bilimkurgu kulubu

Dizi Goa_uld_System_Lords

Tarih: 24 Aralık 2016 | Yazar: Can Kaçan

0

Goa’uld Siyasi Tarihi

“Ne sevgili Sistem Lordlarımıza, ne de onların kölelerine güvenilir.” -Yu

Sistem Lordları, Goa’uld hiyarerşisinde yönetici konumunda bulunan ve Goa’uld İmparatorluğu’na liderlik eden belli sayıdaki kişilerden oluşur. Genellikle Sistem Lordları, bir Tanrı’nın kişiliğini üstlenirler ve birçok dünyayı Jaffa ordularını kullanarak despotça yönetirler. Goa’uld İmparatorluğu, 1994 yılındaki ölümüne dek Baş Lord Ra tarafından himaye edilmiştir. Ra’nın Stargate ekipleri tarafından yok edilmesiyle beraber Goa’uld Sistem Lordları arasında bir güç mücadelesi başlar. Her Lord, ortaya çıkan boşluktan yararlanarak kendi otoritesini sağlamlaştırmaya ve genişletmeye çalışır. Zaten Goa’uld’un başlıca zafiyeti de feodal niteliğidir. Her ne kadar Asgard veya Tau’ri gibi dış tehditlere karşı kendilerini savunmak için gönülsüzce birleşmişlerse de, kendi aralarında egemenlik kurmak için sürekli savaş halindedirler. En büyük tehlike, tek bir Goa’uld’un yükselerek diğer Sistem Lordları üzerinde hakimiyet kurmasıdır.

Bu tarz bir tehlike ilk olarak, Sokar’ın büyük bir ordu kurup altı ana Sistem Lorduna karşı saldırı başlatmayı planladığında gün yüzüne çıktı. Sokar, Netu’yu havaya uçuran Tok’ra gücü sayesinde yok edilebildi. Apophis daha sonra Sokar’ın imparatorluğunu kontrol altına almış ve Tau’ri ile Tok’ra’nın kurduğu ittifak tarafından durdurulana kadar varlığını sürdürmüştür. Sistem Lordları arasındaki birliktelik, bin yıl boyunca büyük ölçüde değişikliğe uğramıştır. Birliğe nadiren yeni kişiler alınır ve buna da Sistem Lordları Yüksek Kurulu tarafından karar verilir. Her ne kadar kendi içlerinde iktidar savaşları yapsalar da, çıkarları için pek çok kez birlikte çalışma yoluna da gitmişlerdir. Tok’ra genellikle Sistem Lordlarını dengede tutmaya çalışır, böylece hiçbir Sistem Lordu diğerlerine tamamen üstün gelemez. Asgard da bu stratejiyi takip etmiştir.

Uzun yıllar Goa’uld İmparatorluğu’nun Baş Lordluğunu yapan Ra

Apophis, Sokar’ı mağlup edip onun tüm güçlerini de ele geçirince, Goa’uld İmparatorluğu‘nda ciddi bir güç kayması yaşanmıştır. Bu güç kayması ise, Apophis ve Heru’ur’un en büyük iki orduyu komuta etmesiyle sonuçlanmıştır. İki büyük güce dönüşen Apophis ve Heru’ur, ittifak kurup daha da güçlenmek adına Tobin sisteminin tarafsız topraklarında bir görüşme tertiplediler, ancak Apophis’in bir kandırmacası sonucu Heru’ur öldürüldü ve kuvvetleri derdest edildi. Böylece Apophis, Goa’uld’un en büyük ordularından birini komuta etme imkanına kavuştu. Ancak Apophis’in hakimiyeti çok uzun sürmeyecek ve onun da meydandan çekilmesiyle eski düzen tamamen değişecektir. Zira ortaya çıkan boşluk, diğer Sistem Lordlarının iştahını kabartacaktır. Geriye kalan yedi Sistem Lordu Ba’al, Bastet, Kali, Morrigan, Olokun, Svarog ve Yu, ateşkes ilan eder ve Hasara Sistemi’nin tarafsız topraklarında yeni bir düzen kurulmasını tartışmak üzere bir araya gelirler.

