bilimkurgu kulubu

Sinema Üzerine

Tarih: 6 Mart 2019 | Yazar: Konuk Yazar

0

Çekilemeyen Stargate Üçlemesi Üzerine

Sevenlerinin bildiği gibi, Stargate’i 1994’te Dean Devlin ve Roland Emmerich yarattı. Filmi dünyada marka yapma azmiyle bağımsız çalışan ikili, bize tüm yaratıcı özgürlükleriyle eşsiz ve olasılıkları zorlayan bir bilimkurgu hikayesi anlattı. Ancak yapımcılar, daha vizyona bile girmeden filmin MGM’ye satılacağından emindi. Öyle de oldu. Hakları MGM’ye satılan Stargate, 200 milyon dolar hasılat elde etti. Sonrasında MGM, en iyisinin Stargate’i dizi haline getirmek olduğuna karar verdi. Evet, 10 sezon süren Stargate SG-1‘dan bahsediyoruz. Üstelik o kadar sevildi ki iki yan diziye de ilham verdi. Buna rağmen Roland Emmerich ve Dean Devlin, yarattıkları evrenin kontrolleri dışında dallanıp budaklanmasından pek hoşnut değildi.

Bunun da etkisiyle olsa gerek, 2013’te Stargate’in bir üçleme olarak tekrar çekileceğine dair söylentiler dolaşmaya başladı. Üstelik Devlin ve Emmerich’in Independence Day: Resurgence için uzun bir aradan sonra yeniden birlikte çalışması Stargate Üçlemesi’nin hayata geçirilme ihtimalini de arttırıyordu. Ne var ki Independence Day: Resurgence beklenen başarıyı gösteremedi. Hâliyle Stargate tutkunları, bunun iyi bir fikir olup olmadığını düşünmeye başladı. Zaten çok geçmeden de projenin rafa kaldırıldığı duyuruldu. Bu durum Stargate üçlemesinin sonu muydu bilemiyoruz. Günün birinde tekrar gündeme alınır mı, o da belirsiz. Bildiğimiz tek şey, kısa vadede herhangi bir Stargate filmi izleyemeyecek olmamız.

roland-emmerich-dean-devlin

Başta da değindiğimiz üzere, Stargate’in tüm hakları MGM tarafından alınmış durumda. Buna rağmen Emmerich ve Devlin, 25 yıldan beri Stargate’in haklarını geri almanın hayalini kuruyor. Peki ama ta en başında bir üçleme olarak yazılan Stargate’in hiç çekilmeyen o iki devam filmine ait senaryoya ne oldu dersiniz? Öylece bir köşeye mi bırakıldılar? Tabii ki hayır. Şunu baştan belirtelim ki, birazdan ileri süreceklerimiz ilk ağızdan doğrulanmış şeyler değil. Daha çok makul akıl yürütmelerle ulaştığımız yargılardan ibaret. Öncelikle Stargate’e ait hiç çekilmeyen iki devam filminin senaryosu yine Emmerich ve Devlin tarafından kullanıldı. Sadece Stargate’in hakları MGM’de olduğu için bu senaryolar üzerinde bazı değişikliklere gittiler. Çünkü herhangi bir yasal sorunla karşılaşmak istemiyorlardı.

1996’da gişe rekorları kıran Independence Day (Kurtuluş Günü), büyük oranda Stargate Üçlemesinin ikinci filmine ait senaryo üzerine inşa edildi. Devlin ve Emmerich, tıpatıp kullanıp bir yığın davayla boğuşmak zorunda kalmamak adına Independence Day’de birkaç anahtar noktayı değiştirdi. Eğer birileri sorarsa aptalı oynayacaklardı. Filmde kurgunun merkezi Stargate tesisi yerine 51. bölge olarak değiştirildi. Bu sahneler tam da uzaylıların neye benzediklerini, Dünya’ya niye saldırdıklarını ve neleri yapabileceklerini gözler önüne seriyordu. Ayrıca Stargate Üçlemesinin çekilemeyen ikinci filminde Dünya bir uzaylı saldırısına maruz kalacaktı. Çünkü Ra’nın öldürülmesiyle birlikte insanlık olarak açık hedef haline gelecektik. Uzaylı istilası Independence Day filminin de ana temasıydı. Stargate’in ikinci filminde intikam gibi haklı bir gerekçeyle gerçekleşen bu istila, Independence Day filminde kaynak arayışı olarak güncellendi. Oysa devasa bir evrende kaynak için uzaylıların Dünya’ya saldırması pek de mantıklı gelmiyordu. Her şeyden önce bu elle tutulur bir motivasyon değildi. Belli ki Emmerich ve Devlin, Stargate’in devam senaryosunu filme ancak bu kadar yedirebilmişti.

