bilimkurgu kulubu

Film Listeleri

Tarih: 26 Mayıs 2018 | Yazar: Kadri Kerem Karanfil

0

Stephen King’in Eserlerinden Uyarlanan Bilimkurgu Filmleri

Çağımızın en üretken kalemlerinden olan Amerikalı yazar Stephen King, özellikle korku türündeki roman ve öyküleriyle anılsa da farklı türlere katlı yapmış çok yönlü bir isim. Son dönemde Mr. Mercedes (Bay Mercedes), Finders Keepers (Kim Bulduysa Onundur) ve End of Watch (Son Nöbet) gibi üç kitaplık bir polisiye serisine imza atan King, Dolores Claiborne (Dolores Claiborne)Misery (Sadist) ve Cujo (Kujo) gibi fantastik öğeler barındırmayan romanlar da yazmıştır.

Böylesine geniş hayal gücüne sahip bir yazarın ötelerden gelen uzaylılar, farklı yeteneklere sahip insanlar ya da karanlık distopyalar hakkında yazması tuhaf olmasa gerek. Bu yazımızda Stephen King’in bu gibi eserlerinden uyarlanan filmleri listeleyeceğiz.

The Dead Zone (1983)

Stephen King’in ilk baskısını 1979’de yapan The Dead Zone adlı romanından uyarlanan film, ülkemizde Ölüm Bölgesi olarak bilinir. Filmin konusu kısaca şöyle özetlenebilir: Johnny Smith geçirdiği trafik kazası sonucunda uzun yıllar komada kalır. Uyandığında ise artık eskisi gibi değildir. John bir yeteneğe kavuştuğunu fark eder. Fiziksel temas ettiği kişilerin geçmiş ve geleceğini görebilmektedir.

Bu yetenek bir hediye gibi görünse de aslında bir lanetten farksızdır. Johnny’nin hayatı cehenneme döner. Yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalır ve kendine yeni bir hayat kurar. Ancak günün birinde temas ettiği politikacının gelecekte korkunç şeyler yapacağını görünce işler değişir. John geleceğin kararmasını önlemek için onu öldürmeye karar verir.

Ülkemizde Altın Kitaplar tarafından Çağrı adıyla dilimize kazandırılan The Dead Zone, Stephen King’in en beğendiği romanıdır. Uyarlamada Christopher Walken’in yanında Brooke AdamsTom Skerritt ve Martin Sheen gibi tanınmış isimlerin de yer aldığını belirtmekte fayda var.

Firestarter (1984)

Üniversitede okuyan iki genç, Andy ve Vicky para sıkıntısı yüzünden devletin yürüttüğü gizli deneylere gönüllü olarak katılırlar. Bu deneyler sonucunda ikisi de birtakım yetenekler kazandıklarını fark ederler. Dünyaya gelen çocukları Charlie ise pirokinezi yeteneğine sahiptir. Yani zihin gücüyle ateş yakabilmekte ve bu ateşi kontrol edebilmektedir. Babası için güzel bir kız çocuğundan fazlası olmayan Charlie, deneyi gerçekleştiren ve The Shop (Dükkan) olarak adlandırılan birim için bir silah olarak görülür. Ve bir kovalamacadır başlar. Charlie ve babası film boyunca kötü adamların eline düşmemek için uğraşıp duracaklardır.

Yazarın Tepki (Firestarter) adlı romanından uyarlanan filmde, küçük kahramanımız Charlene McGee’yi (nam-ı diğer Charlie) Drew Barrymore canlandırıyor. Romanın 2002’de Firestarter 2: Rekindled adıyla dört bölümlük bir dizeye dönüştürüldüğünü de not düşmeden geçmeyelim. 

Maximum Overdrive (1986)

Dünyanın yakınından geçen bir kuyruklu yıldız, makinelerin canlanıp insanlara savaş açmasına yol açar. Arabalar, çim biçme makineleri, elektrikli aletler dehşet saçmaya başlar. Hazırlıksız yakalanan insanoğlunun hiç şansı yoktur.Film, işte bu dönemde, bir restoranda sıkışıp kalan bir avuç insanın hayatta kalma mücadelesini anlatır.

Stephen King’in yazıp yönettiği Maximum Overdrive, (The Stand, The Mist, The Cell benzeri) klasik bir King hikayesidir aslında. Dünyayı etkisi altına alan bir felaket, birbirini tanımayan insanların bir araya gelip hayatta kalmaya çalışması, yine bu insanların arasındaki karakter çatışmaları… Ancak bu felaket filminin kendisinin de bir felaket olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Neyse ki King de bunu anlamış olacak, yönetmen koltuğuna bir daha oturmamış.

The Running Man (1987)

the running man

İncelemesini Oku

Yıl 2017. Dünya ekonomisi çökmüş. Gıda, petrol, doğal kaynaklar artık az bulunan şeyler. Oluşan bir polis devleti, askeri bölgelere ayrılmış ülkeyi demir yumrukla yönetmekte. Televizyon tamamen devletin elinde. Aykırı seslere yer yok…

İşte böyle bir distopik gelecekte Koşan Adam adındaki acımasız bir yarışma, tarihin en popüler televizyon programı haline gelmiştir. Bu yarışmada suçlular, onları avlamaya çalışan gladyatörlerle dolu bir bölgede hayatta kalmaya çalışırlar. Günlerden bir gün, bir gıda protestosunu bastırmak için gönderilen polis gücünün içinde Ben Richards da vardır. Üstlerinden halka ateş açmaları ve tüm protestocuları yok etmeleri istenir. Ben bunu reddedip emre itaatsizlik eder. Elbette bunun bir cezası olacaktır. Masum insanlara ateş açan oymuş gibi gösterilen Ben, kendisini Koşan Adam yarışmasında bulur. Ve eğer hayatta kalmak istiyorsa, peşinden yollanan gladyatörleri durdurmaktan da fazlasını yapmak zorundadır.

Running Man (Koşan Adam) King’in Richard Bachman mahlasıyla yazdığı 1982 tarihli aynı adlı romandan sinemaya uyarlanmıştır. Eser, yazarın neredeyse tüm kitaplarını dilimize kazandırmış olan Altın Kitaplar tarafından Azrail Koşuyor adıyla yayımlanmıştır.

The Lawnmower Man (1992)

Herkes tarafından sevilen iyi yürekli Jobe Smith, altı yaşında bir çocuğun zekasına sahiptir. Bahçıvanlık yapan ve kimseye bir zararı dokunmayan bu adam, Dr. Lawrence Angelo‘nun dikkatini çekmekte gecikmez. Dr. Lawrence, sanal gerçeklik ile zeka geliştirme deneyleri yapan bir bilim insanıdır ve Jobe onun için harika bir denek olacaktır. Başlangıçta her şey yolunda gibi görünür. Jobe aşama kaydetmektedir. Ancak sonunda işler tepetaklak döner ve bir zamanlar zararsız olan bahçıvan, sonunda hayal gücünü aşan yeteneklere sahip korkunç bir canavara dönüşür.

The Lawnmower Man, Stephen King‘in aynı adlı öyküsünden sinemaya uyarlanmıştır. Öykü ilk olarak 1975’te Cavalier dergisinin Mayıs sayısında yayımlanır, daha sonra yazarın Night Shift adlı kitabında yer alır.Night Shift’in dilimize Altın Kitaplar tarafından Hayaletin Garip Huyları olarak çevrildiği, ama filme konu olan öykünün kitapta yer almadığını belirtelim.

The Dead Zone (2002)

2002 tarihli bu yapımda, altı yıl komada kalıp korkutucu bir yetenekle uyanan Johnny Smith rolünde bu kez Anthony Michael Hall boy gösteriyor. 2002 tarihli bu film, 2002-2007 tarihleri arasında devam eden The Dead Zone adlı televizyon dizinin ilk iki bölümünden oluşuyor. 

Dreamcatcher (2003)

Beaver, Henry, Pete ve Jonesy adlı dört arkadaş, bir gün zorbaların elinden down sendromlu bir çocuğu kurtarır. O günden sonra beşi, eşine zor rastlanır bir dostluk kurar. Bu büyülü bir dostluktur. Çünkü Duddits‘te down sendromlu olmasının ötesinde bir farklılık vardır. Duddits bir takım yeteneklere sahiptir ve birlikte oldukları sürede bu yetenekler diğerlerine de geçmektedir. Aradan uzun zaman geçer ve dostlar büyür. Yine de yılda bir kez ormanın içindeki bir kulübede buluşmayı sürdürürler. İşte bu buluşmalardan birinde, karla kaplı ormanın içinde dünya dışı bir tehlikenin farkına varacak ve çocukken, aslında Duddits’in onları bu güne hazırladığını anlayacaklardır.

Dilimize Altın Kitaplar tarafından Rüya Avcısı olarak çevrilen 2001 tarihli Dreamcatcher, her ne kadar korkuyla kaplı bilimkurgu gibi görünse de, aslında King’in It (o) ve The Body (Ceset) gibi eserleriyle birlikte dostluğu en güzel anlattığı romanlardan biridir. 2003 tarihli sinema uyarlaması ise vasat olmakla birlikte Morgan Freeman, Thomas Jane gibi tanıdık isimleri kadrosunda barındırır.

The Mist (2007)

İncelemesini Oku

David Drayton, karısı ve oğlu Billy ile sakin bir Amerikan kasabasının dışında, göl kenarındaki evinde yaşayan bir sanatçıdır. Bir gece ansızın çıkan fırtınada birçoğu gibi onun evi de hasar görür. David oğlunu da yanına alır ve evini tamir etmek için gereken malzemeleri satın almak amacıyla kasabaya iner. Yanlarında uzun süredir sorun yaşadıkları komşusu Brent Norton da vardır. Başlangıçta her şey yolunda gözükmektedir. Ancak bu fırtına sonrası sessizliktir. Aniden bastırıp kasabayı gri bir canavar gibi midesine indiren sis, bir kâbusu da beraberinde getirir. Sisin içinde bir şeyler vardır. Merhametsiz, tehlikeli, ölümcül ve en kötü kâbuslarımızda bile rastlamadığımız, hayal gücümüzün sınırını zorlayan türde şeyler. Böylece David ve kasabalılar bir süper markette mahsur kalırlar. Artık sisin içindekilerle onların arasında, marketin ön camlarından başka bir şey yoktur.

Stephen King’in Sis (The Mist) adlı novella’sı, ilk kez 1985 yılında, çeşitli dergilerde yayımlanan öykülerinin bir araya getirildiği Skeleton Crew adlı kitapta yer alır. Derleme yirmi iki öykü içermektedir. King’in neredeyse her kitabını dilimize kazandıran Altın Kitaplar bu kitabını da es geçmemiştir.

Cell (2016)

Clayton Riddell ünlü ve başarılı bir yazardır. Son eserinin sunumunu yapmak üzere hazırlanırken cep telefonlarından yayılan bir sinyal insanları zombiye dönüştürmeye başlar. Dünya bir anda cehenneme dönüşür. Bu kabustan sağ çıkmayı başaran bir avuç insan bir araya gelip neler olup bittiğini anlamaya çalışacaktır.

Bir yerde teknoloji bağımlılığını gözler önüne seren ve Türkçe’ye Cep olarak Altın Kitaplar tarafından kazandırılan 2006 tarihli romanın sinema uyarlamasında Samuel L. Jackson, 1408’in uyarlamasında da başarılı bir performans gösteren John Cusack ve Isabelle Fuhrman gibi önemli isimler yer alıyor.  

Yukarıdaki filmlerin dışında, usta yazarın eserlerinden uyarlanmış çeşitli dizileri ve dizi bölümlerini de meraklıları için aşağıda listeledik. Doyurucu bir kaynak olduğunu umuyor, hepinize keyifli seyirler diliyoruz…

Diziler

  • The Tommyknockers (roman / 1993)
  • The Langoliers (novella / 1995) 
  • The X-Files (Chinga, 1988, 5. Sezon / 10. Bölüm / Chris Carter ile ortaklaşa senaryo)
  • Firestarter 2: Rekindled (roman / 2002)
  • The Dead Zone (roman / 2002–2007)
  • Under the Dome (roman / 2013–2015)
  • 11.22.63 (roman / 2016)
  • The Mist (novella / 2017-)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilimkurgu Kulübü emektarı. Yalnız bilimkurguyla değil, korku ve çocuk edebiyatıyla da ilgili. Stephen King'in sadık okuyucusu. Ray Bradbury'nin büyük hayranı. 80'lere ait korku filmlerinin tutkunu.