Etiket Arşivleri: Guy Montag

Cayır Cayır Bir Distopya: Fahrenheit 451

Ateş kimilerine göre başlangıç kimilerine göre bir sondur. Hâlbuki ateş aslında sona götüren bir başlangıçtır. İnsanoğlu ateşi icat ettikten sonra çağ atlamış ve artık bazı şeyleri daha net görebileceği yanılgısına düşmüştür. Oysaki ateşin yaydığı o kırmızı ışığın insanoğlunun sonunu getirebileceği kimin aklına gelirdi? Yakabilmenin, dolayısıyla bir şeyleri kontrol edebilmenin hazzı insana her daim çekici gelmiştir. Bu yüzden yakmak insanlığın elinde …

Devamını gör »

Bilimkurguda Bir Kitle Uyutma Aracı Olarak Televizyon

televizyon

Yazarlar, araştırmacılar, fütüristler ve akademisyenler içinde bulunduğumuz çağı farklı şekillerde isimlendirme yoluna gitmişlerdir. Bilişim Toplumu, Bilgi Toplumu, Enformasyon Toplumu, Bilgi Çağı, McWorld, Elektrik Çağı, Gözetlenen Toplum, Sanayi Ötesi Toplum, Global Köy bu tanımlamaların en ünlüleridir. Elbette bu isimlendirmeler ve çağı açıklamak için yapılan yorumlar, çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Bazı isimler muhteşem bir çağa girdiğimizi, gelişen teknolojinin dünya üzerindeki eşitsizlikleri …

Devamını gör »

Eğitim, Hayal Gücü ve Bilimkurgu Üzerine

“Eğitim sadece kitaplardan öğrenmek, birtakım olguları ezberlemek değildir. Nasıl bakılacağını, kitapların söylediklerinin nasıl dinleneceğini, söylediklerinin doğru mu yanlış mı olduğunu bulmayı da öğrenmektir. Tüm bunlar eğitimin parçasıdır. Eğitim sadece sınavlardan geçmek, bir konum ve iş edinmek, evlenmek ve yerleşmek değildir. Eğitim kuşları dinleyebilmek; gökyüzünü, bir ağacın, bir tepenin şeklinin olağanüstü güzelliğini görebilmek ve hissetmek; bunlarla gerçekten ve doğrudan ilişkide olmak …

Devamını gör »

Sıradışı ve Distopik Bir Roman: Fahrenheit 451

Bilimkurgunun önemli ve etkili yazarlarından Ray Bradburry’nin Fahrenheit 451’ini diğer kitaplarından ayıran en ilgi çekici özelliği çok kısa sürede yazılmasıdır. Bradburry, o sıralarda yeni doğmuş kızından dolayı evde çalışamamaktadır. Daha sessiz yerler arar; ama ofis kiralayacak parası da yoktur. Bir gün UCLA’in etrafında dolaşırken, bir kütüphanenin bodrumundan gelen daktilo sesleri duyar. Burada yarım saati 10 sente daktilo kiralamaktadırlar. Yazar bir …

Devamını gör »