bilimkurgu kulubu

Sinema Üzerine Artırılmış Gerçeklik

Tarih: 27 Mart 2019 | Yazar: Buğra Şendündar

0

Sinemada Artırılmış Gerçeklik

Sinemada 20’li yıllardan beri varlığını sürdüren üç boyutlu filmler, gelecekte de çok farklı teknolojilerle karşımızda olacak. Üç boyutlu görüntü algısının oluşmasını sağlayan stereoskopik film tekniği, 1800’lerin sonlarında ilk olarak fotoğraflarda kullanılmaya başlanmıştı. Aynı görüntü farklı iki açıdan fotoğraflanıp stereoskopik gözlükler yardımıyla üç boyutlu bir illüzyon yaratılmaktaydı. Fransız Lumiere Kardeşler’in 1895 yılındaki ilk sinema gösterimlerinden sonra stereoskopi tekniğinin de beyaz perdeye uyarlanması kaçınılmaz olmuştu. 1922’de gösterime giren ilk üç boyutlu filmlerden The Power Of Love, anaglif (Anaglyph) gözlükler kullanmak suretiyle film üzerinde derinlik algısı yaratmıştı. Anaglif gözlükler genellikle bir tarafı kırmızı, diğer tarafı ise mavi tonda olan folyodan üretilmekteydi; filmde kullanılan iki farklı imajdaki renk filtrelerini birleştirerek derinlik algısı oluşmasına yardımcı oluyordu. Anaglif gözlükler, kullanım esnasında bir süre sonra gözleri ciddi oranda yormasıyla hatırlanıyor.

Günümüzde de halen üç boyut teknolojisi için gözlüklere bağımlı durumdayız. Gözlük kullanımına gerek duymayan stereoskopik ekranlar üç boyutlu görüntü oluşturabiliyorlar, ama oldukça pahalı olmaları ve sinema salonlarında pratik anlamda kullanımlarının zorluğu yüzünden tercih edilmeyen bir teknoloji. James Cameron’un 3D olması amacıyla gerçekleştirdiği Avatar’ı (2009) anlamlı bir projeydi, ama 2017’de Terminator 2’nin 3D olarak restore edilmiş kopyasının tekrar gösterime girmesinin gerekliliği tartışılabilir. Dolayısıyla 3D televizyonlara dahi ilginin azaldığı günümüzde, üç boyutlu filmlerin eskisi gibi çok izleyici çekmediği de bir gerçek. Sinema endüstrisi çok güvendiği pahalı yapımlarını 3D olarak vizyona sokmaya hâlâ kararlı. Bakalım daha önceden bilimkurgu olarak görülen “artırılmış gerçeklik” (Augmented Reality) teknolojisi, gelecekte 3D teknolojisine karşı bir alternatif olacak mı?

avatar

Hologram teknolojisinin bir ön adımı olarak kabul edebiceğimiz artırılmış gerçeklik, gene bir gözlüğe ihtiyaç duyuyor. Microsoft’un birkaç sene önce tanıttığı Hololens, kullanıcının çevresi ile olan etkileşimine engel olmayıp, şeffaf gözlük vasıtasıyla çevrede holografik görüntüler oluşturuyordu. Microsoft’un ürünü, artırılmış gerçekliğe ticari anlamda atılmış ilk adımlardan biriydi. Richard K. Morgan’ın aynı adlı romanından ekranlara uyarlanan Altered Carbon’da (Değiştirilmiş Karbon) göze kalıcı olarak yerleştirilen elektronik lensler sayesinde halk, şehirde gerçeklik ve holografik bir dünya ile iç içe; alternatif bir zaman diliminde geçen Blade Runner evreninde ise şehir sakinleri, şehrin her köşesine yayılmış hologramları görmek için bir gözlük ya da lense ihtiyaç duymuyorlardı. Hologramlarla Altered Carbon’da direkt, Blade Runner’da ise dolaylı bir etkileşim söz konusuydu. Hologram teknolojisi şu an için fütüristtik bir olgu olarak gözükse de, gelecekte özellikle reklamcılık sektörünün ilk kullanacağı tekniklerden biri olacaktır. Altered Carbon ve Blade Runner, geleceğin kapitalist dünyasının nasıl görüneceğine dair iki güzel örnek.

