Harrison Ford’lu 8 Bilimkurgu Filmi

Amerikalı oyuncu Harrison Ford, Hollywood tarihindeki en büyük isimlerden biri ve yıllar boyunca eleştirmenler tarafından da sevilen birçok gişe rekortmeni filmde yer aldı. Elbette bunlardan birkaçı bilimkurgu türündeydi. Bu filmlerden bazıları son yıllarda genel izleyici tarafından unutuldu, ancak diğerleri türün en popüler serilerinden ikisine, Star Wars ve Blade Runner’a ait.

Ünlü oyuncu, burada yer almayan birkaç bilimkurgu filminde daha oynadı. Ancak listedeki filmler, bilimkurgu türünün en tanınmış ve saygın yapımları arasında yer alıyor. Listedeki filmlerin çoğu, önde gelen yönetmenler tarafından çekildi. İşte Harrison Ford’lu sekiz bilimkurgu filmi karşınızda…

8- Ender’s Game (2013)

Orson Scott Card’ın aynı adlı roman dizisine dayanan ve Gavin Hood tarafından yönetilen Ender’s Game (2013), kaynak materyalin potansiyelini karşılamaktan birkaç adım uzak. Başka bir deyişle, kitap harikaydı, ancak söz konusu film uyarlaması kesinlikle birkaç ışık yılı kısa kaldı.

Filmin başrolünde Andrew “Ender” Wiggin olarak Asa Butterfield var ve oyuncu kadrosunun geri kalanı arasında Viola Davis, Ben Kingsley ve elbette Harrison Ford gibi birkaç birinci sınıf isim yer alıyor. Ne kadar yıldız olurlarsa olsunlar, karakterleri oldukça sığ bir hikâye içinde ve gelişimden yoksun yaratıldığı için pek parlak bir performans gösteremiyorlar. Film, özel efektleri ve CGI kullanımı konusunda ise olumlu eleştiriler aldı.

7- Cowboys and Aliens (2011)

Yönetmen Jon Favreau tarafından çekilen bu bilimkurgu macerası, Rotten Tomatoes’ta %44 gibi zayıf bir onay oranına sahip ve yıldızlı kadrosuna rağmen 163 milyon dolarlık bir bütçeye karşı sadece 175 milyon dolar hasılat yaptı. Başka bir deyişle, gişede neredeyse kendi parasını bile çıkaramadı ve eleştirmenleri de etkilemedi.

Ancak Cowboys and Aliens‘te (2011) Harrison Ford’un başarılı bir performans sergilediğini söylemek gerekir. Keza Daniel Craig de öyleydi. Ve karakterlerin işlenmesindeki başarı, bu filmi listenin son sırasından kurtarıyor. Ender’s Game, gösterişli özel efektlerle dolu aksiyon sahnelerine odaklanırken, Cowboys and Aliens – saçma önermesine rağmen – aslında karakteri ön plana çıkararak kendini son sıradan kurtarıyor.

6- Star Wars Episode VII: The Force Awakens (2015)

Hayranlar tarafından çok sevilen serinin hemen hemen her çağdaş yapımı hayal kırıklığı yaşatsa da, izleyiciler Star Wars Episode VII: The Force Awakens‘ın (2015) piyasaya sürüldüğünde ne kadar başarılı olduğunu unutmuşa benziyor. J.J. Abrams tarafından yönetilen bu Star Wars devam üçlemesinin ilk filmi, gişede mutlak bir başarı elde etti ve eleştirmenleri etkilemeyi başardı. 1977’deki orijinal Star Wars ile aynı yapıyı ve formülü tekrarlaması nedeniyle bazı hayranları cezbedemedi gerçi, ancak diğer ikisinden daha üstün olduğu için bu sırayı hak ediyor.

Harrison Ford tarafından canlandırılan ünlü karakter Han Solo (Belki Indiana Jones’tan sonra en ünlü olan demek daha doğru olur) ve Wookie ortağı Chewbacca, Millennium Falcon’a tekrar biniyor. Tabii ki bu hayranların beklediği bir hikâye olabilir, ancak bu dinamik ikilinin, serinin son filminden otuz yıl sonra geri dönmelerini görmek, bilimkurgu tutkunlarının yakın zamanda unutamayacağı bir sinematik andı.

5- Star Wars Episode VI: Return of the Jedi (1983)

Return of the Jedi

Bu, orijinal Star Wars üçlemesinin listedeki son filmi ve aynı zamanda o üçlemenin en kötüsü olarak kabul ediliyor. Tabii ki, bu onun kötü bir film olduğu anlamına gelmiyor. Sadece dünyaca ünlü üçlemenin diğer yapımları, niteliksel üstünlük açısından listede bu filmden önde kalıyor. Richard Marquand’ın yönettiği Return of the Jedi (1983)’ın genel anlatımda birçok şeyi doğru yaptığı söylenebilir.

Örneğin, Jabba the Hutt Sarayı’ndaki açılış sahnesine bakalım. Dolu dolu aksiyon içeriyor ama yine de iyi bir tempoda ve her sahne, hikâyeyi itmek için bir amaç taşıyor. Luke’un taze yeşil ışın kılıcını açıklaması ve rakiplerini alt etmek için yeni bir eğilim kazanması, filmin öne çıkan anlarından biri olarak kalmaya devam ediyor. Ve Harrison Ford’un Han Solo’ya geri dönüşü bu girişte biraz az kullanılmış olsa da Jabba’s Palace savaşı, Han’ın karbonit adı verilen bir maddeyle dondurulmasına dayanıyordu. Bu da başlı başına ikonik bir görüntüydü.

