bilimkurgu kulubu

Sinema Üzerine

Tarih: 30 Mayıs 2020 | Yazar: İsmail Yiğit

0

Alien Serisindeki Olayların Kronolojik Sırası

Bazı film serilerinin öncül ve devam filmlerinin (prequel ve sequel) yayımlanma sırası, filmin evreninde geçen olayların kronolojik dizgesine uymaz. Bu durum da izleyiciler arasında hikâyedeki sebep-sonuç ilişkilerini takip etmek bakımından kafa karışıklığına yol açabilir. Bunun en bilindik örneklerinden birisi elbette ki Yıldız Savaşları serisi. Fakat Yıldız Savaşları’nda en azından filmlere numara verilerek bu sorun bir nebze hafifletilmişti. 1979 yılında yayımlanan ve yönetmen Ridley Scott’ın eserleri arasında (Blade Runner ile beraber) şüphesiz zirvede yer alan, Sigourney Weaver’ın canlandırdığı Ellen Ripley karakterini sinema tarihinin efsanevi kadın başkarakteri statüsüne yükselten  “Alien” serisinde ise, öncül ve devam filmlerine Yıldız Savaşları’nda olduğu gibi numara verilmediği için bu film evreninde geçen olayların kronolojik sırası karışabilmekte.

İşte bu yazımızda, Alien serisine ait filmlerin vizyona giriş tarihleriyle beraber filmlerdeki olayların önemli dönüm noktalarına başlangıçtan itibaren yer vererek sizleri büyük bir baş ağrısından kurtarıyoruz. Hem böylelikle Alien’sever ortamlarda çıkabilecek olası tartışmalarda bilirkişi sıfatınızla son sözü söyleyebilirsiniz. Fakat öncelikle Alien serisinin şu ana dek yayımlanan filmlerini, gösterime girme tarihleri bilgisiyle beraber ama film evreninde yer aldıkları tarih aralığını temel alarak kısaca hatırlayalım:

(Dikkat! Bu yazı yüksek dozda spoiler / sürpriz bozan içermektedir. Yazının hedef okur kitlesi, bütün film serisini izlemiş olanlardır. Eğer serinin tamamını izlemediyseniz, şimdi ekrandaki kapat düğmesine basınız, filmleri izleyip öyle buraya tekrar geri dönünüz.)

Prometheus (Gösterim yılı: 2012)

2089-2093 yılları arasında geçen, Ridley Scott’ın yönettiği Prometheus, Alien evreninin köken öyküsünü oluşturmakta. Bu filmde, insanların “Mühendisler” olarak bilinen, teknolojik anlamda hayli gelişmiş uzaylı ırkla yollarının kesiştiğini, insanlığın kendi atalarını ve Dünya gezegenindeki akıllı hayatın kökenini keşfetmek için yıldızlarası bir yolculuğa ilk kez çıktıklarını görmüştük.

Prometheus’taki olayların geçtiği zaman diliminde, Sigourney Weaver’ın canlandırdığı Ellen Ripley henüz bir bebek. (Aslında filmde bir sahneyle buna bir gönderme yapabilselerdi, enfes olmaz mıydı?) Bu yolculukta, serinin daha sonraki filmlerinde karşımıza çıkacak olan Weyland şirketine ait David adlı android ve keşif gezisinin başkanı arkeolog Elizabeth Shaw karakterleri önemliydi.

Alien: Covenant (Gösterim yılı: 2017)

alien-covenant

2104 yılında geçen (Prometheus’taki olayların 11 yıl sonrası) ve Ridley Scott’ın yönettiği Covenant gösterime girmeden önce “The Crossing” ve “The Last Supper” adlı iki kısa film promosyon olarak ücretsiz yayımlanmıştı. Bu iki kısa filmde, Prometheus’taki olayların ardından Elizabeth Shaw’a ve David’e ne olduğu anlatılırken, Covenant’taki yeni ekibin bir yemek sahnesi (Orijinal Alien’daki meşhur toplu yemek sahnesine bir selam yollama babında) mevcuttu.

Covenant’ta, Mühendisler’e dair yeni bilgilere kavuşurken, Xenomorph adlı yaratıkların evrimine ve yaşam döngülerine dair de ek bilgi sahibi olmaktaydık. Bu filmde, yaratıcısı olan insanı eksik ve kusurlu gören androidlerin teolojik sorgulamalarına da tanıklık ediyorduk.

Alien (Gösterim Yılı: 1979)

2122 yılında geçen bu orijinal ilk filmle beraber (Covenant’tan 18 yıl sonra), Alien evreninin “modern çağına” giriş yapmaktayız. Prometheus’a dek çekilen diğer filmler hep, 1979’da gösterime giren bu ilk filmin sonrasında geçmekteydi.

