bilimkurgu kulubu

Dizi

Tarih: 6 Temmuz 2019 | Yazar: Cenk TAN

0

Cinsellik, Heteronormativite ve Sanal Gerçeklik: Black Mirror’dan Striking Vipers

Bu Yazı Yoğun Biçimde Spoiler İçermektedir.

Geçtiğimiz Haziran ayının başında yayımlanan Black Mirror’ın 5. sezonu, dizinin hayranları için büyük bir sevinç yarattı. Ancak sezonun sadece 3 bölümden oluşması, hayranların sevincini kursağında bırakmaya da yetti. İzleyiciler tarafından hayal kırıklığı ile karşılanan 5. sezon, pek çok açıdan Black Mirror’ın geleneksel konsept ve havasının dışında kalıyor. 5. sezonun 1. bölümü Striking Vipers, üç ana karakter üzerinde yoğunlaşıyor: Evli ve çocuklu bir çift olan Danny ile Theo ve Danny’nin arkadaşı Karl. Theo-Danny çiftiyle onlar henüz üniversitedeyken tanışıyoruz. Flört eden çiftimiz birbirine karşı oldukça tutkulu biçimde aşık. Evlenen çiftimiz Amerikan rüyasının geleneksel karşılığı olan banliyöde lüks bir ev, bir çocuk ve bolca paraya sahip oluyor. Danny, 38. yaşı için doğum günü partisi veriyor ve Karl da bu partiye davetli. Hasret gideren eski dostlar birbirlerini uzun bir aradan sonra gördükleri için sevinçli. Karl, Danny’e doğum günü hediyesi olarak eskiden birlikte oynadıkları ve en çok sevdikleri oyun olan “Striking Vipers” oyununu hediye ediyor. Street Fighter ve Tekken benzeri bir oyun olan Striking Vipers, bu defa sanal âlemin içinde oynanmakta.

Doğum gününün bitmesine müteakip olarak Danny, Karl’ın hediyesini denemek istiyor. Kendini dövüş alanının ortasında bulan Danny, Çinli bir erkek karakteri olan Lance’i, Karl ise Roxette isimli çekici bir kadın dövüşçüyü seçiyor. Danny’nin acıyı hissedip hissedemediklerini sormasıyla Karl oyunun fiziksel algıları taklit ettiği cevabını veriyor. Kafa göz dalarak dövüşmeye başlayan bu iki oyuncu birbirine yaklaştığında o anda pek de beklemediğimiz bir şey oluyor ve oyuncular önce öpüşmeye, sonrasında ise tutkulu bir şekilde sevişmeye başlıyor. Bu olaydan büyük keyif almasına rağmen, Danny yaptığını sorgulamaya girişiyor ve birkaç gün boyunca Karl ile irtibatı kesiyor.

Danny (solda) ve Karl (sağda).

İşte bütün mesele bu an itibariyle patlak veriyor. Gerçek hayatta heteroseksüel olan ve geleneksel anlamda erkek dostluğu yaşayan bu ikili, sanalda sadece cinsel ilişki yaşamakla kalmamış aynı anda birbirine bağımlı hale gelmiştir. Danny’nin aklı bir taraftan eşcinsellik, diğer taraftan da eşini aldatmasıyla ilgili sorularla allak bullak olmuştur. Bu esnada Karl da boş durmaz ve bekâr olmasından dolayı genç ve güzel bir kızla çıkar. Ancak bu birliktelik onu tatmin etmez. Yeni arayışlara yelken açan Karl, Striking Vipers adlı oyunda farklı kullanıcılarla birlikte olur. Sonrasında kutup ayısı karakteriyle bile birlikte olduğunu itiraf eden Karl, hiç kimseden aynı tadı alamadığını söyleyerek dönüp dolaşıp kürkçü dükkânına gelir.

Danny de aynı şekilde Karl’ı unutamamıştır. İyi bir yaşam standardına sahip olmasına rağmen hayatı monotonluk ve sıkıcılıktan ibarettir. Karısı kendisiyle salt çocuk yapmak amacıyla birlikte olmaktadır ve birlikteliğin zamanı dahi bir uygulama tarafından belirlenmektedir. Danny ise başım ağrıyor gibi basit mazeretlerle onu atlatmayı tercih eder. İlişkilerinde zerre kadar heyecan kalmayan Danny ve Theo çifti için tehlike çanları çalmaktadır. Theo ise Danny’e sürekli ilgisizliğinden dolayı sitem etmektedir. Tüm bunların arasında Danny’nin sığınacağı ve onu tatmin edeceği tek kişi vardır: Karl. Uzun bir aradan sonra Karl’ı arar ve tekrar oyunu oynamak için ondan söz alır. Böylece aklında sorguladığı ve tabu haline getirdiği yasak elmayı yeniden yemiş olur. Danny ve Karl oyunun içinde sadece sevişmekle kalmazlar, sevişmenin ardından iki sevgili gibi uzun uzadıya sohbet de ederler. Böylece Danny, nefsine yenik düşmüş olur. Aslında yaptığı şeyi halen yapmak istememektedir, ancak kendine de bir şekilde hâkim olamamaktadır. 6 aylık süre boyunca birlikte olmaya devam eden Danny ve Karl’ın ilişkisinden en çok Theo zararlı çıkar. Danny, evlilik yıldönümünü dahi unutur.