4- Blade Runner 2049 (2017)

Blade Runner 2049

Eleştirmenler ve seyirciler, Blade Runner 2049‘u (2017) sıcak ve davetkâr renk paletleri, etkileyici hikâyesi ve kamera çalışmaları – efsanevi Amerikalı görüntü yönetmeni Roger Deakins sayesinde – için övgü dolu sözlerle anıyor. Üstelik, Jack Deckard rolündeki tekrar performansıyla Harrison Ford da beklentileri karşılıyor (Hatta kimilerince beklentileri de aştı).

Ancak, Ryan Gosling ve Ana de Armas gibi yeni oyuncular da şaşırtıcı derecede harika performanslar sergiledi. Bu, onların kötü performans sergileyecekleri beklendiği anlamına gelmiyor. Sadece her ikisi de gerçekten takdiri hak ediyor. Bu kadar spekülatif bir evrende, bu derece dinamik karakterleri genellikle görmezsiniz. Ridley Scott’ın bilimkurgu klasiği için Denis Villeneuve’ün yaptığı devam filminde, Harrison Ford ve ekibi gerçekten kendilerini aşmayı başarıyor. Ve yine de Blade Runner 2049 sadece dördüncü sırada yer alıyor.

3- Star Wars

a-new-hope

Orijinal Star Wars filminin kalitesi veya film endüstrisine olan etkisi hakkında pek bir şey söylenemez. Harrison Ford’un Han Solo olarak yaptığı bireysel performansıyla ilgili söylenecek tek bir söz bile yok. Ayrıca Ford’u, Lucas’ı ve neredeyse herkesi doğrudan süper starlık düzeyine çıkaran bir proje olduğunu da belirtmek gerek.

George Lucas’ın orijinal Star Wars ile (daha sonra “A New Hope” alt başlığı ile yayımlanan) belki de tüm zamanların en ünlü kurgusal evrenini yarattığını düşünürsek, onu üçüncü sıraya koymak haksızlık yapılıyormuş hissi verebilir. Ancak, bu listedeki en yaşlı film olan ve film endüstrisine yıllar boyunca önemli katkılarda bulunan filmin senaryosu bazen yaşını gösterebiliyor. Tabii ki hâlâ bir klasik ve hemen hemen her açıdan daima ayakta kalacak.

2- Blade Runner (1982)

Ridley Scott tarafından yönetilen orijinal Blade Runner (1982), sonraki kırk yıl boyunca gelecek bilimkurgu filmleri için standardı belirledi. Yayımlandığında fazla dikkat çekmeyen film, yıllar içinde herkesin kariyerinde temel bir proje olarak bilindi ve sık sık da en iyi bilimkurgu filmleri arasında anıldı.

Film, spekülatif bilimkurgu unsurları ile duygusal olarak etkileyici karakterler arasında mükemmel bir denge buldu. Burada Harrison Ford, eski bir polis memuru olan ve şu anda işi nedeniyle “Blade Runner” olarak bilinen Rick Deckard’ı canlandırıyor. “Replicant” adı verilen bir grup sentetik insanın izini sürmekle görevlendirilen Deckard, ilginç bir şekilde her zaman yağmur yağan Los Angeles’ın kurgusal versiyonunda gerçek bir tutku sergiliyor. Şunu inkâr etmek mümkün değil: Bu film, gerçekten ilgi çekici bir öncül ve her şey Blade Runner ile mükemmel bir uyum içinde bir araya gelerek bilimkurgu filmleri tarihindeki en hoş ve etkili kompozisyonlardan birini ortaya çıkardı.

1- Star Wars Episode V: The Empire Strikes Back

Darth Vader’ın Luke’a babası olduğunu açıkladığı ikonik bir dönüm noktasının yanı sıra, The Empire Strikes Back (1980) yapılırken kullanılan birkaç anlatım taktiği, Harrison Ford’un kariyerinin en iyi bilimkurgu filmini değil, tarihteki en iyi bilimkurgu filmlerinden birini ortaya çıkarıyor. Tabii ki Ford, Millennium Falcon’un pilotu Han Solo rolünü tekrar canlandırıyor ve filmin sonunda da karbonitte donduruluyor.

Ancak orijinal Star Wars üçlemesinin bu ikinci bölümünde, Han’ın hikâyesiyle eş zamanlı olarak başka birçok olay meydana geliyor ve takip etmek de hiç zor olmuyor. Yönetmen Irvin Kershner, tamamen farklı gezegenlerde hareket eden birden fazla karakteri yönetip her şeyi sonunda bir araya getirmeyi başarıyor. Bu filmi en iyi yapan da zaten bu; uygulanabilir özel efektleri, esprili diyalogları, ikonik karakter dinamikleri ve çok daha fazlası…

Kaynak

Yazar: Ceren Çalıcı

Türkçe öğretmeni. Okur, yazar, çevirir. Edebiyatı, sinemayı sever, animeye bayılır. Bilimkurgusal ve fantastik evrenlerde gezinmekten keyif alır.

İlginizi Çekebilir

sanayi retro zeplin bilimkurgu teknoloji alternatif

Sanayi Devrimi’nde Bilimkurgu

Sanayi Devrimi, 18. yüzyılın sonlarına doğru İngiltere’de başlayan ve ardından dünyaya yayılan bir endüstriyel dönemdir. …

Bir Cevap Yazın

Bilimkurgu Kulübü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et