oyunlara ilham veren bilimkurgu filmleri

Oyunlara İlham Veren 6 Bilimkurgu Filmi

Bilimkurgu, geleceğin teknolojisinden uzaylılara, siberpunk gibi alt türlerden galaksiler arası uzay yolculuğuna kadar her şeyi kapsayan bir tür. Star Wars ve Star Trek gibi dünyanın en popüler serilerinin birçoğunun kökleri bilimkurguya dayanıyor. Türde, ufuk açıcı bir klasik olan 2001: A Space Odyssey gibi izleyicileri kendine çeken ve hayran bırakan ikonik bağımsız filmler de bulunuyor.

O vakit, bu filmlerin birçoğunun video oyunlarına ilham vermiş olması da şaşırtıcı değil. Bazı oyunlar tek bir filmden veya bunların benzersiz birleşimlerinden etkileniyor. Bu filmlerdeki hikâyelerin doğrudan kopyaları olmasalar da, kesinlikle kendi anlatılarına ve karakterlerine uyması için benzer estetiği, mekânları ve fütüristik teknolojileri kullanıyorlar. Gelin şimdi bilimkurgu dünyasında bir yolculuğa çıkalım ve oyunlara ilham veren 6 bilimkurgu filmine hep birlikte göz atalım…

Blade Runner / İlham Verdiği Oyun: Cyberpunk 2077

Blade Runner‘ın etkisi, 1982’de vizyona girdiğinden beri hâlen hissediliyor. Philip K. Dick’in “Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?” adlı romanından uyarlanan Blade Runner, siberpunk bilimkurgu alt türünün çekirdeği olarak kabul ediliyor. Yazar William Gibson’ın “Burning Chrome” adlı romanında “düşük yaşam, yüksek teknoloji” olarak tanımladığı siberpunk’ı bugünkü hâline getiren bir başka roman ise “Neuromancer“.

Blade Runner, sinemadan televizyona ve oyunlara kadar her türlü alanda büyük bir etkiye sahip. Özellikle bu etki, Cyberpunk 2077‘de de bariz şekilde kendini gösteriyor. Night City’nin fütürist dünyası yapay zekâ ve bilgisayar korsanlarıyla dolu, neonlarla aydınlatılan sokaklarında ise siborg’lar cirit atıyor. Üstelik Cyberpunk 2077’de Blade Runner’a saygı duruşunda bulunulan pek çok gönderme de yer alıyor. Hatta oyuncular, “yağmurdaki gözyaşları” sahnesinin yeniden canlandırmasını bile bulabilir. Dahası Misty karakteri, Pris ile aynı estetiğe, saça ve makyaja sahip. Unutmadan, beceri ağacında Bladerunner adlı elde edilebilir bir beceri paketi de bulunuyor. Yine Rick Deckard’ın resminin yanı sıra origami turna gibi başka simgelerle de karşılaşmak mümkün.

Logan’s Run / İlham Verdiği Oyun: BioShock

logan's run

William F. Nolan ve George Clayton Johnson’ın 1967 tarihli romanından uyarlanan Logan’s Run, insanların aşırı nüfusu kontrol etmek için yalnızca 30 yaşına kadar yaşayabildiği distopik bir gelecekte geçiyor. İnsanlar bu yaşa geldiklerinde Carrousel Ayini’ne tabi tutuluyor ve Logan (Michael York) gibi Kum Adamlar tarafından öldürülüyor.

Logan’s Run, BioShock‘un yaratıcısı Ken Levine de dâhil olmak üzere birçok bilimkurgu hayranını derinden etkiledi. GameSpot’a konuşan Levine, “Gördüğüm ilk distopya hikâyesiydi ve oyunlarımı biliyorsanız, üzerimde büyük etkisi olduğunu hemen fark edersiniz,” demiştir. BioShock, distopik ve ütopik fikirlerin retro-fütüristik sanat tarzıyla harmanlandığı Rapture adlı bir su altı şehrinde geçiyor. Yani temelde düşünülürse, Logan’s Run olmadan BioShock olmazdı. Bu noktada yine Levine’e kulak verelim: “Neredeyse tüm kariyerime ilham kaynağı oldu.”

The Matrix / İlham Verdiği Oyun: Fallout 4

Blade Runner gibi The Matrix‘in de oyun dünyası üzerinde şüphe götürmez bir etkisi var. Matrix, geliştiriciler ve oyuncular üzerinde öylesine net bir etki bıraktı ki, ilk Matrix filminin izleri seriyle bağlantılı olmayan oyunlara bile yayıldı.

