bilimkurgu kulubu

Anime

Tarih: 9 Mart 2016 | Yazar: Konuk Yazar

0

Full Metal Panic!

Full Metal Panic!, Shoji Gotoh’un roman serisi olarak ortaya çıkmış ve önce Manga, ardından da Anime uyarlaması yapılmıştır. 2002’deki ilk seriyi, 2003’deki Full Metal Panic!: Fumoffu! ve 2005’deki Full Metal Panic!: Second Raid sezonları izlemiştir. Seri aynı zamanda Last EXILE, Hellsing, Blue Submarine No.6 ve Vandread gibi akılda kalıcı işleriyle hatırlanabilecek GONZO‘ya ait.

Hikaye; soğuk savaşın daha yeni bittiği 90’lı yıllar atmosferine alternatif bir bakış atıyor. Bunu belirtiyoruz, çünkü seride “tüm olaylar şu şekilde başladı” türünden geniş kısımları pek görmeyeceksiniz.

• 1981’de Soyvetler ordusu askeri silah araştırmalarına kaynak olması için, tüm zihinsel faaliyetlerini bir bilgisayarmış gibi tek noktada işletilebilen, koşullandırılmış canlı bilgisayarlar yetiştirmeye başlar. Whispered‘lerin varlığının öğrenilmesi ile güç dengesi eşitlenir: Soyvetler Birliği, demirperde benzeri uluslararası bir oluşum olan Amalgam Birliği‘ni kurar ve buna yanıt olarak da uluslararası bir özel silahlı organizasyon olan Mithril İnsiyatifi göreve başlar. Öte yandan paralı asker şirketleri tüm dünyayı kapsayan iş alanları kazanır.

• Çin, Özgürlükçü Halk Hareketi (Kuzey) ve Demokratik Çin Birliği (Güney) olmak üzere ikiye ayrılır. (eski Almanya gibi)

• 1991’de Körfez Savaşı’nın uzaması üzerine ABD bölgede nükleer silah kullanmış, bu da 5. Büyük Ortadoğu Savaşları’nın başlamasına sebep olmuştur. Bu olaylar sırasında Sovyetler Birliği, Afganistan’ı yeniden işgal eder.

• Mikhail Gorbaçov suikaste uğrar ve Perestroika hareketi başlamadan sona erer.

• Böyle bir dünya düzeninde nükleer saldırı noktasına gelinmeden amaçlarına ulaşabilmek için, özel silahlı organizasyon Mithril ve Sovyetler Birliği, Whispered’leri kullanarak Black Technology denen teknolojileri geliştirirler. Bu sayede stealth camouflage’lardan ArmSlave denilen 10 metre büyüklüğündeki zırhlı savaş makinalarına dek askeri literatür sayısız yeni silah ve tehdit kazanır.

full-metal-panic 1

Hikaye bir Tom Clancy hikayesi gibi başlıyor değil mi? Tam olarak değil. Arka plan evreni bu olmasına rağmen ticari açıdan risk almamak için hikaye başka bir açıdan başlatılmış. Manga’larını çıkış sırasına göre okuyabileceğiniz bu yapımın The Second Raid adlı son Anime sezonunun ardından gelişen olaylar, 2005-2013 arasında 13 cilt olarak basılan Full Metal Panic Sigma adlı Manga’sında anlatılmıştır.

Sagara Sousuke çocukluğundan beri gerilla operasyonlarında savaşan bir çavuştur. Mithril organizasyonunca kendisine verilen yeni görev bir Japon lisesine transfer öğrenci olarak kayıt olmak ve Chidori Kaname adlı bir Whispered öğrenciyi korumaktır. Mao ve Kurtz adlı iki ortağı da bu görevinde uzaktan koruma sağlayacaktır. Ama ömrünün bir gününü bile “sivil” yaşamamış tam bir kazma asker olan Sagara’nın sivil hayat macerası kimsenin tahmin bile edemeyeceği komik ve aksiyon dolu olayların başlangıcı olacaktır.

Manga serisinin ilk sayılarını edindikten sonra izlediğim Anime’si beni oldukça şaşırttı diyebilirim: Anime ve Manga versiyonları apayrı özellikleri olan 2 farklı seri olmuş. Anime versiyonu daha çok hız ve aksiyon içeren, ama tür bağlamında ağırlıkta kalan taraf olarak karakter komedisini benimserken; Manga’nın Anime’ye göre oldukça yavaş kaldığını, hatta başlarda neredeyse hiçbir Mecha öğesi içermediğini belirtebilir. Buna rağmen, her anına yayılmış (ve çoğunluğu Anime versiyonunda yer almayan) nefis kurgulanmış durum komedisi tadıyla kendini takip ettiren ayrı bir tarz olmuş. Birine bağlanıp diğerinden kopmamanızı öneririm. Kısacası, eğlence ve aksiyonu harmanlayan benzersiz tatta bir çalışma olmuş Full Metal Panic!

