bilimkurgu kulubu

Sinema Üzerine

Tarih: 21 Kasım 2020 | Yazar: Gökhan Karagül

0

Neden Dune Bugünlerde Daha Güncel?

Frank Herbert’in romanı Dune, insanlığın gelişme yeteneğini, çevresi ile olan ilişkisini ve imparatorlukların yükseliş ve düşüşüne neden olan politik oyunları bilimkurguyla harmanlayarak anlattığında takvimler 1965’i gösteriyordu. Yaklaşık 55 yıl sonra, kitabın içerdiği konular günümüz dünyası ile daha da bağlantılı görünüyor. Su kıtlığı ve çok hızlı gelişen bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Giderek daha fazla güç birkaç kişinin elinde yoğunlaşıyor, otoriter hükümetler ve partizan nefret her yerde artıyor ve teknoloji, toplumda büyük çatlaklar yaratarak öngörülemeyen yeni alanlara doğru ilerlemeye devam ediyor.

Yönetmen Denis Villeneuve, Stephen Colbert ile yaptığı çevrimiçi bir sohbette, dünyanın hem gerçek hem de mecazi anlamda yandığı şu günlerde, Dune’u bir filme uyarlamanın tam zamanı olduğunu belirtiyor.

Bir Değişim Çağrısı

Villeneuve hikaye hakkında, “Bu bir değişim çağrısı,” diyor. “Aynı zamanda bu, daha önce de söylediğim gibi ileriyi görme yeteneği hakkında bir film. Hayatta kalanlar, uyum sağlayabilen ve değişebilen insanlar olacak. Çünkü önümüzdeki on yıllarda dünyayı iklim değişikliği ve daha birçok başka şey bekliyor. “

Villeneuve, filmin ekolojik değişim ve uyum temalarını tam anlamıyla yansıtabilmek için Ürdün gibi ülkelerdeki gerçek mekanlarda çekim yapmakta ve mümkün olduğunca gerçek ortamlar ve fiziksel setler kullanmakta ısrar etti.

“Dune’un ekosistemle ilgili olduğunu düşünüyorum,” diye açıklıyor yönetmen. “Dune’u beyazperdeye aktarırken, bu evreni bize mümkün olduğunca yaklaştırabilmek için doğaya da yakın olmam gerektiğini düşündüm. İnsanlar filmi izlediklerinde manzaranın gücüne hayran kalacaklar. Filmdeki yaratıkların güzelliği karşısında hayrete düşecekler … Bence filmdeki dünyanın gerçek olduğunu bilinçaltlarında hissetmeleri önemli. Çünkü film bizimle ilgili. Ve günün sonunda, izleyicinin bunu ruhlarının derinliklerinde hissetmesi en büyük hedefim.”

Yüzeyde de, Derinde de Zengin

Bir gezegeni, hem insanlarıyla hem de evreni değiştirme gücüne sahip kaynaklarıyla beraber kontrol etmek için savaşan iki güçlü ailenin bu destansı öyküsünü, “insana dair harika bir hikaye” olarak adlandırıyor Villeneuve. Dune’un yüzeyinin altında pek çok dip akıntısı olduğunu da söylüyor. Ona göre uzak bir geleceği anlatan Dune destanı, bir yandan gelişmiş bir yandan da feodal özellikler taşıyor ve bilim, politika, din, kehanet, maneviyat, insan hakları gibi kallavi meselelere değiniyor.

Yönetmen, “Filmi güçlü ama basit bir macera hikayesi olarak görebilirsiniz,” diyor. “Ama filmde birçok ince çizgi ve tema var. Kitabı bu kadar zengin yapan da bu ve biz de filmde bu zenginliği korumaya çalıştık. Bir kelimeyi veya belirli bir anlamı seçmek her zaman zordur, çünkü pek çok unsura değinir. Ancak, filmin dünyayı değiştirmek için geleceğimizi kazanmak gerektiğiyle ilgili olduğunu söyleyebilirim ve bu, özellikle gençlik için bir şeylerin değişmesi gerektiğine yönelik bir tür eylem çağrısı.”

Söz konusu gençlik, filmde iktidardaki Atreides ailesinin varisi Paul Atreides (Timothée Chalamet) tarafından temsil ediliyor. Paul sadece çöl gezegeni Arrakis’in yerli halkı olan Fremenler için bir lider değil, aynı zamanda muhtemelen tarihin akışını değiştirebilecek insanüstü bir varlığın gelişini haber veren eski bir kehanetin vücut bulmuş hali. Ancak Paul’ün sonunda öğreneceği gibi, lider olmanın tuzakları da yok değil.

Villeneuve, “Yaşam tarzımızı değiştirmemiz gerekecek,” diye sonuçlandırıyor konuşmasını. “Doğa ve dünyayla baş etme şeklimizi değiştirmemiz şart ve bu çokça cesaret ve ahlak gerektiriyor. Ve bence Dune buna bir çağrı. Filmin kökleri tüm bu konulara dayanıyor. Dolayısıyla Dune’un, yazıldığı zamana nazaran günümüz dünyasıyla daha ilgili olduğunu düşünüyorum.”

Kaynak

Etiketler: , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bilimkurgunun sonsuz olasılıklarının ve sanat dallarındaki yansımalarının tutkunu. Okuma müptelası.