Nostromo ticari uzay gemisinin bir yardım isteği çağrı sinyali almasıyla indikleri gezegende, Ellen Ripley ile beraber bütün mürettebat hayatlarında görecekleri en korkunç şeyle karşılaşacaklardı: Prometheus ve Covenant’ta kökenlerini öğrendiğimiz Xenomorph yaratık. Ve Ridley Scott’ın adeta büyülü kamerasıyla efsanevi bir seri işte böyle hayat bulacaktı.

Aliens (Gösterim Yılı: 1986)

2179’da geçen ve James Cameron’ın yönettiği bu devam filminde, 1979’daki ilk filmde bahsi geçen gezegen kolonileştirilmiştir. Kolonideki insanlarla irtibat kesildiğinde, yaklaşık 50 yıllık kroyojenik uykusundan yeni uyanan ve ortama uyum sağlamaya çalışan Ellen Ripley’in yardımına başvurulur. Ordu güçleriyle beraber, yaratıkların istila ettiği düşünülen koloniye bir kurtarma operasyonu düzenlenir.

Ripley bu macerada sadece yaratıklarla değil, bu yaratıkların muhteşem öldürücü gücünü savaş endüstrisinde kullanmak isteyen şirket yapılarıyla da mücadele etmek zorunda kalacaktır. Androidlerin illa da kötücül varlıklar olmayabileceğini göstermesi itibariyle de serinin önemli bir halkası olan bu filme dair başka bir Bingo! Kraliçe Yaratık.

Alien 3 (Gösterim Yılı: 1992)

Aliens’taki olayların hemen ardından aynı yıl, 2179’da geçen ve David Fincher’ın yönettiği Alien 3, Xenomorphlar’ın yaşam döngüsünü ayrıntılı bir şekilde göstermesi, Weyland-Yutani şirketinin emellerini iyice açık etmesiyle –Aliens filminde buna dair bir fikir verilmekteydi- dikkat çekmekteydi.

Alien serisinin çoğu fanatiğine ve film eleştirmenine göre serinin en başarısız halkalarından biri olduğu düşünülse de, aslında farklı yönetmenlerin elinde Alien evrenine nasıl değişik estetik dokunuşların yapılabileceğini göstermesi itibariyle önemli bir yapıt olduğu söylenebilir (Alien 3’ün neden tutmadığına dair ayrıntılı bir yorum için dost kanallardan Retroville’in yayımladığı inceleme videosuna şu adresten erişebilirsiniz).

Alien: Resurrection (Gösterim Yılı: 1997)

Bu filmle 200 yıl sonraya, 2379 yılına varıyoruz. Yani serinin Alien sonrası zaman dizgesindeki –şimdilik- son noktasına. Alien 3’ün sonunda, göğsünde taşıdığı Kraliçe Yaratık şirketin eline geçemesin diye, Ellen Ripley kendisini kızgın metal eriğinin içine bırakarak kahramanca intihar etmişti. Fakat 2379 yılında geçen filmde, Sigourney Weaver’ı tekrar rol almış görüyoruz. Peki nasıl?

Çünkü Weaver’ın canlandırdığı karakter, Ripley’in kendisi değil, üçüncü filmde olay mahallinde bulunan kanı kullanılarak üretilen bir klonu. Klonuyla beraber, sanki evcil hayvanmış gibi yaratıklar da pervasızca şirket eliyle üretiliyor. Modern serinin yine zayıf olduğu düşünülen ve Jean-Pierre Jeunet tarafından yönetilen bu dördüncü halkası, android-insan çatışması, ileri düzeyde genetik mühendisliğinin etik boyutlarına dair müthiş felsefi sorgulamalar içermekteydi. Üstelik bonus olarak serinin bu halkasında Ripley’e eşlik eden yeni bir kadın kahramanla karşılaşıyorduk: Winona Ryder’ın canlandırdığı Call.

Alien evrenindeki önemli tarihi olayların kronolojik sırasına geçmeden evvel, şu an Ridley Scott’ın Covenant ile orijinal Alien arasındaki zaman diliminde geçen olayları anlatan ve böylelikle Prometheus ile başlayan öncül filmleri Alien ve sonrasına bağlayacak bir film üzerinde çalıştığını not edelim. IMDB sitesindeki ilgili sayfada bu filmin isminin henüz belli olmadığını öğrenmekteyiz:

Alien Kurmaca Evrenindeki Kronolojik Olay Dizisi

4 Milyar – 2 Milyon Yıl Önce: Sonradan “Mühendisler” olarak nitelenecek uzaylı bir ırk Dünya’yı ziyaret eder ve aralarından bir tanesini arkada bırakır. Bu kalan “Mühendis” siyah renkli yapışkan bir sıvıyı içtikten sonra bedeni parçalara ayrılır ve DNA’sı suya karışarak hayatın Dünya gezegeninde filizlenmesini sağlar.