Uzun yıllardır sürgünde olan Anubis‘in yeniden ortaya çıkması ve kendileri için tehdit oluşturması nedeniyle, Sistem Lordları onu da aralarına dahil etmek zorunda kalırlar ve en büyük zorluklarıyla yüzleşmek için tedirgin bir ittifak kurarlar. Öyle ki Jaffa saflarında muhalefet ve itaatsizlik yayılırken, Tok’ra ve Tau’ri tehdidi de iyice artmaktadır. Bununla birlikte, Anubis’in üstün güçleri karşısında ittifak çok geçmeden parçalanmaya başlar. Goa’uld’un Gözleri olarak bilinen altı eserin gücüyle silahlanmış olan Anubis, Yu tarafından yönetilen Sistem Lordlarının birleşik güçlerini bertaraf eder ve kendisine açık üstünlük sağlayan güçlü bir silah yaratır.

Apophis

Ölmek nedir bilmeyen Sistem Lordu Apophis

Anubis, Sistem Lordlarını yok etme planını devreye sokarken, SG-1 de Yu nezdinde diğer Sistem Lordları ile bir ittifak oluşturur. Ancak Yu’nun zihinsel yetkinliği başarısızlığa uğrayınca, devreye Ba’al girer ve Sistem Lordlarının Kelowna’daki Anubis’e karşı oluşturduğu birleşik gücü yönetmeye başlar. Anubis kaçtıktan sonra ordusu yenilir ve Ba’al hızla güç kazanıp Birleşmiş Sistem Lordları İttifakını ele geçirir. Bu ittifakın oluşumunda Yıldız Geçidi Komutanlığı’nın kısmen de olsa sorumluluğu bulunmaktadır. Bu arada Anubis, kuvvetlerini Tartarus üzerindeki üssünde yeniden kurar. Kull Warriors adı verilen sentetik bir ordu yaratır. Rakip Goa’uld’lara karşı çok geçmeden bir saldırı başlatır ve Ba’al ile savaşa hazırlanmak için kaynaklarının hemen hepsini kullanır. Tau’ri, Tok’ra ve asi Jaffaların işbirliğiyle, son yedi yılda düşen Sistem Lordu sayısı yedi yüz yılda düşen Sistem Lordlarından daha fazladır. Bunu gören Anubis, dikkatini en büyük tehdidine çevirir: Dünya’ya… Filosu tam gücünü topladıktan sonra 30’dan fazla Ha’tak ana gemisini Dünya’nın yörüngesine gönderir. Antarktika üzerinde yaşanan büyük savaşta Anubis, Albay Jack O’Neill’in Kadim savunma silahlarını kullanması sonucu yenilgiye uğrar.

Anubis’in yok edilişi, kalan Sistem Lordları arasında otorite zaafları yaratır. Zira kararsız ve oldukça çürük bir koalisyon olan Sistem Lordları Yüksek Konseyi, yaşanan bu ani güç kayması için hazırlıksızdır. Açık savaşı önlemek için Sistem Lordları Anubis topraklarını ve ordularını aralarında eşit bir şekilde bölme konusunda anlaşmaya varırlar, ancak Ba’al anlaşmayı bozar ve Anubis’in Kull Warriors ordusunun komutasını alarak konsey içindeki güç dengesini kendi lehine çevirir. Sistem Lordlarının birçoğu artık teslimiyetten söz etmeye başlamıştır bile. Camulus, Yu ve Amaterasu’dan oluşan üç temsilci, Dünya’nın elindeki Kadim savunma silahına da güvenerek Ba’al’a karşı ittifak kurmayı teklif ederler. Başkan Henry Hayes, müzakereleri sürdürmesi için Dr. Elizabeth Weir‘e yetki vermiş, ancak anlaşma sağlanamamış ve ittifak başarısız olmuştur.

