Etiket Arşivleri: Müfit Özdeş

Demokrasi, Çevre, Elektrik ve Nükleer Enerji

Günlük hayatın sıkıntılarından, savaşlardan, yoksulluktan, çevre kirliliğinden, zulümden ve bürokrasiden bunalınca hepimiz hayal kurarız. Hayal dünyamızın en seçkin köşesi ise, altın çağa özlem duyan İyonya düşünürlerinden bu yana değişmemiştir: Doğanın bağrında, olabildiğince “doğal” bir yaşam. Oysa, tümüyle “doğal” olan doğa öldürücüdür. Şöyle düşünün: İnsanoğlunun bütün üretim araçları ve ürünleri elinden alınsa, teknolojik birikimi silinse, bugün yaşayan milyarlarca kişiden acaba kaçı …

Devamını gör »

Bilimkurgu Edebiyatımızın Sessiz Sırtlayıcısı: Müfit Özdeş

Müfit Özdeş

“Ben Müfit Özdeş. Bilimkurgu öyküleri yazıyorum. 61 yaşındayım. İstanbulluyum. Plastik sigara içerim…” Müfit Özdeş, Davetsiz Misafir Dergisinin 2004/Nisan sayısındaki bir söyleşisinde kendini bu cümlelerle tanıtıyordu. Aradan yıllar geçti. Ancak o hâlâ bilimkurgu öyküleri yazıyor ve plastik sigara içiyor. Değişen tek şeyse 70 yaşını çoktan devirmiş olması. Bilimkurgu edebiyatımızın öncül isimleri arasında gösterilen Özdeş, 90’lı yıllara damga vurmuş yazarlarımızdan biridir. 1995’ten 2002’e …

Devamını gör »

Kül Kedisi | Müfit Özdeş (Kısa Öykü)

Kül Kedisi Müfit Özdeş

Bugün yine kül kedisini oynamaya karar verdik. Ben kül kedisi oldum, Hüsnü de prens. “Ne zaman kül kedisi oynasak sen hep prens oluyorsun,” diye yakındım. “Bu sefer sen kül kedisi ol, ben prens olayım. Hep aynı şeyi oynamaktan bıktım.” “İstersen programın dilini değiştireyim,” dedi Hüsnü. “Sen Cinderella olursun, ben de Prince.  Ya da sen Aschenputtel, bense Prinz… Ama sonuçta tabii …

Devamını gör »

Klonlama Teknolojisi Üzerine: Bir Dolly Geçti Dünyadan

the-attack-of-the-clones

Dolly… Eskiden olsa bir kabare yıldızını ya da müzikhol şarkıcısını çağrıştıracak olan bu ismin sahibi, 1997’nin ilk aylarında dünyanın ünlü aktüalite dergilerinin kapağını süsleyen 7 aylık sevimli bir kuzucuktan başkası değil. Dünyayla alay eder gibi keyifli gülüşünü haftalarca izlemiştik gazete ve dergi sayfalarında. Dolly, İskoçya’da Roslin Araştırma Enstitüsü‘nde yapılan genetik çalışmaların bir ürünü. Enstitüde koyunlar üzerinde yapılan genetik kopyalama çalışmaları ilk …

Devamını gör »

Zoltrak | Müfit Özdeş (Kısa Öykü)

Zoltrak - Müfit Özdeş

“Yine yanmış,” dedi Bonzo Dakore, stator ünitesinin erişim kapağını hırsla kapatarak. “Ne yanmış?” diye sordu Leya Dakore, merak ve endişeyle. “Zoltrak kablosu. Daha dün değiştirmiştim.” “İyi,” dedi Leya ferahlayarak, “Nasılsa iki tane yedeğimiz var. Ötekini takarsın… Ne var, niye öyle bakıyorsun?” “Yedeğin birini dün kullandık. Öbürünü de… şey…” “Şey, ne?” “Hani hatırlıyor musun, geçenlerde Orion sektörüne gönderilmiştik, CF822p pulsarındaki periyod …

Devamını gör »

Eski Havalar

küresel ısınma

Havalar artık eski havalar değil… Kimyacı Svante Arrhenius 1896 yılında buz çağlarını sera etkisiyle açıklayıncaya kadar, insanların karbondioksit üreterek üzerinde yaşadığı dünyanın iklimini değiştirebileceği kimsenin aklına gelmemişti. Evet, insanoğlunun kentlerde ve sanayi bölgelerinde havayı kirlettiği, birtakım hayvanların soyunu tükettiği, bazı gölleri ve ırmakları çirkef çukuruna çevirdiği biliniyordu. Ama yaradanın ölümlü kulları olan bizler, koskoca gezegenin iklimini nasıl değiştirebilirdik? Böyle bir olasılık, …

Devamını gör »

Yirminci Yüzyılın Voltaire’i: Kurt Vonnegut

kurt-vonnegut-kapak

Oğlum lisenin başında bir yıl hazırlık okuyup İngilizce öğrenince, benden okumak için kitap istemişti. Ben de ona Kurt Vonnegut’ın bir romanını verdim: Breakfast of Champions (Şampiyonların Kahvaltısı). Kitabı evirdi, çevirdi, adından bir şey anlaşılmıyordu. “Nasıl bir yazar bu?” diye sordu. “Hınzır bir yazardır, oğlum,” dedim, “Hınzır bir yazar.” Eserleriyle ilk kez karşılaşan bir okura ‘hınzır’ diye tanıttığım Vonnegut’ı, 85 yıllık üretken bir …

Devamını gör »

Voltaire’den Vonnegut’a Bilimkurgu

Voltaire'den Vonnegut'a Bilimkurgu

“Bu deli zırvalarını gerçekten okuyor musun?” Çok değil, 15-20 yıl önce elinde bilimkurgu kitabıyla yakalanan birine ilk sorulan bu olurdu. Ya da kaşlar kalkar, hafif alaycı bir sesle “ilginç!” denilirdi ve saygınlığınızın o anda dibe vurduğunu hissederdiniz. Çoğu kimse için bilimkurgu, entellektüel bir ayıptı. Kimileri için hala öyle. Tıpkı aynı insanlar için, erotizmin ahlakî bir ayıp olması gibi. Bu bir rastlantı mı? Bence …

Devamını gör »

Geçmiş Zamanın Bilimkurgu Çevirileri ve Çocuk

yeni-dunyalarda

“Bu dert benim başıma ilk defa 12 Temmuz 2017 tarihinde geldi.” Robert Heinlein‘ın “Puppet Masters” adlı ünlü romanının baş kişisi Sam, kitabın 62 yıl önce yayınlanan Türkçe çevirisinde anlatımına işte bu sözlerle başlıyordu. Sam’ı bilemem, ama bu dert benim başıma ilk kez 7 Eylül 1954 tarihinde geldi. O günlerde biz İstanbul çocuklarının bambaşka bir yaşamı vardı. Nüfusu milyona yeni değmiş …

Devamını gör »

Metis Bilimkurgu Serisi

metis-bilimkurgu

“İyi bilimkurgu, iyi edebiyattır…” Tarihte kimi yayınevleri tekil çabalar sergilese de, ne yazık ki Türkiye bilimkurgu edebiyatı açısından asla cennet bir ülke olmadı. Yerli üretim kıtlığı bir yana, dilimize çevrilen eserlerin sayısı da hep yetersiz düzeylerde seyretti. Günümüzde, bu makus manzaranın yavaş yavaş değişmesiyle beraber kitap raflarının da zenginleşmeye başladığını söyleyebiliriz. Ancak gelinen bu nokta bile, biz bilimkurguseverler için tatmin …

Devamını gör »