M.Ö. 35,000: İskoçya’da Mühendislerin varlığına dair kanıt.

M.Ö. 3590: Mühendislerin Dünya’yı ziyaret ettiğine dair Sümer Uygarlığına ait kanıt.

M.Ö. 2470: Mühendislerin Dünya’yı ziyaret ettiğine dair Eski Mısır Uygarlığına ait kanıt.

M.Ö. 1540: Mühendislerin Dünya’yı ziyaret ettiğine dair Babil Uygarlığına ait kanıt.

M.Ö. 8. Yüzyıl: İlk defa Yunan mitolojisinde Prometheus miti ortaya çıkar. (Prometheus, insanı çamurdan yaratan ve tanrılardan ateşin sırrını çalan titanın ismidir.)

M.Ö. 620: Mühendislerin Dünya’yı ziyaret ettiğine dair Maya Uygarlığına ait kanıt.

(Yaklaşık) M.S. 1. Yüzyıl: Mühendisler, insanlığı, yani yarattıkları asi çocuklarını “helak etmek” için Dünya gezegenine gidecek şekilde programlanan, en başta gördüğümüz siyah yapışkan sıvıların yer aldığı şişelerle dolu bir “ölüm gemisi” hazırlarlar. (Prometheus ekibinin LV-223’te bulduğu kafası kesik mühendis üzerinde yaptıkları karbon 14 testi 2000 yıldan eskiye işaret etmekteydi.)

1990: Weyland Şirketinin kurucusu Peter Weyland doğar.

2004: Alien ve Predator serisinde geçen bazı olaylar meydana gelir. Diğer bir seriyle ilgili olduğu için sadece işaret etmekle yetiniyoruz.

2012: Peter Weyland, pek çok başarısız uzay seferi düzenleyecek olan Weyland Şirketini kurar.

2023: Peter Weyland bir TED konuşması verir. İzlemek için tıklayın

2030 Civarı: Weyland, David adlı androidi yaratır. (Prometheus ve Alien: Covenant’ta aktör Michael Fassbender tarafından canlandırılmıştı.)

2080’ler: Arkeolog Dr. Elizabeth Shaw ve Dr. Charlie Holloway, Babil, Sümer, Maya, Mısır ve Mezopotamya çağlarına ait “yıldız haritaları”na dair kanıtları keşfeder.

2089: Shaw, İskoçya’daki bir mağarada yeni bir yıldız haritası keşfeder. Bu harita belki de insanlığa bir “davet”tir.

2091: USCSS Prometheus adlı, Weyland Şirketi tarafından inşa edilen uzay keşif gemisi, Dünya’dan ayrılarak LV-223’e varması planlanan yolculuğuna başlar.

2092: Ellen Ripley doğar. (Tam gün vermek gerekirse, 7 Ocak.)

2093: Prometheus ekibinin tamamı, Dr. Shaw ve David hariç olmak üzere LV-223’te bir yaratık türüyle ve yeniden hayata döndürülen bir mühendisle karşılaşmalarının ardından öldürülür. Prometheus gemisi yok olmuştur ama Dr. Shaw ve ağır hasarlı David, Mühendislerin ana gezegenlerini bulmak için mühendislere ait bir uzay gemisine binerek gezegenden ayrılırlar.

2094: Shaw David’i tamir eder ve David’in Covenant’taki itirafını doğru kabul edecek olursak, Shaw ile beraber “Cennet” adını verdikleri bir gezegene varırlar. Burası milyonlarca mühendise ev sahipliği yapan bir gezegendir. David, gemideki zehirli siyah yapışkan sıvıyı kullanarak buradaki bütün mühendis toplumunu yok eder.

2104: Binlerce insan embriyosu taşıyan bir kolonizasyon uzay gemisi olan Covenant, Origae-6 gezegenine gidecekken, bilinmeyen bir gezegene (David ile Shaw’ın “Cennet” dedikleri) insan yaşamına uygunluğu nedeniyle, yolculuklarını daha fazla uzatmamak için inmeye karar verirler. Orada David ve Neomorph adlı yeni yaratık türü ile karşılaşırlar.

Gezegende yaşadıkları felaketlerin ardından, ekibin büyük bir çoğunluğu ölür. David’in biyomühendislikle geliştirdiğini öğrendiğimiz yaratıkların embriyolarını da gemiye taşıdığını ve insan embriyolarının arasına karıştırdığını öğreniriz. Böylece bu müthiş film serisinde yaratıkların nasıl ortaya çıktığı da açıklığa kavuşmuş olur. Alien, bir android tarafından, mükemmel hayat formunda tasarlanarak üretilmiştir. Uzay gemisi, Origae-6 gezegenine doğru olan yolculuğuna devam eder.

