bilimkurgu kulubu

Dizi starbuck

Tarih: 18 Şubat 2017 | Yazar: İsmail Yamanol

0

Yeni Nesil Starbuck: Kara Thrace

Starbuck ya da nam-ı diğer Kara Thrace… Erkeksi tavırları, yumruk yumruğa kavgaları, fırtınalı ilişkileri, ağzından eksik etmediği purosu, pilotluk yeteneği, gözü pekliği, piramit ve kart oyunlarına olan düşkünlüğü ve tabii ki serseri mizacıyla yeni nesil Battlestar Galactica serisinin unutulmaz karakterlerinden biri o. Eski seride Dirk Benedict tarafından canlandırılan bıçkın bir delikanlıyken, yeni seride alımlı ve çekici bir kadın olarak çıkar karşımıza. Ancak karakterdeki bu cinsiyet değişimine aldanmamak lazım. Çünkü Starbuck’ın kadın hali, erkek halinden bile daha bıçkın. Ünlü aktris Katee Sackhoff‘un başarılı performansı sayesinde Starbuck, gelmiş geçmiş en ilgi çekici kadın karakterler arasındaki yerini çoktan aldı.

Uçlarda yaşayan, sorumsuzca hareket edebilen ve hatta kafasına estiğinde emir komuta zincirini takmayan bir karakter olarak belirse de, aslında Starbuck’ın son derece kırılgan, fedakar ve hassas bir yapısı da vardır. Ancak çoğu zaman duygusal yanını saklamaya çalışır ve umursamaz biri olarak bilinmeyi yeğler. Bu kişilik yansıtma politikası ekseriyetle işe yarasa da, bazen derin bir boşluğa, yalnızlığa ve çaresizliğe saplanmaktan kurtulamaz. Böyle anlarda onu, sık sık Kobol Tanrıları’yla konuşurken ve zil zurna sarhoşken görürüz. Gelgitlerinin altında yatanları anlayabilmek için, karakterin hasarlı çocukluğuna eğilmek yerinde olacaktır.

SPOILER
Kara Thrace çocukluk

Kara Thrace’in çocukluğu.

Kara Thrace, Socrata Thrace ve Dreilide Thrace çiftinin çocuğu olarak Picon‘da doğdu. Annesi bir asker, babası ise tutunamayan bir piyanistti. Kara, annesinin görevi nedeniyle küçük yaşlardan itibaren koloninin çeşitli gezegenlerinde yaşamak zorunda kaldı. Tüm bu yıllar boyunca Kara’nın çocukluğu oldukça zorlu ve sancılı geçti. Baba Dreilide’in müziğe olan düşkünlüğü, aile içinde süregiden bir geçimsizlik nedeniydi. Sonunda Socrata Thrace, Dreilide Thrace’si bir karar vermeye zorladı. Ya ailesini seçip eve ekmek getirecekti ya da piyanosunu alıp gidecekti. Baba Thrace ikinci şıkkı seçti ve henüz Kara küçük bir çocukken aileyi terk etti. Bu durum, Kara Thrace için daha da zor geçecek bir çocukluğun başlangıcından başka bir şey değildi…

Dominant ve sorunlu bir kişiliğe sahip olan anne Thrace, babanın evi terk etmesinin ardından kızına uyguladığı baskıyı iyice artırdı. Onun da babası gibi sorumsuz ve başarısız biri olmasından endişe ediyordu. Annesinin türlü taciz ve şiddetine maruz kalan Kara, travmatik bir çocukluk geçirdi. Gençlik yıllarındaki en büyük zevki ise piramit oyunuydu. 12 Koloni‘nin en meşhur oyunlarından biri olan ve avuca sığabilecek büyüklükteki bir topu küçük bir delikten sokma esasına dayanan bu oyun, Kara için adeta sığındığı bir limandı. Kara, zaman içinde profesyonel bir piramit oyuncu haline geldi. Hıza, beceriye ve kaba kuvvete dayanan piramit oyununda gelecek vaat ediyordu, ancak dizinden geçirdiği bir sakatlık sonucu sporculuk hayatı sona erdi. Bunun üzerine Kara Thrace, evden kaçarak orduya katılmaya karar verdi. Aldığı bu kararın hayatını değiştireceğinden ise haberi bile yoktu…

starbuck 2

Kara “Starbuck” Thrace, kimlik numarası 462753.

