlons-sur-Marne’da saygın bir ailede dünyaya geldi. Babası ve dedesi önde gelen bir hukukçuydu. Ailenin sahip olduğu servet sayesinde rahat bir çocukluk yaşadı. Ancak çoğu zaman büyüklerinin beklentileriyle çatışan fevri ve asi kişiliğiyle tanındı.

Renard’ın edebiyata yönelişi, Edgar Allan Poe eserlerinin Fransızca çevirilerini okumasıyla başladı. Poe’nun ürkütücü ve fantastik öykülerinden etkilenen Renard, hayal gücünü zorlayan edebiyat okumalarına yöneldi. Ailesi tarafından hukuk kariyeri yapması isteniyordu. Hatta bir dönem hukuk eğitimi alıp avukatlık da yaptı. Ancak kısa süre sonra bu mesleğin kendisine uygun olmadığını anladı. Askerlik hizmetinin ardından hukuk kariyerini bırakarak yazarlığı seçti ve böylece edebi yolculuğuna da adım atmış oldu.

20. yüzyılın başlarında eserler vermeye başlayan Renard, eserlerini “bilimkurgu” teriminin henüz kullanılmadığı bir dönemde yazdı. Hugo Gernsback’in 1926’da terimi ortaya koymasından çok önce, Renard ve çağdaşları olan Verne, Wells ve Rosny aîné zaten spekülatif kurmacanın özünü yansıtan eserler kaleme alıyordu. Renard’ın ilk önemli derlemesi Fantômes et Fantoches (Hayaletler ve Kuklalar), 1905 senesinde Vincent Saint-Vincent takma adıyla yayımlandı. Bu derlemede yer alan Les Vacances de Monsieur Dupont (Mösyö Dupont’un Tatili), tarih öncesi çağda dinozorlarla dolu bir dünyaya yapılan zaman yolculuğunu konu alıyordu. Öykü, yazarın ilerleyen yıllarda da işleyeceği temel temaların habercisiydi. Eserinde bilimin bilinmeyenle kesişmesini, insan hırsının doğa yasalarıyla çatışmasını ve gerçeklikle oynamanın psikolojik sonuçlarını ele aldı.

Renard’ın ilk büyük romanı Le Docteur Lerne, sous-dieu (Doktor Lerne, Yarı Tanrı 1908), en yaratıcı eserlerinden biriydi. H. G. Wells’e adanan roman, grotesk deneyler yapan bir bilim insanını konu ediniyordu. Farelerin yapraklarla birleştirilmesi ya da bir insan beyninin boğa bedenine nakledilmesi gibi bölümleriyle çok konuşuldu. Hatta en dikkat çekici bölümlerden birinde, kötü karakter kendini bir arabaya naklediyordu. Ancak ölümlü kılınan makine kısa sürede çürüyordu. Eser, Wells’in Dr. Moreau’nun Adası’ndan izler taşıyordu ve Renard’ın kendine özgü mizahı ve sürrealizmiyle farklı bir boyut kazanıyordu. 1923’te İngilizceye New Bodies for Old adıyla çevrildi, ancak düşük çeviri kalitesi nedeniyle Fransa dışındaki etkisi sınırlı kaldı.

Renard’ın en bilinen eseri ise Les Mains d’Orlac (1920), yani Orlac’ın Elleri olarak tarihe geçti. Bir piyanistin kaza sonucu ellerini kaybetmesini ve sonrasında organ nakliyle yeniden ellerine kavuşmasını işliyordu. Ancak piyanist, yeni ellerin bir katile ait olabileceğinden şüphelenmeye başlıyordu. Roman, kimliği, bedenin özerkliğini ve bilimin doğaüstüyle bulanıklaşan sınırlarını masaya yatırıyordu. Hem okuyucuların hem de sinemacıların ilgisini çeken eser, 1935’te Peter Lorre’nin başrolünde oynadığı Mad Love da dâhil birçok sinema filmine uyarlandı. Bugün hâlâ tıbbın öngörülemeyen sonuçları üzerine gotik bir düşünce denemesi olarak önemini korumaya devam ediyor.

