bilimkurgu kulubu

Film İncelemeleri

Tarih: 7 Mayıs 2015 | Yazar: Kadri Kerem Karanfil

0

Şömine Başı Bilimkurgu: Dünyalı (The Man from Earth)

Tarih profesörü John Oldman, on yıldır görev yaptığı üniversiteden nedensiz yere ayrılır. Haberi duyan meslektaşları soluğu John’un evinde alır. Onu, küçük çaplı bir veda partisi düzenlemeden bırakma niyetinde değillerdir. Eşyalarını toparlarken buldukları John ise, belli ki kimseye yakalanmadan sıvışmanın derdindedir. Bu durum dostlarını meraklandırır. John’un bir sıkıntısı olduğu bellidir. Birinden mi kaçmaktadır? Dostlarının bilmediği ne gibi bir derdi olabilir? Önü açık, parlak bir profesörün böyle birdenbire istifa etmesi hiç de mantıklı değildir.

John başlangıçta ketum davranır. Dostlarından onu mazur görmelerini ister. Yerinde duramamaktadır işte. Bir yere bağlanamamaktadır. Yeni bir hayata yelken açacaktır. Durum bundan ibarettir. Üstelik bunu her on yılda bir yapmaktadır.

İyi güzel de John nasıl olur da bu gencecik yaşında bunu daha önce de yapmış olabilir? Üstelik evindeki bu garip eşyalar da neyin nesidir? John sonunda meraktan kıvranan dostlarına istediklerini verir ve Benjamin Button’ınkinden bile tuhaf olan hikâyesini anlatmaya koyulur. John on dört bin yaşında bir mağara adamıdır. İşte gerçek budur.

orynci7ZQ2sq8P9xCfn6byBuXCg

Bir şişe viski ve gürül gürül yanan şömine eşliğinde bir tartışmadır başlar. Sorular soruları doğurur. Başta inanılmaz gibi görünen öykü, John’un sorulara verdiği tutarlı cevaplar ile gerçeğe adım adım yaklaşır. Yine de John’un anlattıkları yenilir yutulur cinsten şeyler değildir. Tarih profesörünün hayat öyküsü doğa kanunlarına meydan okumaktadır. Bu yetmezmiş gibi John, milyonları peşinden sürükleyen tarihi bir kişiliğin de aslında kendisinden başkası olmadığını iddia edince…

Üzerine hayatımızı kurduğumuz gerçeklerin ne kadar kırılgan olabildiklerini gözler önüne seren The Man from Earth bir bilimkurgu filmi olmasına rağmen aksiyon dolu sahneler ya da ihtişamlı görsel efektler içermiyor. Bu filmde uzay gemileri, ışın tabancaları, karanlık teknolojiler, tehlikeli gezegenler, tuhaf canlılar, istilalar, savaşlar ya da robotlar yok. Aksine filmin neredeyse tamamı sade döşenmiş şömineli bir odada geçmekte. Yine de film, insanı içine almayı başarıyor. İzleyici bir noktadan sonra kendisini, “Şunu sorsana be adam! Bu da soru mu şimdi? Ben olsam şunu şunu sorar, John’u sıkıştırırdım,” diye söylenirken buluyor.

Düşük bütçe ile de eli ayağı düzgün bir film yapılabileceğini gösteren The Man from Earth, karşınıza sık çıkmayacak, sürükleyici, farklı lezzette bir film. Ayrıca klasik bilimkurgu filmlerinin her sahnesini ezberlemiş bilimkurgu hayranları için de iyi bir alternatif.

Bilimkurgu Kulübü Film Değerlendirmesi

İZLENMELİ

Etiketler: , , , ,


Yazar Hakkında

Bilimkurgu Kulübü emektarı. Yalnız bilimkurguyla değil, korku ve çocuk edebiyatıyla da ilgili. Stephen King'in sadık okuyucusu. Ray Bradbury'nin büyük hayranı. 80'lere ait korku filmlerinin tutkunu.