bilimkurgu kulubu

Sinema Üzerine Nocturnal Fears

Tarih: 19 Nisan 2021 | Yazar: Cem Can

0

E.T.‘nin Çekilememiş Korku Temalı Devam Filmi: Nocturnal Fears

Tüm zamanların en iyi hasılat yapan filmlerinden E.T. vizyona girdikten sadece bir ay sonra, yönetmen Steven Spielberg ve senarist Melissa Mathison kafa kafaya verip bir devam filmi üzerinde çalışmaya başladı. Ancak bu devam filmi tamamen farklı bir tonda ve daha karanlık olacaktı. Spielberg ve Mathison’un düşündüğü devam filmi ET II: Nocturnal Fears‘ın hikâyesi birkaç yıl önce internete de sızdırıldı. Hiç yapım aşamasına, hatta planlama aşamasına bile geçememiş olsa da, Spielberg’in E.T. için ne kadar çılgınca ve farklı düşüncelere sahip olduğunu öğrenmek büyüleyici.

ET II: Nocturnal Fears’ın kökleri, Spielberg’in 1977’de gişe rekorları kıran Close Encounters Of The Third Kind filminden geliyor. Kurguya göre bir grup meraklı uzaylı, önce hayvanlara sonra da insanlara musallat olacaktı. Film asla yapım aşamasına geçemediği için, Spielberg fikirlerini Poltergeist ve Gremlins gibi diğer filmlerinde kullanmayı tercih etti. Sızdırılan hikâyeye göre ET II: Nocturnal Fears tanıdık bir sahneyle, San Fernando ormanlarına inen bir uzaylı gemisiyle açılıyor. Çünkü Dünya’ya düşmüş bir uzaylıdan yardım çağrısı almışlardır ve koordinatlara odaklanarak indikleri noktaya ulaşmışlardır. Ancak bu ziyaretçiler, “eve telefon ettiğinde” E.T.’yi kurtarmaya gelen uzaylı grubu değildir. Spielberg’in dediği gibi, “bu uzaylılar kötüdür.”

İzleyici olarak başlangıçta bunları bilmeyecektik ve yeni gelen uzaylıların görünüşleri de E.T.’ye benzeyecekti. Yine onun türünden, ancak aynı medeniyetin bir albino fraksiyonu (mutasyonu) olacaklardı. Sonradan öğrenecektik ki, bu iki ayrı grup onlarca yıldır savaş hâlindeydi. Liderleri Korel, mürettebatına ormana dağılmalarını emrettikten sonra niyetleri de ortaya çıkacaktı. Tıpkı E.T.’nin yaptığı gibi, ağaçların arasında yiyecek aramak için dolaşacaklardı. Üstelik etçillerdi ve hipnotik bir uğultu yayarak çevredeki vahşi yaşamı felç edeceklerdi. Buldukları hayvanların bazılarını mideye indirecek, diğerlerini de sersemletip gemiye götüreceklerdi.

Devam filmi, E.T.’nin kurtarılmasından sonraki yaz aylarında, Elliott, Michael ve Gertie’den oluşan orijinal kadronun okul sonrası tatil zamanında geçecekti. Elliott, kardeşleriyle hiç olmadığı kadar yakın olmasına rağmen kendini yalnız hissedecekti, küçük uzaylı arkadaşı olmadan geçireceği birçok yazdan ilkini atlatmaya çalışacaktı. Elliot’un annesi, Dr. Keys ile bir ilişki kuracaktı ki bu, pek çok yönden Elliott’a E.T. ile birlikte geçirdiği zamanı hatırlatan bir şeydi. Büyükbaş hayvanların parçalanmasıyla ve ortadan kaybolmasıyla ilgili haberlerin ortasında Elliott, E.T.’ye ait iletişim sistemlerinin hâlâ çatıda olduğunu hatırlayacak ve dahası, E.T.’nin geri döndüğünü sanacaktı. Kardeşlerini ve D&D arkadaşları Steve, Tyler ve Greg’i toplayarak bisikletleriyle ana gemiyi buldukları ormana bir keşfe çıkacaktı. Tabii burada onları büyük bir sürpriz bekleyecekti. Bu sefer telekinetik iletişim kuran, onları oraya çeken Korel olacaktı ve Zrek adlı uzaylının nerede olduğunu bilmek isteyecekti. Evet, E.T.’nin gerçek adının Zrek olduğunu Nocturnal Fears’dan öğrenecektik.

