Ülkemizdeki Dijital Yayıncılığın Yeni Yüzü: Disney Plus

Ülkemizde kısa bir süre önce yayın hayatına başlayan Disney Plus, orijinal içerikleriyle rakiplerini yakalamaya çalışıyor. Bünyesinde Disney, Pixar, Marvel, Star Wars ve National Geographic markalarını barındıran dijital platform, aynı zamanda bazı Hulu yapımlarını da kütüphanesinde bulunduruyor. Örneğin Hulu üzerinde 5 Ağustos’ta yayımlanacak olan Prey, Disney Plus’ta da yer alacak. Disney, geçtiğimiz yıllarda Fox stüdyolarını satın almıştı. Bu durum Alien ve Predator serilerinin kaderi konusunda derin tedirginlikler oluşturmuştu, ancak yeni Predator (Prey) yapımının on sekiz yaş üzeri sınıflandırılması ve yeni Alien film/dizi projelerinin yolda olması yüreklere su serpti. Dolayısıyla yurt dışında Hulu’ya özel gelecek olan 20th Century Studios yapımlarının Disney platformunda da yer alması bekleniyor.

Yeni platformun tek fiyat politikasıyla HD veya 4K seçeneklerine gitmemesi, Netflix‘in işini hayli zorlaştıracak. Zaten Amazon Prime Video‘nun neredeyse sembolik ücretli aboneliği, kullanıcı kaybetmesine neden olmayacak gibi görünüyor. Hâliyle diğer dijital platformlara kıyasla en sıkışık duruma düşen Netflix oldu. Zira hizmetin farklı görüntü formatları için uyguladığı ücretlendirme sistemi iyice göze batmaya başladı.

Star Wars ve Marvel yapımlarıyla öne çıkan yeni platform, şu sıralar Obi-Wan Kenobi mini serisi ile gündemde olsa da yapımın beklentileri karşılayamaması hayal kırıklığı yarattı. Ancak tüm içeriklere sahip olması, bu iki evreni daha iyi tanımak isteyenler için bulunmaz bir fırsat. Ayrıca bazı Marvel yapımlarının IMAX Enhanced formatında yer alması seyir zevki açısından da bir avantaj. 16 Mbps internet bağlantısı, 2K çözünürlük ve yüksek dinamik aralığına (HDR) izin verse de, 4K ve HDR 10 kalitesi için en az 24 Mbps bağlantı zorunlu. Dolby Atmos ses teknolojisini de destekleyen platform, tek fiyat politikasıyla kullanıcıları memnun etmeye çalışıyor. Kimi zaman görüntülerde ufak takılmalara şahit olmamıza rağmen, çiçeği burnunda servis altyapı iyileştirmeleriyle bu küçük problemleri çözecektir.

Star Wars ve Marvel sinematik evrenlerinin farklı sıralamalar ile yer alması, eserleri arzusuna göre takip etmek isteyenler için büyük bir seçenek sunuyor. Üstelik filmlerin hem zaman çizelgesine hem de yayımlanma tarihine göre eklenmesi kronolojik takibi de oldukça kolaylaştırıyor. Elbette Disney Plus yalnızca bu iki evren ile sınırlı değil. “Daha Fazla Eğlence” sekmesinde Disney harici yapımlar da kendine yer bulmuş durumda. Terminator, Alien, Predator, Planet of the Apes, Maze Runner, Independence Day, Tron ve 28 Days Later filmlerinin koleksiyonları, bilimkurgu sevdalılarının gözünden kaçmayacaktır. Yine bir Star Trek parodisi görünümünde yayına giren fakat zamanla “karakterini” oturtan The Orville dizisi de öne çıkanlar arasında. Şimdilik kütüphane açısından ortalama bir performansa sahip olan servisin bu açığını zamanla gidermesi bekleniyor.

Muhafazakâr bir kurum olmasa da yapımlarını genel izleyiciye yönelik yapması, dijital platformun gelişi öncesinde bazı şüphelerin oluşmasına yol açmıştı, ancak içeriğinde yetişkinlere yönelik R olarak sınıflandırılan eserlere yer vermesiyle sektörde ciddi bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Ebeveyn kontrollerinin kullanışlı oluşu, çocukların hangi içerikleri izleyebileceğinin belirlenmesinde kolaylık sağlıyor. Dolayısıyla Hulu orijinal içeriklerinin dâhil edilmesi, yetişkin kitleye yönelik bir adım olarak görünüyor. Tek taşla birden fazla kuş vurmayı hedefleyen Disney Plus, ekonomik ücretlendirme ile şimdilik iki kuşu birden vurmayı başardı. Gözler ister istemez Netflix’in yeni hamlelerine dikilmiş durumda; daha yüksek ücretli olması ve üç farklı görüntü kalitesi için farklı fiyat istemesi her zamankinden daha çok dikkat çeker hâle geldi.

Bu yıl sonunda Avrupa’daki hizmetlerini genişletecek olan Paramount Plus’ın, gelecek sene ülkemizde yayın hayatına başlayacağı tahmin ediliyor. Birer alternatif olmaktan çıkan dijital yayın servisleri, artık ana akım medyaya dönüştü. Elbette rekabetin kızıştığı bir ortamda son kullanıcıların tercih yapması da giderek zorlaşıyor; TV sektörü ise iyice zora girmiş görünüyor. Halen gösterimde olan Top Gun: Maverick, global başarısıyla büyük kitleleri sinemalara çekmeyi başardı, fakat sinema salonlarının geleceği halen muamma. Pandemi döneminin dengeleri alt üst etmesi, yedinci sanatın istemeyerek de olsa bu platformlara kaymasına yol açtı. Dijital servisler kendi aralarında rekabet ederken, sinema salonlarının çırpınışlarına üzüntüyle şahit oluyoruz. İzleyicinin tercihini online servislere döndürmesi, Disney gibi büyük stüdyoların da bu piyasaya girmelerine sebebiyet verdi. Umarız, yakın gelecekte sinema salonları nostaljik birer eğlence aracına dönüşmez.

Yazar: Buğra Şendündar

1979 İstanbul doğumlu. Sinemaya olan ilgisi daha yedi yaşındayken dedesiyle sabahlara kadar film izlemekle başlar. Daha önce çeşitli mecralarda sinema üzerine makale ve eleştiriler kaleme aldı. Günümüzde, Bilimkurgu Kulübü'nde yazarlık serüvenine devam ediyor. Ona göre sinema, insanın kendini keşfetmesidir.

İlginizi Çekebilir

bilimkurgu bilgisayar yapay zeka

Bilimkurgu Yapımlarındaki Habis Bilgisayarlar #1

“Bilgisayarlar Eski Ahit tanrıları gibidir; bir sürü kuralları vardır, merhametleri ise yoktur.” – Joseph Campbell …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et