Sinemaya artırılmış gerçekliğin uyarlanması birtakım tartışmaları da beraberinde getirecektir. Eğlence faktörünün, sanatsallığın önüne geçmesi belli bir kitleyi rahatsız edecektir. Filmleri neredeyse 180 derecelik açıyla deneyimleme imkanı sunan ScreenX özelliğine sahip sinema salonları, IMAX salonlarına karşı bir alternatif teşkil ediyor. Son olarak ScreenX teknolojisine uyumlu olarak çekilen Captain Marvel, bu tip sinema salonlarına konuk oldu. Gelecekte tamamıyla çevresel sinema perdeleriyle de karşılaşmak olası. Artırılmış gerçeklikle kotarılmış eserleri sinemalarda ya da oturma odalarımızda izlemek için biraz daha bekleyeceğiz. Şu an emekleme aşamasında olan bu teknoloji, ilk olarak tasarımcılara göz kırpıyor. Söz konusu teknoloji henüz standartlaşmadığı ve de çok pahalı olduğu için iş dünyası şimdilik öncelikli hedef. Yakın bir zaman önce Microsoft’un tanıtımını yaptığı yeni nesil Hololens 2, iş dünyasına yönelik geliştirildi.

Fragments

Sanal gerçeklik ve hologram teknolojisini birleştiren artırılmış gerçeklik teknolojisi, oyun dünyasında kendisini hemen kabul ettirdi. Halihazırda bulunan artırılmış gerçeklik oyunları eğlenceli, fakat gerçek bir oyun deneyimi için daha da gelişmeleri gerekiyor. Netflix tarafından yayımlanan interaktif yapım Black Mirrror: Bandersnatch, karışık yorumlar alsa da sinemanın geleceğine yönelik güzel bir örnek. İzleyicinin kararlarına göre şekillenen hikaye, her seferinde farklı bir son vaat ediyordu. Aynı yapımın artırılmış gerçeklik gözlüğüyle hologram olarak karşımızda yansıtıldığını hayal edersek, el ve vücut hareketlerimizle hikayenin bütününe hakim olmuş oluruz. Hololens için özel olarak programlanan Fragments, interaktif özellikleri olan bir hologram oyunu. Bir suç mahalline dönen evimizde, bize eşlik eden holografik karakterler vasıtasıyla işlenmiş bir cinayeti çözmeye çalışıyorduk.

Artırılmış gerçeklik teknolojisini pratik anlamda sinemaya uyarlamak hayli maliyetli. Henüz emekleme aşamasında olan hologram teknolojisi şu an için buna müsaade etmiyor; ama animasyon yapımlarının bu tekniğe uyarlanması çok daha mümkün görünüyor. Sinema sektörü teknik anlamda sürekli gelişiyor ve izleyicilere hep daha gerçekçi film izleme deneyimi vaat ediyor. IMAX 3D, RealD 3D; DTS-HD, Dolby Atmos; HDR ve Dolby Vision gibi teknolojiler, daha gerçekçi görsel ve işitsel deneyim sunma gayretinde. Yakın gelecekte oyun sektöründe ciddi bir alternatif pazar oluşturacak olan Hololens benzeri donanımlar, sinema sektöründe de kendine yer bulabilecek mi, hep birlikte göreceğiz.

Etiketler: , , , , ,


Yazar Hakkında

1979 İstanbul doğumlu. Sinemaya olan ilgisi daha yedi yaşındayken dedesiyle sabahlara kadar film izlemekle başlar. Daha önce çeşitli mecralarda sinema üzerine makale ve eleştiriler kaleme aldı. Günümüzde, Bilimkurgu Kulübü'nde yazarlık serüvenine devam ediyor. Ona göre sinema, insanın kendini keşfetmesidir.