Karl soldaki Roxette avatarını seçer; Danny ise sağdaki Lance avatarını.

Danny’nin onca tuhaf davranışından şüphelenmeye başlayan karısı Theo, hayatında başka birilerinin olduğunu sezmeye başlar. Ancak Theo’nun tahmin ettiği gibi o başka biri bir kadın değil, Danny’nin kankisi Karl’dan başkası değildir. Danny ve Karl tüm çekince ve sorularına rağmen birlikte olmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Sanaldaki birlikteliği onları eşcinsel yapıp yapmadığı konusunda da kafalarında pek çok soru işareti belirir. Bu soru işaretlerini sonsuza dek ortadan kaldırmak amacıyla gerçek hayatta buluşup, öpüşmeye karar verirler. Yağmurlu bir havada buluşan Danny ve Theo, zoraki bir hamleyle birbirini öpmeye başlar. Sonrasında ise bundan hiç zevk almadıklarını itiraf ederek tartışmaya başlarlar. Bu tartışma kısa bir süre sonrasında kavgaya dönüşür ve ikili kendilerini yerde boğuşurken bulur. Ardından ikili polis tarafından tutuklanarak, nezarete götürülür. Ertesi gün, karnı burnunda olan Theo, Danny’i nezaretten kurtarmak için karakola gelir ve tüm olup bitenlere anlam vermeye çalışır.

Danny ve Karl’ın birbirine olan tutkusu her şeye rağmen bir türlü dinmek bilmemektedir. Bölümün sonunda ise zamanda birkaç yıl sonraya atlayarak Danny’nın 40. yaş günü partisine ışınlanıyoruz. Bu esnada Theo’nun doğum yaptığını ve çiftimizin yeni bebeklerine kavuştuklarını da öğreniyoruz. Theo, ertesi günkü akşam yemeğine Karl’ı davet ettiğini söylüyor. Bu habere şaşıran Danny, gönülsüz de olsa daveti kabul etmek zorunda kalıyor. İlginç ve şaşırtıcı bir şekilde Karl ile konuşma yapılıyor ve çiftler arasında bir tür uzlaşma sağlanıyor. Theo, Danny ve Karl’ın oyun simülasyonunda birlikte olmalarına izin verirken, Danny de aynı şekilde Theo’nun parmağında yüzük olmaksızın dışarı çıkmasına ve yabancılarla münasebet kurmasına onay veriyor. Böylece her iki taraf da istediğini alıyor. Bu son, kimilerine göre mutlu kimilerine göre ise mutsuz bir son. Ancak bundan çıkan tek kesin sonuç kısasa kısas. Mutlu son olduğunu savunanlar, alan memnun satan memnun şeklinde düşünenlerken, mutsuz son olduğunu belirtenler ise her iki tarafın birbirine taviz verdiğini ve böylece evliliklerini tehlikeye attıklarını iddia ediyor.

Danny ve Lance avatarı.

Striking Vipers’ın açık ara farkla 5. sezonun en iyi bölümü olduğu söylenebilir. Bu sezonun diğer sezonlardan farklı olarak izleyicilerden ciddi eleştiriler aldığı ve yeterince beğenilmediği bir gerçek. Bunun temel sebebi ise bölümlerin Black Mirror’un temel prensiplerine uymamasından kaynaklanıyor. Bu üç bölümde Black Mirror’dan alışkın olduğumuz kasvetli ve karamsar havayı pek göremiyoruz. Teknolojik anlamda da (katlanır telefon dışında) herhangi bir yenilik getirdiklerini söyleyemeyiz. Sadece eski bölümlerde geçen teknolojilerin yeni bir sunumla ele alındığını fark ediyoruz. Bu bağlamda da izleyiciler hayal kırıklığına uğramaktan kurtulamıyor. Striking Vipers’da konusu geçen sanal gerçeklik teknolojisi 3. ve 4. sezonda yayımlanan “San Junipero” ile “USS Callister” de zaten işlenmişti. San Junipero’da sanal gerçekliğin iyileşme şansı olmayan hastalara ve ölmüş insanlara uygulanması, USS. Callister’da asosyal bir bireyin sanal âlemde kurmuş olduğu hükümdarlığa ve Striking Vipers’da ise sanal gerçeklikte şiddet ve cinsellik temaları incelenmiş. Kısaca, Black Mirror’un kendini tekrarlamaya başladığı ortada.

Aslında Striking Vipers’da cinsellikle birlikte şiddet de mevcut. Sonuçta oyun bir dövüş oyunu ancak oyuncuların algıları fiziksel anlamda hissedebilmeleri onları dövüşün dışına çıkmaya teşvik ediyor. Nihayetinde böyle bir teknolojinin gerçek olması durumunda, insanların bunu denemelerinin çok yüksek bir olasılık olduğu mesajı aktarılıyor. Bu bağlamda şiddetten ziyade cinsellik tercih edilmiş. Neticede oyuncular sevişmek yerine, kafa göz koparıp, birbirlerine akla hayale gelmeyecek türden şiddet içeren fantezileri de uygulayabilirlerdi. Velhasıl sonuç böyle olmadı ve odak noktası şiddetten cinselliğe kaydı. Bölümde eşcinsellik vurgusu mevcut elbet ama tamamıyla eşcinsellik üzerine odaklandığını söylemek doğru olmaz. Tabii ki Danny ve Karl birbiriyle sevişirken farklı avatarlar kullanıyorlar ancak bu karakterleri diğer oyuncular da kullanabiliyor. Bu durumda Karl, defalarca Roxette karakterini kullanarak başka bir karakter olan Lance ile sevişmiş olmalı ki bunu zaten kendisi de itiraf ediyor. Peki o zaman neden sürekli Danny’i arzulamakta? Bölümün bizlere sorgulattığı da tam olarak bu. Eşcinsel miyiz kaygısıyla endişelenen iki kanka soluğu gerçek dünyada alarak derin bir oh çekiyor.

Kendilerini sorgulayan Danny ve Karl.

Acaba sorgulanan heteronormativite midir yoksa sanal gerçekliğin sınırları mı? Başka bir deyişle gerçekte heteroseksüel olan bir birey sanalda farklı cinsel eğilimlere yönelebilir ve bundan olumsuz bir şekilde etkilenmeden günlük hayatına devam edebilir mi? Bu bağlamda cinsel yönelimler arasında geçişler ve farklı deneyimler mümkün olabilecektir. Bu gibi deneyimler ne gibi sorunları beraberinde getirecektir? Tüm bu soruların ötesinde bu bölümün alt metninde cinselliğin kendisiyle ilgili birtakım ucu açık sorgulamaların yattığı da görülüyor: “Cinsel tercihler hangi yönlere kayabilir? Cinselliğin sınırları nedir? Cinsellik katı çizgilerle tanımlanmalı mıdır? Heteronormativite bazı duyguların bastırılmasına mı sebep oluyor?”… Böylece sanal gerçeklikteki deneyimin gerçeğe olan etkisi ve bireylerin hayatını alt üst etme gibi çok ciddi bir potansiyele sahip olduğu mesajları önem kazanıyor. Söz konusu dövüş oyunu Danny ve Theo’yu boşanmanın eşiğine de getirebilirdi veya daha kötüsü onları katil dahi edebilirdi. Tüm bu ihtimallere yönelik açık kapı bırakılmış.

Genel kanaat, bu iki erkeğin birbirine duygusal anlamda da bağlanma gösterdikleri yönünde. Çünkü olay kesinlikle salt cinsellikten ibaret değil. Şayet sadece cinsellik olsaydı, Karl dönüp dolaşıp Danny’de ısrarcı olmazdı. Ancak bu duygusal bağlanmanın Karl tarafında daha ağır bastığı hissediliyor. Neticede Danny’nin kaybedeceği bir ailesi var ama Karl’ın kaybedeceği hiçbir şeyi yok. Bundan dolayıdır ki Karl’ın ciddi anlamda bazı duygularını bastırmayı tercih ettiğini ve Danny’e gerçek hayatta gösteremediği duygusal/cinsel bağlanmayı sanal âlemde göstermeyi bir çözüm yolu olarak gördüğünü ve Danny’i gerçekten öperken zevk almadığına dair buz gibi yalan söylediğinden neredeyse eminiz. Eğer Danny evli ve çocuklu olmasaydı bu hikâye çok farklı bir şekilde gelişip, değişik yönlere doğru yol alabilirdi. Zira Danny’nin evliliği, iki kişi arasındaki münasebeti frenleyen yegâne unsur olarak çıkıyor karşımıza.

Konsol oynayan Danny ve Karl’ın gençliği.

Sonuç itibariyle, Striking Vipers oldukça akıcı ve izlemesi keyifli bir bölüm. Bölümde sergilenen oyunculuk fazlasıyla başarılı ve sinematografi ise gerçekten olağanüstü. Anthony Mackie, Yahya Abdul-Mateen ve Nicole Beharie’nin performansları muhteşem. Brezilya’nın Sao Paolo kentinde çekilen sözde “dövüş” sahnelerinin manzaraları görmeye değer. Bölümdeki renk kullanımı “Nosedive” bölümüne benzer bir şekilde keskin bir kontrast olacak şekilde kurgulanmış. Öyle ki gerçek hayatta Danny ve Karl’ın özel alanlarında ağırlıklı olarak “Gri” tercih edilmiş ve bunun karşısında ise sanal gerçekliği temsil eden oyunun içinde canlı ve neon renkler kullanılmış. Böylece gri renk vasıtasıyla gerçek dünyanın monotonluğu ve sıkıcılığına vurgu yapılmıştır. Sanal âlemde ise her şey capcanlı ve heyecan verici.

Tüm bunların ötesinde, sanal gerçeklik, bireylere gerçek hayatlarında sahip olmadıkları birtakım imkân ve özgürlükleri sağlamakta. Gerçekte dövüşemeyen burada kafa göz birbirine dalabiliyor. Gerçekte sevişemeyen burada sınır tanımadan, çılgınca sevişebiliyor. Gerçekte birbirlerine duygularını açıklamaktan korkan veya çekinenler ise sanalda açıkça kendilerini özgürce ifade edebiliyor. Bu açıdan düşündüğümüzde sanal gerçeklik kavramının insan hayatına sağladığı faydalar da açıkça belirtiliyor.

Striking Vipers oyununda Roxette vs Lance.

Önceki Black Mirror bölümlerine yapılan ufak tefek göndermeler de gözümüzden kaçmıyor. TCKR systems, San Junipero’daki şirketin adı ve Striking Vipers’da da sanal gerçeklik teknolojisini geliştiren firma. Striking Vipers oyunu ise Callister Inc. yazılım şirketi tarafından geliştirilmiş. Bölümde kullanılan müzikler ve az da olsa özel efektler beklentiyi karşılar nitelikte. Bölüm son derece sürükleyici olmanın yanı sıra, tek solukta izlenebiliyor. Oyundaki Striking Vipers’da bulunan “X” ibaresi de oldukça dikkat çekici. X harfi roma rakamı olarak 10 sayısı olduğu gibi reyting sınıflandırma ölçütü bakımından da aşırı şiddet ve cinselliği ifade ediyor. Buradaki X’in cinselliğe yapılan bir gönderme olduğunu düşünmekle birlikte, bu tür dövüş oyunlarının hatırı sayılı oranda cinsellik içerdiği mesajı da izleyicilere aktarılıyor.

Sanal gerçeklikte cinsellik temasının incelenmesi açısından oldukça ilginç bir örnek teşkil ediyor Striking Vipers. Bölüm genel olarak beklentileri karşılamakta, ancak sonu izleyiciyi ters köşe ve şoke edebilecek şekilde kurgulansaydı daha iyi ve her halükarda daha Black Mirror-vari olabilirdi. Bölümün sonu biraz hayal kırıklığı olmuş, çünkü açık uçlu bir sonla bitiyor. Aslında her ne kadar bir tür uzlaşma gibi görünse de sonunda üstünlüğü kazanan kişi ne Danny, ne de Karl. Kesinlikle Theo, çünkü bu noktadan sonra koşulları ve sınırları belirleyen Theo’nun kendisi. Yıllardır süregelen evliliklerini dağıtmamak adına, Danny ve Karl’ın arasındaki ilişkiye izin veriyor ancak karşılığında da kendi özgürlüğünü savunuyor ve başkalarıyla çıkarak sınırlarını belirlemiş oluyor. Bundan böyle Theo’nun da evlilik dışı bir ilişkisi olacaktır. Karar verici ve sınır koyucu konumuna ulaşan kişi Theo olmuştur. Böylece ipler artık onun elindedir. Bu aşamadan sonra ne olacağı ise belli değildir. Striking Vipers’ı San Junipero ve USS. Callister’ın bir türevi olarak değerlendirebiliriz, ancak Striking Vipers bu iki bölüme kesinlikle rakip olamaz.

Exit Game!!

Etiketler: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Denizli doğumlu. Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi mezunu. Sosyal Bilimci, Edebiyatçı ve Sinema Sevdalısı. 20 yılı aşkın süredir edebiyatla iç içe. Aynı zamanda sadık bir Rock müzik dinleyicisi. Bilimkurgu tutkunu. Astrofizik ve felsefe gibi alanlarla da ilgili. Pamukkale Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Dalında Doktora Adayıdır. Çalışma Alanları ütopya/distopya edebiyatı, bilimkurgu, postmodern/çağdaş edebiyat, sinema ve kültürel incelemeler.