Kara Thrace, Koloni Uçuş Okulu’ndan mezun olduktan sonra bir süre aktif göreve katıldı. Daha sonrasında ise uçuş öğretmenliğine başladı. Bu süreçte tanıştığı uçuş öğrencilerinden Zak Adama ile tutkulu bir beraberliğe yelken açtı. Komutan William Adama‘nın küçük oğlu olan Zak Adama, ağabeyi Lee Adama kadar yetenek sahibi değildi. Buna rağmen Kara Thrace, hayallerini yıkmamak adına sevgilisi Zak Adama’ya temel uçuş sertifikası verdi. Ne var ki Zak’in, operasyonel uçuş görevlerinden birinde kaza geçirip yaşamını yitirmesi Kara Thrace’in vicdanında kapanmaz yaralar açtı. Sevgilisinin ölümünden kendini sorumlu tutan Kara, yaptığı usulsüzlüğü yıllar boyunca herkesten gizledi. Kaderin bir cilvesiyle Kumandanlığını William Adama’nın yaptığı Battlestar Galactica gemisine atandığında, daha fazla dayanamayarak bu gerçeği Lee ve William Adama’ya itiraf etti. Böylelikle, o güne dek kendisini öz kızı gibi görüp seven William Adama’nın da kalbinde kapanmaz bir yara açmış oldu.

12. Koloni’ye Cylon saldırısı başladığında Kara Thrace, William Adama’nın komutası altındaki ikinci yılını geçiriyordu. Filonun gördüğü en başarılı Viper pilotlarından biriydi ve CAG’in, yani Jackson Spencer‘ın astı olarak görev yapıyordu. 12 Koloni topyekun saldırıya uğradığında ve 50 bin kişilik filonun ölümle yaşam arasındaki mücadelesi başladığında, Kara Thrace pek çok fedakarlık ve cesaret örneği sergiledi. Her çatışmada Viper pilotlarının önde gideni, bayrak sallayanıydı. Gözü karalığı yeteneğiyle birleştiğinde, düşmanları için korkulu bir kabusa dönüşüyordu. Öte yandan duygusal ilişkileri de en az pilotluğu kadar pervasızdı. Öteden beri Lee Adama ile süren arkadaşlığı, zaman zaman gergin ve zaman zaman da romantik bir seyir izliyordu.

starbuck ve apollo

Kara Thrace, Lee Adama ile ringde boks yaparken.

Apollo’nun okunu almak için Cylon işgali altındaki Caprica‘ya geri gitmeye ikna olan Kara Thrace, burada piramit oyuncularından oluşan bir grup direnişçi ile karşılaştığında hem çok şaşırdı hem de çok sevindi. Grubun başını ise Samuel Anders adlı ünlü bir piramit oyuncusu çekiyordu. Çok geçmeden ikili arasında duygusal bir yakınlaşma ortaya çıktı ve bu durum Kara’nın Lee Adama ile olan belirsiz ilişkisini daha da belirsizliğe itti. Ancak Caprica’da başına gelen en büyük felaket Cylonlar tarafından ele geçirilip bir üreme çiftliğinde tutsak edilmesiydi. Bir yandan korkularıyla diğer yandan da travmatik çocukluğuyla yüzleşmek zorunda kalan Thrace, zor da olsa Cylonlar’ın elinden kurtulmayı ve Apollo’nun okunu filoya ulaştırmayı başardı. Ancak yaşadıkları, üzerinde derin izler bırakmıştı.

Kara Thrace’in hayatındaki en radikal değişim ise, üç numaralı Cylon modeli Leoben Conoy ile karşılaştığında gerçekleşti. Anlayamadığı bir şekilde Leoben ile aralarında gizemli bir bağ vardı ve bu durum Thrace’i rahatsız ediyordu. Öte yandan Leoben’in de kendisine güçlü bir takıntısı var gibiydi. İkisi arasındaki bu tuhaf bağlantı, filo New Caprica adı verilen yeni bir gezegene yerleştiğinde doruk noktasına ulaştı. Gezegene yerleşmesinin ardından Lee Adama’yı bir köşeye atıp Samuel Anders ile evlenen Thrace, Cylonlar’ın bu yeni gezegeni de işgal etmesinden kısa bir süre sonra Leoben tarafından alıkonuldu. Kara’yı kendisine aşık olmaya zorlayan Leoben, ona çeşitli akıl oyunları oynadı, ama Kara her seferinde bu psikolojik baskılara direnmeyi başardı. Ancak Leoben de vazgeçecek gibi görünmüyordu. Nitekim Leobey, Kacey adlı bir kızı suni döllenme ile yaratılmış çocukları olarak tanıttığında, Kara Thrace bunun da bir kandırmaca olduğundan emindi. Ancak Kacey’in düşüp yaralanmasıyla annelik içgüdüsü devreye girdi ve küçük kızı sahiplenmeye meyletti. Fakat New Caprica’dan kurtulup tekrar Galactica gemisine yerleştiğinde, Kacey’in aslında başka bir ailenin çocuğu olduğunu öğrenip büyük bir şok yaşadı.

Starbuck 3

Kara Thrace’in filoya dönüşü.

Küçük yaşlardan beri resme hevesi olan Thrace’in, Caprica’daki evi de çizdiği resimlerle süslüydü. Ancak öteden beri takıntılı şekilde çizip durduğu bir figür vardı. Bir çeşit nebula gözünü andıran bu gizemli figür, zaman ilerledikçe hem filo hem de Thrace için önemli bir hal aldı. Zira Kara Thrace, 13. Koloni‘yi bulmak için girişilen bu yolculukta seçilmiş kişi olduğuna inanmaya başlamıştı. Çizdiği bu gizemli figürse, ona göre 13. Koloni’yi bulmalarını sağlayacak bir işaretti. Tüm bu gelişmeler Thrace’in psikolojisini de altüst etti. Çeşitli sanrılar görmeye başlayan Thrace, bir görev esnasında Viper’ıyla birlikte havaya uçtu. Lee Adama’nın gözleri önünde yaşanan bu olay, herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak kadar net ve gerçekti. Kara Thrace ölmüştü. En azından öyle olması gerekiyordu, ama Kara Thrace gizemli bir şekilde filoya geri döndü; üstelik de gıcır gıcır bir Viper’la…

“Merhaba, Lee. Korkma. Gerçekten benim. Her şey yolunda. Dünya’ya gittim. Nerede olduğunu biliyorum ve bizi oraya götüreceğim.” – Kara Thrace

Kara Thrace’in geri dönüşü, filoda hem sevinçle hem de korkuyla karşılandı. Çünkü Thrace eğer bir hortlak değilse, o zaman bir Cylon olmalıydı. Kazaya dair hiçbir şey hatırlamayan ve öldüğü gerçeğine inanmayan Thrace, kendisine olay anının videoları izlettirildiğinde ne diyeceğini bilemedi. Zihninde kocaman bir boşluk vardı ve tekrar filo tarafından kabullenilmesi de kolay değildi. Dördüncü sezonda 13. Koloni’nin bulunmasıyla işler daha da karmaşık bir hale geldi. Filo ölü bir gezegenle karşılaşırken, Thrace de kendi cesediyle yüzleşmek zorunda kaldı. Ya yaşayan bir hayalet olduğunu kabul edecek ya da Cylon olduğu gerçeğiyle yaşamak zorunda kalacaktı…

Battlestar Galactica

1978 yapımı Battlestar Galactica’daki Starbuck karakterini canlandıran Dirk Benedict ile 2004 tarihli tekrar uyarlamasında yine Starbuck karakterini canlandıran Katee Sackhoff’un, Starbucks’taki buluşmalarından bir kare.

Dizinin en gizemli karakterlerinden biri olan Starbuck’ın durumu asla netliğe kavuşturulmadı. Hal böyle olunca da ortaya bir sürü teori saçıldı. O, kimine göre isimsiz bir Cylon, kimine göre bir melez, kimine göre yol gösterici bir melek ve kimine göreyse insanlığı yıkıma götüren bir şeytandı. Dizide, yaratıldıktan sonra kutulanan 7 numaralı Cylon modeli Daniel‘ın kızı olduğuna dair çeşitli göndermeler bulunsa da, karakterin durumu gizemini hep korudu. Üstelik dizinin final bölümünde ansızın ortadan kaybolması, karaktere dair katmerli bir gizem perdesi oluşmasına yol açtı.

Her şeye rağmen Starbuck, insanlığın kurtuluşunda önemli bir role sahipti. Kılavuzluğu kimi zaman filoyu yıkımın eşiğine getirse de; o bir yolcu değil, yolculuğun ta kendisiydi aslında…

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Amatör bir düş gezgini ve saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor. Daha mutlu, daha yaşanası ve daha özgür bir gelecek için…