Bu noktada, “E.T eve gitti,” cevabıyla yetinmeyen uzaylılar yüzünden hikâye beklenmedik bir hâl alacaktı. Korel uzaylı askerlerine Elliott ve diğer çocukları yakalayıp sorgulamalarını emredecekti. Ellerindeki hançerlerle ve keskin dişleriyle Elliott’a ve arkadaşlarına saldıran uzaylılar, sonunda onları yakalayarak saatlerce sorgulanacakları ve işkence görecekleri ana gemiye götürecekti. Gertie annesi için ağlarken, Elliott sorgulamanın yükünü üstlenecek ve sonunda uzaylı arkadaşının duyması umuduyla yardım çığlığı atarken bayılacaktı. Görünüşe göre tüm evrende duyulan bir çığlık olacaktı bu.

E.T. veya artık aklımızdan çıkaramayacağımız adıyla Zrek, sonunda Eliott’ı ve arkadaşlarını kurtarmaya gelecekti. Parlayan parmağını fiziksel ve zihinsel olarak boşalmış Elliott’ı yeniden canlandırmak için kullanacaktı. Kötü uzaylıların ana gemisini yeniden programlayacak ve Dünya’dan galaksinin uzak bir köşesine gönderecekti. Ailesiyle yeniden bir araya gelen Elliott ve arkadaşları, Zrek’e bir kez daha gözyaşları içinde veda edecekti, çünkü sevimli uzaylımız yine kendi yuvasına dönecekti. Ancak ihtiyaç duyması durumunda eski dostu Elliott için her zaman yardıma hazırdı.

ET II: Nocturnal Fears, tehlikeli bir uzaylı grubu merkezine oturtarak işleri gerçekten tersine çevirebilirdi. Elliott ve arkadaşlarına uzaylılar tarafından yapılan kötü muamelenin E.T.’nin parmağıyla yaptığı tedaviye benzemeyeceğinden şüphe etmemek gerekir. Eğer E.T. de uzun süre esaret altında kalsaydı belki de benzer şekilde davranacaktı. Muhtemelen Spielberg’in bu devam filmiyle ifade etmeye çalıştığı şey de buydu. Hem iyi hem de kötü olma yeteneğine sahip bir tür olarak, herhangi bir yabancı ırk da pekâlâ bize benzeyebilirdi. Bilinmeyen şeylere çocukluk masumiyetiyle yaklaşmak her zaman mutluluk getirmeyebilir. Belki sonunda ödüllendirilsek bile yine de incinebiliriz.

Spielberg’in fikirleri hızla değiştiği için Nocturnal Fears hiçbir zaman görücüye çıkamadı. Senaryoyu yazmaya giriştiği Temmuz 1982’de E.T. ABD dışındaki pek çok bölgede daha gösterime bile girmemişti ve sonunda olduğu gibi kültürel fenomen hâline gelmekten de çok uzaktı. Belki de o kadar başarılı olmasaydı Spielberg devam filmini yapabilirdi. Ancak bunun neden gerçekleşmediğine yönelik bir açıklaması da var:

“Devam filmleri çok tehlikeli olabilir, çünkü bir sanatçı olarak gerçeğinizi tehlikeye atıyorlar. Bence E.T.’nin devamı orijinalinin saflığını çalmaktan başka bir şey yapmayacaktı.”

Ve biz de bu sayede ilk filmi Zrek: The Extra-Terrestrial olarak anmıyoruz. Zaten bir film için çok kötü bir isim.

Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Üniversite tezini robotlar üzerine vermiş bir bilgisayar mühendisi. Kılıcın yolunda ilerleyen, an itibariyle 2. Dan bir kendocu. Müzik tutkunu ve bilim kurgu hayranı. Kurduğu hayalleri yazıya dökmeye çalışan bir hayalperest."Ben bu dünyayı değiştiremeyeceğimi biliyordum; o yüzden başka dünyalara gittim." - PKD