Etiket Arşivleri: Uzayzaman

Albert Einstein’ın Çığır Açıcı Buluşları

Einstein

1955’teki ölümünün üzerinden geçen onca zamana rağmen, Einstein’ın çığır açıcı buluş ve düşünceleri insanlığı etkilemeyi sürdürüyor. Times dergisi, 1999 yılında Einstein’ı “Tüm zamanların en büyük bilim insanı” ilan etti. Peki, bu payeyi hak etmek için ne yapmıştı? Esasında Einstein’ın fikirleri 20. yüzyıl bilimiyle öylesine iç içe geçmiştir ki, onun adını anmadan hiçbir önemli bilimsel kavramdan bahsetmek mümkün değildir. Genelde E=mc² …

Devamını gör »

Işık Hızında Seyahat Etmek

isik hizi

Fütürist Manifesto’da Filippo Tommaso Marinetti, hızın artık yeni bir estetik biçimi olduğunu duyurur. Fütüristler ilerleyen zamanlarda hızı, şiddeti ve dünyanın karşı konulmaz değişimini yücelten eserler ortaya koyar. Bu eserlerin en ikonik parçaları yarış arabaları ve uçaklarla süslenmiş olmalarıdır. Onlara göre, çift kanatlı SIA 7B keşif ve bombardıman uçağı, Ayasofya’dan ya da Notr Dame’dan çok daha mühim bir sanat eseridir. Çünkü …

Devamını gör »

Kararlı Bir Solucan Deliği Nasıl Oluşturulur?

solucan deligi

Kim bir solucan deliği istemez ki? Sadece başka bir yıldıza (hatta bir komşu yıldıza) ulaşmak için on binlerce yıl harcayıp evrendeki uzun ve yavaş rotalarda sürünmek pek de akıl kârı değil. Hele de yakındaki bir solucan deliğine atlayıp kısa bir surede ve evrenin egzotik, uzak bir köşesine ulaşmak varken. Yine de küçük bir teknik zorluk var: Uzayzamanı bir kısa yol …

Devamını gör »

Uzay mı, Zaman mı: “Uzayzaman” Kavramından Ne Anlamalıyız?

uzayzaman

Birisine uzayın ne olduğunu sorduğumuzda bilmemiz gereken şey, esasında bir balığa denizin ne olduğunu sormakla eşdeğer bir eylem içinde olduğumuzdur. Çünkü uzay, tam olarak denizin bir balığın etrafını sardığı gibi etrafımızı sarar. Hatta balığın iç organlarını, bizim iç organlarımızı ve diğer bileşenlerimizi de. Uzay, içinde bir ”şey” barındırabilir de barındırmayabilir de. Bu konu üzerine ilk kez fikir yürütenlerden Aristoteles, uzayın …

Devamını gör »

Zaman ve İnsan

zaman

Artık 2000 yılına, 2030 yılından daha uzağız. 2040 yılına ise 2000 yılıyla eşit derecede yakınız. 2020 senesi hiç de 2020 gibi hissettirmiyor. Sanki her şey aynı tas aynı hamam, belki de değişiklik henüz anlaşılmayacak bir hızla gerçekleşiyor. Sanırsın her şey uzaylıların kontrolündeki bir simülasyondan ibaretti ama arkadaşlar simülasyonu 2012’den beri kontrol etmeyi bırakmıştı. Şimdi ise içinde bulunduğumuz gerçeklik artık kendi …

Devamını gör »

Işık Hızı Neden Aşılamaz?

Birçok insan için ışık hızının sabit olması rahatsız edici ve pek de inandırıcı olmayan bir olgudur. Işıktan hızlı gidemeyişimiz gerçeğine burun kıvırırlar. Maxwell Denklemlerine falan girmeden bu konuyu anlamak için çok basit bir benzetmeyi kullanabiliriz. Dominolar! Diyelim ki bir odaya bir sıra halinde dominoları dizdik ve bir tanesine fiskeyi vurduk? Ne olur? Dominolar birbirini devirmeye başlarlar… Peki, devrilen dominoların hareketi …

Devamını gör »

Uzay ve Zaman Nasıl Ortaya Çıktı? (5. Bölüm)

Uzay ve Zamanın ortaya çıkışıyla ilgili teorilerin tanıtımına ayırdığımız yazı dizimizin son kısmına geldik. Sizin de fark ettiğiniz gibi yazı dizimiz “uzay” ve “zamanın” tam olarak nasıl ortaya çıktığı sorusunu nihai olarak yanıtlamıyor.  Yani dizinin ilk bölümünde vaat ettiğimiz şeyi tam olarak gerçekleştiremedik. Kral Lear‘ın “Hiçten hiç çıkar!” sözünü tam olarak yalanlayamadık. Açıkça görülüyor ki bu sorunun tam olarak yanıtını …

Devamını gör »

Uzay ve Zaman Nasıl Ortaya Çıktı? (1. Bölüm)

Hafiften bunamaya başlamış olan Kral Lear ülkesini üç kızı arasında paylaştırmaya karar vermiştir. Bu amaçla kızlarını yarışa sokar. Saçma bir şekilde kızlarından babalarına olan sevgilerini güzel sözlerle ifade etmelerini ister. Ta en başından riyakârlığa çanak tutan bir istektir bu. Ancak Lear bu durumun farkında değildir. İki büyük abla babalarını parlak sözlerle överler ve karşılığını da alırlar. Büyük kızlarının övgülerini memnuniyetle …

Devamını gör »

Zaman Bir Boyut Mudur?

“Boyut” sözcüğünün bir çok batı dilinde karşılığı olan “Dimension“, Latince’den gelir. Anlamı, “tam tamına ölçmek“tir. Şimdi biz de birkaç ölçme denemesi yapalım: Bir doğrumuz olduğunu ve bu doğru üzerinde bir “X” noktasının yerini, başkalarının da bulacağı şekilde belirtmek istediğimizi düşünelim. Ne yaparız? Önce, doğru üzerindeki herhangi bir noktayı işaretleyip, bu noktayı sıfır noktası olarak adlandırırız. Sonra bir ölçüm yapar ve …

Devamını gör »