Etiket Arşivleri: Emre Bozkuş

İstanbul Arel Üniversitesi’nde Arz Cephesinde Yeni Bir Şey Yok Söyleşisi

arel universitesi soylesi

Arz Cephesinde Yeni Bir Şey Yok’un yazarları İstanbul Arel Üniversitesi öğrencileriyle buluşuyor… Bilimkurgu Kulübü‘nün üçüncü öykü seçkisi olan Arz Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, henüz ön siparişteyken ikinci baskısını yaparak dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Fihrist Kitap etiketiyle yayımlanan ve 2021’de yitirdiğimiz değerli dostumuz Kadri Kerem Karanfil‘e ithaf edilen derlemede 28 yazar 28 bilimkurgu öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Öyküleriyle kitaba katkıda bulunan …

Devamını gör »

Türkiye’nin İlk Bilimkurgu Öykü Dergisi Roket Yola Çıktı

roket bilimkurgu dergisi

Ruhşen Doğan Nar‘ın editörlüğündeki Roket Bilimkurgu Öykü Dergisi‘nin ilk sayısı yayımlandı. Plüton Yayın bünyesinde çıkan Roket, sadece bilimkurgu öykülerinden oluşmasıyla Türk bilimkurgu edebiyatında bir ilk olma özelliği taşıyor. İlk sayıda Ruhşen Doğan Nar’ın kaleme aldığı önsöz şu şekilde: Roket Kalkıyor Türkiye’de bilimkurgu dergiciliği hiçbir zaman kolay olmadı. Bu yüzden ne yazık ki bilimkurgu dergilerinin ömrü de çok uzun sürmedi. 1971’de …

Devamını gör »

Fıkracı | Emre Bozkuş (Kısa Öykü)

robot palyaco

Odadan yükselen sesleri işitince telaş yapmadan içeri girdi. Çevreyi süzdü. İçeride onlarca insan vardı. Hayati fonksiyonları tükenmek üzere olan yaşlıca bir adamın başında gözyaşlarıyla bekliyorlardı. Bir süre izledi. Gözlemlerine dayanarak doğru anı kolladı ve ardından en uygun kişi olarak gördüğü orta yaşlı bir adama sokularak işini icraya başladı. “Merhaba efendim, bir şaka duymak ister misiniz?” Ağlamaktan kızarmış gözlerini kaldıran adam …

Devamını gör »

Kabuk | Emre Bozkuş (Kısa Öykü)

Uzun, yorucu toplantısı az evvel sona ermişti. Sanal podun içinden mecalsizce çıktı ve evinin huzurlu ortamına geri döndü. Bütün dünyayı saran mutasyonlu virüslerin arasına karışmaktansa, sanal odalarda bir araya gelmek iyi bir fikirdi. Yine de fiziksel gerçekliğin ayrı bir tadı vardı. Dokunun sahici hissiyatını özlüyordu. Geçmişinden kalan parçaları hatırladıkça anılarını bu yolla koruyabileceğini, eski günleri zihninin bir noktasında saklayabileceğini düşünüyordu. …

Devamını gör »

Rüya İçinde Bir Rüya | Emre Bozkuş (Kısa Öykü)

ruya icinde bir ruya - emre bozkus

“Dünya rüya içinde rüyadır.”- Hint Atasözü Uyandım mı yoksa halen uyuyor muyum? Gözlerimi açtığımda idrak ettiğim dünyanın sınırları, her göz kırpışımda yeniden şekilleniyor. Duyumsamakta zorlandığım bir çekim var; kimi zaman sınırları kaybolan, kimi zaman da sınırlar içinde kendimi yitirdiğim. Renkler, sesler, kokular ve hatta doku bile belirsizleşerek varlığımın delili kabul ettiğim ne varsa hiçliğe yuvarlıyor: Hiçlik dediğin bir boşluk değil …

Devamını gör »

Kibrit Çöpü | Emre Bozkuş (Kısa Öykü)

kibrit oyku

Uzun zamandır elinde tuttuğu kibrite bakıyordu. Kibrit, ne tuhaf bir araç. Yakmak için kullanılan ilkel bir alet. Küçük bir odun parçasını alıp ucuna yanıcı bir madde yapıştırmışlar ve ortaya kibrit çıkmış. Mikro meşale, minyatür yangın başlatıcı. Kibrite bakınca aklına Ray Bradbury geliyordu. Yakma Zevki’ni düşündü. Haz alacağından emindi. Alevlerin kızıla ve yer yer maviye çalan bakışlarını hayal etti. Kağıtların eğik …

Devamını gör »

Pandora’ya Çağdaş Bir Yorum: Hayal Kutusu

Türkiye’de bilimkurgunun ihmal edilen, görmezden gelinen ve yeterince değer verilmeyen bir edebiyat dalı olduğu aşikar. 1950’li yıllarda çevirilerle başlayan bilimkurgu yayıncılığı, aradan geçen yaklaşık yetmiş senelik zamanda işte tam bu nedenlerden ötürü yeterli gelişimi sağlayamadı. Yine de ferdi çaba ve girişimlerin rolünü yadsımamak gerek. Çağlayan, Okat, Baskan, Metis ve halen devam eden İthaki ile Ayrıntı bilimkurgu serileri dilimize çeviri eserleri …

Devamını gör »

Riya Tohumu | Emre Bozkuş (Kısa Öykü)

“Abi yürüyüşe çıkalım mı?” “Olur.” Kardeşim aldığı ani kararlar ve fevri karakteriyle bilinir; bense sakinliğimle tanınırım. O gün de aynısı oldu. Bir anda nereden icap ettiyse yürüyüş isteğiyle geldi yanıma ki, normalde günün o saatinde uyurdu.  Şaşırsam da fırsattan istifade açılmış olurum diyerek kabul ettim. Giyindik ve çıktık.  Her zaman gittiğimiz orman yolu yerine caddeye inince, “Nereye gidiyoruz, ormanda yürümeyecek …

Devamını gör »

Entelektüel Algoritma | Emre Bozkuş (Kısa Öykü)

İş yerinde oyalanmak için uygulama mağazasında geziniyordu. Klasik mesai saati yılgınlığıyla, kurumların samimiyetsiz ilişkileri yeterince boğuyordu zaten. Bir de üstüne üstlük kültürel erozyona maruz kalınca, herkesten kaçarak kendi içine kapanmak istiyordu. Gezintisi sırasında karşısına çıkan popüler uygulamalardan biri ilgisini çekti: Entelektüel Algoritma. Tanıtım videosunu açtı ve düzgün giyimli bir adamı dinlemeye başladı. “Hayatınız, belli kalıplarda yaşayan insanlara uyum sağlamaya çalışmakla …

Devamını gör »

Deneme 1… 2… 3… Ya da Hiç! | Emre Bozkuş (Kısa Öykü)

Mikail Alagöz’e “İnsanı, insana insanca anlatmaktır” diyordu edebiyatın tanımında. Bu bariz bir türcülük örneği, dedi içinden. Başını kaldırarak kütüphaneyi gözden geçirdi, duvarlar boydan boya insan üretimi kitaplarla kaplıydı. Oysa artık kendileri de yazabiliyorlardı; gerçi bazı kesimlere göre insanın ürettiği meta olarak kalacak adımız. Bu sebepten ötürü yaratıcı faaliyetlerimiz de gözardı ediliyordu rahatlıkla. Zira, bizlerin ismi onların dehasının birer işaretiydi. Ne …

Devamını gör »