Etiket Arşivleri: İthaki Bilimkurgu Klasikleri

Bir 21. Yüzyıl Romanı: Kallokain

“Düzen’in varoluşunun kutsal ve gerekli temeli, birbirimize haklı sebeplerle duyduğumuz karşılıklı güvensizliktir.” Öyle görünüyor ki modern dünya giderek distopik bir kabusa yaklaşıyor ve şahit olduklarımızın çoğu Cesur Yeni Dünya ve 1984 gibi eserlere doğru sürüklendiğimiz hissini veriyor. Çoğunlukla 20. yüzyılın zor zamanlarında yazılan, insanlığı bekleyen karanlık geleceğe dair kehanet niteliğindeki eserlerden biri de, bunca yıl gözden kaçırılması haksızlık olan Karin …

Devamını gör »

Bir Bilimkurgu Klasiği: Dünya’ya Düşen Adam

Walter Tevis tarafından 1963’te yazılan Dünya’ya Düşen Adam, büyüsünü yazıldığı döneme borçlu. 50’ler, 60’lar, 70’ler ve 80’lerde yazılan birçok klasik (özellikle de bilimkurgu klasikleri) gibi Dünya’ya Düşen Adam da bilimsel keşiflerin ve bunların önümüze serdiği ufukların ayyuka çıktığı bir zamanda kaleme alınmıştı. Olası fütüristik keşifleri geçmişten beri dile getiren bilimkurgu yazarlarının yazdıkları birer birer gerçekleştikçe, dönemin yaratıcılığı da yepyeni boyutlara …

Devamını gör »

Fantastik ve Bilimkurgunun Distopik Valsi: İşkencecinin Gölgesi

İşkencecinin Gölgesi, Gene Wolfe tarafından yazılan Yeni Güneş serisinin ilk kitabıdır. Bilimsel fantezi dalında kendine güçlü bir yer edinmiş kallavi bir eser. Hem World Fantasy Award hem de British Science Fiction Association Award ödüllerini kazandı. Üstelik türdeşi sayılabilecek eserlere kıyasla pek de öyle geniş hacimli ya da boğucu değil. Okuyucunun aklında beliren ilk bilimkurgu imgesine kıyasla, “retrofütüristik” diyebileceğimiz orta çağvari …

Devamını gör »

Post-Apokaliptiğin Edebi Zirvesi: Leibowitz İçin Bir İlahi

Dünyada iki süper güç vardı bir zamanlar ve bu ikisi birbirini bitirmeye kafayı takmış durumdaydı. Ötekini korkutmak ve gerekirse hızla yeryüzünden silmek için durmadan yeni silahlar çıkarıyorlardı. Nagazaki ve Hiroşima’da patlayan atom bombaları bu yeni silahlara kıyasla çata pat düzeyinde kalıyordu. İnsanlar bir gün bu nükleer bombalardan birinin her şeyi sona erdireceğini düşünüyor ve korkuyordu. Bu korku bilimkurguya epey yansıdı. …

Devamını gör »

Kültür Serisine İlk Adım: Phlebas’ı Hatırla

Iain Banks’in meşhur Kültür Serisi‘nin ilk kitabıdır 1987 tarihli Phlebas’ı Hatırla. Phlebas’ı Hatırla için Banks’in yazdıkları arasında gelenekselliğe en yakın romanıdır diyebiliriz; her aşamasının sınırları çizilmiş birer sahnede geçtiği, her sahnesi kahramanın üstesinden gelmesi gereken mücadelelerle dolu epik bir yolculuktur bu. Horza, gen dizilimini değiştirerek başka türlerden insansı varlıkların formuna girebilen bir Değişçin’dir. Evrende süregelen büyük bir savaş vardır, bu …

Devamını gör »

Zaman Yolculuğu, Tarih ve Kölelik: Yakın

“İnsanların köleliği kabullenmeleri için bu kadar kolay eğitilebildiklerini hiç fark etmemiştim.” Octavia E. Butler’ın romanı Yakın (İthaki Yayınları), ilk kez 1979’da yayımlandı. Zaman yolculuğunu kullanan bir spekülatif kurgu olmasına rağmen, odağında çoğu zaman geçmişe derinlemesine bakış var. Yazar, topluma dair görüşlerini büyük bir ustalıkla aktarıyor ve hikayeye dahil ediyor. Kitap köleliği tüm çıplaklığıyla işlemesinden dolayı çirkinlik ve vahşetle dolu. Bu …

Devamını gör »

Sakin ve Mutlak Kıyametimiz: Kumsalda

1957 yılında İngiliz yazar Nevil Shute (1899 – 1960) tarafından yazılan Kumsalda, nükleer bir savaş ve ardından gelen radyasyon serpintisi esnasında Melbourne’de bir grup insanın başından geçenlerin anlatıldığı post apokaliptik bir roman. Roman 1963 yılında geçer, Üçüncü Dünya Savaşı gerçekleşmiş, dünya nüfusunun çoğu yok olmuştur. Dünyanın büyük kısmı bir atom savaşıyla yok edilmiş ve radyoaktif bir serpinti yaşadığınız yere doğru …

Devamını gör »

Epik Bir Sovyet Bilimkurgusu: Andromeda Nebulası

Andromeda Nebulası (Aynı zamanda Andromeda: Bir Uzay Çağı Masalı olarak da bilinir), Sovyet paleontolog ve bilimkurgu yazarı Ivan Yefremov tarafından yazılmış kapsamlı ve ütopik bir destan. İlk olarak 1955’te dergi formunda ve daha sonra 1957’de ciltli şekilde yayımlandı. Roman, Sovyet literatüründe ilk modern spekülatif kurgu eser olarak kabul edildi. Hikayenin merkez noktası olarak seçilen atomik buharlı trenler ve otomatik biçerdöverler …

Devamını gör »

Kıyametin Ertesindeki Umut: Postacı

Kitabı çoğu kişi muhtemelen Kevin Costner’ın filminden duymuştur. Film basit ve saçma bir Mad Max versiyonuydu. Kitabın neredeyse ilk 50 sayfası üzerine kurulmuş, karakterlerin fazlaca modifiye edildiği baştan savma bir yapımdı. Eğer filmi izlemediyseniz bir şey kaybetmediniz. Kitap çok daha sofistike. Postacı, her şeyden önce post-apokaliptik bir kitap. Detayları ve tarafları anlatılmamış bir dünya savaşı sonrasında geçiyor. Savaş sonrası biyomühendislikle …

Devamını gör »

Bilim İnsanlığa Boyun Eğmezse: Tanrıların Tohumu

Tanrıların Tohumu (The Food of The Gods), kuşkusuz H.G. Wells tarafından yazılan diğer romanlar ile kıyaslandığında ilk akla gelen kitaplardan biri değil. Biraz gözardı edilmesine rağmen, okumanıza değecek başarılı bir bilimsel romantizm örneği. Eserdeki hikaye kurgusu gayet düz bir çizgide ilerliyor. Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki bilim insanı Profesör Redwood ve Bay Bensington, “Herakleophorbia IV” ya da namı diğer “Devtohumu” ismini …

Devamını gör »