Benzerlikler sadece bununla da sınırlı değildi. Örneğin Independence Day’deki uzaylıların gemisi, tıpkı Ra ve halkının teknolojisi gibi kuvarsa benzeyen bir mineralden yapılmıştı. Stargate’in ilk filmindekine benzer şekilde, uzaylıların ana gemisine atom bombası atılıyordu. Yine iki filmde de uzaylının “şimdi bittik” bakışını takiben patlamanın son saniyeleri gösteriliyordu. İki filmin görsel yöntemleri dahi benzerdi. Meşhur bir anıtın etrafında dönen ışık huzmeleri gibi sahneler ikisinde de vardı. Kuşkusuz Independence Day tek başına da iyi bir film ama buram buram Stargate evreni kokuyor. Peki Stargate Üçlemesinin son senaryosu ne oldu? Yoksa onu da Independence Day: Resurgence’e mi yedirdiler? Hayır, o kadar da değil. Zaten Stargate Üçlemesinin son filmi bir prequel olacaktı. Yani her şeyin en başına dönülecekti. Stargate filmini izlemiş olanlar hatırlar, uzaylı Ra binlerce yıl önce Dünya’ya gelmiş ve insanlığı köleleştirmiştir. Uzun yıllar süren hükümdarlığından sonra bir ayaklanma çıkmış, yıldız geçidi gömülmüş ve Ra da dönmemek üzere Dünya’dan ayrılmıştır. Aklınıza bir Emmerich filmi geldi mi? Doğru bildiniz: 10,000 BC (M.Ö. 10,000)...

Evet, 10,000 BC pek de başarılı bir film değildi. Özellikle eleştirmenler tarafından yerin dibine sokuldu. Gerçekten de tek başına bir film olarak düşünülürse birçok sıkıntısı söz konusu. Ancak Stargate serisine bağlansaydı belki de öve öve bitirilemeyecekti. Düşman karakter beyaz bir dev yerine Ra olabilirdi. Tanıdık bir yüz. Sevginin gücü yerine ölenleri bir taşmezar geri getirebilirdi. Filmdeki 10.000 yıl öncesine dair birçok kafa karıştırıcı öğe de yine Stargate evreni içinde belirginleştirilebilirdi. Buna rağmen 10,000 BC ile Stargate arasında bariz benzerlikler de yok değil. Örneğin başlıca köle-toplayıcılardan birinin sesi Stargate’teki Jaffalar’a çok benziyor. İnsanların piramitleri inşa etmek için köleleştirildiği bir giriş de yeni bir metin için gayet anlamlı duruyor. Ayrıca filmin sonunda kahramanın mızrağını “tanrı”ya fırlattığı sahne de Stargate evreninden fırlamış gibi.

Elbette bütün bu benzerlikler tamamen tesadüf olabilir. Ama dikkatli sinemaseverler için üç film arasında bariz uyuşmalar söz konusu. Emmerich ve Devlin Stargate üçlemesinden vazgeçer mi bilinmez, ama biz günün birinde bu üçlemenin hayata geçirilebileceğini umuyoruz. Sonuçta MGM de Stargate’in potansiyelini değerlendirmek istiyor. Yeni bir TV dizisi çekilemese bile, külliyatı tekrar alevlendirmek için rafa kaldırdığı üçlemeye sarılabilir. Bu iş için başvuracağı iki kişi de hiç kuşkusuz Emmerich ve Devlin. Bazen başarılı, bazen de fiyasko ile sonuçlanan işler yapsalar da, ikili bilimkurgu dünyasına çok büyük katkılarda bulundu. Zaten bu onların alanı. Hakkaniyetli olan yarattıkları evreni yine onlara teslim etmek.

Kısacası haklarını MGM’ye kaptıran ikilimiz, yine de Stargate’in devam filmlerini başka işlerinde kullanmış. Eğer Stargate, Independence Day ve 10,000 BC filmlerini arka arkaya dizer ve hepsinin de aynı evrende geçtiğini hayal ederseniz Stargate Üçlemesini de ucundan izlemiş olursunuz. Bu üç filmi kronolojik olarak düşündüğümüzde, insanlığın farklı zorluklar ve çok güçlü düşmanlarla başa çıkıp özgürlüğünü kazanışına şahit oluyoruz. Tıpkı hiç çekilemeyen Stargate üçlemesinde olduğu gibi…

Hazırlayan: Kadir Tanrıverdi | Kaynak

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi konukyazar@bilimkurgukulubu.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...