Oyuncular fark etmiş ya da etmemiş olabilir ama The Matrix, Fallout 4‘te önemli bir rol oynuyor. Mad Max kadar olmasa da, oyuncular Matrix etkisini özellikle Memory Den’de açıkça hissedecektir. Lone Wanderer, Goodneighbor’daki bu yerde epey zaman geçiriyor ve Memory Lounger’ı kullanarak diğerlerinin hayatlarını yaşamak için sanal gerçekliğe erişiyor. Memory Lounger, Morpheus’un Neo ile ilk kez buluştuğu zaman oturduğu koltuğu andırıyor. Bunlar, Fallout 3’teki Visiontrons’a benzer ve VR simülasyonlarını tecrübe etme olanağı sunuyor.

Star Wars / İlham Verdiği Oyun: Mass Effect

Star Wars serisi, yeni içerikler, hikâyeler ve karakterlerle izleyicileri kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Star Wars dünyası, kendisiyle birlikte büyüyen nesiller yetiştirdi ve uzay operası türündeki pek çok oyunu etkiledi. Star Wars’u ilham kaynağı olarak kullanan en önemli oyun serilerinden biri de hiç şüphesiz Mass Effect‘ti.

İlk Mass Effect oyununda, Commander Shepard’ın kontrolünü devralıyor ve galaksiyi ele geçirmek isteyen bir makine türünü engellemeye çalışıyorduk. Uzayda geçen oyun, sürükleyici ve etkileşimli bir hikâye etrafında pek çok keşif ve savaş içeriyordu. İki franchises arasında doğrudan bir bağlantı var, çünkü Mass Effect’in geliştiricisi BioWare, 2003 yılında yayımlanan Star Wars: Knights of the Old Republic‘in de yapımcısı. BioWare’in ortak kurucusu olan Trent Oster’in TechRadar’a açıkladığı gibi, Star Wars: Knights of the Old Republic’i geliştirirken Star Wars evreniyle sınırlı kalan şirket, sonunda Mass Effect’i yaratmaya karar verdi.

The Fifth Element / İlham Verdiği Oyun: Mile High Taxi

The Matrix’in çıkışından iki yıl önce The Fifth Element vardı. Öyle görünmeyebilir, ancak bilimkurgu klasiğinin siberpunk türü üzerinde etkisi büyük olmuştur. Seyirciler, bilhassa Cyberpunk 2077 ve Cloudpunk gibi oyunlarda gördüğümüz estetik şehir manzaralarını The Fifth Element’ten anımsayacaktır.

Ancak, ilhamını direkt filmden alan bir oyun varsa o da Mile High Taxi. Oyunda, fütüristik şehir manzaraları eşliğinde uçan taksi şoförlüğü yapıyor ve zamana karşı yarışıyoruz. Bunu yaparken de tıpkı The Fifth Element filminde Korben Dallas (Bruce Willis) gibi diğer uçan arabalara, yüksek gökdelenlere ve yol işaretlerine çarpmaktan kaçınmaya çalışıyoruz.

2001: A Space Odyssey / İlham Verdiği Oyun: Control (ve dahası)

Stanley Kubrick’in yönettiği 2001: A Space Odyssey, ufuk açıcı bir bilimkurgu şaheseri. Discovery One adlı uzay gemisinde geçen film, gizemli bir monolitin sırrını çözmeye çalışan kaşiflerin hikâyesini anlatıyor. Kubrick’in bu unutulmaz eseri sayısız filme, diziye ve oyuna ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Filmden büyük ölçüde ilham alan oyunların başında ise Control geliyor. Oyun direktörü Mikael Kasurinen, Control‘ü yaparken Kubrick’in benzersiz hikâye anlatım tarzından aldıkları ilhamı şöyle açıklıyor. “Her şeyi önünüze koyup bir oldu bitti sunmuyor. Tam aksine, yorum yapmak için çok fazla alan bırakıyor. Özellikle sonu, aşkın bir şey ile karşılaşan insan zihnine dair muhteşem tespitlerle dolu.”

Kaynak

Yazar: Emre Bozkuş

ben bir şarkıyım/atlas denizlerinden geldim/önümde dalgalar vardı/arkamda dalgalar/dalgalar bitince/ben de biterim

İlginizi Çekebilir

Dr. Strangelove

“Dünyanın Sonu” Temalı Bilimkurgu Filmleri #1

Düşünmeye başladığımızdan beri sonumuzun nasıl geleceğini hep merak ettik. Kıtlık, kısırlık, salgın, aşırı üreme, küresel …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et