Anubis

Yarı yükselmiş bir Sistem Lordu olan Anubis

Sistem Lordlarının Jaffa orduları, Ba’al’ın Kull Savaşçıları için uygun değildi. Bastet ve Olokun öldürülmüş, Morrigan teslim olmuş, Yu ve Amaterasu ise ordularını son savaş için hazırlamaya girişmişti. Tüm bunlar olurken, Ba’al ve Sistem Lordları arasındaki savaş da kritik bir aşamaya gelmişti. Ayrıca Moloc, Yıldız Geçidi Komutanlığı ve isyancı Jaffa tarafından öldürülmüş, orduları ise Ba’al ve Ares tarafından ele geçirilmişti. Daha da kötüsü, Anubis bilinmeyen bir şekilde Antarktika’daki savaştan sağ çıkmış ve Ba’al’ı da maşası olarak kullanmaya başlamıştır. Ancak Ba’al kukla olmayı kabul etmez ve Anubis’i ortadan kaldırmak için uygun zamanı kollar.

Tüm bu politik çıkar çatışmaları yaşanırken, Sistem Lordları bir yandan da Jaffa İsyanı ile karşı karşıyaydılar. Fakat asıl tehdit, kopya Samantha Carter liderliğindeki Çoğalıcılar‘ın Samanyolu Galaksisi’ne girmesi ve Goa’uld’a karşı tam ölçekli bir saldırı başlatmasıyla ortaya çıktı. Çoğalıcılar, Sistem Lordlarını sistematik olarak ortadan kaldırmaya ve güçlerini büyük bir hızda emmeye başladılar. Durumun vahameti ilerleyince Anubis, Dakara gezegenindeki gelişmiş Kadim cihazını kullanarak, Samanyolu’ndaki tüm yaşamı yok etmeyi bile göze alır. Zira kendisi yarı yükselmiş olduğu için bu yok oluştan sağ kalacağına ve yeni bir hükümdarlık kuracağına inanmaktadır. Ancak Ba’al, Anubis’in bu planını SG-1 ekibine iletir ve kendilerinden yardım ister. Ekibimiz derhal Dakara gezegenine ulaşır ve söz konusu Kadim Cihazı üzerinde çalışmalara başlar. Anlaşıldığı kadarıyla bu cihaz, hem yaşam tohumları ekebilme ve hem de var olan yaşamı sona erdirebilme potansiyeline sahip aşkın bir teknolojinin ürünüdür. Bu silah yardımıyla Çoğalıcılar yok edilir.

Ba'al

Son Sistem Lordu Ba’al

Sekiz yıl boyunca Tau’ri – Goa’uld savaşında Ra, Hathor, Sokar, Heru’ur, Cronus, Apophis, Svarog, Nirrti, Osiris, Moloc, Ares, Anubis ve Ba’al gibi Sistem Lordları ile Amaunet, Klorel, Marduk, Tanith, Seth, Imhotep, Mot ve Sekhmet gibi daha alt seviyeli Goa’uldlar yok edildi. Oma Desala eli ile gelen Anubis yenilgisi ve Jaffa İsyanı başarısının ardından, Sistem Lordları bir avuç kadar kaldı, ama onlar da Jaffa ordularının desteği olmadan güçlerinin çoğunu kaybetti. Sistem Lordları arasında en uzun süre direnmeyi başaran Ba’al oldu. Bu uğurda kendi klonlarını yarattı, Jaffaların beyinlerini yıkadı, Kadim cihazlarını ele geçirmeye çalıştı ve hatta zamanda yolculuk yaparak 1939 yılına gidip Stargate projesini engellemeyi bile denedi… Ancak yok oluştan kurtulamadı. Ba’al’ın ölümünden sonra, System Lordu hiyerarşisi tamamen yok oldu…

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Asimov ve Stargate hayranı...