Etiket Arşivleri: 2001: A Space Odyssey

Geleceğin Teknolojisi: Bilimkurgu Bilimin Gerçeği Olursa

2001 yılında VCR/DVD oynatıcı, Avustralya New South Wales’de en çok çalınan üçüncü üründü. 2011’e dek on sekizinci sıraya kadar düştü. Düşme eğiliminin devam ettiği kesin. Bir ürün, pazara ne kadar iyi nüfuz etmiş olursa olsun, zaman dediğimiz şey teknoloji işin içinde olduğunda oldukça güvenilmezdir. iPad’lerden yardımcı robotlara, video telefonlardan otonom arabalara; günümüz teknolojisinin çoğu, hayata geçmeden çok daha önce bilimkurgu …

Devamını gör »

Umut ve Bilim Üzerine: Europa Report

Uzay teknolojisi ilerledikçe, insanlığın Güneş Sistemi’nde yer alan gezegen ve uydular hakkındaki bilgileri de gitgide artmaya başladı. Her ne kadar aradaki mesafeler milyonlarca, hatta milyarlarca kilometre olsa da insanların azmi bu mesafeleri de aştı ve gönderilen uzay araçları sürekli bilgi toplamaya devam etti. Bu bilgiler incelendiğinde bazı gezegenlerin diğerlerinden daha kolay ve belli değişimlerle yaşanır kılınabileceği fikri ortaya çıkmaya başladı. …

Devamını gör »

Bilimkurgunun Tarihi #3: Yaygın Temaları

Uzun soluklu yazı dizimize devam ediyoruz. Anımsanacağı gibi dizimizin ilk bölümünde bilimkurgunun ortaya çıkış sürecini, yükselişini ve eserlerini mercek altına almış, ikinci bölümünde ise türün kültürel etkilerini, günümüz dünyasındaki kapsamını ve akademik ağırlığını irdelemeye çalışmıştık. Bildiğimiz anlamıyla bir buçuk asra dayanan bilimkurgu literatürü, bunca zaman boyunca çeşitli eserler verdi. Bu eserlerin tamamına baktığımızda belirli temaları paylaştıklarını, geniş konu çatıları altında …

Devamını gör »

2001: Bir Uzay Macerası 50 Yaşında

Bilimkurgu sinemasının yapı taşlarından biri haline gelen 2001: A Space Odyssey, şu sıralar 50. yaşını kutluyor. Arthur C Clarke’ın kısa hikayesi The Watchers‘tan doğan filmin prömiyeri, 6 Nisan 1968’de Los Angeles’ta yapıldı. 2001: A Space Odyssey, başlarda monoton ve sıradan bir uzay filmi olarak görünürken, zaman içinde yapay zeka konularında sinemasal bir başucu eserine dönüştü. Aslında yapım 1967’nin başlarında sinemalara gelebilirdi, ancak …

Devamını gör »

Kişisel Sinema

Yönetmenlik sanatı, teknik bilginin yanı sıra, belli bir entelektüel seviye gerektiren bir meslektir. Mesleki gelişimin en büyük gerekliliklerinden biri üretmektir. “Halk için sanat” anlayışı ile yola çıkmak, belli bir zaman sonra tekrara ve yaratıcı anlamda tıkanıklığa sebebiyet verecektir. “Sanat için sanat” bakış açısı ile ortaya konulan farklı işler ise zamanla anlaşılıp kabul görecektir. Stanley Kubrick yönetimindeki 2001: A Space Odyssey, …

Devamını gör »

3001: Son Efsane

Bir bilimkurgu klasiği haline gelen 2001: Bir Uzay Efsanesi ile başlayıp, 2010 ve 2061 ile gelişen olayların en gizemi tarafı, tektaşı (monolith) yaratan uzaylılar hakkında neredeyse hiçbir şey bilmememizdi. Neyse ki bu hikayede birçok şey öğreniyoruz. İnsanın maddeden yaratılmış olması ve maddenin sınırları düşünüldüğünde bu sınırları aşmak için hangi özelliklerin zorunlu olduğu hakkında oldukça kafa yormamız gerekiyor. Yazar bu konu hakkında otuz …

Devamını gör »

Bilimkurguda Bilgisayarlar

Kurgusal bilgisayarlar denince edebiyatta, sergilerde ve filmlerde büyük yer kaplayan envai çeşit hayali ve sahte aletler akla geliyor. Otomasyon ve robotlarla birleşince de gerçek bilgisayarların kültürel gelişiminde son derece önemli bir yer kaplıyorlar. Kurguda bilgisayarların tutarlı bir tarihi hazırlanacak olursa belki de bakılması gereken ilk yer Jonathan Swift‘in 1726 yıllı romanı Gulliver’in Gezileri‘dir. Bu kitapta Swift, “dünyanın en cahil insanının …

Devamını gör »

2061: Bir Uzay Efsanesi

“Uzay macerası” serisi, her zaman Jüpiter’le ve onun uydularıyla ilgili oldu. Edebi tarzından da bildiğimiz gibi Arthur C Clarke, eserlerinin bilime uygunluğuna büyük önem veriyordu. Bu yüzden Jüpiter’i incelemesi planlanan Galileo uzay aracından gelecek bulguları beklemeyi ve serinin bir sonraki romanını bu bulguların ışığında yazmayı düşünüyordu. Sonunda 6 yıllık bir yolculuğun ardından 1995’de Jüpiter’e ulaşması öngörülen Galileo görevinin bulgularını bekleyerek okurları …

Devamını gör »

2010: Bir Uzay Efsanesi

Bilimkurgu dünyasında hem filmi hem de romanı ile çok kısa sürede efsaneye dönüşen 2001: Bir Uzay Efsanesi‘nin ardından devamı için beklentiler oluştu. Arthur C. Clarke bu beklentileri bir roman ile yanıtladı ve böylelikle 2010: Bir Uzay Efsanesi doğdu. 1982 yılında yayımlanan roman, 1984 yılında sinemaya da uyarlandı. Olaylar önceki hikayenin 9 yıl sonrasında, 2010 yılında başlar. 2001’in sonunda HAL‘ın devreden …

Devamını gör »

2001: Bir Uzay Efsanesi

Bilimkurgu ve Arthur C. Clarke sözcüklerini duyduğumuzda aklımıza ilk gelen eserlerden biri muhakkak ki 2001: Bir Uzay Destanı oluyor. İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisiyle bir kez daha okura sunulan bu efsaneyi daha iyi anlamak için, hangi şartlarda yazıldığına gelin bir göz atalım. Stanley Kubrick, 1964’ün bahar aylarında Arthur C. Clarke’tan “dillere destan bir bilimkurgu fikri” olup olmadığını soran bir mektup alır. O zamanlar, …

Devamını gör »