bilimkurgu kulubu

Dizi

Tarih: 28 Eylül 2021 | Yazar: Can Kaçan

Apple TV’nin Vakıf Dizisi Kitaplardan Ne Kadar Farklı?

Kitapları okumamış olsanız bile, Isaac Asimov hayranlarının Apple TV+ tarafından çekilen Vakıf dizisine bolca çemkirdiğini görüp mutlaka kendinize şu soruyu sormuşsunuzdur: Gerçekten de dizi, kitaplardan çok mu farklı? Cevap: Kesinlikle evet. Dizi kaynak materyali harfi harfine takip etmekten ziyade, Asimov evreninde geçen ve piyasada iş yapacağına inanılan bir hikâye yaratmakla ilgileniyor. Dizi ile kitaplar arasındaki tek benzerlik temel konudan ibaret: Matematikçi Hari Seldon (Jared Harris), psikotarih sayesinde Galaktik İmparatorluk‘un kaçınılmaz çöküşünü önceden görür ve hem bilgiyi hem de medeniyeti korumak için Vakıf adlı bir organizasyon kurar.

Vakıf dizisi bu temel hikâyeyi alıyor ama üzerinde hikâyenin gidişatını değiştirecek şekilde ince ayarlamalar yapıyor. Kabul etmek gerekir ki, Asimov’un yarattığı evrenin ölçeği düşünüldüğünde bir televizyon işi için bu karar mantıklı bir hareket olarak görünebilir. Zira Vakıf kitapları, Samanyolu’na yayılmış olayları yüzyılları kapsayan geniş bir zaman aralığında işliyor. Örneğin bir hikâyede görünen karakterler, bir sonraki hikâyede çoktan ölmüş olabiliyor ve hikâyeler arasında o kadar çok şey oluyor ki, bunlar kitaplarda asla tam olarak “anlatılmıyor”. Hâliyle Vakıf kitaplarına hâkim bu anlatım tarzı, sürerliliği olan bir TV dizisi yaratmayı epeyce zorlaştırıyor. David S. Goyer‘ı kitaplardan sapmaya zorlayan şey de tam olarak bu zaten.

Bu yazıda dizinin iyi ya da kötü yanlarına değinmeyecek, bunun yerine yapılan değişiklerin bir listesini çıkarmaya gayret edeceğiz. Dolayısıyla kitapları okumayanlar için yazıda spoiler olduğunu belirtmekte fayda var.

Not: Dizinin ilk iki bölümünü temel alan bu yazı, yeni bölümler geldikçe genişleyip bir yazı dizisine dönüşebilir.

Karakterler

Dizinin açılış bölümü, Hari Seldon’ın davasını ve Gaal Dornick‘in (Lou Llobell) Trantor’a yolculuğunu anlatan kitaptaki ilk bölüm “Psikotarihçiler“e oldukça yakın. Bununla birlikte dizi, ilk kitapta sözü edilmeyen ve olayların öncesini anlatan Vakıf Kurulurken ve Vakıf İleri romanlarındaki karakterleri ve unsurları devreye sokuyor.

Hari’nin evlatlık oğlu Raych (Alfred Enoch), İmparatorluk veziri Eto Demerzel (Laura Birn) ve Başbakan Radiant, “Psikotarihçiler” bölümünde olmamasına rağmen diziye alınmış karakterler. Buradaki varlıkları, Vakıf’ın karakter kadrosunu genişletmeye yardımcı oluyor, çünkü “Psikotarihçiler” bölümü karakter bakımından oldukça cılız ve diğer Vakıf hikâyelerinden de büyük ölçüde farklılık gösteriyor.

İmparator(lar)

Psikotarihçiler”de yer almamaktan bahsetmişken, Vakıf’ta yapılan en bariz değişikliklerden biri hakkında konuşalım: İmparatorlar. Brother Dawn (Cooper Carter), Brother Day (Lee Pace) ve Brother Dusk (Terrence Mann), İmparator Cleon’un yaşam döngüsünün üç farklı aşamasındaki genetik klonları. İmparator Cleon, Vakıf’ın devam kitaplarında karşımıza çıkıyor, ancak kendini klonlamıyor.

Aslında Vakıf romanlarında klonlama yok. Yani bu, hikâyede yapılmış en radikal değişikliklerden biri. Ancak genetik bir hanedana sahip olmak sezon boyunca karakter sürekliliğine izin vereceği için, Vakıf’ın geniş kapsamı ile uğraşırken senaristlerin elini kolaylaştırmaya yardımcı olabilsin diye tercih edilmiş.

Gaal Dornick ve Synnax

Demerzel ve Salvor Hardin (Leah Harvey)‘in yanı sıra Gaal Dornick de dizide cinsiyeti değiştirilmiş karakterler arasında. Ancak Gaal’ın karakterindeki en büyük değişiklik cinsiyeti değil, artık bir kişiliğe sahip olması. “Psikotarihçiler” bölümünde Gaal, esasen okuyucuyu Trantor ve Hari’ye sunmak için kullanılan bir izleyici vekili. Onun hakkında tek bildiğimiz, uzaklardaki Synnax gezegeninden gelen yetenekli bir matematikçi olduğu. Dizide Gaal, hâlâ yetenekli bir matematikçi ve hâlâ Synnax kökenli. Üstelik din ve bilim arasındaki gerilimden beslenen daha belirgin bir arka plana da sahip.

Ne var ki Asimov, kitaplarda Synnax’ın kültüründen hiç bahsetmez. Dolayısıyla dizideki Kahin Kilisesi ve bilim insanlarının tasfiyesi hakkındaki her şey tamamen senaristler tarafından uydurulmuş durumda. Bu değişiklikler, Vakıf evrenine daha fazla doku kazandırabilmek ve Gaal’ı daha çekici bir karakter hâline getirebilmek için yapılmış gibi görünüyor.

Trantor ve Yıldız Köprüsü

Dizide Anacreon ve Thespis’ten olduğu düşünülen teröristler, Trantor’un Yıldız Köprüsü’nü yok ederek gezegene büyük zarar veriyor. Milyonlarca insanın ölmesi de cabası. Baştan belirtelim, Vakıf kitaplarında bunların hiçbiri gerçekleşmiyor.

Daha da ilginci, kitaplarda zaten Yıldız Köprüsü diye bir şey de yok! Asimov’un romanları, büyük aksiyon sahneleri ya da gezegen katliamları gibi okuyucuyu tavlamaya yönelik numaralara pek bel bağlamaz. Ancak senaristler, Galaktik İmparatorluk’un karşı karşıya olduğu sorun ve tehditleri görselleştirebilmek için Asimov’a bir parça ihanet etmekte beis görmemiş.

Anacreon ve Thespis

Yıldız Köprüsü olayı gibi Anacreon ve Thespis‘in bombalanması da diziye eklenmiş bir siyasi serpintiden ibaret. Biraz önce de değindiğimiz gibi, Asimov’un kitaplarında böylesi büyük kıyımlar asla yer almaz. Anacreon gezegeni, Vakıf’ın sonraki hikâyelerinde, özellikle “Ansiklopedistler” ve “Belediye Başkanları” bölümlerinde ağırlıklı olarak işlenir.

Thespis ismi ise kitaplarda herhangi bir şekilde geçmez. Vakıf’ta bahsedilen dört krallık Anacreon, Smyrno, Konom ve Daribow’dur. Muhtemelen Thespis, Asimov’un “Fair Exchange?” adlı kısa öyküsüne bir gönderme. Öykü, Gilbert ve Sullivan’ın operası Thespis’i kaydetmeye çalışan bir zaman yolcusunu anlatıyordu.

Terminus’a Yolculuk ve Raych

Dizideki Trantor’dan Terminus’a yapılan yolculuk da romanlarda yer almaz. Zaten Gaal ve Hari’nin hikâyesindeki pek çok şey baştan yazılmış. Örneğin Gaal ve Raych kitaplarda hiç karşılaşmazlar, hâliyle aralarında romantik bir ilişki de yoktur. Zaten Raych, Manella Dubanqua ile evlidir ve çiftin Wanda ve Bellis adında iki çocuğu vardır. Özellikle Wanda Seldon, İkinci Vakıf’ın kuruluşunda büyük rol oynar.

Öte yandan Raych, üvey de olsa babası Hari Seldon’a büyük sevgi ve saygı besleyen bir karakterdir. Babasının çalışmalarına elinden geldiğince destek olmuş, yardımda bulunmuştur. Böyle bir karaktere Hari Seldon’ı öldürtme düşüncesi kimin aklına geldi bilemiyoruz ama Vakıf’ın ruhuna uygun düşmediği çok açık. Umarız ortada bir yanlış anlaşılma vardır ve oğluna babasını öldürtmemişlerdir.

Yararlanılan Kaynaklar:

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Asimov ve Stargate hayranı...