FullMetalPanic 2

İlk 8–9 bölüm itibariyle genel ilham kaynağının Claude Zidi’nin La Totale‘si (James Cameron tarafından True Lies adıyla 250 milyon dolarlık Hollywood remake’i yapılmıştı, oradan hatırlayabilirsiniz) olduğunu düşündüğüm seri, bana başlarda Varşova Paktı’nın hiç dağılmadığı ve Soğuk Savaş’ın hiç bitmediği alternatif bir 90’lı yıllarda geçtiği izlenimi vermiştir. Black Technology’nin tüm kayıtlarının askeri bilgisayarlar dururken (teorik olarak bir süper bilgisayardan çok daha fazla bilgi taşıyabildiklerinden) bir dizi insanın zihnine yüklenmesinin başka bir açıklaması yok kanımca. Öte yandan, sanırım GONZO ticari bir kumar oynamak istemediğinden orjinal öyküyü hayli durum komedisi ve Ecchi öğeleri ile modifiye etmiş. Gerçi bunun, serinin içinde hala varolan alternatif dünya yaratımını bozduğunu söyleyemem: İzleyiciye son bir kez nefes aldırmak adına yapılan Full Metal Panic!: Fumoffu! sonrası ilk seriden de karamsar bir öykü olarak Second Raid’i görmek ve serinin ileriye doğru her adımında giderek olması gerektiği noktaya doğru yürüdüğünü fark etmek çok güzel.

Seride “ArmSlave” olarak anılan Mecha‘ların tasarımları uzun süredir görmek istediğim Patlabor >>> Gasaraki formatına oldukça uymaktaydı. Denizaltıdan roketlerle atılıp paraşütlerle cephe gerisine inen, kah anti tank Sniper Rifle’ı ile pusu yapıp kah ağızda bıçak, düşman hattına sızan Mecha’lar görünce gözyaşlarıyla “İşte bu!” demiştim, “İşte yıllardır beklediğimiz konsept!” Mekanik konsept olarak Gundam‘ın yanına yazıp “budur” diyebileceğim nadir yapımlardan dersem yeterli olur herhalde…

Full-Metal-Panic-anime-26104509-1280-960

Belki şaşırabilirsiniz ama en iyisini en sona sakladım: Entellektüel göndermeler… Full Metal Panic! izlememiş çoğu kişinin seriyi klişe bir Ecchi ya da averaj bir Mecha şeklinde önyargı beslediğine sıkça şahit olmuşumdur. Eminim bu gönderme hususunda az biraz bir şeyler duymuş bir kişi bu seriye şapka çıkarmaktan başka yol bulamayabilir: Tek tek “The Hitchhiker’s Guide to the Galaxy” kitabı, “Butch Cassidy & Sundance Kid” filmi, “Kidou Senshi Gundam” serisi, “A Team” dizisi, “Jane’s Defence Monthly” Otaku’ları ve hatta Japonya’nın 1994 Dünya Kupası elemelerinde önce İran’a sonra Irak’a yenilmesi (ki Duhok Trajedisi olarak bilinir) bile göndermelerden nasibini almış. Tek tek bu anları yakalamak bile sizi gülmekten sandalyeden düşürebilir.

Sagara’dan bahsetmiyorum: Çok az seride kendimi bu kadar özdeş kurduğum bir karakter olmuştur. Otobüsten atlarken standart hayatta kalma prosedürü olarak ellerini omzunun arkasına bağlayıp atlaması, Chidori’nin yazılısının sorularını çalmak için fotokopi odasına sis bombası atması, arkadaşların bir araya geldiği gün kızın birinin ona sanal dating oyunu oynatmaya çalışması ve burada efsane replik “I’m not Otaku! I’m a Specialist!” lafını duymamız beynimin en ücra köşelerine kazınmıştır. Unutulmaz bir karakterdir kısaca Sagara Sousuke, anlatılmaz yaşanır… Öte yandan seri, ticari anlamda kimseye yaranamayan ama kanımca geriye baktığımda yapıldığına en çok sevindiğim proje olan Blue Submarine No.6 ile batmanın eşiğinden dönen GONZO’nun Hellsing ve Vandread’la beraber kitlelere yayılma projeleridir ve büyük ölçüde başarılı olmuştur da denilebilir.

Full.Metal.Panic 3

Daha önce de bahsettiğim gibi FMP başta ciddi gibi bir roman projesi olarak ortaya çıkmış fakat Manga’ya ve anime’ye geçişte geniş kitleye yayıbilmek için birçok politik gönderme atlanmış. Yine de seri oldukça iyi ve sevdiğiniz tür ne olursa olsun tavsiye edebileceğim 10/10’luk harika bir çalışma! Son cümlelere gelirsek, her ne kadar 7–8. bölümlerden sonra 1 bölüm aksiyon 1 bölüm sohbet olayı baysa da (Zaten neredeyse mükemmel seri Evangelion’un Anime dünyasına hediye ettiği tek eksidir bu “bir bölüm şu / bir bölüm bu” olayı…) ve her ne kadar “Ecchi’siz FMP! yapılsaydı ya” dedirtse, hatta bazen aşırı aksiyonu insana fazla gelse de geriye baktığımda “mükemmel seri” tanımlamama en yakın serilerden biri olarak görmekteyim Full Metal Panic!’i… Eğer siz de izlerseniz ve izletirseniz, zevkleriniz ne olursa olsun asla pişman olamayacaksınız.

Son bir not: The Second Raid sonrasında herhangi bir şekilde Anime edilmiş bir hikaye yok ve bu yüzden birçok hayran yaklaşık 10 yıldır serinin devamının gelmesini bekliyor. Yeni bir sezon bunca yıl sonra belki hala teselli olabilir bize, ne dersiniz?

Hazırlayan: Hamit Gökalp

Etiketler: , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi bilimkurgukulubu@gmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...