***

Bu henüz bilinmeyen zaman aralığını, Covenant ile orijinal ilk Alien filmi arasında geçen olayları anlatan yeni bir filmin dolduracağı tahmin edilmekte.

***

2120: Nostromo adlı uzay gemisi Dünya’dan ayrılır.

2122: Algıladıkları bir sinyalin ardından Nostromo, LV-426 adlı gezegenimsi gökcismine iniş yapar. Ekibin idari şefi Kane (Aktör John Hurt tarafından oynanmaktadır.), bir face-hugger tarafından enfekte olmasının ardından, göğsünden yaratık gibi birşeyin çıkmasıyla feci şekilde ölür. Yaratık, mürettebatı tek tek yok eder. Taki geride bir tek Ripley (Sigourney Weaver) ve Jones adlı sarman kedi canlı kalıncaya dek.

2179: 57 yıl boyunca uzay boşluğunda kroyojenik uykuda sürüklenen Ripley kurtarılır. Fakat orada yeni kurulan insan kolonisiyle iletişim koptuğu için LV-426’ya geri dönmek zorunda kalır.

Askeri bir takımla beraber LV-426’ya inerler. Orada hayatta kalmış Newt adlı küçük bir kız çocuğu ve pek çok face-hugger, bir yaratık sürüsü ve nihayetinde Kraliçe Yaratık ile karşılaşırlar. Ripley sonunda Newt, Onbaşı Hicks (Aktör Michael Biehn canlandırmaktaydı.) ve android Bishop (Lance Henriksen) ile beraber, Sulaco adlı uzay gemisinin içinde Dünya’ya doğru yola çıkar.

Gemide en az iki face-hugger daha olmalı. Çünkü, kroyojenik uykudalarken, bir tanesi Ripley’in içine Kraliçe Yaratık “doğurmak” üzere yumurtalarını bırakır. Nasıl olduğu bilinmeyen bir sebeple çıkan bir yangın sonucu, hayat kurtarma kapsülleri devreye girer ve bir cezaevi gezegeni kolonisi olan Fiorina 161’e acil iniş yapılır. Sadece Ripley ve başka bir face hugger kurtulmuştur. Ripley, sonrasında oluşan yaratığı öldürür ve kendisi de, içinde taşıdığı Kraliçe Yaratık’ı öldürmek için metal fırınına atlayarak intihar eder.

2379: United Systems Military adlı askeri-ticari kompleks, Ripley’i (ve doğal olarak içindeki biyo-yolcuyu) Fiorina 161’den kurtarılan tıbbi örneklerden (kanı vb.) yola çıkarak klonlar. Ameliyatla, Kraliçe Yaratık’ı Ripley’in klonundan çıkarırlar ve yeni yaratıklar üretmeye başlarlar. Auriga adlı araştırma uzay gemisinde yaratıklar kontrolden çıkarak kaçar ve pek çok kişiyi öldürür. Auriga, Dünya atmosferine girerken parçalanır ama Ripley’in klonu ve android Call, Betty adlı uzay aracıyla beraber kaçmayı başarırlar.

Yararlanılan Kaynaklar:

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1982 Ankara doğumlu. Lise eğitimi esnasında TÜBİTAK’ın düzenlediği fizik olimpiyatlarına katıldı, bronz ve gümüş madalya aldı. Üniversite eğitimini Bilkent Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nde tamamladı. ODTÜ Avrasya Çalışmaları bölümünde yüksek lisans çalışmaları yaptı. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı ve Sinemart Akademisi’nin Yaratıcı Yazarlık kurslarını bitirdi. Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı lisans programına devam etmektedir.Bilimkurgu öyküleri ve yazıları Agos gazetesi, Kül Sanat, Kafasına Göre dergilerinde ve Bilimkurgu Kulübü internet portalında yayımlandı. Türkiye Bilişim Derneği’nin 2016 yılında düzenlediği bilimkurgu öykü yarışmasında “İhlal” adlı öyküsü üçüncülüğe seçildi. Fabisad'ın düzenlediği 2017 GİO yarışmasında öykü dalında başarı ödülü kazanmıştır.An itibariyle İstanbul’da bir kamu kurumunda bilgisayar sistemleri ve ağ güvenliği alanında çalışmaktadır. İleri derecede İngilizce, orta derecede Rusça ve başlangıç seviyesinde İspanyolca bilmektedir.Parolası: “Daha iyi bir dünya pekâlâ mümkündür!”