Renard sonraki eserlerinde de sıra dışı fikirler geliştirmeye devam etti. Le Péril Bleu (Mavi Tehlike 1910), atmosferin üst katmanlarında yaşayan ve insanları avlayan “Bilginler” adlı yabancı yaşam formlarını tasvir ediyordu. Bu özgün fikir, John N. Raphael’in Up Above (1913) adlı eserine de ilham verdi. L’Homme truqué (Doktorlu Adam 1921) ise gözleri “elektroskoplarla” değiştirilen ve dünyayı korkutucu biçimde algılamaya başlayan bir askerin hikâyesini anlatıyordu. Tüm bu sıra dışı eserler, Renard’ın algı, kimlik ve insan deneyiminin sınırlarına duyduğu ilginin açık bir göstergesiydi.

Renard’ın kısa öyküleri, çoğunlukla dönemin popüler dergilerinde yayımlandı. Konuları arasında ekseriyet zaman paradoksları, klonlama, görünmezlik, değişmiş bilinç durumları ve uzay-zamanın gizemleri vardı. L’Invitation à la peur (1926) ve Le Carnaval du mystère (1929) gibi derlemeleri, birkaç sayfada bile yoğun atmosfer yaratmayı başarmasıyla ünlendi. Ne var ki yazarın üretimleri Fransızca dışına nadiren çevrildi. Ancak Brian Stableford’un yaptığı The Blue Peril (2010) ve Doctor Lerne, Sub-God (2010) gibi modern çeviriler, Renard’ın eserlerini yeni nesillere tanıtarak bilimkurgu tarihindeki önemini yeniden gündeme taşımayı başardı. Buna rağmen Renard, Verne veya Wells kadar uluslararası şöhrete ulaşamadı. Bunun başlıca nedenleri kaliteli çevirilerin azlığı ve eserlerinin türler arasındaki geçişkenliğiydi. Oysa günümüzde bu çeşitlilik değerli bir zenginlik olarak görülüyor.

Günümüzde 20. yüzyılın en önemli Fransız bilimkurgu yazarlarından biri olarak kabul edilen Renard, kurmacanın ötesinde üretken bir edebi yaşam sürdü. Gazetecilik yaptı, şiir yazdı, oyunlarda işbirliği üstlendi ve evinde edebiyat salonları düzenledi. I. Dünya Savaşı’nda askerlik hizmeti nedeniyle bir süre yazmayı bıraksa da, savaştan sonra yeniden üretmeye devam etti. 18 Kasım 1939’da Rochefort’ta hayatını kaybetti. Geride keşfedilmeyi bekleyen geniş ve etkileyici bir edebi miras bıraktı. Kısacası, modern bilimkurgunun öncülerinden biri olarak anılmayı hak ediyor. Çeviriler, akademik çalışmalar ve sinema uyarlamaları sayesinde eserleri yavaş yavaş spekülatif edebiyat tarihindeki önemini geri kazanıyor ve günümüzde çağının çok ötesinde bir yazar olarak anılıyor.

Dilimize çevrilen eserleri:

Şevval Tufan

2000 yılında Ankara'da doğdu. 2022'de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Yine aynı üniversitede, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisans eğitimine başladı. Bilimkurgudan video oyunlarına, tarihten dil öğrenimine kadar pek çok farklı alanla ilgileniyor. Yeni fikirler edinmeyi, üzerine düşünmeyi seviyor.

İlginizi Çekebilir

Princess_of_Dune

Taht, Çöl ve Sessiz Mücadeleler: Dune Prensesi

Dune Prensesi, Brian Herbert ve Kevin J. Anderson imzalı Dune Kahramanları serisinin üçüncü romanı. Kitap …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir