stargate

Stargate: Ya Taptığınız Tanrılar Birer Uzaylıysa!

Roland Emmerich, 1994 yılında sinema dünyasına Stargate (Yıldız Geçidi) adında bir film armağan ederken yankısı uzun yıllar boyunca sürecek olan bir patırtı koparacağını muhtemelen hayal bile etmemiştir. Senaryosunu Roland Emmerich ile Dean Devlin‘in beraber yazdığı ve başrollerini Kurt RussellJames Spader ve Jaye Davidson‘ın paylaştığı film, özellikle uzaylı Ra ve solucan deliği kavramlarıyla bilimkurguseverlerin ilgisini çekmekte gecikmemiştir. Ayrıca yapım, uzaylılarla savaşan, ama bunu lazer tabancaları ya da uzay gemileriyle değil, bilindik topla tüfekle yapan dünyalı konsepti ile bilimkurgu tarihinde kendine farklı bir yer edinmeyi de başarmıştır.

Gişede yakaladığı hasılat başarısıyla da kendisinden sonra gelen ve devamı niteliğinde olan Stargate SG-1, Stargate Atlantis ve Stargate Universe gibi dizilerin çekilmesine yol açmıştır. Konu zenginliği, kendine özgü konsepti ve geçmişle geleceği aynı düzlemde başarıyla birleştiren senaryosu ile filmin uyandırdığı etki öylesine yüksek olmuştur ki, kimi sinema yazarları Star Wars filmini tahtından edebileceğini bile söylemekten çekinmemiştir

avxu3NITwX
Film temel olarak Eski Mısır mitolojisinden beslenmektedir.

Aslında filmin üzerine inşa edildiği konu, öteden beri Zecharia Sitchin, Alan Alford ve Erich Von Daniken gibi yazarların kitaplarında ileri sürdükleri iddiaların bir benzerinden ibarettir, ancak bu kez devreye sinema sanatının gücü girmiş ve böylelikle de uçsuz bucaksız bir mitolojinin ilk temelleri atılmıştır. Tahmin edebileceğiniz gibi Stargate bize uzaylılardan bahseder. Ancak bu uzaylılar pek çok filmden aşina olduğumuz “uzaylılar” değildir. Onlar tanrılardır! Eski toplumların mitolojilerinde yer alan tanrıların aslında birer uzaylı olduğunu söyleyen ve kurgusunu da bunun üzerine oturtan film, işin içine ışık yılları uzaklıktaki mesafeleri birkaç saniyede aşmayı sağlayan bir geçit teknolojisi de katınca çok geçmeden bilimkurgunun kült yapımları arasındaki yerini de almış olur.

Başta bir üçleme olarak planlanan filmin devam yapımları çekilemez, fakat birkaç yıl sonra Stargate SG-1 adında bir televizyon dizisi hayata geçirilir. Dizi, tam da filmin bittiği noktadan başlar ve 10 sezon boyunca milyonlarca izleyici peşinden sürüklemeyi başarır. Üstelik Stargate’in televizyon macerasında bu daha bir başlangıçtır! Zira Stargate Atlantis ve Stargate Universe de bu mitolojiden filizlenmiş iki yapım olarak televizyon tarihindeki yerlerini alır.

2103-141
Giza Platosu’nda yapılan bir arkeolojik kazı sonucu bulunan Yıldız Geçidi.

Her şey 1928 yılında, Mısır‘ın Giza Platosu‘nda üstünde semboller olan ve dünya elementlerinden yapılmadığı anlaşılan halka şeklinde bir aygıtın bulunmasıyla başlar. Yer altındaki çok gizli bir askeri üste nasıl çalıştığıyla ilgili yıllarca çalışmalar yapılsa da, halkada ve üstündeki örtü taşında bulunan hiyeroglifler sırlarını açığa vurmaz. Ancak yardım için çağrılan genç arkeolog ve dil bilimci Dr. Daniel Jackson, uzun zamandır yapılan araştırmaların tamamen yanlış olduğunu söyler ve incelemeye sıfırdan başlar. Örtü taşının anlattıklarının yıldızlarla ilgili bir yapıyı işaret ettiğini anlaması ve ordunun halka konusundaki şüphelerini doğrulaması uzun sürmez.

Bu esrarengiz halka, aslında Jackson’ın adını “Yıldız Geçidi” olarak tercüme ettiği bir ulaşım aracıdır. Karşılıklı iki geçit arasında solucan deliği açarak binlerce ışık yılı mesafenin birkaç saniyede alınabilmesi amacıyla tasarlanmıştır. Yapılması gereken tek şey, gidilecek geçidin 3 boyutlu uzaydaki konumunu tanımlayan altı sembol ile yolcunun bulunduğu geçidi belirten referans sembolünü girmektir. Jackson’ın örtü taşında bulduğu yedi sembol halka üzerine uyarlanınca bir köprü kurulur ve bir grup asker, beraberine Daniel Jackson’ı da alarak geçitten geçer. Karşı tarafta karşılaştıkları, Antik Mısır medeniyetine benzer yaşam süren bir insan topluluğu ve bu insanlara zulümle hükmeden Güneş Tanrısı Ra’dır. Artık geçidin, Ra’nın ve geri dönüşün sırrını çözmek ekibin birincil görevi hâline gelecektir.

stargateuebdcap4_original
Ra’nın piramit şeklindeki uzay gemisi.

Filmin oyuncu kadrosu da bir hayli dikkat çekicidir. Aksiyon filmlerinin unutulmaz aktörü Kurt Russel, Albay Jack O’Neil rolünde karşımıza çıkarken, pek çok filmde sergilediği başarılı oyunculuğuyla rüşdünü kanıtlamış olan James Spader ise Dr. Daniel Jackson karakteriyle arzı endam eder. Öte yandan film, Jaye Davidson gibi efsanevi bir oyuncuyu türlü ikna yöntemleriyle de olsa kadrosuna katarak bir anda dikkatleri üzerine çekmeyi başarır.

Şuradaki yazıdan da okunabileceği üzere, Jaye Davidson’ı filmde oynamaya ikna etmek gerçekten de zor olmuştur, fakat varlığının Stargate’e ayrı bir ruh kattığı yadsınamaz. Üstelik bunu, tüm film boyunca sadece beş dakika görünmesine rağmen başarmış olması da takdire şayandır. Her ne kadar arka planda kalmış olsalar da Erick Avari (Kasuf), Alexis Cruz (Skaara) ve Mili Avital (Sha’uri) gibi oyuncuların performansları da gayet göz doldurucudur. Yeri gelmişken şu ilginç bilgiyi de vermek gerek: Erick Avari ve Mili Avital, hem Stargate filminde hem de Stargate SG-1 dizisinde aynı karakterleri canlandıran yegane iki oyuncudur.

Abydos_Director's_Cut
Abydos gezegenindeki piramit.

Ayrıca filmin yönetmene özel bir versiyonu da vardır. Film bu versiyonunda, 1928’de Mısır’da başlayan bilindik hâlinden farklı olarak M.Ö 8000 yılında Kuzey Afrika Çölü‘nde başlamaktadır. Ra’nın gemisi, ilkel bir insan grubunun yaşadığı Kuzey Afrika Çölü’ne iniş yapar ve genç erkeklerden birini kaçırarak onun bedenine girer. Söz konusu versiyonda, Dr. Daniel Jackson ve Ra arasında geçen fazladan pek çok sahne ve diyalog bulunmaktadır. Bu versiyon yalnızca DVD sunumlarında yer alır. 55 Milyon $ maliyetle çekilen film, 1994 yılında 50’den fazla ülkede gösterime girmiş ve toplam 196,565,669 $ hasılat elde etmiştir. Türkiye’de ise Özen Film tarafından 3 Mart 1995 tarihinde vizyona sokulmuştur.

Filmin çekimleri yoğun olarak Arizona’daki Yuma Çölü‘nde gerçekleştirilmiş ve çöl üzerine büyük bir set inşa edilmiştir. Kuşkusuz Stargate denince akla ilk olarak Colorado’daki Cheyenne Dağı Askeri Kompleksi gelmektedir (Cheyenne Mountain Complex). Çünkü Stargate mitolojisine göre hem Yıldız Geçidi’nin kendisi ve hem de Yıldız Geçidi Komutanlığı bu kompleks içinde yer almaktadır. Söz konusu kompleks, günümüzde de Amerikan Ordusu tarafından faal olarak kullanılmaktadır, ancak içerisinde ne yazık ki Yıldız Geçidi yoktur ve yörüngedeki uzay çöplerinin takip edildiği bir merkez görevi görmektedir. Öte yandan Stargate’in, hakkında resmi internet sitesi açılmış dünyanın ilk sinema filmi olduğu da söylenir. Dilerseniz filmin öne çıkan üç karakterine; Jack O’Neill, Daniel Jackson ve Ra’ya da kısaca bir göz atalım.

Albay Jack O’Neil

Stargate-Russell
Albay Jack O’Neil rolünde Kurt Russell.

Biricik oğlunu kendi silahından çıkan bir kaza kurşunuyla yitirmiş olmanın acısını kendi içerisinde oldukça sert biçimde hisseden; ama buna karşın güçlü ve otoriter görünmeye çalışan, “artık kaybedecek bir şeyim yok” düşüncesiyle ölüme bile gözü kara gidebilen itaatkar bir asker portresini yansıtır. Geçidin işler hâle getirilmesiyle birlikte, geçitten geçip diğer tarafı keşfetmekle görevli ekibin liderliğini yapmaktadır.

Yıldız geçidinin nasıl çalıştığına yönelik araştırmaların devam ettiği bir noktada, varlığından rahatsız olup, neden burada olduğunu soran araştırma ekibinin lideri Catherine‘e söylediği söz unutulmaz replikler arasındadır:

“Belki başarırsınız diye buradayım!”

Dr. Daniel Jackson

stargate-1994-19-g
Dr. Daniel Jackson rolünde James Spader.

Daniel Jackson, uygarlıkların birbirleriyle ilişkilerini inceleyen bir dilbilimci ve arkeologdur. Mısır piramitlerinin dış güçler tarafından yapıldığını savunduğu konferansta Catherina ile tanışır. Catherine onu, hayatının en büyük buluşunu yapmak üzere yıldız geçidinin bulunduğu gizli üsse davet eder. Daniel, geçidi çalıştırmayı başarınca bir askeri ekiple birlikte Abydos gezegenine gider.

Boynunda taşıdığı kolye nedeniyle, yerli halk tarafından tanrılarca gönderilmiş olduğuna inanılarak, kendisine Sha’re adında genç ve güzel bir kadın armağan edilir. Keşif ekibinin tekrar Dünya’ya geri dönebilmesini sağlamak için buradaki kültür ve tarihin araştırılması gerektiğini anlar.

Ra

Stargate1994
Ra rolünde Jaye Davidson.

Nesli tükenmekte olan dünya dışı bir türün son temsilcilerinden olarak, sonsuz yaşam adına uzayda uzun yıllar boyunca seyahat eder ve nihayetinde Dünya gezegenine ulaşır. Dünya’ya geldiği çağda insanlık henüz erken dönemlerini yaşamaktadır ve ilkeldir. Kolay onarılabiliyor oluşunu fark edince, insan bedenine girerek hâkimiyetini ilan eder. Yıldız geçidi sayesinde, teknolojisini geliştirmek için işçi olarak çalıştırdığı insanları farklı gezegenlere götürmüştür.

Ra’nın sömürgeci bir sahte tanrı olduğunu halka anlatmaya çalışan ekip, ister istemez O’nunla savaşa girişmek zorunda kalır. Özellikle kalın ses tonu ve androjinliği ile akıllarda yer etmiştir. Stargate SG-1 dizisi sayesinde, Ra’nın aslında Goa’uld Sistem Lortları‘ndan sadece biri olduğu ortaya çıkar. Ancak şu önemli bilgiyi de hatırda tutmak gerekir: Ra, Dünya’yı ve insan türünü ilk keşfeden Goa’uld Sistem Lordu’dur. İnsanları Dünya’dan bir başka gezegene ilk taşıyan da yine kendisidir.

1994_stargate_003
Stargate ekibi yerli halkla beraber.

Sonuç olarak Stargate, bilimkurgunun en önemli yapıtları arasında kendine sarsılmaz bir yer edinmeyi başarmış ve mitolojisinin enginliğiyle, içerisinden toplam 17 sezonluk 3 televizyon dizisi çıkartabilmiştir. Üstelik bu üç dizi de bilimkurgunun en önemli yapımları arasında gösterilmekte ve takdir edilmektedir. Ayrıca film, ülkemizde pek bilinmiyor olsa da Stargate Infinity adında 26 bölümlük bir çizgi diziye de ilham kaynağı olmuştur.

Yazar: İsmail Yamanol

Amatör bir düş gezgini, saplantılı bir bilimkurgu hayranı. Kuruculuğunu ve genel yayın yönetmenliğini üstelendiği Bilimkurgu Kulübü'nde at koşturmayı sürdürüyor.

İlginizi Çekebilir

O Bir Ankaralı: Mitch Pileggi

Hollywood da dâhil olmak üzere dünya sinemasında Türkiye ile bir bağlantısı olan ya da mesleğinde …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et