bilimkurgu kulubu

Dizi

Tarih: 5 Mayıs 2015 | Yazar: İsmail Yamanol

0

Stargate Atlantis: Ayrıntıdaki Güzellik

Gelmiş geçmiş en iyi bilimkurgu sagalarından biri olan Stargate, yarattığı kendine özgü mitolojisiyle türü seven herkesin gönlünü fethetmeyi başarmıştır. Stargate SG-1’den sonra zincirin ikinci halkası olan Stargate Atlantis de, selefinin başarısını sürdürerek bu harika mitolojiye çeşitli katkılar sağlamıştır. Bu katkılardan en önemlisiyse hiç kuşkusuz Kadim ırkına dair bilgilerimizi genişletmiş oluşudur.

Stargate mitolojisine göre Kadimler, insan ırkının ilk evrimidir. Ori’ların aksine dinsel bakış açısını reddederek bilimde ve teknolojide ilerleme yolunu seçmişlerdir. Bilime verdikleri bu değer sayesinde kısa sürede gelişip ilerlemişler, sonunda da fiziki bedenlerinden bağımsızlaşıp saf enerjiye dönüşmüşlerdir. Stargate mitolojisinde bu duruma “Yükselme” adı verilmektedir. Gezegenlere yaşam tohumlarını eken ve Yıldız Geçitlerini tasarlayıp galaksilere yayan da yine Kadimlerdir. Stargate Atlantis dizisinin mekânı konumunda olan Atlantis de bir Kadim tasarımıdır. Çok gelişmiş ve karmaşık bir yapı niteliğiyle karşımıza çıkan Atlantis, hem bir şehir ve hem de bir uzay gemisi oluşuyla eşsizdir.

Bu yazıda, dikkatli Stargate izleyicilerinin bile gözünden kaçan güzel bir ayrıntıya değineceğiz. Pek çoğunuz, Atlantis’in geçit odasından ana kumanda merkezine giden merdivenlerini anımsıyordur. Her bir basamağı ışıldayan Kadim yazılarıyla süslü bu merdiven, belki de size sıradan bir dekordan daha fazlası gibi gelmemiş olabilir; ama yanılıyorsunuz. O merdivende Kadim alfabesiyle yazılmış oldukça önemli bir mesaj gizli. Gelin o merdivende neler yazdığına, hep birlikte bir göz atalım.

“Bunlar, bizim gerçek olarak kabul ettiklerimizdir. Diğer dünyaları tüm içtenliğimizle selamlıyoruz. Yuvamıza ilk kez ayak basanlara selam olsun ve siz yuvamıza tekrar geri dönenler; sizler gideli çok uzun zaman oldu ve bilin ki yokluğunuz derinden hissedildi. Ama işte tekrar aramızdasınız ve bir kez daha bizimle birlikte oluşunuzu kutluyoruz. Bir elçi nezaketiyle yuvamızdan ayrılıp, uzak diyarlardaki komşularımızın topraklarına ayak bastığımızda, her zaman dürüst ve içten olacağımıza ant içtik. Bizler daima zulme uğrayan ve sığınacak yer arayanların hizmetkârıyız. Bizler, hayatlarımız pahasına da olsa ezilenleri koruruz. Bu bizim, ezilen tüm dünya halklarına sözümüzdür. Bizler her zaman barış içinde gelir ve barış içinde gideriz. Sonsuza dek hoş karşılanacaksınız.”

Etiketler: , , , , , ,


Yazar Hakkında

Amatör bir düş gezgini ve saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor. Daha mutlu, daha yaşanası ve daha özgür bir gelecek için…