George Lucas’tan Bir Distopya: THX 1138

George Lucas’ın 1971’de yaptığı ilk uzun metrajlı filmi olan THX 1138, hemen her yönüyle kendinden önceki çeşitli yapıtlardan etkilenmiş bir distopya örneği. Gelecekte, insanların tek tip, tek renk ve sıradan biçimde sürekli hap alarak, her şeyin sıkı bir maliyet hesabının yapıldığı bir dünyada yaşanması fikri filmin konusunu oluşturuyor. Bu dünyada, insanlık aldığı hapların da etkisiyle insani olan duygulardan uzaklaşıyorlar ve giderek, sadece önlerinde yapmak zorunda oldukları işi yapmaya güdüleniyorlar.

Bir kadın, LUA, bu içine sıkıştırıldığı yaşamın içinde, yani insanlığının çalındığı ve sahte bir dinginlikle yaşadığı bu sitemin sahte cennetinde, bir isyan hareketine girişiyor ve yanındaki oda arkadaşı THX 1138’in sürekli aldığı ilaçlardan birini değiştiriyor. Aldığı bu sakinleştiricinin yoksunluğunda THX yavaş yavaş o silik halinden kurtuluyor, LUA’yı cinsel olarak da fark ediyor ve onunla sevişiyor. Böylece bir kadın ve erkek eliyle gerçekleşen bu isyan yavaş yavaş insanları, “Tanrı’nın kitleler tarafından ve kitleler için yaratılmış, insan suretindeki kulu” olarak gören devlet tarafından fark edilmeye başlanıyor.

THX 1138

Burada aslında dinsel bir gönderme de gözümüze çarpıyor. Zira yaşanılan “pırıl pırıl”, “aşırı steril” sahte cennetin içindeki esas kurtaran, hoparlörden sürekli bir şekilde farklı hapları almamasını uyaranlara nispet, bir kadındır. LUA bir hapı, yasak meyveyi alır ve THX’e içirir. Çoktandır insanlığını kaybetmiş olan THX ise aslında “çıplak olduğunu” fark eder ve bunun doğal sonucu olan, dinsel hikayedeki utançla saklanma yerine, LUA’yı fark etmeye döçnüşür, onu öper ve sevişir. Cinsellik, yeme, içme, dışkılama gibi temel insani ve doğal şeylerden birisidir. Bu yüzden buradaki cinsel faaliyet aslında karakterlerimizin insanileşme çabasını gösteriyor. Bu yolla kendilerinin edilgen değil, etken olarak ortaya koymuş oluyorlar.

Ancak THX ilaç almadığı zaman fabrikadaki radyoaktivite de salan tehlikeli işine yeterince yoğunlaşamaz ve hatalar yapmaya başlar. Bunun sonu ise önce devlet tarafından bir tür beyinsel “kapatılmaya” kadar gidilse de, laboratuarda üretilen THX yeniden “açılıyor”, temizlenmeye, organları yeniden eskisi gibi çalıştırılmaya çalışılıyor olsa da, artık bir kez yasak meyveyi yediği için, daha doğrusu kendisine sunulan hapların uyuşturuculuğunu kabul etmediği için, uyanış yeniden bir uykuya dönüşmüyor. Sistem onu çeperin içinde tutmaya çalışsa da, o aslında kendisiyle oda arkadaşı olmaya çalışan SEN, bir hologram olmaktan kurtulmaya çalışan SRT ile bu çeperin adım adım dışına çıkıyor.

Özgürlük emek ister

thx-1138-2

Özgürlük emek istiyorsa, THX bu emeği sarf ediyor. Artık asla yaşayamayacağı bu sistemden adım adım, sürekli bir şekilde maliyet hesabının yapıldığı bir kaçışa girişiyor. LUA ile olan ilişkisinden bir çocuk, yani umut doğmayı beklerken o da adım adım hedeflediği şehrin dışına çıkmak için bir kaçışa girişiyor.

Filmde Büyük Birader’i bu sefer bir ecza dolabının ardında, günah çıkartılırken buluyoruz. Tüm çalışanlar ona, orda içini, başından geçen olayları ve gördüğü “yanlış şeyleri” anlatıyor, ispiyonculuk yapıyor. İsa yüzlü bir başka görüntü ise spot ışıklarının altında, bir imaj, bir iletişim aracı olarak kitlelere sunulmak için hazırda beklemekte. Dinin eleştirisi günah çıkarma, spot ışıkları altında yapılan İsa önünde dua ve bunu gören pederin telaş içinde gelip bu duanın burada yapılmayacağı konusunda SEN’i uyarması olmuş. Bu günah çıkarma ve dua sahneleri dine karşı getirilen eleştirinin, onun kapitalizmin ve yönetenlerin elinde bir egemenlik aracı olarak kullanılmaya çalışılmasını en net ve sinemasal bir dille eleştiren bir örnek olarak öne çıkıyor.

Star Wars’a hazırlık

thx-1138-kapak

Filmin teknolojik görüntüleri, ışık kamera ve renk kullanımı sonraki yıllarda Star Wars serisinin de ipuçları aslında. Bağımsız olarak çekilen film, sonraki yıllarda Baba Serisi’ni çekecek olan Francis Ford Coppola’nın yapımcılığını üstlenmesiyle çekilebiliyor. Film 1971 yapımı olsa da, izlettirdiğim kişiler “belki 10 yıllık” diyorlardı. Bu cevap Lucas’ın özellikle görsel olarak nasıl zamanı aşan bir film yaptığının da göstergesi.

Filmin zamanında, yani yetmişli yıllarda yapılan pek çok filmde, gelecekte giyilecek garip elbiseler tasarımlama çabası görürüz ama genellikle bu elbiseler bir süre sonra zamanın modasının ölçüsünde bir hayli “garip” görünür. THX 1138’de ise bunu hissetmiyoruz. Bu minimalist, salt beyaz, düz elbiseler film için bir zamansızlık yaratmış ve filmin genel dokusunu sarmalamış.

Tüket mutlu ol”

thx_02-f152f77df378

Filmde bir tüketim eleştirisini de görüyoruz. Çünkü, “Para harca, daha çok para harca ve mutlu ol” bir slogan olmuş. Mutluluğu tüketmekte bulan, tüketmediği zaman doyumsuzluk hisseden insan Lucas’ın yıllar önce gördüğü, günümüzün de yakıcı bir sorunu olan şeydir.

Çelik suratlı polisler, ki aslında THX’in de makine kollarını tutarak ürettiği şeyler de yine bu polislerdir, sürekli bir şekilde gezinen, suçluları arayan, cüsseleriyle sürekli kendileri belli eden “üretilmiş” şeylerdir. Ancak bu üretilmiş olan polisler birden bir sıçrama yaşarlar ve kendilerini üretenleri denetler duruma gelirler ve coplarıyla onları sık sık cezalandırırlar. Bu cezalandırma süreci film gibi izlenen seyirlik bir işlemdir.

“Yanlış ne?” Filmin belki genelini de özetleyen bu soru, evrensel bir soru. Gerçekten yanlış giden ne? Film bize bu yanlışlığı kendi özgürlüğümüzü terk etmemiz olarak hissettiriyor. Yanlış olan ürettiğimiz şeylere teslim olmamız. Yani yabancılaşma, metalaşmanın kendisi. Bir hayli karamsar bir dünya tablosu çizen bu olgu ise bir isyan hareketi ve girdiği yoldan ışığa yolculukla son buluyor.

Aynı soruyu film için de sorabiliriz. “Filmde yanlış olan ne?” Filmin sonu umutla bitse de, ne yazık ki çizilen tablo aslında çok da umutlu değil. Zira Lucas’ın aşırı bir maliyet hesabının yapıldığı bu dünyadan karakterini çıkarırken, bu maliyet hesabı kurtuluşun tek sebebi de olmuş. Sistemin bu işle daha fazla uğraşmamasının sebebi bu kaçışı engellemek için ayırdığı bütçenin aşılmış olması. Öte yandan kurtuluş tekil, tek bir bireye ait. Ne SEN, ne de bir hayal olduğu için bundan kurtulmaya çalışan SRT bu sona ulaşamıyor. THX’in yanan güneş ışığa altında kurtuluşu ise yer altında binlerce tutsağın üzerinde yükseliyor.

Yazar: Mikail Boz

Ömrünün yarısını ne yapacağını, kalan yarısını da ne yaptığını düşünerek geçirmek istemeyen bir yersiz yurtsuz... Bilimkurguyu da bu yüzden seviyor...

İlginizi Çekebilir

Star Wars The Empire Strikes Back kapak

Star Wars: The Empire Strikes Back

Star Wars serisinin kuşkusuz en iyi halkası olan The Empire Strikes Back (İmparatorun Dönüşü), ilk …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin